<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079</id><updated>2012-02-23T07:30:09.431+02:00</updated><category term='Hindistan'/><category term='Bayram/Yılbaşı Önerileri'/><category term='Bunlar da var...'/><category term='Afrika'/><category term='Kuzey Amerika'/><category term='Vize Info'/><category term='Asya/Uzakdoğu'/><category term='Avrupa'/><category term='Güney Amerika'/><title type='text'>Yol Gidenindir !</title><subtitle type='html'>Gezi yazıları, seyahat notları vs!

1995'ten bugüne dünyada gezilen 40'tan fazla şehir/bölge, yerel hayatlar, dostluklar ve yaşama dair...</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>61</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-8151206930009956828</id><published>2011-12-15T08:20:00.000+02:00</published><updated>2011-12-15T08:25:23.649+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bunlar da var...'/><title type='text'>4 Flights to be won every week</title><content type='html'>&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-eXm47-cEQ6k/TumR4O0OyeI/AAAAAAAAAek/CzEPsK4DK4I/s1600/ADIA+Campaign.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="165" oda="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-eXm47-cEQ6k/TumR4O0OyeI/AAAAAAAAAek/CzEPsK4DK4I/s400/ADIA+Campaign.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://www.abudhabiairport.ae/english/campaigns/4-flights-to-be-won-every-week.aspx#.TumRCLlNvco.blogger"&gt;4 Flights to be won every week&lt;/a&gt; by Abu Dhabi Int'l Airport. This week’s prizes –2 tickets to &lt;strong&gt;&lt;span style="color: #e06666;"&gt;London&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; and 2 tickets to &lt;span style="color: #6aa84f;"&gt;&lt;strong&gt;Jeddah&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;. All you need to do is answer three simple questions and register. Good luck and have a nice flight! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Next week's destinations; Singapore and Oman...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-8151206930009956828?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/8151206930009956828/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=8151206930009956828' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/8151206930009956828'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/8151206930009956828'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2011/12/4-flights-to-be-won-every-week.html' title='4 Flights to be won every week'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-eXm47-cEQ6k/TumR4O0OyeI/AAAAAAAAAek/CzEPsK4DK4I/s72-c/ADIA+Campaign.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-5132618536406476255</id><published>2011-10-09T09:18:00.001+03:00</published><updated>2011-12-03T19:33:34.418+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Asya/Uzakdoğu'/><title type='text'>Singapur - Singapore</title><content type='html'>Singapur Gezi Notları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şubat 2009'da Goa'dan başlayan&amp;nbsp;&lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/search/label/Hindistan" target="_blank"&gt;Hindistan&lt;/a&gt; turu sonlara yaklaşırken Kemal Abi ile gezinin devamında nereye gidilebileceği konusunu yavaş yavaş netleştiriyorduk. Diğer taraftan &lt;a href="http://www.sonaertekin.com/" target="_blank"&gt;Sona&lt;/a&gt; o tarihlerde Koh-Phangan'da olacaktı ve uzun zaman sonra bir dostu oralarda görme şansı da vardı. Gezinin sonu Tayland olarak gözüküyordu da Hindistan'dan Tayland'a nasıl gidilir sorusu cevaplanmalıydı. Aslında Madras'dan tek uçakla Bangkok'a gidilebilirdi ama bu seçenek hem maddi olarak en uygunu olmayacaktı hem de backpacker olarak gezmenin ruhuna çok uymuyordu... neticede ulaşmak ya da gitmek ayrı bir şey gezmek ayrı bir şey.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Madras'dan Sri Lanka aktarmalı Singapur uçak biletlerimizi aldığımızda çok daha keyifli ve iki ülke daha görebileceğimiz ekonomik bir programa sahiptik. Önce Singapur'u görecek, ardından tren ile Kuala Lumpur'a geçecek, sonrasında da yine trenle Penang üzerinden Tayland'ın Surat Thani şehrine varacaktık. Buradan da tekneyle Koh-Phangan'a geçilecekti, geze geze gidilecekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: orange;"&gt;Singapore Changi Airport&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunca yıldır seyahat ederim (bugün itibarıyla havacılık sektöründe 12 yılı geride bıraktım) ben böyle bir havalimanını henüz başka bir yerde görmedim. Şöyle bir aklınızdan geçirin en büyük ve sizi en şaşırtan havalimanlarını; &lt;a href="http://www.heathrowairport.com/portal/page/Heathrow%5EGeneral%5EAirport+information%5ETerminal+5/fe1a8d5b7bcf3110VgnVCM10000036821c0a____/448c6a4c7f1b0010VgnVCM200000357e120a____/" target="_blank"&gt;Londra Heathrow T5&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.zurich-airport.com/" target="_blank"&gt;Zurich&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.abudhabiairport.ae/english/" target="_blank"&gt;Abu Dhabi T3&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.dubaiairport.com/EN/PASSENGERS/Pages/home.aspx" target="_blank"&gt;Dubai&lt;/a&gt; vs... hepsinin hakkını teslim edip bir kenara koyun, &lt;a href="http://www.changiairport.com/" target="_blank"&gt;burası (Changi)&lt;/a&gt;&amp;nbsp;gerçekten bir başka dünya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-5qAEz3_ih7U/TtpA9fKBXpI/AAAAAAAAAeU/-oahyxgvJ1k/s1600/fffff+493.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="133" src="http://1.bp.blogspot.com/-5qAEz3_ih7U/TtpA9fKBXpI/AAAAAAAAAeU/-oahyxgvJ1k/s200/fffff+493.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bir de düşünün ki bu havalimanına, uzun zaman Hindistan'da zaman geçirmiş ve beklentilerinizi minimumda tutmayı öğrenmiş biri olarak indiğinizi... yalan söylemeye gerek yok; etkileniyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her şey bu kadar mı ince düşünülmüş, saat gibi tıkır tıkır işler diye kendinize sormadan edemiyorsunuz. Uçağımızdan inip, çantalarımızı alıp metroya binişimiz toplam bir saatten az bir sürede gerçekleşti. Metro ile şehir merkezine inmek yaklaşık 30dk sürüyor. Metro bir süre yeryüzünde hatta viyadüklerin üzerinde gittiği için şehrin dış mahallelerini görme fırsatınız oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: orange;"&gt;Little India&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi hatırlamıyorum ama sanırım Kemal Abi'nin bir yerlerden edindiği bir Lonely Planet Singapur kitabı vardı. Genelde hiç bir yerde LP kitaplarında yazanları körü körüne uygulamıyorduk zaten. LP genel olarak yol yordam gösterir ama aslında sizin kendi maceranız esastır. Backpackerlar Chinatown ve Little India'nın kesiştiği bir alanda kendilerine yaşam alanı bulmuşlar. Burada ilk gittiğimiz guest house gayet temiz ve hoş bir yerdi lakin odalar 6 kişilik yurt tipiydi ve bagajlarını odaya alamıyorduk. (adam başı 22SGD) Bu nedenle biz hemen yakınlardaki bir iki otele baktıktan sonra geceliği 60SGD olan HS Haising Hotel'de karar kıldık. Adını yazıyorum ki siz sakın gitmeyin diye ;) Odanın camı yoktu, kapı açıldığında yatak-banyo kapısı-oda kapısı üçgeninde iki kişi zar zor ayakta durabiliyordu. Parasını peşin ödememiş olsak hemen yan sokakta çok daha hoş &lt;a href="http://www.santagrandhotels.com/littleindia.asp" target="_blank"&gt;Santa Grand Hotel&lt;/a&gt;'de de kalabilirmişiz geceliği 98SG Dolarına. Defterime, biraz da sinirle, söyle not düşmüşüm; ...&lt;i&gt;burası kesinlikle backpackerlar için uygun bir yer değil. Fiyatlar Istanbul'un biraz üzerinde. Hindistan ile karşılaştırmak elbette doğru olmaz ama yine de çok pahalı. Kutu gibi bir odaya 60SGD ödedik!&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: orange;"&gt;Riverbanks - CMD - Orchard Road&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-N2GkCcEtHN8/TtpDctvJXWI/AAAAAAAAAec/MO8hdu5mjr4/s1600/singapore_map-071.gif" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="227" src="http://3.bp.blogspot.com/-N2GkCcEtHN8/TtpDctvJXWI/AAAAAAAAAec/MO8hdu5mjr4/s320/singapore_map-071.gif" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Singapur nehri şehri ikiye ayırıyor. Kuzeyde Colonial Distrcit, Little India, güneyde ise CBD&amp;nbsp;ve Chinatown. Boat Quay denilen ve bölgedeki ilk ticaretin başladığı yer nehrin denize döküldüğü yerin hemen içerisi. Zaten İngilizler de burayı kolonileştirdiklerinde bu bölgeye yerleşmişler. Dolayısıyla şehrin bu tarafı ticaretin döndüğü batılı ve Çinli taraf olmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün bu bölgede nehir kıyısında publar ve restaurantlar, onların hemen arkalarında ise uluslararası şirketlerin genel müdürlükleri ve Asya merkez ofislerinin bulunduğu koca koca binalar. Yani İngilizler halen orada ;) Kendine bir süre baktıran değişik bir manzara.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-EMrGB__gLK4/TtpArw-qHZI/AAAAAAAAAeM/PMUeFrGjlCA/s1600/fffff+600.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="133" src="http://4.bp.blogspot.com/-EMrGB__gLK4/TtpArw-qHZI/AAAAAAAAAeM/PMUeFrGjlCA/s200/fffff+600.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;Akşam yemeğini "battı balık yan gider" kuralını uygulayarak Boat Quay'deki publardan biri olan Harry's'de yedik. Bira 11.22SGD, Hamburger 15.89SGD toplam hesap 108SGD. Fakat uzuuun zaman sonra öyle bir keyfi yaşamak güzeldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orchard Road ise bizim Bağdat Caddesi'nin daha genişi, yüksek binalısı ve yeşili olarak düşünülebilir. Hem gece hem de gündüz gayet canlı ve keyfili. Tümünü keşfetmeniz bir-iki gün alır zira pek çok dükkan ve alışveriş merkezi mevcut. Biz üstün körü baktık ve geçtik ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: orange;"&gt;Ucuz Şehir Turu&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-3Ia5OtD0du0/TtpATArO5EI/AAAAAAAAAeE/J9QNucPBuVE/s1600/fffff+783.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="214" src="http://3.bp.blogspot.com/-3Ia5OtD0du0/TtpATArO5EI/AAAAAAAAAeE/J9QNucPBuVE/s320/fffff+783.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;İlk günden anlaşıldı ki burası backpacker yeri değil, hayat pahalı ve burada normal turist gibi davranmazsan hayat zor. Biz de bu işi en ekonomik yoldan çözmek için iki karar aldık; ikinci gece kalmayacaktık ve şehir turunu iki katlı Hippo tur otobüsleri ile yapacaktık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunların iki rotası var ve istediğiniz kadar indi-bindi yapabiliyorsunuz. Sabah ilk sefer (09:00) ile yola çıktık, öğlen rota değiştirip sistemin etinden sütünden sonuna kadar yararlandık ve son otobüs ile (18:30 kalkış) Orchard Road'a yakın bir yerde indik. Ayrıca püfür püfür şehri gezmek de güzeldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şehrin geneline baktığınızda her bina zaten bir mimari harika, bir tasarım. İngilizlerin imparatoluk dönemi binaları da yeni yapılan müzeler de şehrin kendisi ile uyumlu ve güzel. İklimi yağışa müsait olduğu için her binanın altında bizim Harbiye'deki sıra binalar gibi üstü kapalı pasajımsı kaldırımlar mevcut. Böylelikle yağmur yağarken minumum ıslanarak yürümeye devam etmeniz mümkün. Tabi yağışı bol olunca şehir her yerden bir bitki ya da ağaç fışkıran yemyeşil bir şehir oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biraz daha okumak öğrenmek isteyenler için güzel bir link paylaşmak istiyorum; &lt;a href="http://wikitravel.org/en/Singapore/Riverside#b" target="_blank"&gt;Wikitravel&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: orange;"&gt;Singapore - Kuala Lumpur&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk ve tek tam günümüze noktayı saat 19:00 gibi Orchard Road'da koyduk ve gece 22:00'de Singapur'dan kalkan ve sabah 06:23'de Kuala Lumpur'a varan yataklı trene (38SGD) yetişecek şekilde önce otele sonra da gar'a doğru yola çıktık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Bu kısa ziyaretten ve Singapur'a dair genel notlar;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-x894qffRAUM/TtpAGv3RnHI/AAAAAAAAAd8/oou_zcmT6sU/s1600/fffff+810.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="133" src="http://4.bp.blogspot.com/-x894qffRAUM/TtpAGv3RnHI/AAAAAAAAAd8/oou_zcmT6sU/s200/fffff+810.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;li&gt;Singapore Visitor Center bugüne kadar en iyi hizmet aldığım turizm bürosu olmuştur, üstelik 30dk ücretsiz internet hizmeti de cabası&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Toplam 4.7 milyon nüfuslu küçük ama büyük bir ülke&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Garip kuralları ve temizlik takıntıları olduğu doğru ama abartıldığı kadar değil&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Çinlisi, İngilizi, Hintlisi, Malezyalısı, Avrupalı expat'ı hepsi bir arada yaşamakta, her din de özgürce yaşanmakta&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Singapur şehri, New York'tan sonra dünya üzerinde gördüğüm, batı dünyasını ve kapitalizmi temsil eden, size bunu hissettiren ikinci şehir&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Şaşırtıcı ama kapitalizmi en medeni şekilde uygulayan inanılmaz güzel bir şehir&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Red Dot Design, SQ Art Museum ve daha pek çok müzesi için tekrar gelinesi bir şehir&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Havalimanı içerisindeki Kelebek Parkı ve havuz için bağlantılı uçuşun biraz ötelenebileceği bir şehir&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Singapur'un tarihi hikayesi de enteresan. İngilizlerden sonra Malezya'nın bir parçası olmakla bağımsız olmak arasında gidip gelen, Çinli ve Malay kökenlilerin itişmesi arasından önce resmi olarak Malezya'ya katılan fakat ardından bu birlikteliği yürütemeyip kendi yolunu çizen ufak bir şehir devleti.&amp;nbsp;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Singapore Airlines ise henüz Emirates, Etihad ve Qatar piyasada yokken yepyeni Boeing 747'leri ve mükemmel servis anlayışı ile Avrupa havayollarına kök söktüren bir havayoluydu, yazık ki uçmak kısmet olmadı&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-5132618536406476255?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/5132618536406476255/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=5132618536406476255' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/5132618536406476255'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/5132618536406476255'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2011/10/singapur-gezi-notlar.html' title='Singapur - Singapore'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-5qAEz3_ih7U/TtpA9fKBXpI/AAAAAAAAAeU/-oahyxgvJ1k/s72-c/fffff+493.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-9115530103638070518</id><published>2011-09-23T12:31:00.000+03:00</published><updated>2011-09-23T12:32:16.531+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Asya/Uzakdoğu'/><title type='text'>Beyrut - Lübnan Gezisi</title><content type='html'>Çocukluk anılarımda iki adet savaş mevcut; biri İran - Irak savaşı diğeri ise Lübnan'daki iç savaş. Tabii ki o zamanlar kimin kiminle neden savaştığı ya da bu savaşların sebepleri ve sonuçlarından ziyade aklımda kalan kareler birbirlerine ateş eden bir takım adamlar, ölen insanlar ve harap binalar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-2VgD826AgMY/TnxRXtnP8AI/AAAAAAAAAa4/4Pc9KqE8gik/s1600/lebanon.gif" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/-2VgD826AgMY/TnxRXtnP8AI/AAAAAAAAAa4/4Pc9KqE8gik/s1600/lebanon.gif" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Lübnan'ı özellikle babamın anlatıklarından hatırlıyorum; savaş öncesi &lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #b6d7a8;"&gt;Ortadoğu'nun Paris'i olarak anılan&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;, dünya sosyetesinin uğrak yeri olan zengin ve modern bir ülkeden, birbirine düşmüş bir toplum, ikiye bölünmüş bir şehir ve işgal altındaki bir ülkeye dönüşmenin hikayesi. Ha bir de pek çok teröristin&amp;nbsp;yuvalandığı ve&amp;nbsp;eğitim gördüğü &amp;nbsp;&lt;a href="http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=bekaa%20vadisi"&gt;Bekaa Vadisi&lt;/a&gt; ismi uzun zaman kulağıma çalındı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllar içinde her iki savaş da bitti ama dertler bitmedi. Irak Amerikan işgali ile uğraşa dursun Lübnan tam kendini toparlayacak derken iki önemli olayla daha sarsıldı. Biri başbakan Refik Hariri'nin öldürülmesi&amp;nbsp;diğeri ise İsrail'in güney Beyrut'daki Hizbullah mahallelerini bombalaması.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne yazık ki Lübnan, pek çok diğer bölge ülkesi gibi Osmanlı'nın bu toprakları kaybetmesinden sonra bir türlü huzuru bulamamış, batılı ve doğulu güçlerin birbiri ile itiştiği bir oyun sahası olmuş bir ülke.&amp;nbsp;Lübnan'da kime sorsanız iç savaş ve yaşanan tüm diğer olaylar hakkında konuşmak istemiyorlar. Geride kaldı diyorlar lakin o geçmiş onlarla beraber derinlerde yaşamaya devam ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #9fc5e8;"&gt;Ne kadar iç sıkıcı ve karanlık bir giriş oldu değil mi?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #990000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Hikayenin tamamının özetini yazmaya kalksam sayfalar sürer. O nedenle merak edenlere Lonely Planet'in &lt;a href="http://shop.lonelyplanet.com/syria/syria-and-lebanon-travel-guide-3"&gt;Syria &amp;amp; Lebanon&lt;/a&gt; kitabını almalarını ve okumalarını tavsiye edebilirim. Osmanlı sonrası başlayan din ve mezhep ayrımı temelinde gelişen çok çetrefilli bir mevzu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz gelelim Beyrut gezisine...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #38761d; font-size: large;"&gt;Beyrut&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;07 Temmuz 2011 akşamüstü Dubai'den &lt;a href="http://www.flydubai.com/"&gt;FlyDubai&lt;/a&gt; havayolları ile Beyrut'a doğru hareket ettik. Uçuş saatleri Dubai'de yaşayan Lübnanlıların haftasonu Beyrut'a gidip Pazar sabahı dönecekleri şekilde ayarlandığı için dolu dolu bir haftasonu bizi bekliyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşam Beyrut havalimanından şehir merkezine giderken gerçek bir Ortadoğu şehrinde olduğumu hissettim. &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Beyrut"&gt;Beyrut&lt;/a&gt;'un Abu Dhabi, Dubai ve diğer körfez ülkelerinden tamamen farklı bir havası var diyebilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendimizi otele atıp, üst-baş değişimi sonrası istikamet ertesi gün evlenecek olan arkadaşlarımızın partisinin yapıldığı &lt;b&gt;Byblos&lt;/b&gt; kasabasıydı. Arabayla 1 saat civarı sürüyor &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Byblos"&gt;Byblos&lt;/a&gt;. 60'lı - 70'lı yıllarda özel yatları ile gelen uluslararası sosyetenin uğrak yeri olan bu sahil kasabası bugünlerde popülerliğini kaybetmiş durumda. Tarihi kalıntıları, deniz mahsülleri yiyebileceğiniz restaurantları ve beach club'ları ile halen hoş, halen ilginç. Biraz bizim Ege kasabalarını andırıyor. Tabii biz gece gittiğimiz için işin sadece eğlence tarafını görebildik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;table cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="float: left; margin-right: 1em; text-align: left;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-iL9EV4_2arA/Tmpiq84wN9I/AAAAAAAAAak/e85gE6xZGrQ/s1600/beyrut.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; margin-bottom: 1em; margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" height="133" src="http://2.bp.blogspot.com/-iL9EV4_2arA/Tmpiq84wN9I/AAAAAAAAAak/e85gE6xZGrQ/s200/beyrut.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;Nejmeh Meydanı&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;Ertesi gün sabah kahvaltısı için otelimizin bulunduğu Rue Clemenceau'dan 20dk yürüyerek "Downtown"a gittik. Bu bölge, Refik Hariri ve ailesinin sahip olduğu şirket tarafından restore edilmiş ya da yeniden yapılmış &lt;a href="http://www.downtownbeirut.com/lb/"&gt;bir bölge&lt;/a&gt;. Sokaklarında gezinmek oldukça keyifli. Souq (ki Arapça çarşı demek) 2000 model yarı açık yarı kapalı bir mall. Bir de en komiği şehrin tam ortasında bulunan, Istanbul'daki Sultanahmet Camii'den kopyalanarak yapılmış Mohammad al-Amin cami... kelimenin tam anlamıyla olmamış, sırıtmış! İlginç ve güzel olan bu caminin hemen yanında St. George Maronite Kilisesinin bulunması.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğleden sonra şehrin daha eski tarafına, Hamra tarafına geçtik. Amerikan Üniversitesi de bu bölgede yer almakta. Birşeyler atıştırmak ve biraz soluklanmak üzere sahilde bir cafe arama çabalarımız hüsranla sonuçlandı. Kendimizi şehrin &lt;b&gt;Achrafiye&lt;/b&gt; (Aşrafiye okunuyor) tarafında bulunan Mandaloun Cafe'ye attık. Biz denk getirip de vakit ayıramadık ama sanat galerileri, antikacılar ve Quartier de Artes ya da diğer adıyla Saifi Village doğru adres.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşamına yine aynı bölgede bulunan Abdel Wahab El-Ingilizi (İngiliz Abdülvahap oluyor tabi ki) isimli restauranta gittik. Terastaki masamızda Lübnan mezeleri ve Arak mevcuttu. Asmalımescit'deki masanın Lübnan versiyonu oldu sizin anlayacağınız. Elbette gecenin en güzel mezesi sohbet oldu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;table cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="float: right; margin-left: 1em; text-align: right;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-IcFFUFcH63U/Tmpimqp_wbI/AAAAAAAAAaY/UsT8kWlp8K8/s1600/080304_downtown-beirut.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; margin-bottom: 1em; margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://3.bp.blogspot.com/-IcFFUFcH63U/Tmpimqp_wbI/AAAAAAAAAaY/UsT8kWlp8K8/s200/080304_downtown-beirut.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;Downtown - Souks&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;Beyrut'a gelmişken gece dışarı çıkmamak ve hep sözü edilen gece hayatına karışmamak olmazdı. Lakin tek kapı yapma şansımız olduğundan biz Buddha Bar'da karar kıldık. Direkt üst katında bar tarafına konuşlandık ve Dubai'den alışık olduğumuz, bize biraz abartılı gelen Lübnan tarzı gece giyim kuşamını, makyaj ve alemdeki raconun son halini izlemeye koyulduk. Müzik ve dekor her Buddha Bar'da olduğu gibi gayet hoştu. Burada da kapalı mekanlarda sigara içilebildiği için şahsen benim keyfime diyecek yoktu. Bana tavsiye edilen ve aklıma yatan diğer adres ise &lt;a href="http://www.b018.com/"&gt;B 018&lt;/a&gt;'di. 360 ise hem kalabalık hem de gereksiz pahalı bir yer olarak notlarımdaki yerini aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;table cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="float: left; margin-right: 1em; text-align: left;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-zHVuI-03Nzk/TmpilsrV1DI/AAAAAAAAAaU/OEsAU4xjIjM/s1600/07.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; margin-bottom: 1em; margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" height="124" src="http://1.bp.blogspot.com/-zHVuI-03Nzk/TmpilsrV1DI/AAAAAAAAAaU/OEsAU4xjIjM/s200/07.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;Gemayzeh&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;Ertesi gün düğün günü olması sebebiyle kısa bir programla &lt;b&gt;Gemmayzeh&lt;/b&gt; (Cemayze okunuyor) bölgesinde dolandık. Burada, bizim esnaf lokantaları tadındaki Le Chef isimli lokantada o günün menüsünden birşeyler yedik. Ben &lt;i&gt;moolookhiye&lt;/i&gt; denedim, güzeldi. Gemmayzeh'yi Achrafiye bölgesine bağlayan merdivenler ve bu merdivenlerin aşağı tarafı gece sokak eğlencelerinin, barların mekanı. Aynı bölgede gece acıkmaları için bir çok yemek alternatifi de mevcut. Uzun kalıyorsanız bir geceyi buraya ayırmak lazım gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşamüstü, &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Hezbollah"&gt;Hizbullah&lt;/a&gt;&amp;nbsp;taraftarlarının yoğunlukta olduğu&amp;nbsp;mahallelerden geçerek arkadaşlarımızın evleneceği kiliseye vardık. Bu bölge birkaç yıl önce İsrail'in hava saldırısı ile bombaladığı yerdi. Kilisedeki merasim ise daha da ilginçti. Dualar Arapça olduğu için rahibin ağzından çıkan "Allah", "Rab", İnşallah" gibi kelimeler bizi şaşırttı. Hatta bir ara "&lt;i&gt;hah şimdi El-Fatiha diyecek&lt;/i&gt;" hissine kapıldım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gecesinde ise Mount Lebanon bölgesindeki &lt;b&gt;Brummana&lt;/b&gt; semtinde mukim bir oteldeki düğüne davetliydik. Yazılanlara göre burası kabur üstü bir semtmiş. Epey bir yol gittik, tırmandık, döndük yukarı doğru. Yukarı çıktıkça hava serinliyor ki bu nedenle sıcak yaz aylarında dağlık taraf daha makbul.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatımda ilk kez bir Ortadoğu düğününe gittim. Bu arada şunu da belirtmekte fayda var; kızımızın ailesi Ermeni, oğlumuzun ailesi ise Lüblanlı. Fakat her iki taraf da bu bölge insanı olduğu için, oldukça atraksiyonlu, şovları, şarkıcıları bol bir düğündü. Sabaha karşı Dubai'ye hareket edecek uçağımıza yetişmek üzere 02:00 civarı yola koyulduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #e06666;"&gt;Aklımda kalanlar - Aklınızda bulunsun!&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;table cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="float: right; margin-left: 1em; text-align: right;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-QHPakNnNCJ4/TmpispH6S9I/AAAAAAAAAas/NrdHnDq6SUU/s1600/holiday-inn-beirut-ruined-and-there-to-stay-beirut-lebanon%252B12786718985-tpfil02aw-9219.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; margin-bottom: 1em; margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://1.bp.blogspot.com/-QHPakNnNCJ4/TmpispH6S9I/AAAAAAAAAas/NrdHnDq6SUU/s200/holiday-inn-beirut-ruined-and-there-to-stay-beirut-lebanon%252B12786718985-tpfil02aw-9219.jpg" width="150" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;Holiday Inn Beirut&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Lübnan'ın parası pek makbul bir para değil. Taksiler genelde Amerikan Doları tercih ediyor mesela. Şehir içinde 10 dolardan fazla vermeyin sakın, binmeden pazarlığınızı yapın.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Taksiler siz içindeyken başka müşteri alabilir. Atina'da da böyleydi, bazı şehirlerde usül bu.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Dükkanlarda alışveriş yaparken para üstünüzün yarısı Lübnan Lirası yarısı dolar olabilir, şaşırmayın. Sizin anlayacağınız iki para da tedavülde.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Beyrut güzel bir şehir. Fakat biraz fazla şişirilmiş, reklamı yapılmış bir yer. İngilizce tabirler &lt;i&gt;overhyped&lt;/i&gt;.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;İç savaştaki yeşil hat ortada yok ama iç savaşın sembol binalarından biri olan Holiday Inn otelini, delik deşik duvarlarını ve halen lobisinde bulunan tankları mutlaka görün.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Sokak başlarını tutmuş askerlere ve kontrol noktalarına şaşırmayın.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Türk vatandaşları vizesiz seyahat edebilmekte ama pasaportunuzda İsrail damgası olmadığından emin olun, varsa yeni pasaport alın.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Gitmeden politik durumu kontrol edin. Malumunuz orası Lübnan, ne yazık ki her an işin rengi değişebilir...&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Bir uzun haftasonu Beyrut için yeter de artar&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Son söz; iyi ki gitmişim, iyi ki görmüşüm... yine gitmem ama ;)&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #990000;"&gt;Yol Gidenindir!&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-9115530103638070518?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/9115530103638070518/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=9115530103638070518' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/9115530103638070518'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/9115530103638070518'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2011/09/beyrut-lubnan-gezisi.html' title='Beyrut - Lübnan Gezisi'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-2VgD826AgMY/TnxRXtnP8AI/AAAAAAAAAa4/4Pc9KqE8gik/s72-c/lebanon.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-2726449826836862798</id><published>2011-09-15T11:47:00.003+03:00</published><updated>2011-09-15T11:47:48.202+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Asya/Uzakdoğu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hindistan'/><title type='text'>Hindistan - Bölüm VI: Kanyakumari / Mamalapuram / Madras</title><content type='html'>Hindistan - Bölüm VI, ülkenin en güney ucu Kanyakumari'den yukarıya çıkışı anlattığım kısım olacak. Gözünüzün önüne daha net getirebilmeniz ve bir önceki kısmı hatılamak için&amp;nbsp;"&lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2009/05/son-gezi-hakknda.html"&gt;Son Gezi Hakkında...&lt;/a&gt;" yazımdaki haritaya bir daha göz atmanız yeterli olacaktır. Aynı zamanda bu yazı Hindistan Gezi Yazıları serisinin sonuncusu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Goa'dan başlayan ve Hindistan'ın batı sahilinden güneye doğru inen seyahatimiz Varkala'dan Kanyakumari'ye doğru devam ediyor. Son dakikada aldığımız tren biletine 242 Rupi ödedik ki oldukça pahalı bir bilet oldu. 14:05'de hareket eden tren Trivandrum üzerinden günbatımından hemen önce&amp;nbsp;Hindistan'ın en güney ucu olan Kanyakumari şehrine vardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #f1c232;"&gt;Kanyakumari&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tren istasyonundan Savarana Lodge rickshaw ile 10dk sürüyor ve 20 Rupi tutuyor. Bu guesthouse tapınaklara ve tüm atraksiyona bitişik bir konumda olduğundan pek çok backpacker tarafından tercih edilen bir yer. Zaten şehirdeki en iyi otel 3 yıldızlı hacı oteli olduğundan nerede kaldığınız çok da önemli değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-LRhenwj44Lw/TmoqSpgv36I/AAAAAAAAAaA/Ecy2QTxS9MM/s1600/DSC_0283.JPG" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="133" src="http://3.bp.blogspot.com/-LRhenwj44Lw/TmoqSpgv36I/AAAAAAAAAaA/Ecy2QTxS9MM/s200/DSC_0283.JPG" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;Yüzlercesi gibi burası da Hindistan'ın kutsal şehirlerinden biri. Coğrafi olarak sağınız Hint Okyanusu, solunuz Bengal Körfezi. Bence en önemli özelliği ise yılın belirli dönemlerinde burundan baktığınızda sağ tarafınızda denizin üzerinden güneş batarken sol taraftan ayın doğması.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hemen yakınında iki tane adacık bulunuyor. Bunlardan bir tanesi Videkonada Memorial ilginç ve görülmesi gereken bir yer. 1892'de burada 3 gün meditasyon yapan ve sonra da Hindu inanışının öncülerinden biri haline gelen Videkonada'ya adanmış bir tapınak bulunuyor. Hemen yan adada ise Hindistan'ın özgürlük anıtı olarak kabul edilen, Tamil Nadu'lu şair Thiruvalluvar'ın 40.5 metrelik anıtı var. Bu adalardan şehre doğru bakmak da güzel, zira oryantasyon için faydalı olmakta. Tekneler (10 Rupi) gel-git durumuna göre işlemekte, dolayısıyla çok oyalanmadan anakaraya dönmek gerekiyor.&amp;nbsp;Sahilde ise Ghandi'nin ölümünden sonra küllerinin saklandığı noktaya inşa edilmiş bir başka tapınak var. Bir de dar sokaklarına dalıp, kilise ve hint tapınakları ile dolu balıkçı köyünü keşfetmenizde yarar var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm bunlar bir yana, Kanyakumari'de mutlaka yapmanız gereken şey ise gündoğumunu rengarenk giyinmiş binlerce insanla birlikte değişik bir huzur ve mistik hava içerisinde birlikte izlemek. Bunu yapmak için elbette saat kurup erkenden kalkıyor, üzerinize sıkıca birşeyler giyip sahilin doğu kısmına gidip yüksekce bir yer bulup beklemeye başlıyorsunuz. Kemal abi fotoğraf peşinde koşarken bendeniz bir duvarın üzerine çıkıp gerçekten eşine az rastlanır bu güzel dakikaların keyfini çıkardım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #e06666;"&gt;Puducherry&lt;/span&gt; / &lt;span class="Apple-style-span" style="color: #6fa8dc;"&gt;Auroville&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-YJ5Hy5BZ-rY/TmoqeLCtXhI/AAAAAAAAAaE/C8oUPhMfVFo/s1600/DSC_0851.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="133" src="http://1.bp.blogspot.com/-YJ5Hy5BZ-rY/TmoqeLCtXhI/AAAAAAAAAaE/C8oUPhMfVFo/s200/DSC_0851.JPG" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;Güney Hindistan turunun en uzun tren yolculuklarından birini yaparak (yaklaşık16 saat) önce Villapuram'a, oradan da Puducherry'e vardık. Aktarma noktası olan Villapuram'dan otobüsle de geçmek mümkün ama biz bekleyip tren ile devam ettik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Puducherry, ya da yeni adı ile Pondicherry, döneminde Fransa'nın Hindistan'daki ticari limanı olduğundan Hindistan'da gördüğüm en Avrupai şehirdi. Sahil boyunca uzanan Promenade'ın başında bizim kaldığımız, kapısı 22:30'da kapanan ve içerisinde içki-sigara yasak olan, yakındaki Ashram'ın guesthouse'u olan Park Guest House, sonunda ise Fransız konsolosluğu bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belediyenin organize ettiği yarım günlük şehir turunu aldık. Bu tur aynı zamanda Auroville'e de uğruyor. Auroville'i ayrıca bir yazı ile anlatmak lazım aslında. Birleşmiş Milletler destekli, Hint Hükümeti tarafından bir nevi özerklik tanınmış, hayata geçen bir ütopya olarak tanımlarsam çok da yanlış yapmış olmam sanırım. Merak edenler &lt;a href="http://www.auroville.org/"&gt;Auroville&lt;/a&gt;'in websitesini ziyaret edebilirler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-O-SHtj9WYuk/Tmoq_k5B27I/AAAAAAAAAaQ/mXI9kB_KT9U/s1600/n625903223_1618501_4077994.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="136" src="http://1.bp.blogspot.com/-O-SHtj9WYuk/Tmoq_k5B27I/AAAAAAAAAaQ/mXI9kB_KT9U/s200/n625903223_1618501_4077994.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;Puducherry aslında ucuz bir yer değil ama en az bir gece kalınıp şehrin Fransız mahallesinin sokaklarında dolanılıp, güzel yemekler yenilip, sabahına Avrupai bir cafe'de kahvaltı keyif yapılabilir. Hele ki uzun zamandır Hindistan'da ve yollardaysanız bu duraklama çok iyi gelebilir bünyeye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Mamalapuram&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Madras'ın hemen güneyindeki bu sahil kasabası şaşırtıcı şekilde Hindistan'da Delhi haricinde kazıklandığımı, turistlerin ve backpackerların çok da sevilmediğini gördüğüm, sadece maddi çıkar için kaynak görüldüğünü hissettiğim tek yer oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;table cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="float: left; margin-right: 1em; text-align: left;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-r1zJLDhXfuQ/Tm0CPc5jg6I/AAAAAAAAAa0/f9bcUwUTUQY/s1600/krishna.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; margin-bottom: 1em; margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" height="149" src="http://1.bp.blogspot.com/-r1zJLDhXfuQ/Tm0CPc5jg6I/AAAAAAAAAa0/f9bcUwUTUQY/s200/krishna.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;Krishna's Butter Ball&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;Oysa ki çok da güzel bir yer. Fizik kanunlarına karşı koyarcasına asılı duruan Krishna's Butter Ball'dan tutun UNESCO tarafından Dünya Mirası listesine alınmış "&lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Pancha_Rathas"&gt;5 Rathas&lt;/a&gt;" gib pek çok ilginç tarihi yer var. Denizi ise Goa ve Gokarna gibi yerleri gördükten sonra beni hiç tatmin etmedi ama siz mayonuz yanınızdaysa kaçırmayın. Lezzetli ve ucuz deniz ürünleri yemek için son fırsatımız burada oldu. Kaldığımız Siva Guest House ise gayet temiz, konforlu ve merkeziydi.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #3d85c6;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: yellow;"&gt;Madras&lt;/span&gt; - &lt;span class="Apple-style-span" style="color: #38761d;"&gt;Sri Lanka&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hindistan'ı geride bırakma günü gelmişti. Yaklaşık bir ay önce başlayan seyahatin Hindistan'daki son durağı Mamalapuram'a 1,5 saat mesafedeki Madras (Chennai) şehriydi. Taksiler 800 Rupi'ye sizi önce Madras'a, oradan da havalimanına götürmekteler. Tipik bir Hint şehri ve Tamil Nadu eyaletinin başkenti olan Madras'da turistik hiç bir şey yok dersem bu şehre çok da haksızlık etmiş olmam. Bu nedenle biz de şehrin içinden transit geçerek havalimanına attık kendimizi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir sonraki durağımız aslında Singapur'du ancak biz hem ucuz olması hem de bir gece konaklama vermesi nedeniyle Sri Lanka havayollarının bağlantılı uçuşu ile gitmeyi tercih etmiştik. Ne yazık ki bizi koydukları otel başkent Colombo'dan 45dk mesafede bir tatil köyü olduğundan şehre inmek mümkün olmadı. Bunun yerine 2-3 saatliğine plajın ve güneşin keyfini çıkardık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açıkçası Hindistan'dan sonra çok benzer bir ülke beklerken beni pozitif anlamda oldukça şaşırtan bir havalimanı, yeşil ve temiz bir ülke ile karşılaştım. Sadece Sri Lanka uzun bir tatil için fazla gelebilir ama bir yerlere giderken Colombo'yu görmek, çay bahçelerinin bulunduğu köylere çıkmak, tapınakları ve ulusal parkları için 2-3 gün duraklanabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz ise sabah erkenden tekrar yollara düştük ve Singapur'a hareket ettik...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #a64d79;"&gt;Aklınızda bulunsun!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Kanyakumari'de güneşin batışı sırasında doğan ayı görmek istiyorsanız Hindistan'a gittiğiniz tarihlerde bu olayın yaşandığı tarihleri öğrenin ve kalacak yerinizi önceden ayarlayın.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Güney Hindistan'da tren seferleri kuzeyle karşılaştırıldığında daha seyrek olduğundan yer bulabilmek ve yüksek bilet fiyatlarından kaçınmak için tren biletlerinizi önceden satın alın.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Biz denk getiremedik ama Madurai şehrini mutlaka programınıza dahil edinç&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Auroville'de yoga ve meditasyon dersleri alabilirsiniz, bir süreliğine orada yaşayabilirsiniz. Lakin Ashramlardan uzak durunuz zira benim kişisel algılamam çok pozitif değildi.&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: orange;"&gt;Yol Gidenindir!&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-2726449826836862798?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/2726449826836862798/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=2726449826836862798' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/2726449826836862798'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/2726449826836862798'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2011/09/hindistan-bolum-vi-kanyakumari.html' title='Hindistan - Bölüm VI: Kanyakumari / Mamalapuram / Madras'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-LRhenwj44Lw/TmoqSpgv36I/AAAAAAAAAaA/Ecy2QTxS9MM/s72-c/DSC_0283.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-1485951958944537369</id><published>2011-09-11T21:27:00.001+03:00</published><updated>2011-09-11T21:27:29.576+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Asya/Uzakdoğu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hindistan'/><title type='text'>Hindistan - Bölüm I &amp; II: Delhi / Varanasi / Rajasthan / Bombay</title><content type='html'>Hindistan gezi notlarını Yol Gidenindir! blogunda yazmaya Goa ile başladığımda 2006 yılıydı. Henüz &lt;a href="http://www.igoa.in/"&gt;iGOA&lt;/a&gt;'yı kurmamış, Hindistan'da yaşamaya başlamamış, Goa haricinde ülkenin sadece kuzeyini gezmiştim. O zaman "&lt;i&gt;Önce Goa'yı sonra Delhi, Varanasi ve Rajasthan'ı yazarım&lt;/i&gt;" demiştim demesine ama bir türlü geriye dönüp de Hindistan'a 2004 yılının Şubat ayında yaptığım ilk seyahatin ilk bölümünü yazamadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-H2gOGtlLKuk/TmoMjnxNt3I/AAAAAAAAAZQ/pHlTgA4GskY/s1600/IMG00210-20110909-1457.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://2.bp.blogspot.com/-H2gOGtlLKuk/TmoMjnxNt3I/AAAAAAAAAZQ/pHlTgA4GskY/s200/IMG00210-20110909-1457.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;Aradan geçen 7,5 yıl sonra oralar hakkında ahkam kesmek, yeni gitmişcesine kelam etmek çok doğru olmasa gerek. O nedenle bu yazının formatı biraz farklı olacak. En büyük yardımcım ise aşağıda bazı sayfalarının fotoğrafını paylaştığım, başlarda kuzenimle birlikte tutuğumuz sonraları benim devam ettiğim seyahat günlüğü (travel diary) olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu günlüğü her Hindistan seyahatimde yanımda taşıdım ve gezdiğim yerler hakkında notlar aldım, müze biletleri yapıştırdım, çıkartmalar yapıştırdım. Son notları 2010'daki Goa seyahatinde düşmüşüm sayfalarına...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #0b5394;"&gt;Istanbul&lt;/span&gt; - &lt;span class="Apple-style-span" style="color: #b45f06;"&gt;Delhi&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-65SJn4BbNSI/TmoNjdQErLI/AAAAAAAAAZ0/nMz7HFFnQBI/s1600/HPIM0013.JPG" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://4.bp.blogspot.com/-65SJn4BbNSI/TmoNjdQErLI/AAAAAAAAAZ0/nMz7HFFnQBI/s200/HPIM0013.JPG" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Seyahatimizi, &amp;nbsp;edindiğimiz &lt;a href="http://www.lonelyplanet.com/india/"&gt;Lonely Planet - India&lt;/a&gt; kitabı ve daha önce gitmiş insanlarla yaptığımız sohbetlerle planlamıştık. O zamanlar &lt;a href="http://www.thy.com.tr/"&gt;THY&lt;/a&gt;'nin sadece Delhi uçuşları olduğu için Hindistan gezisine Delhi'den başlayacaktık. Sonra Taj Mahal görülecek, Varanasi ziyaret edilecek, Rajasthan görülecek ve Bombay üzerinden Goa'ya varılacaktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hindistan ilk sürprizini daha Istanbul'dan ayrılmadan yaptı bize. Atatürk Havalimanı'nın uçuş bilgi ekranlarında TK1070 sefer sayılı uçuş için 7 saat rötar gözüküyordu. Bu tüm programın daha Hindistan'a gitmeden değişmesi demek oluyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #b45f06;"&gt;Delhi&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hemen hemen tüm backpacker'ların yaptığı gibi biz de Paharganj'daki bir otelde kaldık. Bu semt Istanbul'un Tahtakale semtinin kardeşi kabul edilebilir. Lakin eski şehirde, yani Delhi'de olması, tren istasyonuna çok yakın oluşu ve elbette ucuz olması sebebiyle pek çok kişinin tercih ettiği bir semt.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görülecek yerlerin başında &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Red_Fort"&gt;Red Fort&lt;/a&gt; geliyor. İngilizlerin de sömürge döneminde karargah olarak kullandığı mekan iç içe pek çok yapıdan oluşuyor. Biraz bizim Topkapı Sarayı gibi, kapılardan geçerekten ilerliyorsunuz. &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Jama_Masjid"&gt;Jama Masjid&lt;/a&gt;, Delhi'nin en önemli camii. Avlusunda turist bekleyen rehberimsi arkadaşları görmezden geliniz. Bunlara ek olarak &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Connaught_Place,_New_Delhi"&gt;Connaught Place&lt;/a&gt; ya da kısaca CP Delhi'nin önemli bir ticari meydanı. Burayı ilginç kılan ise dairesel yerleşimi. Qutub Minar ve Lotus Tapınağı (Bahailerin dini merkezi) diğer görülebilecek yerler arasında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şehir içi ulaşımı rickshaw ya da son gittiğimde parti parti açılmaya başlayan metro ile yapabilirsiniz. Istanbul'u yaya bırakacak kaotik bir trafiğin olduğunu belirtmem gerek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şöyle bir not düşmüşüm seyahat günlüğüne; "...&amp;nbsp;&lt;i&gt;kendine has bir havası olduğu kesin ama kargaşa ve kalabalık zorluyor. Bence Delhi şehri Hindistan olmakla büyük şehir olmak arasında kalmış bir yer!&lt;/i&gt;"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #b45f06;"&gt;&lt;b&gt;Delhi&lt;/b&gt;&lt;/span&gt; &lt;b&gt;- &lt;span class="Apple-style-span" style="color: #666666;"&gt;Varanasi&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Shiv Gangam Express'in kalkış saatinin 19:13 olması ve adında geçen "express" sakın sizi yanıltmasın. Yolculuk tahminen 12 saat sürmekte ki biz 14 saat sonra Varanasi'ye varabildik. Bu arada sonraki seyahatlerimde bundan çok daha uzun tren yolculukları yaptım, bu tip tren yolculukları keyifli olabilmekte. Bu arada Taj Mahal'in program dışı kaldığını belirteyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #666666;"&gt;Varanasi&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;table cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="float: left; margin-right: 1em; text-align: left;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-T3bTaXjo1VU/TmoNXZjLHqI/AAAAAAAAAZc/GXTjo9sRHoo/s1600/HPIM0059.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; margin-bottom: 1em; margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://2.bp.blogspot.com/-T3bTaXjo1VU/TmoNXZjLHqI/AAAAAAAAAZc/GXTjo9sRHoo/s200/HPIM0059.JPG" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;Varanasi - Ghatlar&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;Hindistan'da bulunduğum en pis ve en mistik yer olarak kayıtlara geçti. Ganj nehri kıyısında bulunan ve Hint inanışının en kutsal şehri ve kalbi olan Varanasi sıra sıra "ghat"lardan oluşuyor. Anlatması zor olduğundan fotoğrafını koyuyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elbette şehrin en ilginç tarafı, ölülerin yakıldığı alan. Hindistan'da öldükten sonra bile kast sisteminin kuralları peşinizi bırakmıyor. Üst kastlara mensup ölüler yukarı teraslarda yakılırken en alt kast olan Dokunulmazlar (Untouchables) Ganj'ın hemen kenarında yakılıp nehre süprülüyorlar. Bu törenleri izlemenin iki yolu var; ya sabah erkenden bir tekne kiralayıp Ganj nehrinde bir gezinti ya da bu ghat'da bulunan balkonlu binaya (resimde solda) çıkmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;table cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="float: right; margin-left: 1em; text-align: right;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-dpBDyIVfrmg/TmoNVWvMMlI/AAAAAAAAAZY/FO66zWsJjzI/s1600/HPIM0048.JPG" imageanchor="1" style="clear: right; margin-bottom: 1em; margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://4.bp.blogspot.com/-dpBDyIVfrmg/TmoNVWvMMlI/AAAAAAAAAZY/FO66zWsJjzI/s200/HPIM0048.JPG" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;Ölülerin yakıldığı ghat&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;Varanasi'nin bir diğer özelliği de Hindistan'ın en önemli müzisyenlerinin evi olması. Şehirde pek çok "music house" var ve buralarda yerel sanatçıların performanslarını dinleyebiliyorsunuz. Cüzi bir giriş ücreti karşılığı halı üzerine bağdaş kurup &lt;a href="http://www.lpo.co.uk/"&gt;London Philharmonic&lt;/a&gt; ile çalmış bir tabla ustası ve arkadaşının mini konserinde kendinizden geçebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #666666;"&gt;Varanasi&lt;/span&gt; - &lt;span class="Apple-style-span" style="color: #e06666;"&gt;Jaipur&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaman kazanmak adına Varanasi'den Jaipur'a uçak ile gidecektik. Gidecektik diyorum çünkü yine planlar değişti. Hindistan deneyimi olmayanlar için kendinizi hazırlamanız gereken en önemli şeylerden biri de bu; planlama işe yaramıyor. Elbette biz de bunu gitmeden ve bizzat deneyimlemeden öğrenemedik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuzenimin seyahat günlüğüne düştüğü not durumu ortaya koyuyor; "&lt;i&gt;Uçak gecikti, zaten kaçırmış olduğumuz Jaipur uçağını da iptal etmişler. Ne bok yiyeceğiz bilmiyoruz. Delhi'de bir gece daha geçirme olasılığı içimi yakıyor&lt;/i&gt;"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Delhi - Jaipur bilet ücretlerini bize iade edip o gece Delhi'de kalmak istemeyenleri (biz ve iki Hintli daha) bir minibüse koydular. Sonradan birinin profesör olduğunu öğrendiğimiz yol arkadaşlarımızla havadan-sudan başlayan muhabbet Mustafa Kemal Atatürk'den Türkiye'ye, Ibn-i Haldun'dan globalleşmeye uzanan geniş bir yelpazede devam etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #666666;"&gt;Bir not da yol üzerindeki kahvehanelerdeki çay fiyatları hakkında; Hintlilere 10 Rupi - Turistlere 30 Rupi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #e06666;"&gt;Jaipur&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;table cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="float: right; margin-left: 1em; text-align: right;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-Q_9KtIm75xw/TmoNaHuL88I/AAAAAAAAAZg/SUXTJDfkvIY/s1600/HPIM0107.JPG" imageanchor="1" style="clear: right; margin-bottom: 1em; margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://3.bp.blogspot.com/-Q_9KtIm75xw/TmoNaHuL88I/AAAAAAAAAZg/SUXTJDfkvIY/s200/HPIM0107.JPG" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;Hava Mahal&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;Hindistan'ın kelimenin tam anlamıyla en renkli ve tabi ki en turistik bölgesi olan Rajasthan'da her şehrin bir rengi var. Jaipur ise pembe şehir.&amp;nbsp;Gecenin ortasında vardığımız pembe şehirde Hotel Evergreen'de kaldık. Herkese tavsiye edilir. Şehirde girişi en pahalı yer olan "The City Palace" aynı zamanda İngiltere'nin Lordlarının Hint karşılığı olan Maharaja'nın halen yaşadığı yer. (180 Rupi) Jaipur'da mutlamak ama mutlaka görülmesi gereken iki yer daha var. Bunlardan biri&amp;nbsp;devasa ebatlardaki astronomi aletlerinin bulunduğu&amp;nbsp;&lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Jantar_Mantar_(Jaipur)"&gt;Jantar Mantar&lt;/a&gt;&amp;nbsp;diğeri ise&amp;nbsp;Maharaja'nın sarayının harem kısmı olan, meşhur Hava Mahal. Maharaja ve ordusu sefere giderken ya da dönerken veya festival zamanları haremdeki kadınlar Havamahal'den olan biteni izlermiş. Binanın mimari özelliği ise, adından da anlaşılacağı gibi havadar olması. Bunu her iki tarafınında açık, küçük hava delikleri ve pencerelerle dolu olmasına borçlu. Bugün üst katları gezilebilmekte, alt katları ise çeşitli sanat atölyeleri olarak kullanılmakta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci bir gece kalma fırsatımız olmadan akşamüstü Pushkar'a hareket ettik. Teypte bir Hintçe kaset, aynada sallanan örme toplar ve atlatılan birden fazla kaza sonrası gündüz gözü vardık Pushkar'a.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="background-color: #666666;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white;"&gt;Pushkar&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bembeyaz bir şehir, harika ufak bir göl, sessizlik, sakinlik, huzur...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-qITBfgchZUs/TmoNhT1zVrI/AAAAAAAAAZw/gamf3G4wfdQ/s1600/HPIM0122.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://1.bp.blogspot.com/-qITBfgchZUs/TmoNhT1zVrI/AAAAAAAAAZw/gamf3G4wfdQ/s200/HPIM0122.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;Hotel White House'da kaldık. Varanasi'nin çarşafsız, leş gibi odalarından sonra buranın sabun kokan beyaz çarşafları ve temizliği bizi bizden aldı. Eşyaları atıp kendimizi önce pazar yerine sonra da göl kenarına attık. Burada gün batımı harika oluyor. Pushkar'daki hemen hemen tüm yabancılar göle doğru inen merdivenlere ya da oradaki tek cafe'ye çöküp hem sohbet ediyorlar hem de güneşi batırıyorlar. Uzayan sohbetlerin gece boyunca devamını ise masa aralarına yerleştirilen ve içinde kor bulunan demir çanaklardan gelen sıcaklık sağlıyor. Ayrıca Pushkar'ın alışveriş için çok uygun bir yer olduğunu da belirtmeliyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gece uzaklardan gelen müzik sesleri...ya bir düğün ya da bir ayin. Sabah otelin tepesindeki çimlik alanda geçen medidatif birkaç saat... havadaki pozitif enerji... Burada bir gece kalabilmek için Udaipur'dan vazgeçildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Pushkar - &lt;span class="Apple-style-span" style="color: #3d85c6;"&gt;Udaipur&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Udaipur programdan çıkmıştı fakat Bombay'e uçmak ve oradan Goa'ya inmek için illa ki gidilmesi gerekiyordu. İşte burada gerçekten risk aldık ve Hindistan'da arabayla gece seyahat ettik! TATA kamyonların üzerimize gelen farlarını ve şöförün son anda yaptığı kıvrak manevralarla sıyırarak geçtiği diğer araçları sayamadım. Udaipur'a sabah 04:40 gibi vardığımızda daha havalimanı bile açılmamıştı. Şehrin rengi olan mavi, şafak vakti hafif puslu havaya yansıyordu sanki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #3d85c6;"&gt;Udaipur&lt;/span&gt; - &lt;span class="Apple-style-span" style="color: #38761d;"&gt;Bombay&lt;/span&gt; - &lt;span class="Apple-style-span" style="color: #b45f06;"&gt;Goa&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-uypwVBAiaf8/TmoRrEwhu3I/AAAAAAAAAZ4/EJ2ZcoLx6KY/s1600/HPIM0139.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://2.bp.blogspot.com/-uypwVBAiaf8/TmoRrEwhu3I/AAAAAAAAAZ4/EJ2ZcoLx6KY/s200/HPIM0139.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;08:15'de Jet Airways'in 709 sefer sayılı uçuşu ile Bombay'e ya da yeni adıyla &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Mumbai"&gt;Mumbai&lt;/a&gt;'ye uçtuk. 4 saatimiz vardı Hindistan'ın bu en büyük ve önemli şehrini görmek için. Sahile indik ve baktığımızda ilk aklımıza gelen şey ne kadar İzmir'e benzediği oldu. Kordon boyunca yürüdük, Mocha Cafe'de soluklandık. Burası duvarlarında sosyalist liderlerin posterleri ve kelamları ile dekore edilmiş bir mekandı. Hoşuma giden birkaçını not ettim. Burada otururken bir yandan da Bombay hakkında bir şeyler okuyordum. Bulunduğumuz bölgenin hemen arkasının Bombay nüfusunun çoğunluğunun yaşadığı varoşlar olduğunu&amp;nbsp;öğrenmek biraz sarsıcı oluyor. İzlemeyenler için &lt;a href="http://www.google.com/search?client=safari&amp;amp;rls=en&amp;amp;q=slumdog+millionaire&amp;amp;ie=UTF-8&amp;amp;oe=UTF-8"&gt;Slumdog Millionaire&lt;/a&gt;, Bombay gerçeğini kısmen anlatıyor. Film, Hintliler tarafından hiç sevilmedi ve onaylanmadı. Sanırım biraz bizim "Geceyarısı Ekspresi" tribi yaşanmakta. Bu arada hakkını yemeyelim, çok hoş İngiliz döneminden kalma binalar da mevcut.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-wgEeDOhmMrg/Tmz1D_pIwgI/AAAAAAAAAaw/vy48cKCoDm8/s1600/gateway+to+india.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://4.bp.blogspot.com/-wgEeDOhmMrg/Tmz1D_pIwgI/AAAAAAAAAaw/vy48cKCoDm8/s200/gateway+to+india.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;Bir de İngiliz Hindistan'ına giriş noktası kabul edilen, doğuya sembolik giriş kapısı olan Gate of India'ya gittik.&amp;nbsp;Hatta önünde turistik fotoğraflaırmız bile oldu! Burası 2008'de yaşanan terör olaylarının da mekanıydı. Ünlü Taj Oteli hemen bu meydanın yanında yer almakta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısa turumuzun sonunda geldiğimizden başka bir rota kullanarak, görmediğimiz yerlerden ve mahallerden geçerek havalimanına geri döndük.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Goa uçağımız havalandığında saatler 14:15'i gösteriyordu ve biz 8 günde koştura koştura gezdiğimiz yerleri geride bırakıp bir haftalığına dinlenmek ve eğlenmek üzere güneye uçuyorduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kim derdi ki gittiğimiz bu eyalet daha sonra bizim evimiz olacak, hayatlarımıza tatlı-acı hatıralar, güzel dostluklar ve yaşanmışlıklar getirecek :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-hOTN3m5F3v0/TmoRs_ULQlI/AAAAAAAAAZ8/d9AE55Quvt4/s1600/HPIM0140.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://2.bp.blogspot.com/-hOTN3m5F3v0/TmoRs_ULQlI/AAAAAAAAAZ8/d9AE55Quvt4/s400/HPIM0140.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #45818e;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #741b47;"&gt;&lt;i&gt;&lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2006/12/goa.html"&gt;Goa yazısı için tıklayınız...&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #45818e;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #45818e;"&gt;Aklınızda bulunsun!&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Hindistan'a ilk defa gidecekseniz daha genel bir plan yapın, gün gün detaylara inerek yapılacak bir planlama mutlaka başarısız olacaktır. Rahat olmak ve olayları geldiği gibi almak önemli&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Hiç bir rickshaw sürücüsüne ya da size kalacak yer ayarlamaya çalışan kişilere itibar etmeyin. Siz daha önceden belirlediğiniz otele gidin. Size o otelin ya da guesthouse'un yandığını, yıkıldığını bile söyleyebilirler, yılmayın! Unutmayın ki hepsi alacağı komisyona bakıyor.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Kapalı su için, yediklerinize içtiklerinize dikkat edin ama bunlar sizi ishal olmaktan kurtaramaz! Sakın ilaç almayın zira bu vücudunuzun alışmasını engeller. Bunun yerine bol kola için, iki güne toparlarsınız.&amp;nbsp;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Yukarıda bahsettiğim tüm şehirlerde gayet lüks oteller de mevcut. Lakin buralarda kalacaksanız zaten backpacker olarak gezmiyorsunuzdur, dolayısıyla sizin Hindistan deneyiminiz farklı yaşanacaktır.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Gece karayolu ile seyahat etmeyin, gerçekten çok tehlikeli. (Biz yaptık, bize bakmayın)&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Trenle seyahat etmeden önce biniş şehrinizden uzun zincir ve kilit temin edin, bagajınızı yataklı vagonda sağlam bir yere zincirleyin.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Bu yazı seneler sonra yazıldığını lütfen unutmayın, paylaşılanları buna göre değerlendirin.&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #660000;"&gt;Yol Gidenindir!&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-1485951958944537369?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/1485951958944537369/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=1485951958944537369' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/1485951958944537369'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/1485951958944537369'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2011/09/hindistan-bolum-i-ii-delhi-varanasi.html' title='Hindistan - Bölüm I &amp; II: Delhi / Varanasi / Rajasthan / Bombay'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-H2gOGtlLKuk/TmoMjnxNt3I/AAAAAAAAAZQ/pHlTgA4GskY/s72-c/IMG00210-20110909-1457.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-7147928834213285317</id><published>2011-07-18T22:13:00.000+03:00</published><updated>2011-09-09T22:28:17.353+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Afrika'/><title type='text'>Fas - Morocco</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-uE2DSLSVjkc/TiMdiJ8T0gI/AAAAAAAAAY4/XervcpqYDOw/s1600/casablanca.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-uE2DSLSVjkc/TiMdiJ8T0gI/AAAAAAAAAY4/XervcpqYDOw/s320/casablanca.jpg" width="217" /&gt;&lt;/a&gt;Uzun zamandır bekleyen Fas gezi yazısı ile suskunluğu sona erdiriyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fas denildiğinde hemen hemen herkesin aklına Humphrey Bogart, Ingrid Bergman ve Paul Henreid'in oynadığı meşhur&amp;nbsp;&lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Casablanca_(film)"&gt;Casablanca filmi&lt;/a&gt; ve en az film kadar hatırlanan "Play it again, Sam" (Bir daha çal Sam) repliği gelir. Nedense aklımızda Casablanca biraz mistik, otantik, oryantal ve büyülü bir imaj oluşturmuştur yıllar içerisinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fas seyahatinize başlamadan önce internet üzerinden yaptığınız araştırma da size bu düşüncelerinizi destekleyen şekilde sonlanabilir. Mesela ben internetle yetinmeyip "&lt;i&gt;şu pek reklamını yaptıkları &lt;/i&gt;&lt;a href="http://www.shopandmiles.com/web/56-158-1-1/shop_miles/shopandmiles_platinum_card/bilet_alirken/seyahat_ve_concierge_hizmetleri_hatti"&gt;&lt;i&gt;Shop&amp;amp;Miles Concierge&lt;/i&gt;&lt;/a&gt;&lt;i&gt; hizmetini deneyelim"&amp;nbsp;&lt;/i&gt;diyerek bir de kendilerinden Casablanca şehir rehberi temin ettim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi sıkı durun...&amp;nbsp;&lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Casablanca"&gt;Casablanca&lt;/a&gt; ile ilgili kafanızdaki bütün o düşünceleri, okuduğunuz yazıları ve hayallerinizi koyun bir kutunun içine ve kenara kaldırın. Şayet Casablanca'yı öyle hatırlamak istiyorsanız bu yazının devamını okumayın. Tamam belki o kadar da kötü değil ama kesinlikle aklınızdaki imajı ile de örtüşen bir şehir de değil ne yazık ki. Marrakech (Marakesh ya da Marakeş) ise gerçekten görülmesi gereken bir yer. Buna ek olarak benim bir sonraki Fas seyahatine bıraktığım &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Tangier"&gt;Tangier&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Fes"&gt;Fes&lt;/a&gt;&amp;nbsp;(Fez) ve&amp;nbsp;&lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Essaouira"&gt;Essaouira&lt;/a&gt;&amp;nbsp;şehirleri var. Özellikle Essaouira çok kültürlü, bohem ve biraz da hippie tarzıyla bunların başında geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Casablanca - Kazablanka&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atlantik Okyanusu kıyısında kurulu bu şehrin tarihi İ.Ö. 7nci yüzyıla, o dönemde bölgede yaşayan Berberilere dayanıyor. Zaman içerisinde çeşitli yerel krallıklar ve elbette coğrafi konumu nedeniyle Portekiz ve İspanyol yönetiminde kalan şehir 18nci yüzyıl başında (1907) bölgeye tren yolu yapmak üzere gelen (!) Fransızların bir isyanı bahane edip tüm şehri ele geçirmesi ile Fransız kontrolüne giriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim ekibin şehre gelişi ise THY'nin tarifeli seferi ile 28 Ekim 2009 yılında gerçekleşiyor. Havalimanı dışındaki taksilerden ziyade terminalin altındaki istasyondan trene atlayıp şehir merkezine gidiyoruz. (Tren No: A20 / Adam başı 40Dh, taksiler 250-300Dh) Oradan bir kırmızı taksi (kırmızı taksiler ucuz - beyaz mercedes taksiler pahalı) alıp internet üzerinden rezervasyon yaptığımız otele varıyoruz. Sözde 4 yıldızlı bu otel 2,45'den 2,50 , 2,50'den de 3 yıldızı ancak alır!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;table cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="float: left; margin-right: 1em; text-align: left;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-UCS3uyGjDP8/TiMdw8dkfSI/AAAAAAAAAZI/QS5s-Nye23E/s1600/Casablanca_and_Hassan_II_Mosque.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; margin-bottom: 1em; margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" height="133" src="http://3.bp.blogspot.com/-UCS3uyGjDP8/TiMdw8dkfSI/AAAAAAAAAZI/QS5s-Nye23E/s200/Casablanca_and_Hassan_II_Mosque.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: left;"&gt;&amp;nbsp;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #cccccc;"&gt;Source:&amp;nbsp;worldcitypictures.com&lt;/span&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Şehirde görülecek en önemli yapı dünyanın en büyük camisi olan Kral Hassan-II camii. Bu arada Fas'da minareler dört köşe kule şeklinde şaşırmayın. Kral Hassan-II camiine yürüme mesafesinde, dar sokakları, ekmekten kumaşa kadar hemen hemen her şeyi bulabileceğiniz&amp;nbsp;köhne dükkanlarında&amp;nbsp;çalışan esnafı-tüccarı ile eski çarşı bulunmakta. Şayet fotoğrafa meraklıysanız eski şehir ve çarşı (Medina) bölgesi size oldukça cömert davranacaktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Casablanca filminin çekildiği mekan ise bugünlerde gayet bakımsız bir mahallede tamamen turistik bir cafe şeklinde hayatına devam ediyor. Öğleden sonra Habaous bölgesindeki Patisserie Bennis Habaous'da soluklanılabilir. Akşam yemeği ise Atlantik kıyısında uzanan "&lt;i&gt;Corniche&lt;/i&gt;" üzerinde sıralanmış restaurantlarda yenilebilir. Biz Fransız ağırlıklı bir menüsü olan "&lt;i&gt;La Mer&lt;/i&gt;"de karar kılmıştık.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bunun dışında da inanın gezip görmeye değecek pek bir şey yok. İlla şansınızı zorlamak istiyorsanız &amp;nbsp;farklı tarzları buluşturan sanat galerileri ilgilinizi çekebilir... Bir Art Deco binada yer alan &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=FpNHRb2dMjg"&gt;Villa des Arts &lt;/a&gt;bunlardan biri ve en bilineni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Casablanca'nın özetini şöyle yapabilirim; bir gün-bir gece yeter.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak bu yazıyı yazarken Monocle - Temmuz/Ağustos sayısında Casablanca ile ilgili bir yazıya denk geldim. Yukarıda yazdıklarımdan sonra hem farklı bir bakış açısını yansıtmak hem de geçmişin hatırına bu yazıdan iki alıntı yaparak Fas Gezisi'nin bu ilk bölümünü tamamlamak istiyorum;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #c27ba0;"&gt;Monocle/&lt;a href="http://www.monocle.com/Magazine/volume-05/issue-45/"&gt;issue45/v05&lt;/a&gt;/page242&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #c27ba0;"&gt;&lt;br /&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #c27ba0;"&gt;You won't see many tourists idling around the crumbling mix of ancient and modern that is Morocco's largest city. You'll be hard-pushed to find much in the way of infrastructure either. Yet the locals adore the place." .... Tourists still head to Marrakesh, leaving Casablanca as an oddly foreigner-free town, but no Moroccans there is no comparison. "There are lots of problems: infrastructure, shanty towns, transport, phone lines. Nothing really works' says Shah. 'But if you want everything to work, move to Switzerland"&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Marrakech - Marakesh - Marakeş&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim Fas'ın enteresan ve keyifli tarafına :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-rKuxbu3Kyhc/TiMdparxR3I/AAAAAAAAAY8/BDnPl9oKL1U/s1600/marrakesh.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="256" src="http://3.bp.blogspot.com/-rKuxbu3Kyhc/TiMdparxR3I/AAAAAAAAAY8/BDnPl9oKL1U/s320/marrakesh.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;Yaklaşık 2,5 saat süren bir araba yolculuğu sonrasında Marakech'e girdiğimizde hepimizin yüzü gülüyordu. Aslında burası da kafalarındaki Fas'ı yaşamaya gelen yabancılara aradıklarını sunan, daha korunmuş, daha mistik ve keyifli bir yer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şehir iki bölümden oluşuyor; meşhur ve en renkli merkez Djemaa el-Fna etrafındaki eski şehir ve Ville Nouvelle olarak bilinen yeni şehir. Bizim, ekip olarak değil Ville Nouvelle tarafına gitmek, kaldığımız Riad (butik otelimsi pansiyon)'dan eski şehrin dar ve kahverengi duvarlı sokaklarından&amp;nbsp;Djemaa el-Fna'ya yürümek ve geri gelmenin ötesinde bir parkurumuz olmadı, olamadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;table cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="float: left; margin-right: 1em; text-align: left;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-BvWwQNltvdI/TiMdqGbU6pI/AAAAAAAAAZA/Uo1Nw5c6lAA/s1600/map_of_marrakesh.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; margin-bottom: 1em; margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://3.bp.blogspot.com/-BvWwQNltvdI/TiMdqGbU6pI/AAAAAAAAAZA/Uo1Nw5c6lAA/s320/map_of_marrakesh.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: left;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #cccccc;"&gt;Source:&lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span lang="TR" style="font-family: 'Lucida Grande'; font-size: 12pt;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #cccccc;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #cccccc;"&gt;&amp;nbsp;Lonely Planet&lt;/span&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;Aslında hemen hemen her şey Medina olarak adlandırılan ve 16km'lik duvarlarla çevrili eski şehrin içinde bulunmakta ve yaşanmakta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaten bu bölgeyi keşfetmek, gözünüze hoş gelen sokaklara girmek, renkli kapıların ardındaki hayatları merak etmek, Djemaa el-Fna'ya giden farklı yollar keşfetmek ve ilginç dükkanlara şöyle bir girip-çıkmak için en az iki gün harcamanız gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Djemaa el-Fna'da bulunan teras kafelerden birinde güneşi batırmak, meydanda kurulan açık hava ızgaracılarından kafanıza göre yemek yemek ve akşamın ilerleyen saatlerinde müzik yapan yerlileri dinlemek de gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vaktiniz olursa elbette yeni şehir de görülmeli. Özellikle Gueliz bölgesi gerek Lonely Planet'de gerekse internetteki kaynaklarda tavsiye ediliyor. Bunun dışında eski şehirden de gözüken şehrin simgesi 70 metrelik "The Kotoubia" kulesi, müzesi ve sarayları mevcut.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meydandaki ızgaracılardan yemek yiyemeyecek kadar hijyen meraklısıysanız pek çok cafe ve restaurant'da açlığınızı giderebilirsiniz. Nispeten şık bir barda bir şeyler içelim diyorsanız &lt;a href="http://www.cafearabe.com/"&gt;Cafe Arabe&lt;/a&gt;'ın terası enteresan ve güzel.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #a64d79;"&gt;&lt;b&gt;Ne zaman Gidilir?&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mart ortasından Mayıs sonuna kadar ve Eylül ile Kasım arasindaki dönemler Fas'a gitmek için ideal zamanlar. Yazları oldukça sıcak olduğundan kaçınılmalı. Elbette tüm Ortadoğu ve Afrika'da olduğu gibi Ramazan ayı ve bayramlarda da gitmek pek akıl karı değil zira pek çok dükkan ve cafe/restaurant kapalı olmakta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #990000;"&gt;Nasıl gidilir?&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'den &lt;a href="http://www.thy.com.tr/"&gt;THY&lt;/a&gt; ve Fas Havayolları (&lt;a href="http://www.royalairmaroc.com/"&gt;Royal Air Moroc&lt;/a&gt;) uçuşlarına ek olarak &lt;a href="http://www.airarabia.com/"&gt;Air Arabia&lt;/a&gt;'nın Sabiha Gökçen çıkışılı low-cost direkt uçuşları mevcut. Uçuş gidişte 5, dönüşte 4,5 saat civarı sürmekte. Avrupa'dan uçacaklar için Casablanca gidiş - Marakesh dönüş opsiyonları da mevcut.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #3d85c6;"&gt;Ne yenir? Ne içilir?&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kahvaltıda ya da pansiyona giriş yaptığınızda önünüze muhteşem zeytinler, çeşitli ekmekler ve elbette zeytinyağı gelmekte. Peynir ne yazık ki mevcut değil, &lt;i&gt;jiben&lt;/i&gt; denilen peynirleri ise bulunabilirse denebilir. Yemeklerden mutlaka kuskus (couscous) ve tajine denenmeli. Bunun dışında bir kez daha Marakesh'in sokak yemeklerini (ızgaracılar) şiddetle tavsiye ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçecek olarak tavsiye edebilieceğim şey ise yine Fas ve diğer Kuzey Afrika ülkeleri ile özdeşleşmiş Nane Çayıdır. Öyle nanenin tozu ile yapılan yeşil bir çay gelmesin gözünüzun önüne... taptaze nane yaprakları ile zenginleştirilmiş, şekerli normal çaydan bahsediyorum. Tavsiyem şekersiz sipariş edin ve kendi ağız tadınıza göre kafi miktarda şeker ekleyin. (Şekersiz acı oluyor, benden söylemesi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz o kadar sevdik ki birer çay seti alıp döndük memlekete...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #b45f06;"&gt;&lt;b&gt;Nerede Kalınır?&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-VwIsLvB-QBI/TiMdquaTElI/AAAAAAAAAZE/-4FUzuHYo3E/s1600/dar-terrace.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="149" src="http://3.bp.blogspot.com/-VwIsLvB-QBI/TiMdquaTElI/AAAAAAAAAZE/-4FUzuHYo3E/s200/dar-terrace.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #b45f06;"&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;Casablanca için biz fazla araştırma fırsatı bulamamıştık ve rastgele&amp;nbsp;bir otel seçmiştik. Siz önden sıkı bir araştırma yapıp güzel bir butik otel veya kalışınızı keyifli kılacak bir yer bulmaya bakın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Marakesh'de ise onlarca güzel Riad (butik otelimsi pansiyon) mevcut. Otel yerine mutlaka bunları tercih edin ki şehrin havasını ve ruhunu yakalayabilin. Biz Dar Atta Maison d'hotes denilen yerde kaldık, özellikle terası pek keyifliydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #38761d;"&gt;Aklınızda Bulunsun!..&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Fas uzun yıllar Fransız yönetiminde kaldığı için geçerli yabancı dil Fransızca&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Kahvehanelerin çoğuna tıpkı bizdeki gibi sadece erkekler gidiyor&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Şehirlerarası yollar gayet güzel, trafik medeni, araba kiralamaktan korkmayın lakin şehir içinde dikkatli olun&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Marakesh'de her türlü alışveriş&amp;nbsp;Djemaa el-Fna civarında mümkün, pazarlık ve sabır şart&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Lonely Planet'in &lt;a href="http://www.lonelyplanet.com/morocco/travel-tips-and-articles/634"&gt;Essential Tips for Morocco&lt;/a&gt; işinize yarayacak bir link, okuyunuz&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Arap Baharı Fas'a kadar ulaştı ve geçenlerde referandumla anayasal monarşi kabul edildi&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Gitmeye karar vermeden önce son bir kez ülkedeki durumu sorun soruşturun&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Shop&amp;amp;Miles Concierge hizmetinin sağladığı rehber ne yazık ki 5 para etmez, eski ve işe yaramayan bilgiler içeriyor, güvenmeyiniz&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Vaktiniz olursa mutlaka Fas'ın iç kesimlerini ve elbette çölü görün&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Atlas dağları farklı ve enteresan deneyimler sunmaktaymış, trekking meraklıları araştırabilir&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #990000;"&gt;Yol Gidenindir!&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-7147928834213285317?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/7147928834213285317/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=7147928834213285317' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/7147928834213285317'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/7147928834213285317'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2011/07/fas-morocco.html' title='Fas - Morocco'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-uE2DSLSVjkc/TiMdiJ8T0gI/AAAAAAAAAY4/XervcpqYDOw/s72-c/casablanca.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-5083872390117142411</id><published>2011-01-27T18:37:00.000+02:00</published><updated>2011-01-27T18:37:36.375+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bunlar da var...'/><title type='text'>Ne yapıyorsun? Duruyorum...</title><content type='html'>Evet, duruyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dubai'ye yerleşip, Abu Dhabi Havalimanı'nda çalışmaya başladığımdan beri bir türlü oturup gezi yazısı koyamadım şuaya... yuh olsun bana! En son Kasım ayında Yol Gidenindir! şiarının çıkışını yazdım kaldım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatta geçen gün bir kez daha Kopenhag hikayemi anlattığım arkadaşlarım "neden bunu yazmadın?" diye sordular, kendime kızdım. Fas'a gidecek bir arkadaşım "ne yapayım?" diye sordu, aklıma Fas yazısı geldi. (Bakın şimdiden söylüyorum Casablanca denilen şehre 1 gün yeter) Geçenlerde bir arkadaşım Singapur'a gidiyordu, aklıma oralar düştü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Az sabredin hepsini yazacağım :)&lt;br /&gt;Şimdi Dubai gecelerine doğru Yol Gidenindir! diyorum...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-5083872390117142411?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/5083872390117142411/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=5083872390117142411' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/5083872390117142411'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/5083872390117142411'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2011/01/ne-yapyorsun-duruyorum.html' title='Ne yapıyorsun? Duruyorum...'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-3273474118327617698</id><published>2010-11-13T18:20:00.003+02:00</published><updated>2011-09-24T14:40:19.498+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bunlar da var...'/><title type='text'>Yol Gidenindir!</title><content type='html'>Hani ecnebi röportajlarında okuruz, adama sorarlar “&lt;em&gt;what is your motto&lt;/em&gt;” diye, o da “iyi çalış, iyi yaşa” gibi klasik cevap verir. Bizde ise sanırım herkesin hatırlayacağı rahmetli &lt;a href="http://www.sakipsabanci.gen.tr/"&gt;Sakıp Sabancı&lt;/a&gt;'nın “çalışmak, çalışmak ve çalışmak” şiarı meşhurdur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benimki ise hayat tarzımdan yola çıkıp hayata bakışıma yansıyan şekilde gelişen “Yol Gidenindir!” oldu. Bu yüzden bu blogun adı da, &lt;a href="http://twitter.com/"&gt;twitter &lt;/a&gt;hesabımın da adı Yol Gidenindir. &lt;a href="http://www.facebook.com/"&gt;Facebook&lt;/a&gt;, linkedin ve bilumum sosyal paylaşım ağlarındaki profillerimde de ya isminde ya da uygun bir yerinde mutlaka yer alır bu “&lt;em&gt;motto&lt;/em&gt;”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #6fa8dc;"&gt;Peki nereden çıktı bu Yol Gidenindir?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında her şeyin başlangıcı 90'lı yılların ortalarında havayollarında başlamama dayanıyor. 1995-1997 yılları arasında &lt;a href="http://www.aa.com/"&gt;American Airlines&lt;/a&gt;, 1997-2004 yılları arasında da &lt;a href="http://www.swissair.com/"&gt;Swissair&lt;/a&gt; / &lt;a href="http://www.swiss.com/"&gt;SWISS Internetional Air Lines&lt;/a&gt;'da, 2009-2010 yılları arasında da &lt;a href="http://www.sunexpress.com/"&gt;SunExpress&lt;/a&gt;'de çalıştım. Toplamda çalışma hayatımın çoğunu, 10 yıldan fazla bir süreyi havayollarında geçirdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Havayollarında çalışmak hem zevklidir hem de size inanılmaz bir fırsat sunar; pass bilet hakkı. Yani her uçak biletinde bulunan havalimanı vergilerini ödeyip gerisine para vermemek ya da cuzi bir miktar ödemek. Parasal karşılığını ifade etmek gerekirse kullanmayıp sakladığım bir &lt;a href="http://www.thy.com/"&gt;THY&lt;/a&gt; ile gidiş-dönüş &lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2007/03/new-york.html"&gt;New York &lt;/a&gt;biletim var ki üzerinde yazan rakam 120$. &lt;span style="color: silver;"&gt;(O zamanlar yurtdışı biletleri € değildi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Buraya kadar her şey güzel, normal fiyatlarla karşılaştırıldığında bedava sayılabilecek bilet fiyatları ve uygun uçuşlar olduğu sürece dünya sizin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında öyle değil. Pass biletlerin bir kuralı vardır; yer olursa uçarsın. Yani rezervasyon hakkın yoktur ve tüm biletli (paralı) yolcular uçağa alındıktan sonra uçakta boş koltuk varsa pass bileti olan yolculara sıra gelir. O yüzden bayramda, tatilde vs uçmak için sıkı bir planlama ve araştırma gerekir. Hangi havayolunun hangi uçağı daha müsait, hangisinde “no-show” (gelmeyen yolcu) oranı daha yüksek vs.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bununla da bitmez... mesela &lt;a href="http://www.lufthansa.com/"&gt;Lufthansa&lt;/a&gt;'nın Istanbul-Berlin uçağına binmek istiyorusunuz. Uçak 150 kişilik, 148 paralı yolcu var, 2 koltuk boş. Öncelik Lufthansa çalışanlarınındır. Yani 3 kişi pass bilet ile bekliyorsanız ve ikisi Luhthansa çalışanıya onlar gider siz kalırsınız! Bu öncelik (&lt;em&gt;priority&lt;/em&gt;) meselesi çok önemlidir. Aynı şirket içinde yıla göre de değişir, o havayolunun parçası olduğu alliance'a göre de değişir. Mesela Lufthansa uçuşlarında kendi personelinden sonra öncelik Luhtansa'nın kardeş şirketlerinde (SWISS, Austirian Airlines, SunExpress vs) sonra &lt;a href="http://www.staralliance.com/en/"&gt;Star Alliance &lt;/a&gt;üyesi havayollarınındır. Yani bu havayolu-uçuş-tarih denklemi çok karmaşıklaşabilir. Hatta iş şuralara bile varabilir; örneğin uçakta tek koltuk boş ve iki pass biletli yolcu var, önelikleri de aynı, son ana kadar beklemişler, uçağın kalkmasına 15dk var... birinin bagajı var diğeri el bagajı ile... el bagajı olan uçar zira normal bagajı alıp uçağa koymak zaman kaybı olacaktır ve uçağı rötara sokacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu son örneği kardeşim-dostum Ferit ile yaptığımız &lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2008/06/portekiz.html"&gt;Portekiz Gezisi &lt;/a&gt;dönüşü Porto-Zurih uçuşunda bizzat yaşamışızdır. Ben Porto-Zurih uçağına koşarak binmştim, Ferit ise gece kalkan Lufthansa'ya binip Almanya aktarmalı gelmişti. Bu arada bu örnekten de anlaşılabileceği gibi pass biletler havayolları arasında karşılıklı kabul edilebilir ve kullanılabilir. Mesela bu blogda yer alan &lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2005/09/buenos-aires-gezisi.html"&gt;Buenos Aires gezisi &lt;/a&gt;ile alakalı bir başka anı var; ilk iki gün &lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2006/08/italya-gezi-notlar-roma-ve-milano.html"&gt;Roma&lt;/a&gt; – Buenos Aires uçamamışız ve sonraki uçuş Milano'dan. Swissair ofisinden kesitrdiğimiz Roma – Zurih – &lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2006/08/italya-gezi-notlar-roma-ve-milano.html"&gt;Milano&lt;/a&gt; biletlerini &lt;a href="http://www.google.co.uk/aclk?sa=l&amp;amp;ai=CNt0qE73eTPzSHMH_jAf_zemWCLaurcMBppGRhBbKu_0WCAAQASDB1v8OUMSqwpD7_____wFguwagAbSE0OwDyAEBqQLciRs5h_m2PqoEGU_Qhn-FvXvoqJuQBTqU0Ol5HfPPXbzCNUKABZBO&amp;amp;sig=AGiWqty9KWbkKpAl8n_mQUXuBelidEWTng&amp;amp;adurl=http://ad.doubleclick.net/clk%3B218542619%3B41648381%3Bm%3Fhttp://alitalia.com/GB_EN/special_offers/index.aspx"&gt;Alitalia&lt;/a&gt; Roma – Milano uçuşu için kabulş edip bizi uçurmuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görüldüğü gibi pass bilet ile uçmak kolay değil ama konuya hakim olup, ev ödevini iyi çalışır ve inanırsan gitmek istediğin yere bir şekilde ulaşırsın. Yeter ki geröekten iste, o zaman Yol Gidenindir!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesela bir seferinde annemle New York – Atina uçacağız. Elimizde hem &lt;a href="http://www.delta.com/"&gt;Delta Airlines &lt;/a&gt;hem de &lt;a href="http://www.olympicair.com/"&gt;Olmypic&lt;/a&gt;'den biletler var. O zamanlar Olympic'de sigra içiliyor dolayısıyla ilk tercihimiz kendisi. New York &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/John_F._Kennedy_International_Airport"&gt;JFK&lt;/a&gt; havalimanına vardık, Olympic check-in kontuarına gittik, şef ile konuşuyorum, admacağız “flight is packed, if you have any other alternative go for it” diyor. Anneme dönüp sadece “koş” diyebildim zira Delta Airlines başka bir terminalden ve yanlış hatırlamıyorsam 45dk içinde kalkıyor. Terminaller arası otobüse kendimizi atıp, diğer terminale geçip koşarak kapıya ulaştık, annem tamamen sigara odaklı olduğu için Delta biletini bile bulamıyor, kabin amiri kapıya çıkmış bizi bekliyor, 3dk içinde check-in ve kendimizi içeriye atıyoruz, kapı kapanıyor... ter boşalıyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte “Yol Gidenindir” hayatıma bu pass uçuşlar ve dünyanın çeşitli noktalarında ile girdi. Sonraları bana “bu uçak ile uçar mıyız” diye soranlara hep aynı yanıtı verdim; Yol Gidenindir! Sen bir niyet et, yola çık, elbet varırsın :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabi bu iki kelimenin tam anlamıyla hayatımın “motto”su oluşu ise 2000 yılında &lt;a href="http://www.galatasaray.org/"&gt;Galatasaray&lt;/a&gt;'ın &lt;a href="http://www.uefa.com/"&gt;UEFA&lt;/a&gt; şampiyonu olduğu Kopenhag'daki maça gidişim oldu ki o acaip, inanlılmaz ve uçuk bir hikaye. Sıradaki yazı da o olacak zira Fas, Atina, Singapur ve Malezya'yı yazmak için vaktim henüz yok... zira gezi yazısı yazarken okuyanlara doğru ve güncel bilgi vermek için ben de ders çalışıyorum ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #e69138;"&gt;Yol Gidenindir!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-3273474118327617698?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/3273474118327617698/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=3273474118327617698' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/3273474118327617698'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/3273474118327617698'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2010/11/yol-gidenindir.html' title='Yol Gidenindir!'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-738167637958072443</id><published>2010-08-31T12:39:00.003+03:00</published><updated>2010-08-31T12:49:01.421+03:00</updated><title type='text'>Twitter'dan linkler...</title><content type='html'>&lt;div&gt;In tourism areas, a fixed camera mount for group photos... Hani biri fotoğrafımızı çekse diyenler vardır ya ;) &lt;a href="http://springwise.com/tourism_travel/fotopol/"&gt;&gt;&gt;&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Packing Tips From Travel Pros... Up in the Air filmindeki karakterin yöntemleri gibi &lt;a href="http://www.nytimes.com/2010/05/06/business/06PACK.html?_r=1&amp;amp;src=tptw"&gt;&gt;&gt;&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Top 6 beer destinations in Germany... bira sevenlere &lt;a href="http://www.lonelyplanet.com/germany/travel-tips-and-articles/56393?affil=twit"&gt;&gt;&gt;&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Trip-planning site helps find others to travel the world with &lt;a href="http://springwise.com/tourism_travel/globetrooper/"&gt;&gt;&gt;&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-738167637958072443?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/738167637958072443/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=738167637958072443' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/738167637958072443'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/738167637958072443'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2010/08/twitterdan-linkler.html' title='Twitter&apos;dan linkler...'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-2845425130929543901</id><published>2010-08-03T16:47:00.003+03:00</published><updated>2010-08-03T16:54:36.923+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bunlar da var...'/><title type='text'>Bekleyen Gezi Yazıları...</title><content type='html'>Yine birikti yazılar, yine dert oldu içime...&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Hindistan'da Varkala - Kanyakumari - Mamalapuram - Madras bölümü bekler... üstelik fotolar da geldi ;)&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Singapur ve Malezya (Kuala Lumpur ve Penang) bekler&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Atina uzun zamandır bekler, komşuya ayıp oluyor valla&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Esas Fas (Casablanca ve Marakech) bekler&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;arada Almanya'dan Frankfurt ve Köln var ama oralarla ilgili yazacak fazla bir şey yok! Neyse pek yakında toparlarım bunları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üstelik yaz dönemi, gezmek lazım ;) Şimdi kanı kaynayan gezginler &lt;em&gt;bayramda nereye gidilir&lt;/em&gt; diye düşünmeye başlamıştır bile...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yol Gidenindir!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-2845425130929543901?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/2845425130929543901/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=2845425130929543901' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/2845425130929543901'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/2845425130929543901'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2010/08/bekleyen-gezi-yazlar.html' title='Bekleyen Gezi Yazıları...'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-1765844272114451666</id><published>2010-07-05T23:48:00.003+03:00</published><updated>2010-07-08T09:43:32.643+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bunlar da var...'/><title type='text'>Yürümek - Keşfetmek</title><content type='html'>Bir şehir ya da bölgeyi tanımak, ilginç ve turistik olmayan köşelerini keşfetmek için yürümek gerekir... evet, uzun uzun, belki ayaklarınız ve dizleriniz ağrıyana kadar yürümek, merak ettiğiniz sokağa sadece kafanızı uzatıp bakmak değil her sokağı yeni bir macera kabul edip içerilere yürümek gerekir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnanın bu şekilde hiç bir gezi kitabında yazmayan yerleri bulup, turistlerin hiç yiyemeyeceği yemekleri yeme, göremeyeceği galerileri görme, içemeyeceği kahveleri, şarapları içme ve tadamayacağı sohbetleri yakalama şansınız olur. &lt;span style="font-size:78%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#666666;"&gt;(Teşekkürler Sinem)&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Yani neymiş? Yürümek lazım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki yürürken ne gerekiyor bize? Aslında pek bir şey gerekmiyor. Aşağı yukarı nerede olduğunuzu ve nereye gideceğinizi kestirmek için belki bir ufak harita iş görebilir. Bu noktada daha önce pazarlama ve iş dünyası ile ilgili blogumda &lt;a href="http://borgadincler.blogspot.com/2009/09/ideas-from-springwisecom.html"&gt;Springwise'dan Fikirler&lt;/a&gt; başlığı altında paylaştığım bir uygulamayı burada gezginler ile paylaşmak istiyorum;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;&lt;strong&gt;Hand-sketched Maps feature drawings and local advice&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Zaten olayı ilginç kılan iki özellik de başlıkta yer alıyor; elde çizilmiş olması ve lokal tavsiyeler içermesi. Düşünsenize Paris'desiniz ve elinizde Parisli üniversite öğrencisi Celine'nin veya yazar Michelle'in lokalize ettiği, tavsiyeler eklediği, elde çizim bir harita var!? Vay diyorum... link aşağıda. Henüz ve hala çok az noktayı sunuyorlar ama olsun... siz talep edin Roma'yı, Istanbul'u, Prag'ı ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.alacartemaps.com/"&gt;&lt;img style="WIDTH: 415px; HEIGHT: 170px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5490715242517358018" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/TDLwbAkR5cI/AAAAAAAAAVo/4doZbhfb9sE/s320/alacarte.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-1765844272114451666?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/1765844272114451666/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=1765844272114451666' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/1765844272114451666'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/1765844272114451666'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2010/07/yurumek-kesfetmek.html' title='Yürümek - Keşfetmek'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/TDLwbAkR5cI/AAAAAAAAAVo/4doZbhfb9sE/s72-c/alacarte.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-452355536418661685</id><published>2010-02-20T18:48:00.006+02:00</published><updated>2011-09-24T14:42:04.285+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Avrupa'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bunlar da var...'/><title type='text'>Mart'da Londra'da Olacaklara...</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #93c47d;"&gt;&lt;strong&gt;Mart 2010'da yolu İngiltere'ye düşeceklerin, Londra'ya gideceklerin, ilk turistik gezisi olmayıp da &lt;/strong&gt;&lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2008/09/londra.html"&gt;&lt;strong&gt;Londra&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt; özüne dokunmaya zamanı olanlara "Yol Gidenindir" tadında bir tavsiyem olacak.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Malumunuz İngiliz Edebiyatı dünya tarihinde ağırlığı olan bir edebiyat. Dolayısıyla Tiyatro da. Halen Londra pek çok eserin sahneye konulduğu ve müzikal showun yapıldığı bir şehir. Elbette ilk birkaç ziyaretde mutlaka bunlara gidilir, &lt;a href="http://www.thephantomoftheopera.com/"&gt;The Phantom of the Opera &lt;/a&gt;gibi &lt;a href="http://disney.go.com/theatre/TheLionKing/"&gt;Lion King &lt;/a&gt;gibi oyunlar izlenir. Zaman geçtikçe, takip eden ziyaretlerde aslında tiyatronun bu şehirde ne kadar önemli olduğunu görürsünüz... ve öğrenirsiniz ki pek çok oyun ve kişisel şovlar Londra'nın publarında, küçük tiyatrolarda izleyicisi ile buluşuyor. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İşte bunlardan sadece bir tanesi; &lt;a href="http://www.secondskintheatre.com/"&gt;Second Skin Theatre&lt;/a&gt;. The Rosemary Branch Theatre'da sahne alıyorlar ve 02-21 Mart arasında &lt;strong&gt;Shakespeare Inc.&lt;/strong&gt;'ı oynayacaklarmış. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/S4AWbZ52KfI/AAAAAAAAAUs/x1JIPtnpxUs/s1600-h/n222959504948_4155.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5440373009929349618" src="http://2.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/S4AWbZ52KfI/AAAAAAAAAUs/x1JIPtnpxUs/s320/n222959504948_4155.jpg" style="cursor: hand; float: right; height: 262px; margin: 0px 0px 10px 10px; width: 200px;" /&gt;&lt;/a&gt;Written by Don Fried&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;Directed by Andy McQuade&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;Assistant Director - Kim Moakes&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;Design - Nika Kitrova&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;Costume Design - Valentina Ida&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;Lighting Design - Anna Sbokou&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;Production Assistant - Giovanna Lo Conte&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;Production Manager - Jen McGregor&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;Hilarious, controversial and uncannily plausible, Second Skin Theatre break from their tradition of dark and intense theatre at The Rosie and take a wild romp throught Elizabethan England. Prize-winning American author, Don Fried, finally lifts the lid on who really wrote those immortal classics. Shakespeare will never be quite the same again…&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;Tickets: £12 (£10 conc.)&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;Tue - Thu: 19.30&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;Sat - Sun: 19.00&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Facebook: &lt;a href="http://www.facebook.com/home.php#!/event.php?eid=222959504948"&gt;http://www.facebook.com/home.php#!/event.php?eid=222959504948&lt;/a&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-452355536418661685?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/452355536418661685/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=452355536418661685' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/452355536418661685'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/452355536418661685'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2010/02/martda-londrada-olacaklara.html' title='Mart&apos;da Londra&apos;da Olacaklara...'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/S4AWbZ52KfI/AAAAAAAAAUs/x1JIPtnpxUs/s72-c/n222959504948_4155.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-1900606992991106596</id><published>2010-01-14T20:40:00.004+02:00</published><updated>2010-01-14T21:03:32.028+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Avrupa'/><title type='text'>Avrupa'nın En İyi 8 Gece Treni</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/S09qF_cR7EI/AAAAAAAAAUk/zQMNUAJwUE4/s1600-h/nighttrain1.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 220px; FLOAT: right; HEIGHT: 129px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5426672727166676034" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/S09qF_cR7EI/AAAAAAAAAUk/zQMNUAJwUE4/s200/nighttrain1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Aşağıdaki seçimler Lonely Planet tarafından yapılmış. İngilizce olarak tam metni &lt;a href="http://www.lonelyplanet.com/turkey/travel-tips-and-articles/42/18130#"&gt;buradan &lt;/a&gt;okuyabilirsiniz. Altına ben kısaca aklıma ilk gelenleri yazdım ama siz siz olun araştırmadan bu gezilere kalkışmayın ;) Ama trenle yolculuk güzeldir, keyiflidir... hayatınızda mutlaka bir kez uzun yol yapın, 10-12 saat çok değişik yaşanabiliyor...&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İşte listemiz;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.lonelyplanet.com/russia/moscow"&gt;Moskova&lt;/a&gt; &gt;&gt;&gt; &lt;a href="http://www.lonelyplanet.com/st-petersburg"&gt;St Petersburg&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Rusya'nın en önemli ve görülesi iki şehri arasında hizmet veren Kırmızı Ok / Red Arrow treni&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.lonelyplanet.com/england/london"&gt;Londra&lt;/a&gt; &gt;&gt;&gt;&lt;a href="http://www.lonelyplanet.com/scotland/highlands-and-northern-islands/fort-william-and-around"&gt;Fort William&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Caledonian Sleeper sizi bilinen trenlerden farklı olarak Euston'dan &lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2006/12/iskoya-highlands.html"&gt;İskoçya&lt;/a&gt;'ya götürüyor&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.lonelyplanet.com/france/paris"&gt;Paris&lt;/a&gt; &gt;&gt;&gt; &lt;a href="http://www.lonelyplanet.com/italy/venice"&gt;Venedik&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Avrupa'nın iki romantik şehri arasında yolculuk hoş olsa gerek...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.lonelyplanet.com/norway/northern-norway/trondheim"&gt;Trondheim&lt;/a&gt; &gt;&gt;&gt; &lt;a href="http://www.lonelyplanet.com/norway/northern-norway/bodo"&gt;Bodo&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Güzel bir Norveç deneyimi olarak görmek lazım.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.lonelyplanet.com/the-netherlands/amsterdam"&gt;Amsterdam&lt;/a&gt; &gt;&gt;&gt; &lt;a href="http://www.lonelyplanet.com/denmark/copenhagen"&gt;Kopenhag&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Amsterdam'daysanız Kopenhag'a gitmek niye? &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.lonelyplanet.com/hungary/budapest"&gt;Budapeşte&lt;/a&gt; &gt;&gt;&gt; &lt;a href="http://www.lonelyplanet.com/croatia/dalmatia/split"&gt;Split&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Orta Avrupa'nın orta çağ yaşam tarzı ve mimarisinden sıcak Akdeniz'e doğru giden bir tren kimi mutsuz edebilir ki? &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.lonelyplanet.com/czech-republic/prague"&gt;Prag&lt;/a&gt; &gt;&gt;&gt; &lt;a href="http://www.lonelyplanet.com/poland/malopolska/krakow"&gt;Kraków&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Inter-Rail ile gezenlerin popüler bir hatmış... peki!&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.lonelyplanet.com/greece/northern-greece/thessaloniki"&gt;Selanik&lt;/a&gt; &gt;&gt;&gt; &lt;a href="http://www.lonelyplanet.com/turkey/istanbul"&gt;Istanbul&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Veee... Avrupa'nın ucuna yolculuk... Sabah Sirkeci Gar'ından Galata'ya bakmak, boğazı görmek.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Yol Gidenindir!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-1900606992991106596?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/1900606992991106596/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=1900606992991106596' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/1900606992991106596'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/1900606992991106596'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2010/01/avrupann-en-iyi-8-gece-treni.html' title='Avrupa&apos;nın En İyi 8 Gece Treni'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/S09qF_cR7EI/AAAAAAAAAUk/zQMNUAJwUE4/s72-c/nighttrain1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-689446315386680303</id><published>2010-01-11T14:15:00.004+02:00</published><updated>2010-01-11T15:30:55.883+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Avrupa'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güney Amerika'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kuzey Amerika'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Asya/Uzakdoğu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bayram/Yılbaşı Önerileri'/><title type='text'>2010 Yılında Görülmesi Tavsiye Edilen Yerler - NYT</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/S0sndPFXFLI/AAAAAAAAAUE/ZU0ugcG2Hi0/s1600-h/nytlogo152x23.gif"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 152px; FLOAT: right; HEIGHT: 23px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5425473559316599986" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/S0sndPFXFLI/AAAAAAAAAUE/ZU0ugcG2Hi0/s320/nytlogo152x23.gif" /&gt;&lt;/a&gt;The New York Times gazetesi 2010 yılında gidilmesini önerdiği 31 şehri/bölgeyi yayınladı. İçlerinde Türkiye'den Istanbul ve Çeşme mevcut. Listenin bulunduğu İngilizce haber ve her noktanın seçim nedenini okuyabileceğiniz link buradadır; &lt;a href="http://www.nytimes.com/2010/01/10/travel/10places.html?pagewanted=1"&gt;NYT&lt;/a&gt;.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;- Sri Lanka &lt;em&gt;(Özellikle Tamil Kaplanları derdi bittikten sonra gezilebilir oldu)&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Patagonya, Arjantin&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Seul, G.Kore&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Mysore ve Bombay, Hindistan &lt;em&gt;(Mysore doğru bir yönlendirme, Bombay ise zorlar)&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Şam, Suriye &lt;em&gt;(Yeni Marrakesh deniliyormuş, Hatay'a uçup arabayla geçmek mümkün)&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Koh Kood, Tayland&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Istanbul ve Çeşme, Türkiye&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Antractica&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Minorca, İspanya &lt;em&gt;(Betonlaşmamış bir İspanya arayanlara öneriliyor)&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Costa Rica&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Marrakesh, Fas &lt;em&gt;(Casablanca'ya hayır ama Marrakesh'e kesinlikle Evet!)&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Bahia, Endonezya&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Makedonya&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Güney Afrika &lt;em&gt;(Ee.. &lt;a href="http://www.fifa.com/worldcup/"&gt;2010 Dünya Kupası &lt;/a&gt;bu sene orada)&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Karadağ&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Vancouver Island, Kanada&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Kolombiya &lt;em&gt;(Özellikle Karayip Denizi kıyıları çok güzelmiş)&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Kitzbühel, Avusturya&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Norveç &lt;em&gt;(Fiordlar... ama yazın gitmek şart)&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Gargano, İtalya&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Listede olup da pek anlamsız olanlar ise;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Kuala Lumpur, Malezya &lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Nepal &lt;em&gt;(Ben tavsiye etmiyorum...)&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Kopenhag, Danimarka&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Leipzig, Almanya&lt;br /&gt;- Los Angeles, Breckenridge ve Las Vegas, ABD&lt;br /&gt;- Shangai ve Shenzen, Çin&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-689446315386680303?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/689446315386680303/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=689446315386680303' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/689446315386680303'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/689446315386680303'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2010/01/2010-ylnda-gorulmesi-tavsiye-edilen.html' title='2010 Yılında Görülmesi Tavsiye Edilen Yerler - NYT'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/S0sndPFXFLI/AAAAAAAAAUE/ZU0ugcG2Hi0/s72-c/nytlogo152x23.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-8077017954891325312</id><published>2009-11-21T11:54:00.006+02:00</published><updated>2009-11-21T12:38:54.406+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Avrupa'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bayram/Yılbaşı Önerileri'/><title type='text'>Kurban Bayramı ve Yılbaşı</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#999900;"&gt;Kurban Bayramı kapıyı çaldı, Yılbaşına az kaldı!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yerinde duramayanlar 5 günlük Kurban Bayramını 2009'un son tatil fırsatı bilip ne yapsak nereye gitsek diye planlar yaptı, google'da araştırdı, okudu. Elbette uzak mesafeler tercih edilmedi zira git-gel 2 günü yola harcamak pek mantıklı değil. Müslüman ülkelere de gidilmez zira bize bayram onlara da bayram, pek çok yer kapalı ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Blog istatistiklerine baktığımda belirli şehirler öne çıkmakta. Kimi neler görülmeli (kaşifler), kimi ne alınır (alışverişciler) kimi de gece hayatı (keyfine düşkünler) &lt;em&gt;key wordleri&lt;/em&gt; ile arama yapıp düşümüş yolgidenindir.com adresine. Kurban Bayramı Gezi Önerileri isteyenlere kolaylık, işte en çok okunan yazıların linkleri;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SwfCYL66zdI/AAAAAAAAATk/WUqgcGNuRj4/s1600/giden.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 174px; FLOAT: right; HEIGHT: 157px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5406503598454132178" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SwfCYL66zdI/AAAAAAAAATk/WUqgcGNuRj4/s200/giden.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;İtalya - &lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2006/08/italya-gezi-notlar-roma-ve-milano.html"&gt;Roma / Milano&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İngiltere - &lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2008/09/londra.html"&gt;Londra&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İskoçya - &lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2006/12/iskoya-highlands.html"&gt;Highlands&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Hollanda - &lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2005/07/amsterdam-gezisi.html"&gt;Amsterdam&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İspanya - &lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2006/03/barcelona.html"&gt;Barcelona&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Japonya - &lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2006/02/japonya-tokyo-gezisi.html"&gt;Tokyo&lt;/a&gt; &lt;span style="color:#666666;"&gt;(bunu çözemedim zira kim 5 gün için o kadar yol teper?)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;ve tabi ki &lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2006/07/vize-istemeyen-lkeler.html"&gt;Türklerden Vize İstemeyen Ülkeler&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir sonraki tatil Cuma gününe denk gelen 01 Ocak ve 3 günlük bir Yılbaşı &lt;em&gt;long weekend&lt;/em&gt;'i. Muhtemelen Çek Cumhuriyeti - &lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2006/12/prag-gezi-notlar.html"&gt;Prag&lt;/a&gt; ve Fransa - Paris revaçta olacak. Paris'e 3 kez gitmeme rağmen içimden hiç yazmak gelmiyor zira ben bir türlü sevemedim o şehri! Yerine Fransa'dan &lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2007/02/cote-dazur.html"&gt;Cote d'Azur &lt;/a&gt;ya da kayak turu düşünenlere &lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2007/01/les-arcs.html"&gt;Les Arcs&lt;/a&gt; versek olmaz mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada meraklısına Halep'e gitmelerini öneririm. Istanbul'dan iç hat olarak Hatay - Antakya'ya &lt;a href="http://www.sunexpress.com/"&gt;uçuyorsunuz&lt;/a&gt;, oradan araba ile 1 saatte Halep'tesiniz. Ben bu aralar niyetlendim, bakalım ne zaman yolumuz düşecek?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkese iyi bayramlar, şimdiden mutlu noeller ve iyi yıllar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Yol Gidenindir!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-8077017954891325312?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/8077017954891325312/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=8077017954891325312' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/8077017954891325312'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/8077017954891325312'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2009/11/kurban-bayram-ve-ylbas.html' title='Kurban Bayramı ve Yılbaşı'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SwfCYL66zdI/AAAAAAAAATk/WUqgcGNuRj4/s72-c/giden.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-5312561070110964944</id><published>2009-11-04T21:57:00.016+02:00</published><updated>2011-09-24T14:45:41.044+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Asya/Uzakdoğu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hindistan'/><title type='text'>Hindistan - Bölüm V: Backwaters / Varkala</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #339999;"&gt;Backwaters - Allapey&lt;/span&gt; / &lt;span style="color: #ff6600;"&gt;Varkala -&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #cccccc;"&gt;Kerala - Hindistan&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #666666;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Gokarna, Ohm Beach’te geçen 9 gün sonrasında artık yola çıkma vakti gelmişti. Zaten bu tip uzun seyahatlerin up &amp;amp; down ya da bir başka tabirle yoğun ve sakin dönemleri vardır. Vakit yollara düşme vakti gelmişti, bir sonraki hedef Doğunun Venedik’i olarak bilinen Backwaters’dı...&lt;br /&gt;İnternetten edindiğimiz bilgiye göre Pazar günleri Gokarna’dan Allapey’e (Backwaters’ın iki kasabasından biri) giden bir ekspres tren vardı. 14:40’da hareket edip 14 saat yol alıp ertesi sabah varıyordu... lakin bilet yoktu. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #ff6600;"&gt;Gokarna – Ernakulam&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Dedik ki “Yol Gidenindir!” ve kendimizi istasyona attık. Bir şekilde Ernakulam’a giden trenin yataklı (a/c değil, fanlı) vagonundan yerimizi ayarladık. Bilet fiyatı 568 Rupi (17TL). Bir backpacker olarak Hindistan’da 14 saatlik yola “uzun” dememek gerek zira benim rekorum 26 saat ve hatta 36-38 saatlik trenler bile mevcut. Bu yolculukların bir bölümünü müzik dinleyerek, sudoku çözerek, memleketi kurtararak, trende tanışacağınız diğer backpacker’larla kağıt oynayarak değerlendirmek gibi alternatifler mevcut... Kalanında zaten uyuyorsunuz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #cc0000;"&gt;Ernakulam – Allapey &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Tren sabahın kör şafağında Ernakulam’a varıyor ama Allapey’e trenler sabah 08:00 gibi başlıyor. Alternatif olarak otobüsler var ama biz 25 Rupi verip tren biletlerimizi alıp beklemeyi tercih ettik. Böylece ben de istasyonda lokomotif değiştiren trenleri izleyip bozuk Rupi’lerimi raylarda düzlettim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #33cc00;"&gt;Allapey&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ernakulam’dan bir saatlik tren yolculuğu sonunda Allapey’e vardık ve 250 Rupi ödeyerek kendimizi göl kenarında bir kaç otelin olduğu bir noktaya attık. Lonely Planet’de de bahsi geçen yerlerin hepsi dolu olduğu için sıkı pazarlıkla size tavsiye etmeyeceğim bir resort’a kendimizi attık.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SvHiKPzMJNI/AAAAAAAAAS0/fOvJXtPOsDw/s1600-h/1168340247_Backwaters.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5400346093861741778" src="http://4.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SvHiKPzMJNI/AAAAAAAAAS0/fOvJXtPOsDw/s200/1168340247_Backwaters.jpg" style="cursor: hand; float: right; height: 138px; margin: 0px 0px 10px 10px; width: 200px;" /&gt;&lt;/a&gt;Ertesi gün köyden saati 250 Rupi’ye (7,5TL) bir motorlu kayık kiraladık ve normalde turist gezdiren tekneler tarafından girilmeyen kanallarda, mahallelerde dolaştık. Bir bölge düşünün ki tamamı sular altında, yollar yerine kanallar, caddeler yerine ince uzun göller var. Akşamüstü ise gölün açıklık bir tarafında karaya çıktık ve gün batımını izledik... çaylar şirkettendi :)&lt;em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;em&gt;&lt;em&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #c27ba0;"&gt;&lt;strong&gt;Ayurvedik Masaj&lt;/strong&gt;: Kerala bu işin merkezi, çıkış noktası... Bu konuda meslek yüksek okulları ve sayısız klinik var. Zira ayurveda, ayurvedik ilaçlar ve elbette ayurveda masajı burada çağdaş tıptan daha çok kabul gören bir olgu. İnsanlar hastalandıklarında önce Ayurvedik doktora, iyileşmezlerse homopetaik doktora, yani bizim bildiğimiz doktora gidiyorlar. Hal böyleyken ve Ayurvedik Masajın merkezine gelmişken mutlaka ama mutlaka paraya kıyıp bir masaj almak şart (800 Rupi).&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #006600;"&gt;&lt;span style="color: #ff6600;"&gt;Allapey – Kollam&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="color: #333333;"&gt;&lt;em&gt;(Klasik Backwaters – Houseboat Rotası) &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hindistan’a bir backpacker olarak değil de bildiğimiz turist olarak geldiyseniz ve yeterli bütçeniz varsa bunun güzelce bir kısmını “Backwaters Tour” için “houseboat”lara harcamanız çok olası. Değer mi? Kesinlikle evet! &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SvHilkBg3fI/AAAAAAAAAS8/GsX0ESf8aVE/s1600-h/backwaters.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5400346563146997234" src="http://2.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SvHilkBg3fI/AAAAAAAAAS8/GsX0ESf8aVE/s200/backwaters.jpg" style="cursor: hand; float: left; height: 150px; margin: 0px 10px 10px 0px; width: 200px;" /&gt;&lt;/a&gt;Fakat size tavsiyem Kollam’dan Allapey’e giden bir houseboat ayarlamanız yönünde olacak, çünkü bu rotada fiyatlar daha ucuz. İkinci tavsiyem de şu ki acente, otel vs aracı sokmayın işinize, gidip teknenizi kendiniz gözünüzle görerek seçin, pazarlığınızı kendiniz yapın. Çeşitli büyüklüklerde ve farklı tiplerde Houseboat’lar var. Kimi eski, orijinale yakın kimi ise 2000 model, klimalı... Gönlünüzden hangisi geçiyorsa artık. Fiyatlar günlük 3.500 Rupi’den (106TL) başlıyor ki bu sadece bot kirası.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Peki biz ne mi yaptık? Allapey’den Kollam’a 8 saatte giden “backpacker boat”una bindik, 400 Rupi (12TL) karşılığında aynı rotayı, gündüz gözü ile geze geze gittik. 10:30’da hareket eden tekne 14:00 gibi yemek molası veriyor. Muz yaprakları üzerinde balık, pirinç ve “chutney”lerden oluşan yemek ananas ile bitiyor. Yediğiniz kadar ödüyorsunuz, chapati’ler bedava ;) Teknenin sonraki durağı ise Matha Amrithanandamayi ashram’ının da bulunduğu Amrithapuri. İsterseniz burada inip ashramı gezip ve geceleyip (150 Rs) ertesi gün gelen tekne ile devam edebilirsiniz. Bizim ashram’la işimiz olmadığından devam ettik.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SvHjtiSxoAI/AAAAAAAAATM/R1Ux8bcHyzA/s1600-h/Chinese-Fishing-Nets-1.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5400347799633108994" src="http://3.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SvHjtiSxoAI/AAAAAAAAATM/R1Ux8bcHyzA/s200/Chinese-Fishing-Nets-1.jpg" style="cursor: hand; float: right; height: 133px; margin: 0px 0px 10px 10px; width: 200px;" /&gt;&lt;/a&gt;Bu tekne yolcululuğunun en güzel kısmı ise iPod’da yine Prem Joshua çalarken ve gün batarken onlarca “Chinese Fishing Net”lerin altından geçerken üst güvertede kaykılmış, sigaramı içtiğim 1 saatlik bölümdü... Acaip bir keyif! Bu arada tüm bu yazıdaki fotoğraflar Kemal Abi’den olup her hakkı saklıdır ;)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Nedir bu Backwaters?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Saatler boyu kanallarda, göllerde ilerlerken zaman zaman 40-50 metre ötedeki denizi görüp merak etmeye başlıyorsunuz; nedir bu backwaters’ın hikayesi diye.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Koloni yıllarında buraları aslında Hollandalıların kontrolünde olan bir bölgeymiş. Portekizlilerin Goa’sı olur da Hollandalılar boş durur mu hiç? Fakat bölge tıpkı Hollanda gibi deniz seviyesinden alçak, sık sık su basan bir bölge. İlk olarak mezarlık yapmak ve mezarları su baskınlarından korumak için belli bir alanı setlerle çevirip bir nevi adacık haline getirmişler.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bu arada bunu bana anlatan kişi yol boyunca kendisi ve eşi ile muhabbet edip, sigara ve su ile seyreltilmiş üzüm pekmezi içtiğim İtalyan Paulo’dur. Elçiye zeval olmaz! &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ardından bu set sistemini kullanarak yaşam ve ekim alanlarını genişletip su akışını yönetmeye başlamışlar. O zamandan kalan yapılar bugün hala ayakta. Hindistan’ın bağımsızığından sonra Kerala’nın komünist hükümetleri de bu işe ciddi kaynak ayırıp göreceli olarak modern bir sistem kurarak bölgeye bugünkü halini vermişler. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Allapey’den Kollam’a giderken geçtiğimiz bir kanal kapısı kuzeydeki tatlı su gölleri ile güneydeki tuzlu suyu birbirinden ayırıyor. Göreceli modern sistem de işte burada tespit edilebiliyor, zira kapıyı 4 kişilik bir Hint ekibi bahşişlerini aldıktan sonra manuel olarak açıp kapatıyorlar. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;em&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #e06666;"&gt;&lt;strong&gt;Kerala ve Komünizm:&lt;/strong&gt; Kerala, Hindistan’ın iki komünist eyaletinden biri. Evet, yanlış okumuyorsunuz, bu ülkenin demokrasi anlayışı o kadar farklı ki biri Kerala’da diğeri de Batı Bengal’de olmak üzere iki eyaletin yönetiminde Komünist Parti var. Her yerde orak-çekiçli kızıl bayraklar, sendika afişleri ve Marksist söylemler görmeniz mümkün. İşin ilginç yanı bu yönetim şeklinin demokratik sistem içerisinde 1967’den bugüne devam ediyor olması.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt; &lt;/blockquote&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #993399;"&gt;Kollam – Varkala&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Saat 19:00’a yaklaşırken Kollam’a vardık. Burası Backwaters’ın güney ucunda, Arap Denizi’nin kıyısında bir liman şehri. Pek bir esprisi olmadığı için kendimizi deniz ürünleri ile meşhur olan Varkala’ya attık. Kollam – Varkala arası taksi ile 800 Rupi tutuyor fakat tekneden inen sizden başka birileri illa ki buraya gidiyordur, dolmuş yapabilirsiniz ;) Ben iki Alman’ı kafalayıp adam başı 200 Rupi’den bu işi hallettim. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #cc6600;"&gt;Varkala&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bakmayın siz Lonely Planet’in “The sensational cliffs of Varkala” diye başlayıp “...with a strand of golden beach nuzzling the cliff edge, and more Bob Marley music that you can poke a dreadlocked backpacker at, the vide remains faithfully laid-back” diye devam eden tanımına.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Varkala Alman-Avusturyalı-Fransız akınına uğramış, Marmarisleşme yolunda hızla ilerleyen oldukça da pahalı, turistik bir yer. Otellerin istediği ücretler ise inanılmaz boyutlarda.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SvHkyv68cqI/AAAAAAAAATc/0cK3ZA9fV6E/s1600-h/varkala1.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5400348988702225058" src="http://2.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SvHkyv68cqI/AAAAAAAAATc/0cK3ZA9fV6E/s200/varkala1.jpg" style="cursor: hand; float: left; height: 150px; margin: 0px 10px 10px 0px; width: 200px;" /&gt;&lt;/a&gt;Fakat köy yarların üzerinde, denize hakim muhteşem bir konumda yer alıyor. Otel ve restoranların önünden geçen 1,5 m. enindeki yaya yolu belki de en güzel tarafı. Bol ve taze deniz ürünü var. İşin ilginç tarafı güneye indikçe Goa’da bulunan deniz ürünlerinden farklı olarak bilmediğim pek çok farklı balık ve böcek karşıma çıkmaya başladı Varkala’da. O gece yemekte koca bir parça kılıç balığı yedim ki yarım kilosu 250 Rupi’ydi (7,5TL) Bira ise 80 Rupi ki bu da normal bir fiyat.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #336666;"&gt;Ne Yapılır?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Varkala’nın merkezinde hiçbirşey yapılmaz. Sahil satıcılarla dolu ve kalabalık. Siz en iyisi biraz yürümeyi göze alın ve 30dk. mesafedeki Edava ve 1 saat mesafedeki Koppil plajlarına gidin. Koppil çok az insanın geldiği, arkası backwaters önü deniz olan, altın kumlu bir sahil. Yakında Müslüman bir balıkçı köyü var ama ne onlar size ne de siz onlara ilişiyorsunuz. Burada fosforlu açık yeşil, fuşya renklerinde boyanmış hint işi cami köyün en ilgi çekici noktası.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Keyfiniz yerinde olacak ama buraya gelirken yanınızda yiyeceğinizi, içeceğinizi, sigaranızı vs. getirmeyi unutmayın zira hiçbirşey yok... En fazla plajdaki diğer gezginlerden alabilirsiniz. Üstelik en yakın bakkalın dönüş yolu üzerinde 30dk mesafede olduğunu düşünecek olursak işinizi sağlama almanız en iyisi. Ayrıca güneşin batış saatine göre erken kalkın, zira yol inişli çıkışlı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #333300;"&gt;Nerede ne yenir? Ne içilir?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Allapey’de balık yemeyin zira kanallarda tutuyorlar, gerek yok... Tavuk ya da sebze yiyin. Varkala’da ise mutlaka deniz ürünlerine saldırın.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Eyalet değiştikçe biraların markası ve fiyatı da değişiyor. Örneğin Allapey’de Kingfisher yoktu. Alternatif olarak King’s içilebilir. Olmadı deneme yanılma yöntemi ile ilerleyin.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Varkala’da Kerala Coffee House ya da Caffe Italiano kahvaltılar için iyi birer tercih olur. Akşam ise balığa göre yer seçeceksiniz. Balıktan anlamıyorsanız kalabalık olan yerleri tercih edin. Her iki durumda da pazarlık şart, salata patates vs istemeyin, balığın fiyatında anlaşın ;) Diğer saydıklarını isteyecekseniz onlar zaten ucuz, onların siparişini ayrı verin.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #ff6600;"&gt;Ne zaman gidilir? Nasıl gidilir?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ekim – Mayıs ayları arasında gidilebilir ama Kasım – Nisan dönemi daha uygun olacaktır. Yılbaşı dönemi ve bayramlarda fiyatlar da kalabalık da artıyor, siz off-peak zamanları tercih edin. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Trivandrum (Thiruvananthapuram) Kerala’nın başkenti ve burada uluslararası bir havalimanı mevcut. Qatar Airwyas, Emirates gibi pek çok körfez bölgesi havayolunun buraya uçuşu var. Siz de buradan başlayabilir ve kuzeye doğru bir rota izleyebilirsiniz. Bombay / Goa tarafından geliyorsanız benim geldiğim gibi gelirsiniz. Başka da yol yok zaten ;)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #009900;"&gt;Nerede Kalınır?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Allapey’de Lonely Planet’den seçeceğiniz, kafanıza ve bütçenize uyan bir yerde kalabilirsiniz. Yukarıda da yazdığım gibi ben kaldığım yeri tavsiye etmeyeceğim, kendilerine kıl oldum çünkü. Hotel Raiban, Johnson’s veya Sona güzel orta karar (midrange) seçenekleri. Varkala’da sahildeki oteller pahalı ama “parama geçer hükmüm” diyorsanız sorun yok tabi. Hemen arka tarafta yer alan pansiyonlar da işinizi görür.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #990000;"&gt;Aklınızda Bulunsun!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Uzun tren yolculukları için yanınızda mümkünse uçaklardan ödünç alabileceğiniz ufak yastıklardan, yemek yiyebilmek için bir kaşık, bagajınızı kilitlemek için bir zincir ve kilit bulundurunuz.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Kerala’da komünist rejimden dolayı mıdır yoksa eğitimden dolayı mıdır bilinmez turist kazıklamak gibi bir adet yok. Rickshaw 150 Rupi ise 150 Rupi’dir...&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Varkala’da bir geceden fazla kalınmaz, hatta programda daha güzel bir yer varsa hiç uğranmayabilir. Ama deniz ürünü seviyorsanız durum değişir, öyle ise Varkala’da bir gece mutlaka kalınmalı.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Kerala’da bazı bakkallarda alkolsüz bira satıyorlar, normal bira buldum diye atlamayın, üzerini okuyun.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Varkala’da Cafe Italiano’nın içindeki ufak seyahat acentesi tren bileti de ayarlıyor, sabah kahvaltıda haber verip akşamına biletinizi alabilirsiniz.&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;strong&gt;Yol Gidenindir!&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-5312561070110964944?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/5312561070110964944/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=5312561070110964944' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/5312561070110964944'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/5312561070110964944'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2009/11/hindistan-bolum-v-backwaters-varkala.html' title='Hindistan - Bölüm V: Backwaters / Varkala'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SvHiKPzMJNI/AAAAAAAAAS0/fOvJXtPOsDw/s72-c/1168340247_Backwaters.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-2161801724851060200</id><published>2009-10-16T15:33:00.014+03:00</published><updated>2011-09-24T14:47:11.311+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Asya/Uzakdoğu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hindistan'/><title type='text'>Hindistan - Bölüm IV: Gokarna - Karnataka</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #ff9900;"&gt;Gokarna&lt;/span&gt; / &lt;span style="color: #339999;"&gt;Ohm Beach - Paradise Beach&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #666666;"&gt;Karnataka - Hindistan&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu sıralar (Ağustos/Eylül) Hindistan muson yağmurları ile yıkanmakta ama Ekim sonu gibi backpackerlar, gezginler ve müdavimler yavaş yavaş dönmeye başlayacaklar. Tek istisna sezon sonu güneyden kuzeydeki vadilere çıkmış olan grup ki onlar da Ekim gibi Delhi civarlarına varmış, göçmen kuşlar misali tekrar güneye doğru iniyor olacaklar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hindistan yazılarımın ilk iki bölümünü Delhi / Varanasi ve Rajasthan’a ayırmıştım ancak buraları yazmak hiç de öyle düşünüldüğü gibi kolay değil. Üstelik 5 yıl geçti üzerinden... bir daha ziyaret etmek, bilgileri ve tecrübeleri tazelemek şart.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyisi mi ben Goa’nın hemen güneyinde, &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Karnataka"&gt;Karnataka&lt;/a&gt; eyaletinde bulunan Gokarna / Ohm Beach - Paradise Beach üçlüsünü anlatarak Hindistan serisine devam edeyim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #e69138;"&gt;Goa – Gokarna&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #009900;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2006/12/goa.html"&gt;Goa&lt;/a&gt;’dan Gokarna’ya gitmek için öncelikle Goa’nın eski başkenti olan Margao’ya gitmek gerekiyor. Burası aynı zamanda Konkan Railways’in merkezi. KR01 numaralı Margao – Mangalore treni her gün 14:30’da hareket ediyor Bilet ücreti 21 Rupi (65 Kuruş).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.igoa.in/"&gt;iGOA&lt;/a&gt; macerasını geride bırakmış ve çantasını sırtına vurmuş bir backpacker olarak Prem Joshua’nın müzikleri eşliğinde Goa’ya veda ediyorum. Aslında bu tren yolculuğu 2 aylık Güney Asya seyahatinin, bir başka açıdan da “&lt;span style="color: #9999ff;"&gt;&lt;strong&gt;refresh your mind&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;” sürecinin başlangıcı olması nedeniyle karmaşık duygular içerisinde başlıyor. Trenin raylar üzerinde çıkardığı tıgıt tıgıt sesleri iPod’dan gelen tınılara karışıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tren saat 16:30 gibi Gokarna Road istasyonuna varıyor. Backpacker gelse de götürsek diye bekleşen rickshaw*’cılarla sıkı pazarlık sonucu 30dk’lık yolculuk için 200 Rupi’ye, tren biletinin 10 katına anlaşıyorum ve Ohm Beach’e doğru yola koyuluyorum.&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size: 85%;"&gt;* Rickshaw, yolcu taşınan tripod&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #93c47d;"&gt;Ohm Beach&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #93c47d;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Burası adını Om işaretinden alan iki koyu olan bir bölge... ve elbette kutsal. Nerede kalacağıma dair en ufak bir fikrim yok, daha önce gelenlerden aldığım tek tavsiye “yorulup da ilk gördüğün yere girme” yönünde olduğu için sırtımda çantam, elimde terliklerim kumsalda keşfe çıkıyorum. Bu tip durumlarda en geçerli taktik insanları incelemektir. Kafaca size en çok uyabileceğini düşündüğünüz insanların çokça olduğu yer sizin için uygun yerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SthwUJ4ZcLI/AAAAAAAAASc/xhz05-yHjEw/s1600-h/ohm.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5393184045328330930" src="http://4.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SthwUJ4ZcLI/AAAAAAAAASc/xhz05-yHjEw/s200/ohm.jpg" style="cursor: hand; float: left; height: 112px; margin: 0px 10px 10px 0px; width: 200px;" /&gt;&lt;/a&gt;Gözüme ilk kestirdiğim yere, Sangam Guest House’a giriyorum. Oda da var! Daha ne olsun? Sahildeki restoranın arkasına geçip hindistan cevizi ağaçlarının ve bilimum tropik bitkinin arasından tek çatı altında 4 odası bulunan bloğun &lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/Sthv8T9d8OI/AAAAAAAAASU/8tPyfgkijxw/s1600-h/ohm.jpg"&gt;&lt;/a&gt;önünde duruyoruz. Benimkisi 2 numaralı oda. Dört duvar, betondan yükseltilmiş bölümde bir şilte, cibinlik ve tavanda bir vantilatör. Fiyatı günlük 200 Rupi (6,5 Lira), duş ve tuvalet ortak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/Sthvqm3_3tI/AAAAAAAAASM/71DAlXhZ0kU/s1600-h/ohm+sunset.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5393183331556777682" src="http://4.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/Sthvqm3_3tI/AAAAAAAAASM/71DAlXhZ0kU/s200/ohm+sunset.jpg" style="cursor: hand; float: right; height: 134px; margin: 0px 0px 10px 10px; width: 200px;" /&gt;&lt;/a&gt;Tam komşum Andy ve kız arkadaşı Nika ile merhabalaşıp kısa bir sohbetten sonra hemen kendimi sahile, güneşin batışını izlemeye atıyorum ki bir partiden geldiğini öğrendiğim Goa’dan İranlı arkadaşım Ali’yi görüyorum. Meğer parti bitmiş, insanlar kendilerine gelmek için Paradise Beach’e gitmişler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.lonelyplanet.com/india/karnataka/gokarna/transport/getting-there-away"&gt;Lonely Planet&lt;/a&gt;’de Ohm Beach’den Paradise Beach’e gündüzleri tekne ile ya da yaya olarak orman içindeki patikadan gidilebileceği, fakat gece her ikisinin tavsiye edilmediği yönünde bir bilgi var. Fakat ben bunu gece vakti orman içinde ve zaman zaman denize oldukça dik yamaçlarda yaklaşık 2 saat yürüyerek başardım... siz tavsiyelere uyunuz ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #6633ff;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #336666;"&gt;Paradise Beach&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Akşam güneş battıktan sonra vardığım Paradise Beach’te Goa’dan arkadaşlarla biraz sohbet, birkaç şişe Kingfisher’dan sonra o gece o yolu tekrar yürüyerek geri dönemeyeceğime kanaat getirdim ve kendimi bir “hut”*a attım. Sivrisinek spreyi diğer tarafta kaldığı için gece acılı geçti. Diğer taraftan da kafaca entersan oldu zira Goa’dan çıktıktan sonraki ilk gecem benim planladığım gibi değil de, aksine olması gereken buymuş gibi dedirtecek şekilde zorlayıcı, düşündürücü ve kendini buldurucu bir şekilde geçti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah cennet gibi bir koya bakarak uyanmanın keyfi ise yeniden doğmak gibiydi. Hemen aşağıdaki shack’de iki lokma bir şeyler yedim. Denize bile giremedim zira fisherman pant ve t-shirt ileydim. Zil gibi olduğum ve aklım Ohm Beach’de kaldığı için ilk teknelerden biri ile geri döndüm. Ne zaman gitsem de görsem dediğim Paradise Beach’i daha ilk gece ve günden görmüş oldum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size: 85%;"&gt;* Hut, saz ve hindistan cevizi ağacı yapraklarından yapılmış bir nevi basit odacık&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #cc0000;"&gt;Borga’s Lounge&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cuma günü geldiğim Gokarna’da iki-üç gün kalıp güneye doğru devam edecektim ama o kadar güzel ve huzurlu bir yerdi ki 9 gün kaldım. Goa’dan ve diğer gezdiğim yerlerden en büyük farkı insanların hemen hemen aynı frekansta, huzurlu, samimi ve keyifli tavrılarından dolayı bir nevi komün ortamı gibi oluşuydu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumartesi günü odamın önüne hamağımı kurmuş, Andy, Nika ve diğer yan komşum Marti ile muhabbet ediyorduk. Aynı akşam Eric, Lisa ve Mathias da bize katıldı. Ertesi gün ise Noa ve Omar. Üçüncü günün sonunda gündüz birlikte denize giren, frizbi oynayan, akşamları birlikte yemek yiyen ve gece de benim odamın önünde iPod+Speaker’dan kah &lt;a href="http://www.premjoshua.com/"&gt;Prem Joshua &lt;/a&gt;kah &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Pete_Rock"&gt;Pete Rock&lt;/a&gt; kah Mushroom Jazz dinleyen 1 Türk, 2 İngiliz, 1 İsviçreli, 2 Kanadalı, 1 Rus ve 2 İsrailli’den oluşan bir grup olmuştuk...2 numaralı odanın önündeki veranda da Borga’s Lounge!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanki &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/The_Beach_(film)"&gt;Beach&lt;/a&gt; filminin küçük bir versiyonu gibiydi ortam ve herkes inanılmaz keyif alıyordu. Sabah odanızdan dışarı çıkıp Hindistan Cevizi ağaçlarının ve tropik bitkilerin arasından geçip sahile çıktığınızı ve karşınızda açık maviden sonsuz maviye dönen, yunusların yüzdüğü bir denize kendinizi attığınızı hayal edin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #666666;"&gt;Kemal Abi ve Fotoğraf&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #666666;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;İlk haftanın sonunda gezinin geri kalanında bana eşlik etmeye karar verip kendini Goa’dan Gokarna’ya atan Kemal Abimizden bahsedeyim. Bir nevi anne tarafından aileden sayılan Kemal Abi süper bir insandır. Kendisi 70’li yılların sol tandanslı kuvvetli bir karakteri olup pek çok yaşanmışlık ve gönül yaraları ile kendisini Hindistan’a, Goa’ya atmış, her yere taşıdığı Nikon kamerası ile harika üstü fotoğraflar çeken, tadında muhabbetleri ile tam da birlikte seyahat edilecek bir kişidir. Fotoğraflar için &lt;a href="http://www.trekearth.com/members/KemaLMerT/photos/"&gt;&amp;gt;&amp;gt;&amp;gt; &lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #666600;"&gt;Gokarna Village&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ohm Beach’den ayrılmadan Gokarna köyünü görmeden gitmek olmazdı. Güzel bir tesadüf eseri o Cumartesi köyde bir festival vardı. Hindistan gerçekten acaip bir yer. Hiç tahmin etmediğiniz bir yerde hiç aklınıza gelmeyecek güzellikler karşınıza çıkabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SthxyPDK_dI/AAAAAAAAASs/vHidC9w9CjQ/s1600-h/gokarna.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5393185661623401938" src="http://1.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SthxyPDK_dI/AAAAAAAAASs/vHidC9w9CjQ/s200/gokarna.jpg" style="cursor: hand; float: right; height: 150px; margin: 0px 0px 10px 10px; width: 200px;" /&gt;&lt;/a&gt;İnek çişinden 41 çeşit ilaç yapan gurudan tutun köy meydanına kurulan sahnede Shiva ve Ganesh’in hikayelerini canlandıran ilkokul öğrencilerine kadar yok yoktu.&lt;br /&gt;Peki siz gitmek isterseniz ne mi yapacaksınız? Ohm Beach’den kalkan teknelerden birine kendinizi atacaksınız ve denizden karayı izleye izleye Gokarna’nın sahiline varacaksınız. Dönüşte hava karardıysa mutlaka ama mutlaka rickshaw tutun. (150 Rupi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Köyün sokaklarında gezinirken evlerin içine bakmayı ihmal etmeyin. Muhteşem tavanlar, işlemeli duvarlar görüp hayrete düşeceksiniz. Eğer şanslıysanız tahtadan yapılma, tekerleği 2,5 metre çapındaki dev geçit arabasını da görebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #666666;"&gt;Gokarna’da ne yapılır?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Burası kafa dinleme yeridir. Partisi, gece hayatı, eğlencesi yoktur. Lüks, rahat ise hiç bulunmaz, dolayısıyla sıkı bir backpacker değilseniz ve Hindistan’a ilk defa geliyorsanız burayı es geçebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #666666;"&gt;Ne zaman gidilir?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Ekim – Mayıs arası arzu ettiğiniz zaman gidebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #666666;"&gt;Nasıl gidilir?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Goa’daysanız Margao’dan tren (KR01) ile gidebilirsiniz. Alternatif olarak Bombay (Mumbai)’den güneye inen ekspres trenler ile Ankola istasyonuna ulaşabilirsiniz ki bu istasyon Gokarna’ya yaklaşık 90dk mesafededir. Diğer bir alternatif ise Bangalore’a uçup buradan kuzeye çıkan trenlerden biri ile ulaşmak. Yani öyle gitmesi kolay bir yer değil, biraz zahmete girmek gerekiyor ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #666666;"&gt;Nerede Kalınır?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Yandan yemiş bir resort ve hamak kurabileceğiniz bir açıklık haricinde sahil boyunca konumlanmış 8-10 guest house’tan birinde kalabilirsiniz. Tavsiyem “hut” yerine en azından bir odanız olması yönündedir. Oda fiyatları 200-250 Rupi civarındadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #666666;"&gt;&lt;strong&gt;Nerede Yenir?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Kaldığınız guest house’un yemeklerinden memnun değilseniz ya da değişiklik olsun diyorsanız Ohm Shiva veya Namaste’nin yemeklerini deneyebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #009900;"&gt;Aklınızda Bulunsun!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Ohm Beach kutsal bir yer; içkiye, taşkınlığa yer yok&lt;/li&gt;&lt;li&gt;İlla ben içmeden duramam diyorsanız guest house’unuzun sahipleri ile iyi geçinin... belki taze meyve suyunuzu “yıldızlı” yapabilirsiniz.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Yabancılar Gokarna’daki hiçbir tapınağa alınmazlar, bozulmayın&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Beach’ler arası tek başınıza yürümeyin... Tehlikesi kaybolma ya da düşüp biçare biri geçse de beni kurtarsa noktasına gelmenizdir.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Haftasonları Hindistan’ın pek çok sahil köyünde olduğu gibi yerel halk da sahillere akın ediyor, makul olun.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Gece sahilde yürürken dikkat edin zira vıjykk diye taze inek bokuna basma olasılığınız yüksektir.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Gündüz sahilde kitabınızı, derginizi ve hatta plaj yaygınızı başı boş bırakmayın inekler bunları da yiyebilmekte.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;İnekleri kovalamak çözüm değil, meyveci abladan satın aldığınız taze ananas ve diğer meyvelerin kabuklarını 100 metre uzağa atmanız sorunu çözecektir.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Gideceğiniz bir sonraki yere tren biletinizi önceden ayarlamaya çalışın.&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #ff6600;"&gt;Yol Gidenindir!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-2161801724851060200?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/2161801724851060200/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=2161801724851060200' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/2161801724851060200'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/2161801724851060200'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2009/10/hindistan-bolum-iv-gokarna-karnataka.html' title='Hindistan - Bölüm IV: Gokarna - Karnataka'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SthwUJ4ZcLI/AAAAAAAAASc/xhz05-yHjEw/s72-c/ohm.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-4474199357155878771</id><published>2009-10-03T17:44:00.003+03:00</published><updated>2009-10-03T17:54:21.942+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Avrupa'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bayram/Yılbaşı Önerileri'/><title type='text'>Saatlerinizi Avrupa'ya Ayarlayın!</title><content type='html'>İster iş için gidiyor olun isterseniz 29 Ekim veya Kurban Bayramı ya da yılbaşını yurtdışında geçirsek mi diye düşünüyor olun... işte fırsat; &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;49 €&lt;/span&gt;'dan başlayan Avrupa biletleri&lt;/strong&gt; &lt;a href="http://www.sunexpress.com/"&gt;http://www.sunexpress.com/&lt;/a&gt; 'da.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.sunexpress.com/xq-tr/tr/index.jsp"&gt;&lt;img style="WIDTH: 320px; HEIGHT: 220px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5388385722998255010" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SsdkRCQY7aI/AAAAAAAAASE/vmavF9IbuRs/s320/sxs.bmp" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-4474199357155878771?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/4474199357155878771/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=4474199357155878771' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/4474199357155878771'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/4474199357155878771'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2009/10/saatlerinizi-avrupaya-ayarlayn.html' title='Saatlerinizi Avrupa&apos;ya Ayarlayın!'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SsdkRCQY7aI/AAAAAAAAASE/vmavF9IbuRs/s72-c/sxs.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-33763521421996831</id><published>2009-05-14T12:18:00.008+03:00</published><updated>2009-05-14T13:06:48.524+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Asya/Uzakdoğu'/><title type='text'>Son Gezi Hakkında...</title><content type='html'>Son gezide son 2 yıldır yaşadığım Goa'dan yola çıkıp Güney Hindistan, Sri Lanka, Sigapur, Malezya ve Tayland'da dolandım. Gezi uzun olduğu için de gezi notları da uzun :) Toparlamak, bir yazı haline getirmek ve burada, ticari amaç olmadan, tıpkı sizin gibi gezen bir gezginin gözünden bakarak nereye gidilir, nerede kalınır, ne yenilir, ne içilir, ne yapılır, seyahat önerileri vs kolay iş değil.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SgvqeaXKaMI/AAAAAAAAARE/4vOjzNJzgz8/s1600-h/southasia.JPG"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; FLOAT: left; HEIGHT: 219px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5335615991743932610" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SgvqeaXKaMI/AAAAAAAAARE/4vOjzNJzgz8/s320/southasia.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;Ben bunları toparlarken gidecekleri bu bilgilerden mahrum bırakmak da olmaz. Biraz önce istatistiklere baktım, ayda ortalama 4.000 kişi bu blogu ziyaret ediyor, 6.000 sayfaya bakıyor ve seyahatleri ile ilgili yararlı bilgilere ulaşıyor. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Aşağıdaki şehir/bölge yazıları yakında burada olacak ama sorusu olanlar bana yine bu blog aracılığı ile ulaşabilirler...&lt;/div&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Gokarna / Ohm Beach - Paradise Beach (Karnataka - Hindistan)&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Backwaters / Allapey / Varkala (Kerala - Hindistan)&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Kanyakumari / Mamalapuram / Puducherry / Auroville (Tamil Nadu - Hindistan)&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Sri Lanka&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Singapur&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Kuala Lumpur / Penang (Malezya)&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Surathani / Koh Samui / Koh Phangan / Bangkok (Tayland)&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div&gt;Bu geziden fotoğraflar için; &lt;a href="http://www.trekearth.com/members/KemaLMerT/photos/"&gt;http://www.trekearth.com/members/KemaLMerT/photos/&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yol Gidenindir!&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-33763521421996831?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/33763521421996831/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=33763521421996831' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/33763521421996831'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/33763521421996831'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2009/05/son-gezi-hakknda.html' title='Son Gezi Hakkında...'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SgvqeaXKaMI/AAAAAAAAARE/4vOjzNJzgz8/s72-c/southasia.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-2651739397949224954</id><published>2009-03-22T07:19:00.002+02:00</published><updated>2009-03-22T07:21:37.169+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Asya/Uzakdoğu'/><title type='text'>Bir Milyon Fil Ve Bir Beyaz Şemsiye = Laos</title><content type='html'>Birlikte seyahat ettigim, arkadasim Sona'nin Laos yazisinin ilk bolumu Aktuel dergisinin son sayisinda cikti. Ilgilenenler icin linkini paylasiyorum;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.yeniaktuel.com.tr/dun103,187@2100.html"&gt;http://www.yeniaktuel.com.tr/dun103,187@2100.html&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tayland'dan, Koh=Phangan'dan herkese selamlar...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-2651739397949224954?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/2651739397949224954/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=2651739397949224954' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/2651739397949224954'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/2651739397949224954'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2009/03/bir-milyon-fil-ve-bir-beyaz-semsiye.html' title='Bir Milyon Fil Ve Bir Beyaz Şemsiye = Laos'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-1571285373600475939</id><published>2009-03-14T05:57:00.002+02:00</published><updated>2009-11-21T11:53:49.738+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Asya/Uzakdoğu'/><title type='text'>Update</title><content type='html'>Su anda Tayland'da, Koh-Phangan adasinda seyahatin bundan sonrasini planlamakla mesgulum. Epey yazacak sey birikti... hatta bunlari bir yazi dizisi filan mi yapsam diye dusunceler duhul etti. Su anda seyahatin sonu Nisan ortasinda Nepal-Kathmandu olarak gozukmekte...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yol Gidenindir!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-1571285373600475939?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/1571285373600475939/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=1571285373600475939' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/1571285373600475939'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/1571285373600475939'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2009/03/update.html' title='Update'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-649666432640704558</id><published>2009-02-25T19:12:00.002+02:00</published><updated>2009-11-21T11:53:49.739+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Asya/Uzakdoğu'/><title type='text'>Yol Gidenindir!</title><content type='html'>14 Subat 2009 tarihinde Goa'dan yola ciktigim ve Hindistan'in guneyi, Singapur, Malezya, Tayland, Kambocya'yi kapsayan seyahatimin gezi notlari pek yakinda burada olacak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malumunuz bu yazilari internet cafe'lerde yazmak mumkun olmuyor, hem kafayi toparlamak hem de vakit ayirmak gerekiyor. Yakinda gorusmek uzere...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yol Gidenindir!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-649666432640704558?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/649666432640704558/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=649666432640704558' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/649666432640704558'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/649666432640704558'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2009/02/yol-gidenindir.html' title='Yol Gidenindir!'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-7710879147738069940</id><published>2008-09-08T14:14:00.028+03:00</published><updated>2010-01-14T12:37:22.063+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Avrupa'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bayram/Yılbaşı Önerileri'/><title type='text'>Londra</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SMUeMHepoSI/AAAAAAAAAKs/xU249tLlHZ0/s1600-h/untitled.bmp"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 132px; FLOAT: right; HEIGHT: 82px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5243630534657679650" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SMUeMHepoSI/AAAAAAAAAKs/xU249tLlHZ0/s200/untitled.bmp" width="147" height="82" /&gt;&lt;/a&gt;Birleşik Krallık ile ilgili ilk yazım İskoçya üzerineydi ve bu yazıda Büyük Britanya ile Birleşik Krallık arasındaki farkı pub’ın birinde bana soran bir İngilizin dilinden paylaşmıştım: “What is the fucking difference between Great Britain and United Kingdom?” Bu cevabı İskoçya yazımda bulabilirsiniz. (CTRL + &lt;a href="http://www.yolgidenindir.blogspot.com/2006/12/iskoya-highlands.html"&gt;buraya tık&lt;/a&gt;) Bu defa da Birleşik Krallığın ve Britinya İmparatorluğu'nun başkenti Londra'yı anlatmaya çalışarak Great Britain yazılarımı tamamlıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Londra Gezisi&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Londra'ya ilk kez bundan 14 yıl önce, &lt;a href="http://www.aa.com/"&gt;American Airlines&lt;/a&gt;'da çalışırken, 24 saatten az bir süreliğine iş için gitmiştim. &lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2006/08/italya-gezi-notlar-roma-ve-milano.html"&gt;Roma&lt;/a&gt; ve Istanbul'dan sonra yakın tarihin üç “&lt;span style="color:#999900;"&gt;İmparatorluk Şehri&lt;/span&gt;”nden biri olan bu şehirde ilk kez gidenlerin yaptığı gibi metroyla, ya da İngilizlerin tabiriyle “tube” ile Picadilly Circus'a inip, buradan Regent Street'den yürüyerek Trafalgar Meydanına gitmiş, Big Ben'i uzaktan görmüş, sahilden devam edip Soho üzerinden Oxford Street'e gelmiş ve sonundaki Marble Arch'dan gerisin geriye havalimanı yakınındaki otelime dönmüştüm. Bu bahsettiğim hızlı tur Istanbul'a gelen bir turistin tramvay ile Sultanahmet'e gelmesi, yürüyerek Eminönü’ne geçip Kapalıçarşı içinden Beyazıt'a çıkması ve havalimanına dönmesi gibi bir şey. Yani aslında Istanbul'u görmüş ama görmemiş olmak gibi.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SMUeXb927QI/AAAAAAAAAK0/54ApEr6XUIQ/s1600-h/englishmusic1.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 81px; FLOAT: left; HEIGHT: 102px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5243630729135844610" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SMUeXb927QI/AAAAAAAAAK0/54ApEr6XUIQ/s320/englishmusic1.jpg" width="105" height="125" /&gt;&lt;/a&gt;Londra'ya 1995-2005 döneminde bir çok defa gittim, en kısası bir gün en uzunu bir ay olmak üzere toplamda belki de 3-4 ayımı geçirmişimdir. Her gidişimde farklı bölgelerde kaldığım, farklı insanlarla tanıştığım için Londra'yı da farklı açılarından keşfetme fırsatım oldu. Bu büyük, güzel, karmaşık, çok farklı ve benzersiz şehri &lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2007/03/new-york.html"&gt;New York&lt;/a&gt; yazımda olduğu gibi harita üzerinden anlatacağım. Ama önce şehrin biraz tarihçesine ve coğrafyasına gözatalım ki nasıl bir şehirden bahsettiğimizi daha iyi kavrayalım... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#999900;"&gt;Geçmişe Bakış&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SMUcI-cyy7I/AAAAAAAAAKc/Pw05f4s2wdc/s1600-h/City_of_London_Arms.png"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 0px 10px 10px; FLOAT: right; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5243628281671109554" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SMUcI-cyy7I/AAAAAAAAAKc/Pw05f4s2wdc/s200/City_of_London_Arms.png" width="158" height="144" /&gt;&lt;/a&gt;Roma İmparatorluğu'nun Britanya adasındaki şehirlerinden biri olan Londra, ya da eski adı ile Londonium’un M.S. 43 yılında Cladius'un fethi ile yerleşimin başladığı kabul ediliyor.1 Thames nehrinin kenarında kurulan şehir o gün bu gündür bölgenin en önemli yerleşim bölgesi olmuş ve nehrin her iki yanında uzanan düzlük ve sulak alanda genişlemeye devam etmiş. National Geographic'de izlediğim bir belgeselde o dönemde Thames'e akan bir çok derenin sonradan üzerinin kapatılarak kanalizasyon olarak kullanılmaya başlandığı anlatılıyordu. Yani şehrin altında bugün bile kimsenin farkında olmadığı derelerin aktığı bir gerçek...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;5. yüzyılda sesiz sedasız Anglo-Sakson hakimiyetine giren şehir 1880'lerde bir dönem Danimarka işgali altında kalmış. 1066'da yaşanan son istila hareketinden bu yana bir daha yakılıp yıkılmamış ve gelişmeye devam etmiş. 11. yüzyılda başkent olarak en büyük atılımını gerçekleştirmiş. Ortaçağ’a denk gelen bu dönem tarihi filmlerde izlediğimiz çeşitli kraliyet entrikaları, savaşlar ve politik çalkantılarla geçmiş. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;15. yüzyıla baktığımızda ise bambaşka bir Londra çıkıyor karşımıza. Dünyaya hükmeden Britanya İmparatorluğunun başkenti o günlerde dünyanın da en önemli başkentiydi diyebiliriz. Krallık bu dönemde dünya üzerindeki en büyük sömürgeci ve emperyalist güç olarak Hindistan, Avustralya, Yeni Zelanda, Hong Kong, Mısır, Kıbrıs, Jamaika ve hatta Kuzey Amerika'yı buradan yönetiyordu. Bu durum 20. yüzyılda değişmiş olsa da bugün Londra hâlâ bir İmparatorluk şehri olmayı sürdürüyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;br /&gt;Londra'yı keşfedelim...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;Londra hakkında daha detaylı ve faydalı önerlilere geçmeden önce önemli bir noktayı belirtmek istiyorum; Hiç kimse Londra'yı tam olarak bildiğini idda edemez.&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SMUVyK9hc_I/AAAAAAAAAJM/gy6zerIXpAM/s1600-h/mappa_londra.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; FLOAT: left; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5243621292822852594" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SMUVyK9hc_I/AAAAAAAAAJM/gy6zerIXpAM/s400/mappa_londra.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Londra gayet büyük bir şehir ve bu şehri nasıl gezeceğiniz kalacağınız yere göre değişir. Benim senaryomda merkezde bir otelde kaldığınızı varsayacağız. Şunu da söyleyelim, gece kulüplerine gitmek dışında Güney Londra ile işiniz pek olmayacak. Aynı şekilde bir tanıdığınız veya özellikle gideceğiniz bir adres yoksa daha çok Türklerin ve diğer azınlıkların yaşadığı Kuzey Londra’ya da pek uğramayacaksınız. Bir başka deyişle Londra'daki hayatınız şehrin Doğu-Batı ekseninde geçecek. Dolayısıyla haritaya bir kez daha bakıp soldan sağa hafif kavisli hayali bir çizgi çekin... işte keşfedeceğiniz Londra bu alanda yeralıyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Londra'ya ilk kez gidiyorsanız muhtemelen bir tur ile gidiyorsunuzdur. Bu kötü bir şey değil elbette. Neticede Türkiye'de yurtdışı tatili yapabilecek gelir düzeyini yakalayabilen insanların gittiği ilk üç hedef Paris, Londra ve İtalya'dır ;) Aslında bu durum yarım günlük bir şehir turunu da beraberinde getirir ki bu da oryantasyon için faydalıdır. En azından görülecek yerlerin bazılarını bu sayede aradan çıkarmış olursunuz ve sonraki günlerde farklı yerlere gitmek için program yapabilirsiniz. Bahsettiğim yarım günlük şehir turu muhtemelen yukarıda bahsettiğim benim hızlı Londra turuna benzer bir gezi olacaktır.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Gelelim şehri keşfetmeye ve gerçek anlamda gezmeye. Bunu yapabilmek için önce metro sistemini çok iyi anlamak gerekiyor. Taksiye binmeyi aklınızdan bile geçirmeyin çünkü inanılmaz pahalıdır. Londra metrosu dünyanın en iyi toplu ulaşım sistemlerinden biridir. Zone mantığı ile işler. Yapmanız gereken şey gideceğiniz yerleri içine alan zone'larda geçerli 3 günlük ya da haftalık bilet almak. Bizdeki gibi tek hat değil, birbirlerini birden fazla noktada kesebilen 6-7 hat (line) bulunuyor. &lt;em&gt;(Bkz: Ulaşım)&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Güne Oxford Street'te dolanarak başlayabilirsiniz. Burası Londra'nın Bağdat Caddesi ya da İstiklal Caddesi'dir. Sağlı sollu dükkanlar, burada olan olmayan pek çok markanın &lt;em&gt;flagship store&lt;/em&gt;'ları burada sıralanmıştır ve bir alışveriş çılgınıysanız sizi kesinlikle baştan çıkartabilir. &lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SMUWd5vHFzI/AAAAAAAAAJc/vJ3rC_AZi7Q/s1600-h/London-Oxford-street.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 0px 10px 10px; FLOAT: right; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5243622044113246002" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SMUWd5vHFzI/AAAAAAAAAJc/vJ3rC_AZi7Q/s320/London-Oxford-street.jpg" width="266" height="171" /&gt;&lt;/a&gt;Fakat dikkat! Londra gerçekten çok pahalıdır. Amerika'yı bilenler için söyleyeyim 20$'lık bir t-shirt Londra'da 20£'dur. Yolun sonunda, sağda Selfridges mağazasını göreceksiniz. Hızınızı almışken girin ve biraz daha bakının. Acıktıysanız mağazanın cafe'sine buyrun; bizim damak tadımıza uygun yemekleri olan hem hoş hem de hesaplı bir cafe’dir. Eğer hava güzelse dışarı çıkmanızı öneririm. Hemen ileride göreceğiniz Pret a Manger'den ya da Tesco'dan alacağınız üçgen sandviçlerle az ilerideki Hyde Park'ın çimlerine yayılabilirsiniz. Burası Londra'nın en meşhur parkıdır. Devamında ünlü Kensington Gardens vardır. Burada insanların hiç bir kısıtlama olmadan konuşma yaptıkları “Speaker's Corner” son derece ilginç bir mekan. Ve bu mekanda Kraliyet Ailesi de eleştiriliyor, hükümetin işçi politikası da, belediye başkanının pembe gömleği de... atış serbest. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Hyde Park ile Kensignton Gardens'ı ayıran yoldan aşağı indiğinizde kırmızı kubbesi ile Royal Albert Hall' dikkatinizi çekecek. Burası bir çok sanatçı için muhtemelen benim için olduğundan çok daha fazla şey ifade ediyor. Şanlıysanız ve güzel bir konser yakalayabiliyorsanız kaçırmayın, bilet alın. &lt;em&gt;(Bu bileti işi aslnda biraz ince bir iş, aşağıda ayrı bir bölümde anlatacağım)&lt;/em&gt; Aynı bölgede &lt;a href="http://www.sciencemuseum.org.uk/"&gt;Science Museum&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.vam.ac.uk/"&gt;Victoria &amp;amp; Albert Museum&lt;/a&gt; ve ülkemizde de şubesi olan ünlü &lt;a href="http://www.harveynichols.com/output/Page1.asp"&gt;Harvey Nichols&lt;/a&gt; bulunuyor. Hâlâ alışveriş yapma derdindeyseniz biraz aşağıda Prenses Diana'nın sevgilisi Dodi El Fayed'in ailesine ait meşhur &lt;a href="http://www.harrods.com/harrodsstore/"&gt;Harrods&lt;/a&gt; mağazası var. Girin ve özellikle gıda bölümünde bizim Ege incirinin fiyatına bir bakın. Şaşırmak ne kelime, şok olacaksınız. Ama gezin tabi... belki bir sizin de bir Harrods Teddy Bear'iniz olur.&lt;em&gt; (Harvey Nichols Istanbul'da müşterim olduğu için onlara taş atmıyorum, geçelim)&lt;/em&gt; Harrods'dan geriye yürüyüp Kensington Road'dan sağa kıvrıldığınızda Hyde Park Corner'a geleceksiniz. Burada Wellington kemeri vardır. Sağınızda göreceğiniz Green Park da kraliçenin evciği olan Buchimgham Palace'a ev sahipliği yapıyor. Bence saray kısımını, saray muhafızlarının nöbet değişim seremonisi olan bir güne ve saate bırakın. Biz gittiğimizde üstüne bir de Abba'dan “Dancing Queen”i çalarak beni oldukça şaşırtmışlardı... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SMUfpMa2R0I/AAAAAAAAAK8/X0cXr9cR9hw/s1600-h/picadilly.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; FLOAT: left; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5243632133711742786" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SMUfpMa2R0I/AAAAAAAAAK8/X0cXr9cR9hw/s320/picadilly.jpg" width="272" height="208" /&gt;&lt;/a&gt;Şimdilik Abba’yı bir kenara bırakıp alışveriş ağırlıklı turumuza devam edelim ve Picadilly Street'den yürüyelim. Yolun sonunda Picadilly Circus'u bulacaksınız. Hani şu fotoğraflarda ve filmlerde gördüğünüz, dev neon tabelaların ışıldadığı meydan. Yalnız fotoğraf çekmek şart burada, çekmeyeni dövüyorlar. Çekin fotoğrafınızı sonra da kendinizi Picadilly Circus'dan yukarı çıkan Regent Street'e vurun. Ben Barbour'umu bu caddede, Highlander adlı mağazadan 100£'a almıştım (Pound 2 lira civarındaydı ve o zaman burada aynı monta 600 istiyorlardı) Bu güzel caddenin sonunda geldiğinizde kendinizi Oxford Circus'ta bulacaksınız... Yani turumuza başladığımızı Oxford Street'in tam ortasında. Artık yorulmamış olma itimaliniz yok, binin metronuza, dönün otelinize. Gece için sadece uyumayı öneriyorum ama halen gücünüz varsa aşağıdaki notlarda paylaştığım alternatiflerden birini seçebilirsiniz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ertesi güne &lt;a href="http://www.madametussauds.com/London/"&gt;Madame Tussauds&lt;/a&gt; müzesi ile başlayabilirsiniz. Hani şu balmumundan heykellerin gerçekliği karşısında dumur olunan yer. Hem bu yıl Koç ailesinin desteği ile yenilenen Atatürk mumyasını da görürsünüz. Keyifli bir yer aslında. Hemen yanında da Planetarium var. Gökyüzüne, yıldızlara meraklıysanız burayı görmeden geçmeyin. Hele kubbenin içinde yaptıkları bir gösteri var ki izleyince insan kendini küçücük hissediyor. Buradan çıkışta öğlen yemeğinizi Regent Park'ta yiyebilirsiniz. Eğer günlerden Pazar ise hemen yakındaki Camden Park'a gidin ve bit pazarına dalın. Alışveriş yapacaksanız esas mekân burasıdır bence. Haftaiçiyse Baker Street &lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SMUW3XLGNEI/AAAAAAAAAJk/tqy1HrA-odQ/s1600-h/Big_Ben_Houses_of_Parliament_London_England.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; FLOAT: left; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5243622481511986242" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SMUW3XLGNEI/AAAAAAAAAJk/tqy1HrA-odQ/s320/Big_Ben_Houses_of_Parliament_London_England.jpg" width="276" height="219" /&gt;&lt;/a&gt;ya da Regents Park istasyonundan kendinizi metroya atın ve Westminister'a gidin. Burada parlamento binasını ve Big Ben'i görün, &lt;a href="http://vforvendetta.warnerbros.com/"&gt;V for Vendetta &lt;/a&gt;filminin sonunu hatırlayın. Yine bu bölgede bulunan ve kraliyet taç giyme törenlerinin yapıldığı Westminister Katedralin’e bir göz atın. Ve bu defa günü akşamüstü, çok geç olmadan bitirin çünkü Lonrda'da yaşanması gereken bir de gece hayatı da var, öyle değil mi?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ertesi güne eski şehirden, doğudaki “City”den, hatta daha da abartıp Greenwich'den başlayabilirsiniz. Evet, o Greenwich :) Hani şu ilkokuldan beri kulağımıza çalınan sıfır meridyenin geçtiği, memleketlerin saat farklarını hesaplarken +2, -5 derken “0” kabul edien yer. City kısmında önünde şu meşhur cin şişelerinde resmini gördüğümüz Beefeater'ların &lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SMUXQ0zG_oI/AAAAAAAAAJs/MlI8zKJKibk/s1600-h/TowerBridgeLondon.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 164px; FLOAT: right; HEIGHT: 127px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5243622918961168002" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SMUXQ0zG_oI/AAAAAAAAAJs/MlI8zKJKibk/s320/TowerBridgeLondon.jpg" width="225" height="181" /&gt;&lt;/a&gt;nöbet tuttuğu Tower of London ve hemen oradan şehrin güneyine uzanan Tower Bridge vardır. Köprüden güneye geçip batıya yönelerek London Bridge'den tekrar Thames Nehri’nin kuzeyine dönmek gibi bir çılgınlık yapabilirsiniz. Ama ben metroya atlayıp Covent Garden'a gitmenizi ve öğlen yemeğinizi buradaki cafe’lerden birinde yemenizi tavsiye ediyorum. Covent Garden'dan güneybatı istikametinde yürürseniz Lecister Square'e geleceksiniz ki bu da son derece keyifli bir bölge. Covent Garden ile Oxford Street arasında da meşhur Soho yeralıyor. Londra'ya gelmişken onlarca tiyatro ve sinemasıyla Soho’da bir tiyatro veya müzikale gitmemek olmaz. Ama notlar kısmında bilet ve kültür etkinlikleriyle ilgili önerilerime muhakkak bir göz atın.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Üç gün boyunca gezdikten sonra bir gününüzü mutlaka ama mutlaka &lt;a href="http://www.britishmuseum.org/"&gt;British Museum&lt;/a&gt;'a ayırın. Aslında bir gün de yetmez ama neyse... Bu müze tüm dünyadan toplanan (kaçırılan) eserlerle doludur. Tıpkı New York'da bulunan Metropolitan Müzesi gibi her bölümü ve tüm galerileri gezmek isterseniz bir günden fazla ayırmanız gerekir. &lt;a href="http://www.nationalgallery.org.uk/"&gt;National Gallery&lt;/a&gt; ve &lt;a href="http://www.tate.org.uk/"&gt;Tate Gallery&lt;/a&gt; de sanatseverler için olmazsa olmaz yerler. &lt;em&gt;(Demek ben o kadar sanatsever değilmişim ki bu kadar ziyaretin hiç birinde ikisine de uğramamışım)&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Bundan sonrası kendi ilgi alanınıza göre şehrin farklı yerlerini keşfetmek, sokak sokak dolanıp gezinmek ya da &lt;a href="http://www.londoneye.com/"&gt;London Eye&lt;/a&gt;'a binip şehri dev bir dönme dolabın kabininden izlemek size kalmış. Bugün olsa güneyde bir ay kadar yaşadığım ve Distirct Line'ın son durağı olan Richmond'a giderdim herhalde. Ya da Hyde Park'daki şezlonglara oturup kitap okurdum. Akşamları müzikallere, gece de club’lara giderdim. Elbette bu benim Londram, ve siz kendi Londra'nızı kendiniz yaratacaksınız. Belki Regent Park'ın üst tarafındaki hayvanat bahçesi ilginizi çekecek, belki City tarafındaki &lt;a href="http://www.rsc.org.uk/home/default.aspx"&gt;Royal Shakespeare Company &lt;/a&gt;ya da bir &lt;a href="http://www.premierleague.com/page/Home#"&gt;Premier League&lt;/a&gt; maçı..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff9900;"&gt;Kültür – Sanat Etkinlikleri ve Bilet Meselesi&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Londra bir sanat şehri. Zevkinize göre bir müzikal, tiyatro, opera mutlaka vardır. Muhakkak en az birkaç performansa gitmelisiniz. Burada önemli olan nokta bilet bulabilmek. Tüm performansların biletleri aylar önce satışa çıkıyor ve tükeniyor. Önceden plan yapıp internetten bilet satın alabilirsiniz. Şayet Türk olmanın kaçınılmaz sonucu olarak işinizi son ana bıraktısanız da üzülmeyin. Lecister Square gibi meydanlarda bilet satan kiosk’lar göreceksiniz. Buralarda şansınızı deneyebilirsiniz. En olmadı performansın yapılacağı salonun önüne 1-2 saat önceden gidip kartal gibi gözlerle fazla bileti olup da satmak isteyenleri kesebilirsiniz. Biz Notre Damme de Paris gösterisi için fazladan bir biletimizi bu şekilde vermiştik ;) Bilet için şu websiteleri de işinize yarayacaktır; &lt;a href="http://www.timeout.com/london/tickets/"&gt;TimeOut&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.ticketmaster.co.uk/section/arts_theater?tm_link=tm_homeA_b_10002"&gt;TicketMaster&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.theonlineticketshop.com/"&gt;TheOnlineTicketShop&lt;/a&gt; ve &lt;a href="http://www.soldouteventtickets.com/category/262/262/theatre-and-opera"&gt;MyTicketMarket&lt;/a&gt;. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;&lt;br /&gt;Yeme – İçme&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SMUZVF4cTyI/AAAAAAAAAKE/w0emIauD9kg/s1600-h/Pret01.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 123px; FLOAT: right; HEIGHT: 99px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5243625191289671458" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SMUZVF4cTyI/AAAAAAAAAKE/w0emIauD9kg/s200/Pret01.jpg" width="111" height="99" /&gt;&lt;/a&gt;İngiliz mutfağı diye bir şey olmadığını belirterek başlayalım işe. Bir iki yemek ve tatlı dışında kayda değer bir yemekleri yok. Bu nedenle pek çok farklı kültürün, milletin yemeklerini bulmanız mümkün. Hint, Paki, Çin, Türk, Yunan, İtalyan, Fransız, Doğru Avrupa milletlerine ait pek çok etnik restaurant mevcut. Bunların dışında bir de uluslararası mutfak kabul edilen yerler &lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SMUXt0iRNEI/AAAAAAAAAJ0/9gFjEfVMa9c/s1600-h/Pret02.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; FLOAT: left; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5243623417106740290" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SMUXt0iRNEI/AAAAAAAAAJ0/9gFjEfVMa9c/s320/Pret02.jpg" width="227" height="164" /&gt;&lt;/a&gt;var... bizim House Cafe, Midtown, Otto gibi. Benim öğlen yemekleri için favorim üçgen sandviçleri, salataları ve dürümleri ile &lt;a href="http://www.pret.com/"&gt;Pret a Manger&lt;/a&gt;'lerdir. Çok sıkışırsanız fast food her zaman her yerde var. İlle böyle bir yemek yiyecekseniz bari McDonald's’a dalmak yerine sokaktan fish &amp;amp; chips alın ve mutlaka bir kez de bir Pub'da yemek yiyin. En iyi şişe suyununun (&lt;a href="http://www.volvic.co.uk/"&gt;Volvic&lt;/a&gt;) tadı bizim burada rafa koysan satılmayacak cinstendir. Şansınız varsa bazı marketlerde &lt;a href="http://www.erikli.com.tr/"&gt;Erikli &lt;/a&gt;bulabilirsiniz. Bulamıyorsanız üzülmeyin, soda için. İçmek dedik, aklıma sigara geldi. Dünyanın en pahalı sigarası sanırım İngiltere'dedir. Paketi ben bıraktığımda 5 £ civarındaydı, şimdi duyduğuma göre 7-8£ olmuş. Bir paket sigaraya 21-24YTL vermek istemiyorsanız buradan götürün, rahat edin.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Ulaşım&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Turla gitmiyorsanız önce havalimanından şehre gelmeniz gerekecek. Şayet Heathrow'a indiyseniz işiniz kolay, metro emrinize amade. Picadilly Line sizi uzuuun bir yolculuk sonunda şehrin merkezine ulaştırıyor. Biraz paranız varsa ve vaktiniz azsa Paddington Station'a giden ve 30dk süren ekspres trene binebilirsiniz. Taksi ise ancak 3-4 kişiyseniz mantıklı olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SMUazl5q-rI/AAAAAAAAAKM/Onk9j1ipQeM/s1600-h/LondraMetrosu.gif"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; FLOAT: left; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5243626814792465074" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SMUazl5q-rI/AAAAAAAAAKM/Onk9j1ipQeM/s400/LondraMetrosu.gif" /&gt;&lt;/a&gt;Şehir içinde ulaşım için yukarıda bahsettiğim gibi metro en mantıklı ve hesaplı seçenek. 1,2 ve 3. zone'ları kapsayan bir kart işinizi görür ama siz yine de kaldığınız yere en yakın metro istasyonunu ve gitmek istediğiniz yerleri göz önüne alarak kendinize göre bir zone hesabı yapın. Bunun yanında metronun gitmediği yerlere ulaşmak için çift katlı otobüsleri kullanabilirsiniz. &lt;em&gt;(Yukarıdaki haritayı CTRL + tık ile ayrı bir penerede açıp print edebilirsiniz. Gitmeden önce planlamada yardımı dokunacaktır)&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#999900;"&gt;Eğlence &lt;span style="color:#666666;"&gt;ve&lt;/span&gt; Gece Hayatı&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SMUbIY3-FdI/AAAAAAAAAKU/pYS3vQNAQTg/s1600-h/ministry_sound.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 0px 10px 10px; FLOAT: right; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5243627172072920530" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SMUbIY3-FdI/AAAAAAAAAKU/pYS3vQNAQTg/s200/ministry_sound.jpg" width="129" height="133" /&gt;&lt;/a&gt;Londra elbette müziğin başkentlerinden biri ve burada pek çok konser ve etkinlik yakalayabilirsiniz. Önerim bir adet &lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Time Out London&lt;/span&gt; almanız veya gitmeden önce &lt;a href="http://www.timeout.com/london/"&gt;websitesinden&lt;/a&gt; etkinlik takvimini incelemenizdir. Time Out'un bir diğer güzelliği de şu anda benim bilmeme imkan olmayan yeni club ve barları size listeleyecek olması. Bir klasik olan &lt;a href="http://www.ministryofsound.com/"&gt;Ministry of Sound &lt;/a&gt;şehrin güney kesiminde bulunuyor ve buraya en yakın metro istasyonu Elephant &amp;amp; Castle. Bir ara Fabric pek revaçtaydı ama şimdi ne oldu bilemiyorum. Victoria'daki SW1 ya da Hammersmith'de karakolun karşısındaki adını hatırlamadığım mekan duruyor mu acaba? Belki cevabını siz bulursunuz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Tabi nereye giderseniz gidin dünyanın pek çok yerinde yaşayabileceğiniz “kapı” sorunsalı burada da var. Tipinizi beğenmediğinde “sorry mate, guest list only” cevabı alabiliryorsunuz. Bunu bertaraf etmek için gideceğiniz mekanı önceden arayın ve becerebiliyorsanız, ağzınız laf yapıyorsa kendinizi o “&lt;span style="color:#999900;"&gt;guest list&lt;/span&gt;”e dahil ettirin. Tabii her yabancı şehirde olduğu ve benim de sık sık tekrarladığım gibi bir şehrin gece hayatını tam anlamıyla yaşamak için o şehirde yaşayan ve bu tip yerlere giden bir arkadaşınız olması gerekiyor. Bu konuda ayıp günah yok, yakın arkadaşınız olmasa bile işe yarayacağını düşünüyorsanız o kişiden “cool”luğunuzu bozmadan yardım isteyin. Eğer kızsanız işiniz çok daha kolay tabii ;)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Becermediyseniz üzülmeyin. Soho civarındaki pub'lar her zaman gidilebilecek yerler. Fakat duyduğum son haberlere göre publarda uygulanan sigara yasağı mekânların havasını ve keyfini kaçırmış. Varsın olsun, gelsin hakiki İskoç malt viskiler, gitsin ale'ler. Şimdi soğuk bir &lt;a href="http://www.guinness.com/"&gt;Guinness&lt;/a&gt; ne güzel giderdi ama!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#339999;"&gt;Ne zaman gidilir?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bendeniz güneşli hava yakalama şansının en yüksek olduğu Temmuz ve Ağustos aylarını tercih ederim. Bu aylar dışında Londra'ya gidiyorsanız her an yağmur yağabilir. Tabii yağmurla bir sorununuz yoksa istediğiniz zaman gidebilirsiniz, ha şakır şakır ha çisil çisil, hepsi yaş. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#6633ff;"&gt;Nasıl gidilir?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a href="http://www.britishairways.com/travel/home/public/en_tr"&gt;British Airways&lt;/a&gt; ve &lt;a href="http://www.thy.com.tr/"&gt;THY&lt;/a&gt;'nin her gün karşılıklı 3’er seferi bulunuyor. THY'nin bir seferi dışında hepsi de Heatrow'a iniyor. Bunun dışında pek çok Avrupalı havayolu şirketi (&lt;a href="http://www.swiss.com/"&gt;SWISS&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.lufthansa.com/"&gt;Lufthansa&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.klm.com/travel/tr_en/index_default.html"&gt;KLM&lt;/a&gt; vb) aktarmalı olarak Londra'ya uçuyor. Heatrow bizim Atatürk Havalimanı gibi şehrin bir numaralı havaalanı. Sabiha Gökçen muadili iki havalimanı daha var; Gatwick ve Stansed. Bir de City Airport var ama oraya sadece küçük uçaklar iniyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kısıtlı bir bütçe ile gidiyorsanız &lt;a href="http://www.easyjet.com/tr/rezervasyon/index.asp"&gt;easyjet&lt;/a&gt;’le uçmanızı tavsiye ederim. &lt;span style="color:#ff6600;"&gt;easyjet&lt;/span&gt; Sabiha Gökçen'den Londra'nın hemen dışında bir kasaba olan Luton'a uçuyor. Bir seferinde Amsterdam'dan uçmuş, pasaport kontrolünde sadece gülümseyerek geçmiştim. Sonra buradan otobüslerle şehre ulaşmanız mümkün.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;br /&gt;Nerede Kalınır?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ben genelde kiralık evlerde kaldığım için ve arkadaş grubumuzla gittiğimizde de bu otel işini Ferit ayarladığı için bilemiyorum ama gecelik kişi başı 50£ civarı normal bir fiyat denebilir. İnternet üzerinden araştırmakta fayda var. Fakat dikkat edin, şehrin dışında veya metro istasyonu olmayan bir otele düşmeyin. Ben yine size &lt;a href="http://www.hrs.de/"&gt;HRS&lt;/a&gt;'i öneriyorum. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;Dikkat Edilmesi Gerekenler / Notlar&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;İngilizler soğuk insanlar değil, onlar başka bir dünyanın insanları. Değer yargıları, bizim dünyamıza bakışları, espri anlayışları her şeyleri farklı.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Tax Refund sistemi İngiltere'de de geçerli. Alışverişlerinizi tek bir mağazadan yapmaya çalışın ki gereken minimum limiti doldurabilin. Olmuyorsa arkaşınızla anlaşın, biriniz bir mağazada diğeriniz diğer mağazada toplu ödesin, sonra aranızda hesaplaşın.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;İngiltere'de ve özellikle Londra'da çok fazla yabancı var. Şehir merkezinde değil ama tenha semtlerde gece sorun yaşabilirsiniz. Ben soyulmuştum mesela. Paranızın tümünü asla aynı cebinizde ve cüzdanınızda taşımayın ve az olan cepteki parayı “&lt;em&gt;that's all I have&lt;/em&gt;” diyerek takdim edin, basın gidin. &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Huzursuz bir ortamda karşıdakini biraz ürkütmek için yüksek sesle Türkçe konuşmak da işe yarayabiliyor. Neticede senin de yabancı olduğunu farkedip ne menem biri olduğunu çözemediği için ilişmiyebiliyor. &lt;em&gt;(Deli deliyi görünce sopasını saklarmış)&lt;/em&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Yediğiniz, içtiğiniz yerlere ek olarak taksilerde de %10 bahşiş vermek adetten&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Poundlarınızı buradan alıp gidin, Dolar ya da Euro alıp orada Pound'a çevirmek salaklık olur. Dönerken elinizde İskoç Pound'u varsa İngiliz Pound'u ile değiştirmeyi unutmayın, burada geçmez. Elinizde kalan bozuk poundlarla da havalimanında kahve için, magnet falan alın.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Publar 11:00'den geceyarısına kadar açık. Club'a gitmediyseniz geceniz burada biter&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Metro her ne kadar 01:00 civarına kadar çalışsa da gece şehirde hizmet veren “Night Bus”lar var. Gece eğlence çıkışı bunları kullanabilirsiniz. &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Aslında gece çıkacaksanız en güzeli mahallenize en yakın kaçak taksi durağını bulmanız ve anlaşmanız olur. Bu durakları sokağa doğru çıkmış, fır fır dönen sarı tepe lambalarından tanıyabilirsiniz. Araçlar biraz eski olabiliyor ama gideceğiniz yere götürüyor, dönüşte de alo diyince gelip sizi alıyorlar. Gece takisye binmekten çok daha ucuz ;)&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Londra'nın pahalı olduğunu yazmış mıydım? Şaka yapmıyorum, gittiğinizde kulaklarımı çınlatırsınız. &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Ortalama bir İngiliz ortalama bir Amerikalı'dan daha zeki olduğu için yeni tanıştığınız biriyle bile muhabbet etme şansınız var. Kendisinin ya da bir yakınının Türkiye'de tatil yapmış ve Gümbet barlarında rakı+sprite içmiş olması da yüksek bir ihtimal.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Çay isterken “black tea” demeyi unutmayın. Yoksa sütlü gelebilir. Gerçi çay adetlerine göre karıştırıp getirmek büyük ayıp... Süt ve limon yanında gelmeli ve siz eklemelisiniz. Bu arada çayları bizim çaya göre hafif ve demsiz. O nedenle Earl Grey gibi aroması yoğun olanları tercih edin. &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Tiyatro ve müzikal sevmeyebilirsiniz ama birine mutlaka gidin. Phantom of the Opera'da kafamın üzerinden “vuuumff” diye sallanan dev avizeyi unutmam ne mümkün!? &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Time Out London websitesi incelenmeli, gidildiğinde derginin kendisi alınmalı.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Valla ne diyim şimdi... güzeli güzel bu İngiliz kızlarının. Yaz-kış çorapsız, kısacık elbiselerle fiti fiti gece dışarı çıkmaktalar. Pek de şen şakrak oluyorlar. Kendinize biraz güveniyorsanız ve İngilizceye hakimseniz “cool”luğunuzu bozmadan şansınızı deneyebilirsiniz. Bir süre sonra zaten anlamasanız da eğleniyorsunuz. Aynı şeyi kızlar için söyleyemiyorum zira İngiliz erkeleri genelde çirkinler. Yakışıklı olanların ise gay olma ihtimali ise %90.&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Faydalı Linkler&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Londra Turizm Ofisinin resmi internet sitesi:&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.visitlondon.com/"&gt;http://www.visitlondon.com/&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Londra Belediyesinin internet sitesi:&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.cityoflondon.gov.uk/Corporation"&gt;http://www.cityoflondon.gov.uk/Corporation&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Lonely Planet'in Londra sayfaları: &lt;a href="http://www.lonelyplanet.com/worldguide/england/london/"&gt;&lt;br /&gt;http://www.lonelyplanet.com/worldguide/england/london/&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Oxford Street Mağazaları için:&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.oxfordstreet.co.uk/"&gt;http://www.oxfordstreet.co.uk/&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;p&gt;Londra'yı gezerken işinize yarayabilecek, gitmeden alıp planlama yaparken de kullanabileceğiniz iki gezi kitabı tavsiye etmek istiyorum;&lt;/p&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Le Cool Books'dan "&lt;a href="http://www.lecoolbook.com/london.html"&gt;A WEIRD AND WONDERFUL GUIDE TOLONDON&lt;/a&gt;"&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Lonely Planet'in "&lt;a href="http://shop.lonelyplanet.com/Primary/Region/EUROPE/Western_Europe/England/PRD_PRD_2630/London+Encounter+Guide.jsp?ASSORTMENT%3C%3East_id=1408474395181057&amp;amp;FOLDER%3C%3Efolder_id=2534374302025985&amp;amp;PRODUCT%3C%3Eprd_id=845524441767433&amp;amp;bmUID=1263463817254&amp;amp;lpaffil=lpdest-shoplinks"&gt;LONDON ENCIUNTER GUIDE&lt;/a&gt;" &lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Yol Gidenindir!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-7710879147738069940?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/7710879147738069940/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=7710879147738069940' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/7710879147738069940'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/7710879147738069940'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2008/09/londra.html' title='Londra'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SMUeMHepoSI/AAAAAAAAAKs/xU249tLlHZ0/s72-c/untitled.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-5538103310228080146</id><published>2008-06-22T19:20:00.007+03:00</published><updated>2008-06-22T19:52:19.264+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Avrupa'/><title type='text'>Portekiz</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;color:#009900;"&gt;&lt;strong&gt;Uzun zamandır seyahat yazısı yazamanın verdiği garip ruh halini üzerimden atmak için yine uzun zamandır yazmayı planladığım &lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Portekiz&lt;/span&gt; seyahatini, daha doğrusu seyahatlerini seçtim.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Yazı, Portekiz'e gerçekleştirdiğim ikisi iş (2001-2002) ve biri tatil (1998) olmak üzere üç seyahatimin bir harmanı olacak.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Portekiz aslında birçok yönden Türkiye'ye benzeyen bir ülke. Çok net olarak şunu söyleyebilirim; şayet bu ülke Avrupa Birliği'ne girdiyse Türkiye çoktan girmeliydi. İnsanı tıpkı bizim gibi... geneli esmer ve kavruk, şehirler çok güzel lakin sokak köpekleri ve köşebaşlarına bırakılmış çöpler de var, ülke doğu ile batı arasında kalmış... kısacası bir Türk olarak hiç yabancılık çekmezsiniz.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Tarihine göz attığımızda da bizimle benzerliklerini görüyoruz. Sömürge döneminde İngiltere, İspanya kadar olmasa da Portekizliler de dünyaya yayılmışlar, Brezilya, &lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2006/12/goa.html"&gt;Goa&lt;/a&gt; (Doğudaki Başkent), Macau, Mozambik, Gine, Madagaskar, Capo Verde, Zanzibar, Kongo gibi birçok irili ufaklı ülkeyi İmparatorluklarına katmışlar. Ardından gelen gerileme dönemi sonrasında bugünkü sınırlarına ulaşmıştır. Sonrasında Türkiye'den farklı olarak kötü bir dikatatörlük dönemi ülkeyi Avrupa'ya kapatmış, içine kapanık bir toplum olarak 80'li yıllara getirmiştir. Devamında gelen normalleşme Avrupa Birliği'ne üyelik ülkeyi kelimenin tam anlamıyla toparlamıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SF5-e-yS5zI/AAAAAAAAAIk/KuSYWMD3KWI/s1600-h/portugal.gif"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5214744489256740658" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SF5-e-yS5zI/AAAAAAAAAIk/KuSYWMD3KWI/s320/portugal.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;İber Yarımadasını paylaştığı komşusu İspanya ile karşılaştırıldığında ise daha farklı bir tarzı vardır, “Same same but different” denilebilir. Biraz Türkiye ile Yunanistan örneğine yakın. Unutulmaması gereken bir nokta da Portekiz'in bir Akdeniz ülkesi olmadığıdır. Dolayısıyla insanı bilinenin aksine sıcakkanlı ve heyecanlı değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;&lt;strong&gt;Nasıl Gidilir?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Swsissair'de çalışırken birçok ülke ve şehir gezdiğim için seyahat planlamak ve biryerlere gitmek benim için çok kolaydı. O zaman çalışma arkadaşım, ekürim Ferit'le birlikte &lt;a href="http://www.thy.com.tr/"&gt;THY&lt;/a&gt;'da Qualiflyer Mil Programı'nı kurmakla meşguldük ve Portekiz Havayolları TAP gruba yeni katılmıştı. Biz de Portekiz'e gidelim dedik ve bir plan yaptık. Zurich üzerinden &lt;a href="http://www.lonelyplanet.com/worldguide/portugal/lisbon/"&gt;Lizbon&lt;/a&gt;'a uçacak, ardından Lizbon-Madeira uçup oradan Porto'ya döncek, en sonunda da yine Zurich üzerinden Istanbul'a dönecektik. Bizim seyehat normal olarak biraz olaylı başladı ve o gece Istanbul'dan Zurich'e kalkacak uçak teknik nedenlerden dolayı iptal oldu ve biz o geceyi tüm uçağın yolcularının biletlerini re-issue etmekler, yani yaklaşık 200 yolcunun biletlerini değiştirmekle geçirdik. Ertesi sabah rötarlı bir şekilde yola çıkabildik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün THY'nın Istanbul'dan Lizbon'a direkt uçuşu bulunuyor. Dolayısıyla gidişiniz illa Avrupa aktarmalı olmak zorunda değil. Fiyat avantajı nedeniyle illa aktarmalı gidecekseniz önerim fazla kuzeye çıkmadan İsviçre, İtalya ya da İspanya üzerinden uçmanızdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Lizbon&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Ülkenin başkenti Lizbon gerçekten çok güzel bir şehir. Burası birçok Avrupa şehrinden daha huzurlu, daha keyifli bir yer. Daha doğrusu Avrupa'nın o temposu yüksek, havası hırs kokan başkentlerinden farklı bir enejisi vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SF5-yEeqlWI/AAAAAAAAAIs/EoLZrmT5-Rw/s1600-h/1_3006_lizbon02k.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5214744817202533730" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" height="210" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SF5-yEeqlWI/AAAAAAAAAIs/EoLZrmT5-Rw/s320/1_3006_lizbon02k.jpg" width="320" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;İmparatorluğunu denizaşırı ülkelerde kurmuş bir halk olarak deniz Portekiz halkı için ayrı bir önem taşıyor. Yüzlerini denize çevirmiş bir halk Portekizliler. Bunu Lizbon'da hemen fark ediyorsunuz. Atlantik Okyanusuna doğru bakan “Kaşifler Anıtı” bunun en güzel örneği.&lt;br /&gt;Aslında şehri gezmek için bir harita edinmeniz işinizi kolaylaştıracaktır. Bunun nedeni Lizbon'un çok karmaşık bir yer olması değil görmeniz gereken yerleri hızlı ve keyifli gezmek için gerekli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şehrin kalbi Rossio bölgesidir. Rossio Tren İstasyonu, Ulusal Tiyatro (Teatro Nacional), Dom Pedro ve Restauradores Meydanları hep bu bölgede yer almaktadır. Rossio'dan denize doğru inen irili ufaklı caddeler ise Lizbon'u Lizbon yapan caddelerdir. Denize, daha doğrusu Lizbon'u ikiye bölen Tejo Nehri'ne ulaştığınız nokta Praça do Comercio'dur. Şu anda tam tarif edemesem de şehrin çeşitli noktalarında bulunan Asansör ve Füniküerler mutlaka kullanılması ve tecrübe edilemesi gereken taşıtlar. Bunların dışında Alfama Bölgesi, Kale, Çini Müzesi (Portekiz'in çinisi meşhur) ve Graça Kilisesinin yakınında bulunan Bit Pazarı vakitiniz olursa uğranılması gereken yerler. Meraklısına Tejo Nehri'nde gemi turları da mevcut.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#993300;"&gt;Porto&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SF5_PMAEtzI/AAAAAAAAAI0/PWhKgrnsI-k/s1600-h/12112007102659porto_.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5214745317437912882" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SF5_PMAEtzI/AAAAAAAAAI0/PWhKgrnsI-k/s320/12112007102659porto_.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Gözünüzün önüne Haliç'i getirin ve iki yakasında kurulumuş bir şehir düşünün... işte Porto. Istanbul'dan farkı iki yakasının biraz daha yüksek oluşu ve tarihi dokunun korunmuş olması. Biz eski şehir tarafında değil de diğer yakada bulunan Holiday Inn'de kalmıştık. Şimdi ne durumda tabi bilemiyorum ama 2 günden fazlası Porto'ya fazla! Denizin üzerinde halen gemiler üzerinde taşınmayı ya da yıllanmayı bekleyen Porto Şaraplarının fıçılarını görmeniz mümkün. Eski şehirde bulunan küçük ama nefis yemekler sunan restoranlar, sonrasında civardaki cafe ve barlarda vakit geçirebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;Madeira&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;İspanya'nın Atlantik'de adası olur da Portekiz'in olmaz mı? Kanarya Adaları kadar tanınmasa ve bilinmese de &lt;a href="http://www.madeira-web.com/"&gt;Madeira&lt;/a&gt; çok keyifli, huzur dolu bir ada. İklimi yaz-kış “mild”, 20c sıcaklık, az bulutlu gökyüzü ve “ocean breeze”in olduğu bir yerden bahsediyorum. Modern ve ucuz yeni otellerin yanında İngilizlerin favorisi klasik otellere kadar çeşitli konaklama seçeneklerinin olduğunu bilmenizde yarar var. Hoş Türkiye'den birilerinin buralara gitme ihtimalini düşük görmekteyim. Öyle ya tatillerimiz sayılı ve burada enteresan bir şeyler yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;Ne Yenir?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Paella'nın en güzeli elbette Portekiz'de... Deniz mahsulleri bol ve lezzetli. Bunun dışında &lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2006/03/barcelona.html"&gt;İspanya&lt;/a&gt; benzeri Tapaslar, bizim büfeler benzeri ufak cafelerde o gün ne varsa şansınıza yersiniz, içersiniz.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Fado&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Beni bugüne kadar en derinden etkileyen müziklerden biri fado olmuştur. Buna müzik demek aslında fadoya haksızlık. Fado bazen bir yakarış, bazen isyan bazen de uzaklara sesleniş. Çıkışı ise tamamen bir gerçekliğe dayanıyor. Yazının başında dediğim gibi Portekizliler yüzünü denize dönmüş bir millet. Geçimini balıkçılıkla sağlayan erkeklerin ne yazık ki hepsi seferden dönmeyebiliyor ve geride kalan eşleri denize bakarak yüreklerinin derinlerinden gelenleri yine denize doğru söylüyorlar. Mutlaka dinlemeli, hatta bunu bir restaurant ya da barda değil sokakta yaşamalısınız&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Ne Alınır?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Porto şarabı (tatlı olmasından dolayı ben hiç sevmem), danteller, mavi çini tabaklar, içli Fado CDleri alınabilir. Bunun dışında Maderia'ya giderseniz egzotik çiçekler ilginç olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#999900;"&gt;Ne zaman gidilir?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;İlkbahar-Sonbahar arası her zaman gidilebilir. Elbette Mayıs-Haziran ve Eylül daha uygun olacaktır. Hem hep ne diyorum;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Yol Gidenindir!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-5538103310228080146?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/5538103310228080146/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=5538103310228080146' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/5538103310228080146'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/5538103310228080146'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2008/06/portekiz.html' title='Portekiz'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/SF5-e-yS5zI/AAAAAAAAAIk/KuSYWMD3KWI/s72-c/portugal.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-515745175672343064</id><published>2008-01-06T20:24:00.001+02:00</published><updated>2008-01-16T17:48:03.928+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bunlar da var...'/><title type='text'>Doğu ile Batı'nın Farkı</title><content type='html'>&lt;em&gt;Batı'da her şeye sahibiz; zenginlik, eğitim, demokrasi, özgürlük... Evimiz, arabamız, bir insanın isteyebileceği her şey var (ya da mümkün) ama hep bir eksiklik duygusu var. İnsan "başka bir şey olmalı" diyor. Amerika, Kanada, İngiltere, İsveç (kızaca batı) hep böyle... Çin, Japonya, Hindistan hatta Türkiye'de neler olduğuna bakıyorlar.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;İnsanlar Doğu'ya gittiğinde paranın, sahip olmanın dışında bambaşka şeylerle karşılaşıyorlar. Yeni bir amaç, farklı bir vizyon... Bütün bu çabanın geçici olduğunu anlıyor ve bir gün öleceğimiz gerçeğiyle tanışıyorlar. Bu da onları arayışa sürüklüyor. "Mutluluk nerede?" diye soruyorlar. O zaman daha derine iniyorlar; zihinden öteye, ruhlarını aramaya başlıyorlar"&lt;/em&gt; diyor bir doğu aşığı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında Doğu'yu görmeden, yaşamadan, Batı'nın çirkinlikleri, abuklukları, dayatmaları, beyninizi ve ruhunuzu esir alan olguları fark edemiyor, çözemiyorsunuz. Herkese Doğu'yu keşfetmeyi öneriyorum. Bir zaman sonra Batı'yı daha iyi anlayacak ve boşluğu göreceksiniz. Doldurmak ise yine size kalıyor...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-515745175672343064?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/515745175672343064/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=515745175672343064' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/515745175672343064'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/515745175672343064'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2008/01/dou-ile-batnn-fark.html' title='Doğu ile Batı&apos;nın Farkı'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-9222655445105998328</id><published>2007-12-25T16:22:00.000+02:00</published><updated>2008-01-16T17:47:44.197+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bayram/Yılbaşı Önerileri'/><title type='text'>2008 Yılı Tatilleri ve Tatil Önerileri</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;Dünyanın en fazla resmi tatil gününe sahip ülke ya da ülkelerden biri  olarak mutluyuz-guruluyuz... yaşasın tatil!&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her çalışan için o sene bayramların hangi günlere denk geldiği ayrı bir önem taşır zira bunların hepsi tatil fırsatı olarak görülür. Bu yıl da senenin yarısını çalışmadan geçireceğiz. (klişe bir gazete başlığı)...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lakin bizi haftasonu tatilleri dışında kalanlar ilgilendiriyor ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#33cc00;"&gt;Ocak&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Malumunuz 01 Ocak tatil... halen ayarlanamadıysanız biraz geç kaldınız ama bu hafta Cuma günün kaçabilir ve Pazartesi gününü de arada kaynatabilirseniz 4 günlük bir tatil fırsatı sizi bekliyor. Ancak yılbaşı döneminde yurtdışı normalden çok daha pahalı olduğu için ben pek tavsiye etmem. &lt;em&gt;(Not: Bugüne kadar yaptığım gezilerde Yılbaşı döneminde şehir süslemesi alanında Orta Avrupa diğerlerine fark atar ;) Mesela Viyana ve Zürih...)&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;Şubat-Mart&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Bu kış kayakcılar/boardcular üzülecek çünkü dağa çıkılıp doya doya kayılabilecek bir tatil fırsatı yok... İlla kasacaksanız biraz daha bekleyin, güney yarımküre kışa girdiğinde Yeni Zellanda'ya gidin (ciddiyim, inanmayanlara just google it! diyorum... &lt;a href="http://www.google.com/search?q=ski+new+zealand&amp;amp;rls=com.microsoft:*:IE-SearchBox&amp;amp;ie=UTF-8&amp;amp;oe=UTF-8&amp;amp;sourceid=ie7&amp;amp;rlz=1I7SNYK"&gt;Ski New Zealand&lt;/a&gt;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#33cc00;"&gt;Nisan - Mayıs&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;23 Nisan 2008'de Çarşamba gününe denk geliyor. Aslında haftanın ortasına düştüğü için pek mantıklı bir programa izin vermiyor. Anca Polonezköy'e gidilir!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;19 Mayıs tatili Pazartesi günü :) Harika bir "long weekend" fırsatı. Avrupa'nın her hangi bir şehrine Cuma akşamı uçabilir, 3 gece-2 gün geçirebilirsiniz. Önerilerim &lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2006/12/prag-gezi-notlar.html"&gt;Prag&lt;/a&gt;, Londra,  &lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2006/04/long-live-queen-beatrix-party-in.html"&gt;Amsterdam&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2006/08/italya-gezi-notlar-roma-ve-milano.html"&gt;Roma&lt;/a&gt;, Paris veya &lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2006/03/barcelona.html"&gt;Barcelona&lt;/a&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Yaz 2008&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;30 Ağustos dahil hiç resmi tatilimiz tatilcilerin işine yaramıyor, paşa paşa yıllık izinlerden kullanılacak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#33cc00;"&gt;Eylül-Ekim&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#666666;"&gt;2008 Ramazan Bayramı&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Yıllardır bizi üzen, haftasonuna denk gelen Ramazan bu yıl muhteşem bir geri dönüş yapıyor! Arife günü (29 Eylül) yarım gün, bayram 30 Eylül'de başlıyor 02 Ekim perşembe günü bitiyor. Köprünüzü yapınız, 9 günlük tatilinizi şimdiden ayarlayınız. &lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2005/12/kurban-bayram-gezi-alternatifleri.html"&gt;Uzaklar&lt;/a&gt; düşünülmeli elbette ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#666666;"&gt;Cumhuriyet Bayramı&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Yarım gün olan 28 Ekim bu yıl Salı gününe denk geliyor. 29'u tatil. Yani 1,5 günlük bir izin ayarlayabiliyorsanız 6 gece-5 günlük bir tatil fırsatı doğuyor. Lakin &lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2005/11/2006-ylba-gezi-alternatifleri.html"&gt;Yakınlar&lt;/a&gt; tercih edilmelidir yine zira Uzaklar yorabilir, sabredin Kurban Bayramı da güzel geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;Kasım&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Bir başka tatilsiz ay...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#33cc00;"&gt;Aralık&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#666666;"&gt;2008 Kurban Bayramı&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Her ne kadar arife 07 Aralık, Pazar gününe denk gelse de bir gün fazla süren Kurban Bayramı 8-11 Aralık tarihleri arasını tatil haline getiriyor. Bir tek  Cuma'yı izin almanız size bu yılın ikinci 9 günlük tatil fırsatını sunuyor. İster kendinizi dağa ve kara vurun, ister &lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2005/12/kurban-bayram-gezi-alternatifleri.html"&gt;Uzaklar&lt;/a&gt;'a yelken açın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;Öneriler&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Tatil süresine göre önerilerimi yazının içinde linklemeye çalıştım... daha fazlası için biraz blogu gezmenizi öneririm. Ya da &lt;/span&gt;Yol Gidenindir!&lt;/span&gt; felsefesine uygun olarak bir adet dünya haritası alın elinize ve hayal edin... burası dediğiniz yere gidin ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdiden herkese iyi tatiller...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-9222655445105998328?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/9222655445105998328/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=9222655445105998328' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/9222655445105998328'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/9222655445105998328'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2007/12/2008-yl-tatilleri-ve-tatil-nerileri.html' title='2008 Yılı Tatilleri ve Tatil Önerileri'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-7131496342536047385</id><published>2007-10-10T09:53:00.000+03:00</published><updated>2008-01-16T17:47:44.198+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bayram/Yılbaşı Önerileri'/><title type='text'>Bayramınız Kutlu Olsun :)</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;color:#990000;"&gt;Bu sene Ramazan Bayramı pek bir garip tarihe denk geldi... yaz sonu son kez denize girmek isteyenler için aslında güzel bir fırsat doğdu ama doya doya bir tatil için de kısa kaldı. Yurtdışına gitmek isteyenler için ise sadece "long weekend"ler söz konusu olabildi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben bu yıl yazacağım "2007 Bayram Tatili Alternatifleri" yazımı Kurban Bayramı için saklıyorum zira birçok gezgin yılbaşı ile birleştirmeyi dahi düşünmekte ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarın arife... halen bir program yapmadıysanız ama içiniz kıpır kıprsa sizinle Hürriyet'in Seyahat ekinde yayınlanan bir yazının yurtdışı ile ilgili olan kısmını paylaşmak istiyorum;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#666666;"&gt;Son dakikada yurtdışı tatiline karar verdiyseniz, geçerli vizeniz yoksa, seçiminizi vizesiz ülkelerden yapmanız gerekiyor. Üç günlük tatil için başlıca seçenekler Fas, Tunus, Kıbrıs. Muhteşem kumsalları, tapınakları, doğasıyla meşhur Tayland ve son ayların en çok konuşulan ülkesi Malezya, uzaklığı nedeniyle bu bayramda pek tercih edilmedi. Yunanistan, Prag, Paris, Tunus, Mısır turlarına talep yoğunlaştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;KIBRIS&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, kumarhaneler cenneti olmasının yanı sıra zengin bir tarihe sahip. Adanın tam ortasındaki başkent Lefkoşa, Girne, Kuzey Kıbrıs’ın en şirin kenti. 70 kilometre mesafedeki Türkiye kıyılarının tam karşısında. Limanı, kafe, restoran ve otellerle dolu. Girne’ye beş kilometre mesafede bir dağ köyü olan Bellapais (Beylerbeyi), hem adanın en turistik noktalarından biri hem de İngiliz yazar Lawrence Durrell’in yaşamak için seçmiş olduğu yer. Eğer ki bu tatilde rotanız Kıbrıs ise Bellapais Manastırı’nı görmeden gelmeyin. Çünkü burada Gotik sanatının en güzel örnekleri var. Girne’ye 10 kilometre mesafedeki St. Hillarion Kalesi ise Walt Disney’in Fantasia filmine ilham kaynağı olmuş. Girne’den sekiz kilometre mesafedeki, 1974’te Türk Barış Kuvvetleri’nin çıkarma yaptığı kıyılarda da adanın en ünlü halk plajları ile sahil boyunca restoranlar ve kumarhaner var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adada pek çok tarihi eser de bulunuyor. Bunlar şöyle sıralanabilir: Selimiye Camii, Büyük Han Mevlevi Tekke Müzesi, Venedik Sütunu, Arasta Sokak, Derviş Paşa Konağı ve Girne Kapısı. Magosa’da Salamis Harabeleri, Lala Mustafa Paşa Camii, Othello Kulesi, St. Barnabas Manastırı, Namık Kemal Zindanı, Kertikli Hamamı, Kral Mezarları, Venedik Sarayı. Girne’de ise Kale, İkon Müzesi, Buffavento Kalesi, St. Hilarion Kalesi. İskelede Apostolos Andreas Manastırı, Kanakaria Kilisesi, Ayia Trias Bazilikası, Kantara Kalesi, Philon Kilisesi, İskele İkon Müzesi ve Kral Mezarları...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıbrıs’ta pek çok mağara mevcut. Güvercinlik Mağarası, Sıcak Mağara, Gastro Mağarası, Kaleburnu köyündeki İnfaz Mağarası bilinenleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıbrıs güneşlenmek ve denize girmek için de çok seçenek bulunuyor. Büyük otellerin lüks plajlarının yanı sıra kıyı şeridi denize girmek için bu günler çok uygun. Son yıllarda sağlık turizmine yönelen otellerin çoğunda spa ve thallasso terapi merkezleri bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#666666;"&gt;&lt;strong&gt;TUNUS&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuzey Afrika’nın incisi Tunus, Akdeniz’in eşsiz mavisine açık, zengin kültürüyle keşfedilmeyi bekleyen bir ülke. Türkiye’ye uçakla iki saat uzaklıkta. Tarih boyunca bu bölgeden geçmiş birçok uygarlık, ülke kültürüne farkılık ve zenginlik kazandırmış. Fransız kültürü ile yoğrulmuş yapısı, eskiyle yeniyi birleştiriyor. Turiste saygıda kusur edilmeyen Tunus, lüks otelleri, Kartaca harabeleri, Sahara Çölü’yle huzurlu bir tatil için ideal. Yerel yemekler Türk ağız tadına çok uygun. Deniz mahsullerinden geniş seçenek bulmak mümkün. Tatil beldelerindeki kumarhaneler sadece turistlere açık. Hammamet kenti binbir gece masallarını anımsatırken, başkent Tunus’a iki saat uzaklıktaki Sousse kenti ise Fenike, Roma, Bizans ve Arap kültürlerinden derin izler taşıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülkenin kuzeyindeki Hammamet’in plajı, develeriyle meşhur. Kent, Tunus’un St Tropez’i olarak biliniyor. Üzüm bağları ve meyve bahçeleriyle kaplı. En popüler semti 15. yy’dan kalma Medina, en popüler caddeleri Avenue Bourgiba ve Avenue De La Republique. Otel, restoran fiyatları epeyce yüksek. Ülkenin en iddialı iki disko barı bu şehirde: Manhattan ve Venüs.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sahillerinde her türlü su sporlarının yapıldığı Cerbe Adası mutlaka görülmeli. Başkente çok yakın olan Medina turistlerin uğrak yeri. Evlerin bembeyaz, mavi çerçeveli ve mavi kapılı olduğu Sidi Bou Said şehrindeki mimari size Bodrum’u anımsatacak. Ülkenin en güzel plajları Sousse’da. Uçsuz bucaksız sahili bembeyaz kumla kaplı. Por El Kantoui Limanı görülmesi gereken yerlerden, buradaki kafelerde oturup yörenin ünlü çayını yudumlayıp, limandaki yatları seyredebilirsiniz. Halı, kumaş ve baharatı Sousse’dan çok ucuza alabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cad Born Yarımadası, ülkenin en kuzey noktası. Sicilya’ya uzaklığı sadece 140 kilometre. 14. yüzyılda Endülüslü İspanyol mültecilerine ev sahipliği yapan bu bölge, günümüzün en gözde turistik uğrak noktalarından. Aynı yarımada üzerinde, Hammamet’e 15 dakika uzaklıktaki Nabeuel, ülkenin çömlekçilik ve taşçılık merkezi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Monastır, Avrupa kentlerine benziyor. Eski adı Ruspina (Rous Penna) olan şehirde uluslararası havaalanı bulunuyor. Monastır 8 yy.’da önemli bir yerleşime dönüşmüş. Kutsal bir şehir olup hacıların cemaat halinde toplandığı yer haline gelmiş. Amerikalı yönetmen George Lucas’ın "Yıldız Savaşları" filminin birçok sahnesini çektiği Matmata ise güneş ve kıyı turizmi beldesi Cerbe Adası’nın sadece 200 kilometre batısında. Kapadokya benziyor ama mağara evler burada kayalara değil, bölgeye çöl iklimi egemen olduğu için, erozyon sonucu oluşmuş küçük tepelerin alt kısımlarına kazınmış.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#666666;"&gt;&lt;strong&gt;FAS&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fas, geçmişte el-Magribu’l-Aksa (Uzak Batı) günümüzde de Magrib olarak biliniyor. Fas ise bu ülkedeki bir şehrin adı. Ama Türkiye’de ülke, şehrin adıyla biliniyor. Oysa resmi adı Magrib Krallığı. Başkenti Rabat. Diğer önemli şehirleri ise Humphrey Bogard ve Ingrid Bergman’ın ünlü filmine adını veren Kazablanka, Fas, Marakeç, Meknes, Ucda, Tanca, Tatvan, Agádir, el-Cedide, Kenitra, Safi... Değişik el işlemeleri ve oymalarla süslenmiş dünyanın en büyük camilerinden biri olan Hasan II camisi Kazablanka’da.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kazablanka’ya 4 saat uzaklıktaki Fas kenti de en eski yerleşim yerlerinden biri. Şehir eski ve yeni kent olmak üzere iki bölüm. Eski Fas’ın ortaçağ döneminden kalma kısmına Medina adı verilmiş. Çevresi duvarlarla çevrili. Dar sokaklarında eşekler, atlarla dolaşılıyor. 1350’de ilahiyat fakültesi olarak inşa edilen Medersa Bou İnani müzeye dönüştürülmüş. Görülmeye değer, güzel bir yapı. Nüfusu 2 milyona ulaşan Marakeş, Atlas dağlarının eteğinde kurulmuş bir kent. Gündüzleri, yılan oynatıcılarının, fal bakıcıların, geleneksel dansçıların, hikaye anlatıcıların toplandığı Djemaa el Fnaa meydanına mutlaka uğrayın. Geleneksel Çarşı, Bahai Sarayı, Palmiye Koruluğu ve Aguedal Bahçeleri görülmesi gereken diğer yerler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fas’da çölün büyüsünü de yaşayacaksınız. Göz alabildiğine boşluğu, ıssızlığı, rüzgarın kumlarda oluşturduğu grafik desenleri, geceleri yıldızların parlaklığını uzun süre unutamayacaksınız. Fas mutfağı İspanyol, Fransız ve İtalyan mutfaklarından etkilenmiş. Bol miktarda baharat ve değişik aromalar kullanıyorlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;LİNKLER&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bayram gezi alternatifleri hakkında ve vize ile ilgili yazılarımın linklerini de tüm netizenlere paylaşıyorum;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&gt;&lt;/strong&gt; &lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/search/label/Bayram%2FY%C4%B1lba%C5%9F%C4%B1%20%C3%96nerileri"&gt;Bayram Yazıları&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&gt;&lt;/strong&gt; &lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2006/07/vize-istemeyen-lkeler.html"&gt;Türklerden Vize İstemeyen Ülkeler&lt;/a&gt; &lt;span style="color:#666666;"&gt;(Güncellemeler yorumlarda, dikkat ediniz)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#666666;"&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Herkese iyi bayramlar, iyi tatiller...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#666666;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-7131496342536047385?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/7131496342536047385/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=7131496342536047385' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/7131496342536047385'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/7131496342536047385'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2007/10/bayramnz-kutlu-olsun.html' title='Bayramınız Kutlu Olsun :)'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-4150481102114317703</id><published>2007-08-07T13:21:00.000+03:00</published><updated>2008-01-16T17:48:12.715+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Avrupa'/><title type='text'>Ege Adaları - Update</title><content type='html'>Temmuz 2006'da Yol Gidenindir! sitesine eklenen Ege Adaları yazısı güncellenmiştir. Ege Adalarına başlayan vizesiz turlarla ilgili detaylı bilgiye &lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2006/07/ege-adalar.html"&gt;buradan&lt;/a&gt; ulaşabilirsiniz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2006/07/ege-adalar.html"&gt;Ege Adaları Yazısı&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güzel ve keyifli bir yaz dileğiyle...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-4150481102114317703?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/4150481102114317703/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=4150481102114317703' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/4150481102114317703'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/4150481102114317703'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2007/08/ege-adalar-update.html' title='Ege Adaları - Update'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-3050723153623147216</id><published>2007-06-06T17:34:00.001+03:00</published><updated>2012-02-10T12:30:28.804+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bunlar da var...'/><title type='text'>Ziyaret edilen ülkeler...</title><content type='html'>&lt;span style="font-size: 130%;"&gt;&lt;span style="color: #990000;"&gt;Yol Gidenindir! blogu açtım başlığına&lt;/span&gt; &lt;span class="Apple-style-span" style="color: #f1c232;"&gt;"&lt;em&gt;1995'ten bugüne dünyada gezilen 40'tan fazla şehir/bölge, yerel hayatlar, dostluklar ve yaşama dair... Gezi yazıları, notlar vs!&lt;/em&gt;"&lt;/span&gt; &lt;span style="color: #990000;"&gt;yazdım ve ne zamandır bunları bir haritada gösterme derdindeydim...&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Bugün bir arkadaşımın blogunda (teşekkürler &lt;a href="http://www.kivanconder.com/"&gt;Kıvanç&lt;/a&gt;) aradığıma yakın bir uygulama buldum :) Bölge ve şehir bazında ne yazık ki detaylandıramıyorsunuz ama ülke bazında gittiğiniz yerleri seçip kendi "customized" haritanızı yaratabiliyorsunuz. İlgilenenler için sitenin adresi &lt;a href="http://douweosinga.com/projects/visitedcountries"&gt;http://douweosinga.com/projects/visitedcountries&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim haritam ise aşağıda...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img height="300" src="http://www.world66.com/community/mymaps/worldmap?visited=USARATBECZDKFRDEGRITLUMCPLPTRUESCHUKVACYILTRINJPTH" style="height: 288px; width: 513px;" width="551" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;2010 Update&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img height="220" src="http://chart.apis.google.com/chart?cht=t&amp;amp;chs=440x220&amp;amp;chtm=world&amp;amp;chf=bg,s,336699&amp;amp;chco=d0d0d0,cc0000&amp;amp;chd=s:99999999999999999999999999999&amp;amp;chld=ATBECYCZDKFRDEGRITLUMCNLPLPTRUESCHGBVAINILJPMYSGLKTRARUSMA" style="height: 259px; width: 518px;" width="440" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halen ve ancak %12,8'ini görebilmişim dünyanın :(&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2011 Update&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img height="300" src="http://chart.apis.google.com/chart?cht=map:fixed=-70,-180,80,180&amp;amp;chs=450x300&amp;amp;chf=bg,s,336699&amp;amp;chco=d0d0d0,cc0000&amp;amp;chd=s:9999999999999999999999999999999&amp;amp;chld=MA|US|AR|IN|IL|JP|LB|SG|TH|TR|AE|AT|BE|CY|DK|CZ|FR|DE|GR|IT|LU|MC|NL|PL|PT|RU|ES|CH|GB|VA|LK" width="450" /&gt;&lt;br /&gt;visited 31 states (13.7%)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2012 Update&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img height="300" src="http://chart.apis.google.com/chart?cht=map:fixed=-70,-180,80,180&amp;amp;chs=450x300&amp;amp;chf=bg,s,336699&amp;amp;chco=d0d0d0,cc0000&amp;amp;chd=s:9999999999999999999999999999999999&amp;amp;chld=AT|BE|CY|CZ|DK|FR|DE|GR|IT|MC|NL|PL|PT|RU|ES|CH|GB|VA|LU|US|AR|IN|IL|JP|LB|MY|MV|OM|SG|LK|TH|TR|AE|MA" width="450" /&gt;&lt;br /&gt;visited 34 states (15.1%)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://douweosinga.com/projects/visited?region=world"&gt;Create your own visited map of The World&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #ff6600;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #ff6600;"&gt;Yol Gidenindir!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-3050723153623147216?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/3050723153623147216/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=3050723153623147216' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/3050723153623147216'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/3050723153623147216'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2007/06/ziyaret-edilen-lkeler.html' title='Ziyaret edilen ülkeler...'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-775560257115480129</id><published>2007-05-11T13:57:00.000+03:00</published><updated>2007-05-11T14:07:36.855+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bunlar da var...'/><title type='text'>Gezi Yazıları - Karasızlık</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color:#993300;"&gt;En son eklenen New York yazısından sonra gittiğim gezdiğim yerlerden hangisini bu sayfalara taşıma konusunda kararsız kaldım...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Önce Portekiz geldi aklıma, Lizbon-Porto-Madeira üçlüsünü yazmaya başladım. Sonra Londra mı olsa dedim ama Londra'yı yazmak &lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2007/03/new-york.html"&gt;New York &lt;/a&gt;yazısından da zor :( hiç girişmedim. Hindistan gezi notlarını üçe bölüp üçüncü kısmı olan &lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2006/12/goa.html"&gt;Goa&lt;/a&gt;'yı yazmıştım, kalan ikisine mi başlasam derken bugünü etmişiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanırım işin kolayına kaçıp Portekiz'i aradan çıkartıcam ;) Sonra sırasıyla Hindistan I ve II gelecek. Görüşmek üzere...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-775560257115480129?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/775560257115480129/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=775560257115480129' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/775560257115480129'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/775560257115480129'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2007/05/gezi-yazlar-karaszlk.html' title='Gezi Yazıları - Karasızlık'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-5983076447006720886</id><published>2007-03-02T11:14:00.000+02:00</published><updated>2011-09-24T15:10:05.839+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kuzey Amerika'/><title type='text'>New York</title><content type='html'>&lt;span style="font-size: 130%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #e69138;"&gt;İlk kez 1995 yılında, eğitim için Dallas, Texas’a giderken uğradığım &lt;/span&gt;&lt;span style="color: #cc0000;"&gt;New York&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #e69138;"&gt;’a geri geleceğime dair söz vermiştim. Sonraki 5 yıl boyunca 5 defa gittiğim, Frank Sinatra’nın şarkısında da söylediği gibi “hiç uyumayan” bu şehri ya seversiniz ya da nefret edersiniz.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/ReftDSBxSTI/AAAAAAAAAEo/GEBIOucSZLg/s1600/nyskyline.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img alt="" border="0" height="118" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5037255348871842098" src="http://4.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/ReftDSBxSTI/AAAAAAAAAEo/GEBIOucSZLg/s400/nyskyline.jpg" style="display: block; height: 178px; margin-top: 0px; text-align: center; width: 500px;" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Geçmişe Bakış&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;15. yüzyıl başlarında bölgeye yerleşen Hollandalılar 1626 yılında Manhattan adasını Canarsie yerlilerden 60 Guldene (yaklaşık 40$) satın alarak New Amsterdam kolonisini kurarlar. New York’un original adının New Amsterdam olduğunu çoğu insan bilmez. Yüzyılın sonlarına doğru İngilizler tarafından ilhak edilir (1664) Sonrasında bir dönem tekrar Hollanda yönetimine giren şehir, İngilizler tarafından, Boston’u da kapsayan bölgede kurulan New England’ın parçası olur (1688). Daha sonra ABD’nin kuruluşuna kadar giden süreçte, 1788 yılında devrimciler, İngiltere Kralı’na bağlı meclise ve valisine karşı çıkarlar ve “Bağımsızlık Bildirisini” onaylayarak ABD’nin bir parçası olurlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dikkat ederseniz bu bölümün başlığına “New York’un Tarihi” gibi bir tanımlama yapmadım zira 1626 yılı, bizlerin tarih anlayışına göre göreceli olsa da yakın bir zaman. New York, İngiliz İmparatorluğu zamanında (yaklaşım bir y.y.) gelişmeye başlamış ve Kuzey Amerika’nın en önemli finans ve ticaret merkezi olmuştur. Şehrin ilk bankası “&lt;a href="http://www.bankofny.com/htmlpages/ahi.htm"&gt;Bank of New York&lt;/a&gt;” 1784 yılında İngiliz Kralı’nın izniyle kurulmuştur. Söylenen odur ki bugün dünyanın en büyük ekonomilerinden bir olan ABD’nin bankacılık sektörü teorik olarak halen İngiliz Kraliçesine bağlıdır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #cc0000;"&gt;New York City - Big Apple&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.lonelyplanet.com/worldguide/destinations/north-america/usa/new-york-city/"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5037258484197968194" src="http://2.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/Refv5yBxSUI/AAAAAAAAAE0/5Kj9os-jaSM/s320/nymap.gif" style="cursor: hand; float: right; margin: 0px 0px 10px 10px;" /&gt;New York Şehri&lt;/a&gt; Manhattan ve Staten adaları, Long Island’ın ucundaki Brooklyn ve Queens bölgeleri ve anakarada bulunan Bronx’dan oluşur. Karşı kıyısında bulunan New Jesey ile birleşmiştir ki bu bize Istanbul’u hatırlatır. New Jersey Istanbul’un Anadolu Yakası, Manhattan ve Long Island kısmı da Avrupa Yakası gibidir. Şehrin her iki havalimanı da Long Island’dadır. (&lt;a href="http://www.panynj.gov/CommutingTravel/airports/html/ken_transportation.html"&gt;JFK&lt;/a&gt; ve LGA) Aynı Istanbul’da olduğu gibi New Jersey kiraların daha ucuz olduğu, oturanlarının iş için köprü veya tunnel geçmek zorunda olduğu bir yerdir. Manhattan ve Brooklyn de eğlencenin, iş dünyasının, alışverişin, kısacası hayatın olduğu bölgedir. Zaten biz de bu yazıda Manhattan’ı anlatıyor olacağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #999900;"&gt;Manhattan&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Manhattan’ı kafada oturtmak ve kaybolmamak için adayı dikine duran bir dikdörtgen olarak hayal edin. Alt taraf hariç tüm caddeler ve Bulvarlar biribirini dikine keser ve numara ile isimlendilirmiştir. Tek istisna bunları çapraz kesen “Broadway”dir. Caddeler aşağıdan yukarı büyür, bulvarlar sağdan sola. Böylelikle bir adresi bulmak, ya da kaybolduğunuzda doğru yönü tayin etmek kolaydır. Adresler genelde şöyledir; 245, 42nd and 5th Avenue. (42nci cadde ile 5nci bulvarın kesiştiği blokda 245 numara)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diktörgenin altı, Lower Manhattan (downtown diye de tanımlanabilir) ticaretin kalbinin attığı, New York Borsasının (NYSE) “Wall Street”in ve hafif yukarıda keyifli “Seaport”un (Limanın) bulunduğu bölgedir. Özgürlük Anıtı’na ve Ellis Adası’na giden botlar en aşağı uçta bulunan Battery Park’tan kalkar. Bu bölgenin bir özelliği de 11 Eylül tarihinde yapılan saldırılarda yıkılan Dünya Ticaret Merkezi (WTC) idi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/RefzqCBxSVI/AAAAAAAAAFA/1Bnkqg0iEIU/s1600-h/nyafternoon_in_little_italy.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5037262611661539666" src="http://3.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/RefzqCBxSVI/AAAAAAAAAFA/1Bnkqg0iEIU/s200/nyafternoon_in_little_italy.jpg" style="cursor: hand; float: left; margin: 0px 10px 10px 0px;" /&gt;&lt;/a&gt;Hafif yukarı çıktığınızda sırasıyla Chinatown (Çin Mahallesine) ve &lt;strong&gt;&lt;span style="color: #cc0000;"&gt;Little&lt;/span&gt; &lt;span style="color: #009900;"&gt;Italy&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; (İtalyan Mahallesi) gelir. &lt;em&gt;&lt;span style="color: #999999;"&gt;(İlistürasyon © L. Pergola)&lt;/span&gt;&lt;/em&gt; &lt;br /&gt;İtalyan Mahallesinin sağ tarafı ise Lower East Side (Aşağı Doğu Yakası) diye tanımlanır. Chinatown benim için hiç cazip olmadı ama Little Italy her zaman keyiflidir. Biraz daha yukarı çıktığınızda meşhur SoHo ve Greenwich Village’a gelirsiniz. Bu bahsettiğim mahalleler New York’un çok kültürlüğünü yansıtan ve mimari olarak da daha alçak bölgeleridir. Keyifli restaurantların, cafelerin, sanat galerileri ve enteresan dükkanların bulunduğu harika bir bölgedir. Tarz olarak daha farklıdır, daha Avrupaidir… gerçek hayata daha yakın yerlerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #cc6600;"&gt;Midtown&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/Ref0RSBxSWI/AAAAAAAAAFI/luGRhcE3N3k/s1600-h/nytimes-square-one-view.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5037263285971405154" src="http://4.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/Ref0RSBxSWI/AAAAAAAAAFI/luGRhcE3N3k/s200/nytimes-square-one-view.jpg" style="cursor: hand; float: right; margin: 0px 0px 10px 10px;" /&gt;&lt;/a&gt;Yaklaşık 15nci caddeden Central Park’a kadar (55nci cadde) olan bölge Midtown olarak bilinir. Burası New York’un en görkemli binalarının , en ünlü caddelerinin, şık dükkanlarının, tiyatrolarının bulunduğu bölgedir. 42nci cadde ile &lt;strong&gt;5nci bulvarın&lt;/strong&gt; kesiştiği köşe bölgenin merkezi kabul edilir. Aslında bu noktada spesifik bir şey de yoktur. Gezmenin en güzel yolu caddelerde kafanıza göre takılmaktır. Ancak görmenizi tavsiye edeceğim yerler de var ki sıkı bir tempoyla bir günde bitirebilirsiniz. &lt;strong&gt;&lt;span style="color: #cc0000;"&gt;Times Square&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;, her zaman ışıl ışıl, gösterisi bol ve mutlaka görülmesi gereken bir yerdir. Civardaki tiyatrolarda oynayan oyunlar için billet alabileceğiniz büfeler vardır. Keyfinize göre bir tane seçebilir ve akşam programını da aradan çıkartabilirsiniz. Central Terminal şehrin garı olup muhteşem bir binadır. &lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/Ref0qyBxSXI/AAAAAAAAAFQ/LHJaa9lNXkk/s1600-h/nymetromap.gif"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5037263724058069362" src="http://2.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/Ref0qyBxSXI/AAAAAAAAAFQ/LHJaa9lNXkk/s200/nymetromap.gif" style="cursor: hand; float: left; margin: 0px 10px 10px 0px;" /&gt;&lt;/a&gt;Metro kullanıyorsanız zaten görme ihtimaliniz yüksek. &lt;em&gt;(Metro haritası sizi şaşırtmasın, kazılıp da kullanılmayan tüneller de mevcut)&lt;/em&gt; Rockefeller Center, Radio City, Carneige Hall ve Birleşmiş Milletler gibi birçok ünlü binayı da bu bölgede görebilirsiniz. Ama en iyisi siz Empire State binasının tepesine 86ncı ve 102nci katlarına çıkıp (asansör sırası min. 30dk) Midtown’u ve tüm New York’u tepden görün. Tam olarak kafanızda New York orada oturacak. Hah! Diyeceksiniz :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #009900;"&gt;Central Park &lt;span style="color: #666666;"&gt;ve&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="color: #660000;"&gt;Uptown&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Geldik diktörtgenin yukarısına… Central Park, Uptown’ı ikiye, Upper East Side ve Upper West Side diye anılan iki bölgeye böler. Bu iki bölgeden ziyade ben Central Park’ı anlatmayı tercih ediyorum. Burası, adı sizi yanıltmasın, bir park değil adeta vaha. İçinde göletler (pond), geniş yeşillikleri ve yürüyüş yolları ile harika bir yer. Benim için SoHo’dan sonra en keyifli yer… birçok New Yorklu için de tek kaçış noktası. 11 Eylül’de ikiz kuleleri indirmek yerine Central Park’ı yaksalardı New Yorklular daha derin bir travma yaşardı, psikolojik olarak toparlanması çok daha uzun sürerdi. Central Park işte bu kadar güzel ve de önemli! Yürüyerek tamamını gezme gibi bir iddanız olmasın zira gerçekten büyük. Yok illa görmek istiyorsanız 57nci cadde ile 5nci bulvarın kesiştiği bölgede park turu atabileceğiniz faytonlar var. Genelde faytoncular genç üniversite öğrencileri ve bir Türk ile karşılaşmanız yüksek ihtimal. (Bahşiş vermeyi unutmayın)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img alt="" border="0" height="209" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5037264230864210306" src="http://4.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/Ref1ISBxSYI/AAAAAAAAAFY/UdNXLE769Ng/s400/Central_Park_Reservoir.jpg" style="cursor: hand; display: block; height: 226px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 532px;" width="476" /&gt;&lt;br /&gt;Upper East Side’da kaçırmamanız gereken iki müze var. İlki; “&lt;a href="http://www.metmuseum.org/"&gt;The Metropolitan Museum of Art&lt;/a&gt;”dır. Tamamınzı sindire sindire gezmeniz için bir günayırmanız gerekir, şöyle bir bakıp ilgilendiğiniz bölümlere girmeniz yarım gününüzü alır. Bir ziyaretimde “Muhteşem Süleyman” sergisine denk geldiğimde ikinci kez bile gezmiştim. İkincisi de Guggenheim Müzesidir. Bu bölge aynı zamanda şık butiklerin ve pahalı daierelerin bulunduğu bir semttir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Upper West Side ise 2000li yıllarda yemek ve eğlencenin alternative bir adresi olmuş, Amerikan Doğa Tarihi Müzesinin de bulunduğu, benim çok takılmadığım için yazmamın da doğru olmayacağı bir bölge.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Harlem&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Central Park’ın kuzeyinde, yani dikdörtgenimizin en üsütne doğru adını çokca duyduğumuz Harlem yer alır. Görülecek bir şey yok aslında. Sakın ola günlük tur şirketlerinin programlarına da kanmayın zira çok suni, planlanmış, gerçek Harlem’i göremeyeceğiniz turlar bunlar. Yiyorsa, paranızı pulunuzu cüzdanınızı yanınıza almadan, şort- tshirt ve Türkçe konuşmalarınız duyulacak şekilde dalın caddelerine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #993399;"&gt;Nerede Kalınır?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben ilk ziyaretimde, annemin Hilton çalışanı olması nedeniyle komik bir paraya Dünya Ticaret Merkezi karşısında, Church Street’de bulunan Millenium Hilton’da kalmıştım. Bu otel 11 Eylül saldırısında yok oldu gitti. Diğer ziyaretlerimde ise New York’ta yaşayan bir aile dostumuza ait, 37 ve 2’de bulunan evinde kalmıştım. Bu nedenle sadece genel bir tavsiyede bulunabileceğim. New York çok fazla turist çektiği için oteller ucuz değil. Midtown civarında kalmanız size şehri gezerken avantaj sağlar. Otelde zaman geçirmeyeceğiniz için internetten yapacağınız sıkı bir araştırma ile hesaplı bir otel bulma şansınızı zorlayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #336666;"&gt;&lt;span style="color: #ff6600;"&gt;Ne Yenir? Ne İçilir?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Nasıl ki Istanbul’da her damak zevkine hitap eden bir yemek yeme şansınız varsa New York da aynı. İtalyan Mahallesinde güzel bir yemek programınızda olsun. Bunun dışında mutlaka sokaktan bir “hot dog” yiyin. Sabahları bagel ve kahve kahvaltı için yetecektir. Akşam yemekleri için bir &lt;a href="http://www.timeout.com/newyork/"&gt;Time Out Magazine&lt;/a&gt; alın ve son dönemde popular mekanlardan bütçenize uygun olanı seçip rezervasyon yaptırın. Sushi seviyorsanız çok uygun fiyatla kendinize bir ziyafet çekebileceğiniz Japon Restaurantları mevcut. Unutmamanız gereken 3 önemli konu var. Birincisi hiçbir kapalı mekanda sigara içilmiyor, ikincisi porsiyonlar çok büyük geldiği için ana yemek hariç bir başlangıç iki kişi için yeterli olacaktır, üçüncüsü ve en önemlisi de bahşiş konusu. Amerika’da hesabınızın en az %15ini bahşiş olarak bırakmanız gerekiyor. Bu neredeyse bir kanun gibi ve bırakmadığınızda arıza dahi çıkabiliyor. Şahsen bana “size iyi servis yapmadım mı?!” diye posta koyan bile oldu. Barda ise alacağınız her içiki için 1$ veya çok içecekseniz başatn bir 20$ vermeniz uygun olur. Avrupa ve Türkiye’nin aksine bahşiş beğeniye göre verilmiyor aman dikkatli olun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #666666;"&gt;Gece Hayatı&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.timeout.com/newyork/ViewSection.do?sectionId=clubs"&gt;Time Out Magazine&lt;/a&gt; bu konuda da hayat kurtaracaktır. Tarzınıza, müzik zevkinize ve keyfinize göre birçok mekan bulabilirsiniz. Sırf Manhattan’a takılmayın Brooklyn’i de dikkate alın. Gece Kulüplerinde aynı bizdeki kapı muhabeti var. Şansınız Amerikalıların gece çıkarken bile abuk giyinmesidir ;) Istanbul’da gece çıkarken nasıl hareket ediyorsanız (giyim-kuşam-tavır) aynısını uygulayın ve dalın. Genelde bu taktik tutmakta ama “sorry! guest list only” diye geri çevrilirseniz kibarca yabancı olduğunuzu ve bir içik alıp gideceğinizi söyleyin, yine olmuyorsa zaman kaybetmeden listenizdeki ikinci adrese yönelin. Barlarda ise böyle bir sorun zaten yok, canlı performansların olduğu yerleri tercih edin. Her yurtdışı gezisinde olduğu gibi keyifli bir gecenin o şehirde yaşayan bir tanıdıktan geçtiğini unutmayın, varsa birileri değerlendirin. &lt;br /&gt;Major etkinlikler, konserler vs için New York'un resmi internet sitesi &lt;a href="http://www.nyc.gov/portal/site/nycgov/menuitem.e2a1b26d9be35ff6a62fa24601c789a0/"&gt;NYC.gov&lt;/a&gt;'a göz atabilirsiniz ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #6633ff;"&gt;Ne Alınır?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gece gezmesi dışında Manhattan dışına çıkmanızı gerektiren tek konu alışveriş. Manhattan alışveriş için oldukça pahalı bir yer. Ivır zıvır hediyelikleri ve Chinatown’daki ucuz t-shirtleri bunu dışında tutuyorum tabi. New Jersey ve Upstate New York’da (New York Eyaletini karadaki bölümü) hesaplı alışveriş için kurulmuş outlet ve alışveriş merkezleri mevcut. Buralara araba kiralayarak gidebilir veya Penn Station’dan kalkan tur otobüsleri ile gidebilirsiniz. Özellikle Amerikan markalarını ucuza bulabilirsiniz ancak dükkanları iyi harmanlayın. Hatta aynı mağazanın farklı yerlerdeki şubelerinde bile fiyatlar ve ürünler değişiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #009900;"&gt;Ne Zaman Gidilir? Nasıl Gidilir?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Istanbul’la aynı enlemde olduğu ve iklimi çok benzediği düşünülürse en uygun zamanlar Mayıs-Haziran ve Eylül-Ekim. Yazın da gidilir ama sıcak oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Istanbul’dan New York’a &lt;a href="http://www.thy.com.tr/"&gt;THY&lt;/a&gt; her gün direkt uçuyor. Ek olarak haftanın belirli günleri ikinci sefer de var. Delta Air Lines yazın haftada her gün, kışın 4 kez uçmakta. Uçuş yaklaşık 10 saat sürmekte. Şayet benim gib ibir sigara içen kişiyseniz ve ben o kadar dayanamam diyorsanız size tavsiyem Avrupa üzerinden aktarmalı gitmeniz. Örneğin Istanbul-Londra uçup (4 saat), 1-2 saat taklılıp, yemek yiyip, sigara-kahve keyfi yapıp, Londra-New York (6,5 saat) uçabilirsiniz. Bu yöntem için Amsterdam da uygundur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #990000;"&gt;Aklınızda Bulunsun!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/Ref1biBxSZI/AAAAAAAAAFg/IwhbHXx3TcA/s1600-h/nytaxi.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5037264561576692114" src="http://1.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/Ref1biBxSZI/AAAAAAAAAFg/IwhbHXx3TcA/s200/nytaxi.jpg" style="cursor: hand; float: right; margin: 0px 0px 10px 10px;" /&gt;&lt;/a&gt;&amp;gt; New York tıpkı Istanbul gibi büyük ve karmaşık bir şehir, kendinize dikkat edin&lt;br /&gt;&amp;gt; Hırsızlığa karşı yanınızda fazla para taşımayın, tek kredi kartı bulundurun&lt;br /&gt;&amp;gt; Kredi kartlarınızın, pasaportunuzun ve diğer önemli evraklarınızın birer fotokopisini bir kenara koyun, bulunsun&lt;br /&gt;&amp;gt; Bahşişleri unutmayın, tadınız kaçmasın&lt;br /&gt;&amp;gt; Metro’ya binmekten çekinmeyin ancak tedbiri elden bırakmayın&lt;br /&gt;&amp;gt; Taksiye bindiğinizde turist olduğunuzu çaktırmayın, gideceğiniz yerin adresini göstermeyin, söyleyin&lt;br /&gt;&amp;gt; Taksici sizi anlamazsa üzülmeyin, o da yabancıdır ve İngilizce bilmeyebilir&lt;br /&gt;&amp;gt; 21 yaşından küçüklere içki satışı tüm ABD’de yasak ve herkesten kimlik sorma hakları var, ehliyetinizi yanınızda taşımanızda fayda var&lt;br /&gt;&amp;gt; Dönüş günü programınızı iyi yapın zira JFK havalimanına gidişiniz trafik nedeniyle uzun sürebilir, havalimanı güvenliği dakikalarınızı çalabilir&lt;br /&gt;&amp;gt; Benim gibi “zil” kaldığınız durumlar olursa tek bir metroyla JFK’ye ulaşmanız mümkün ancak 1,5 saat filan sürüyor&lt;/em&gt; &lt;br /&gt;&lt;span style="color: #999999; font-size: 78%;"&gt;Düzeltmeler için Macallan'a teşekkürler...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-5983076447006720886?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/5983076447006720886/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=5983076447006720886' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/5983076447006720886'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/5983076447006720886'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2007/03/new-york.html' title='New York'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/ReftDSBxSTI/AAAAAAAAAEo/GEBIOucSZLg/s72-c/nyskyline.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-3974046704171419734</id><published>2007-02-06T12:36:00.000+02:00</published><updated>2007-10-11T15:52:48.313+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Avrupa'/><title type='text'>Cote d’Azur</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#993399;"&gt;Bu yazıda Fransa’nın Akdeniz kıyılarına, Cote d’Azur’a, yani nam-ı diğer Fransız Riviera’sına gidiyoruz... Yolu Nice, Cannes, St.Tropez ve Monte Carlo’ya düşeceklerin göz atması kendi faydalarınadır!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;Fransız Rivierası – French Riviera&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;19ncu yüzyılın başlarından itibaren Avrupa sosyetesinin adresi olmaya başlamış bu bölge aslında bizim Antalya varidir. Zaten bu nedenle Antalya bölgesine yabancıların takdığı isim Turkish Riviera (Türk Rivierası)’dır... adı üzerinde bizimkisi yapılaşma ve eğlence olarak “a la turca” ama olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/RchgUaHzgMI/AAAAAAAAADo/dfSWh6jmWFM/s1600-h/cote-azur-map-small.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5028374887684866242" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/RchgUaHzgMI/AAAAAAAAADo/dfSWh6jmWFM/s200/cote-azur-map-small.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Kemer – Antalya – Alanya üçlüsünün aynı sırayla karşılığı Cannes – Nice – Monte Carlo’dur. Ek olarak St.Tropez vardır ki hiç de pas geçilmemelidir. Bu arada hemen belirtelim Monte Carlo, Monaco Presliğinin şehridir. Bölgenin merkezi Nice olup havalimanı da buradadır. (Havalimanı kodu NCE). Aslında Fransızların cilalayıp-parlatıp dünya turizmine sundukları ve yıllar boyu süren tanıtımlar, uluslararası etkinlikler vb sayesinde cazibe merkezi haline getirdikleri bu bölge güzeldir, hoştur ama öyle hayal edildiği gibi “muhteşem” bir yer de değildir. İki kez gittiğim Cote d’Azur’a bir daha gider miyim? Sanmam :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;Nice&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/RchcjaHzgJI/AAAAAAAAADQ/hjp5u1Z6AGg/s1600-h/promenade_des_anglais_nice1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5028370747336392850" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/RchcjaHzgJI/AAAAAAAAADQ/hjp5u1Z6AGg/s320/promenade_des_anglais_nice1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bana göre tipik bir Akdeniz şehri olan &lt;a href="http://www.timeout.com/travel/nice/"&gt;Nice&lt;/a&gt; bölgenin de en büyük yerleşim yeridir. Nice’in en güzel yeri, pek çok filmde, kartpostalda ve posterde görebileceğiniz “Promenade des Anglais”dir. (İngilizlerin yürüyüş yolu gibi bir anlama gelmekte) Nerdeyse tüm şehri, İzmir’in “Kordon”u misali denizden ayıran bu geniş cadde ve kaldırım hareketin de olduğu yerdir. 3-5 basamak indiğinizde kendinizi kumsalda bulursunuz ve mevsimindeyseniz kendinizi Akdeniz’in sularına bırakabilirsiniz. Fakat bu keyfi yaşamak isteyenlerin dikkat etmesi gereken bir nokta “beach club”lar. Hemen hemen her yer “beach club” olarak düzenlendiği için şezlong ve şemsiye için Euro saçmak zorunda kalabilirsiniz. Hemen sinirlenmeyin! Meşhuuur Fransız Rivierasından denize giriyorsunuz...hatırlatırım ;) Belediyenin plajları da var elbette ama yer bulmak zor, hadi yer buldunuz rahat etmeniz zor falan filan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gezecek yer var mıdır? Bana göre yoktur! Nice caddelerinde turlayabilir, cafelerde keyif çatabilir, kendinizi pek yormadan paşa paşa zamanınızı geçirebilirsiniz. Fakat bizim tatillerde genelde bu olmadığı-olamadığı için başlarsınız program yapmaya. Yarın Cannes’a sonraki gün Monte Carlo’ya gidelim, onu da yapalım şunu da yiyelim, bunu da içelim... Aslına bakarsanız bir “long weekend”, çok çok 4 gün Cote d’Azur bölgesi için yeterlidir.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Cannes &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/Rchc5aHzgKI/AAAAAAAAADY/JtnK18HDuT0/s1600-h/cannes.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5028371125293514914" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/Rchc5aHzgKI/AAAAAAAAADY/JtnK18HDuT0/s320/cannes.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Tatilmiş, gezmekmiş, görmekmiş pek umrunda olmayanlar bile &lt;a href="http://www.cannes-on-line.com/Anglais/uneuk.html"&gt;Cannes&lt;/a&gt;’ı duymuştur... sağolasın &lt;a href="http://www.festival-cannes.fr/index.php?langue=6002"&gt;Cannes Film Festivali &lt;/a&gt;ve sahilde şöhreti yakalamak uğruna plajlarda gazetecilere çıplak poz veren ablalar. Nice’den çok rahat bir tren yolculuğu ile 30-35dk mesafede olan Cannes özellikle yazın süper piyasa mekanı! Avrupa ve Türk sosyetesinin evleri de genelde burada mesela. Bu nedenle yerli veya yabancı tanıdık bir simaya rastlamanız durumunda şaşırmayın, “cool” olun!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elbette Cannes (yeri gelmişken okunuşu Kan) bundan ibaret değil... Nice ile kıyaslandığında küçük ama daha kaliteli bir şehir burası. Festivalin de yapıldığı kongre sarayı pek çok uluslararası kongre, toplantı vs ev sahipliği yapmakta. Mesela her sene GSM operatörlerinin kongresi var... hani Turkcell, Telsim ve Avea’nın zaman zaman ödül aldığı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Monte Carlo&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;İşte bölgenin en keyifli yeri! İç işlerinde bağımsız, dış işlerinde Fransa’ya bağlı &lt;a href="http://www.visitmonaco.com/index.cfm"&gt;Monaco Prensliği &lt;/a&gt;burası. Dünyanın bir kaç kumar şehrinden biri olmasından dolayı gördüğüm en güzel “Casino” burada, şehir içinde gerçekleşen tek Formula 1 burada, 10-12 metrelik teknelere kayık muamelesi yapılan Akdeniz’in en popüler marinası burada, yani var oğlu var. Nasıl ki Cannes bölgede kongrelerden, festivallerden para kazanan şehirse Monte Carlo da eğlenceden (aslında İngilizcesi daha iyi oturuyor “entertainment”) para kazanan şehri. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5028371434531160242" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 475px; CURSOR: hand; HEIGHT: 292px; TEXT-ALIGN: center" height="345" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/RchdLaHzgLI/AAAAAAAAADg/jULf5VoPwow/s400/monaco.jpg" width="531" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;Casino ve cafeler haricinde Monte Carlo’da gezecek bir yer var! Monaco Prensliğinin Kraliyet Sarayı ziyaretlere açık. Hani şu Prenses Stephanie’nin, Prens Albert’in büyüdüğü, aşkların ve acıların yaşadığı saray. Teleferikimsi bir araçla çıkıp yürüyerek inmenizi tavsiye ederim zira iniş yolunda şehri farklı açılardan görme şansınız oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff6666;"&gt;Hızını Alamayanlara; San Remo&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Ne alaka demeyin! “Yol Gidenindir Felsefesi” her zaman sürprizler getirir. İtalya’nın ismini müzik festivali ile duyurmuş bu şehri trenle Nice’e yaklaşık 1 saat mesafede. Halk pazarından ve dükkanlardan gündelik hayatınıza tad katabilecek alışverişler yapabilir, cafelerinde gerçek bir espresso veya cappucino keyfi yaşayabilirsiniz. (&lt;a href="http://www.comunedisanremo.it/index.php"&gt;San Remo&lt;/a&gt;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;Ne Yenir? Ne İçilir?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Akdeniz kıyılarında, Fransa’dasınız... fazla söze gerek yok diye düşünüyorum. Deniz mahsulleri ile aranız iyiyse yaşadınız. Balık, kalamar, midye vb bolca mevcut. Sefood Pasta veya Pizza da yenilebilir. “Provance” bölgesinin baharatlarıyla hazırlanmış et ve tavuk yemekleri de acaip lezzetli benden söylemesi. Sabahları elbette croissant! Ve tabi ki Fransız şarapları kaçmaz. Fiyatlar hiç de ucuz değil. Yazının başında da belirttiğim gibi Cote d’Azur’dasınız, Eurolar havada uçuşacak!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#666600;"&gt;Ne Alınır?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Birçok şey alınır... şarap alınır, “Provance” baharatları alınır, sabun alınır, magnet, t-shirt gibi ıvır zıvır hediyelik alınır, bizim ayarsanız Gallerie La Fayette’den, bütçeniz uygunsa Cannes’da bulunan şık butiklerden birkaç parça üst-baş alınır, yakalarsanız ünlülerden imza alınabilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#666666;"&gt;Nerede kalınır?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hesaplı oteller Nice’de... aslında çoğu otel Nice’de :) Ben ilk gidişimde Avurpa’nın hesaplı otel zinciri (3 yıldız ayarı) Hotel İbis’de ikinci gidişimde de orada yaşayan bir arkadaşımda kalmıştım. Bu nedenle tavsiyem internetten iyi bir araştırma yapmanız. &lt;a href="http://www.hrs.de/"&gt;HRS&lt;/a&gt;’i bu araştırma için önerebilirim. Bölgedeki her şehre/kasabaya sahil boyunca işleyen trenle en fazla 1 saatte ulaşabildiğiniz için tam ortada yer alan Nice’da kalmanız işinizi kolaylaştıracaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Ne zaman gidilir? Nasıl gidilir?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Mayıs-Ekim arası uygundur ama planlama aşamasında hava durumunu kontrol edin. Denize girmek sizin için olmazsa olmaz bir olaysa Haziran-Eylül daha mantıklı olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.thy.com.tr/"&gt;THY&lt;/a&gt; yazın haftada 5 gün, kışın da haftada 3 gün Nice’e direkt uçmakta. Bunun yanıda, aktarmalı da olsa &lt;a href="http://www.swiss.com/"&gt;SWISS&lt;/a&gt; ve &lt;a href="http://www.alitalia.com/"&gt;Alitalia&lt;/a&gt; her gün uçmakta. Air France ile gitmeyi tavsiye etmem zira taa Paris’e kadar uçup geri dönmeniz gerkiyor ki bu zaman kaybı. Aynı şekilde KLM ve British Airways de Nice için düşünülmemeli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;Aklınızda Bulunsun...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&gt; &lt;em&gt;2 gün Nice, 1 gün Cannes, 1 gün Monter Carlo yeterlidir, fazlası gerekli değildir.&lt;/em&gt; &lt;em&gt;St.Tropez opsiyonel olarak +1 olarak eklenebilir.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&gt; &lt;em&gt;Cannes Film Festivali zamanı gitme deliliği yapmayın, fiyatlar uçuyor&lt;br /&gt;Monte Carlo’da casinolara girişte kıyafet (takım/elbise/kravat) zorunluluğu var, kot&amp;amp;t-shirt sadece “slot machine” kısmına girebiliyorsunuz&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&gt; &lt;em&gt;Öğlen yemeklerinizi atıştırın, akşam yemeğinde paranıza kıyıp adam gibi yiyin, keyfini çıkarın&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&gt; &lt;em&gt;Fransızlara uyuz olabilirsiniz ama dövmeyin&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-3974046704171419734?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/3974046704171419734/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=3974046704171419734' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/3974046704171419734'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/3974046704171419734'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2007/02/cote-dazur.html' title='Cote d’Azur'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/RchgUaHzgMI/AAAAAAAAADo/dfSWh6jmWFM/s72-c/cote-azur-map-small.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-2830276097459562929</id><published>2007-01-09T16:18:00.000+02:00</published><updated>2011-09-24T15:12:36.667+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Avrupa'/><title type='text'>Les Arcs</title><content type='html'>&lt;span style="font-size: 180%;"&gt;&lt;span style="color: #cc0000;"&gt;Les Arcs&lt;/span&gt; - &lt;span class="Apple-style-span" style="color: #3d85c6;"&gt;Bourg&lt;/span&gt;&lt;span style="color: #000099;"&gt; &lt;/span&gt;- &lt;span class="Apple-style-span" style="color: #eeeeee;"&gt;Saint Maurice&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/RaS2mJ5JiPI/AAAAAAAAABU/wy7QRbmBLs0/s1600-h/montblanc-160x105.jpg" style="font-size: 85%;"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5018336651404478706" src="http://4.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/RaS2mJ5JiPI/AAAAAAAAABU/wy7QRbmBLs0/s200/montblanc-160x105.jpg" style="cursor: hand; float: left; margin: 0px 10px 10px 0px;" /&gt;&lt;/a&gt;Kış sporları bazıları için korkutucu ve/veya gereksiz gelebilir fakat olayın keyfini, öğrenmeden ve yaşamadan yorum yapmak doğru olmaz zira oldukça keyiflidir. Bembeyaz karların üztünde sallınmak kadar keyifli ve sizi özgür kılan başka bir spor yoktur sanırım! Benim ailem kış sporlarına meraklı olmadığından kar üzerindeki ilk deneyimim New York’da günübirlik bir kayak merkezinde olmuştu. Suni kar üzerinde kayak öğrenmek hem zor hem de acı veren bir tecrübe! Daha sonra arkadaşlarımın yönlendirmesiyle sıfırdan bir başlangıç yaptım ve snowboard ile tanıştım. İlk dersimi Uludağ’da aldım ve o haftasonu Cehennem pistinden kayar olmuştum. Yaklaşık bir yıl sonra 2005 yılının Kurban Bayramında ekip olarak Les Arcs programı yapılmıştı… Sömestr tatili öncesi, kar tatili düşünenler için alternatif olarak öneririm.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #ff6600;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #ff6600;"&gt;Istanbul – Cenevre&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Ekibin tamamı &lt;a href="http://www.onurair.com.tr/"&gt;Onurair&lt;/a&gt; ile Lyon’a uçup oradan kiralık araç ile Les Arcs’a gelmeyi planlamıştı. Ben o dönemde askere gitmiş gelmiş, &lt;span style="color: #cc0000;"&gt;Swissair&lt;/span&gt; zamanında sahip olduğum bedava billet haklarımı kaybetmiştim ama halen çalışmakta olan Melda’nın sayesinde &lt;a href="http://www.swiss.com/"&gt;SWISS&lt;/a&gt; ile &lt;a href="http://www.geneve-tourisme.ch/?rubrique=0000000000&amp;amp;lang=_eng&amp;amp;PHPSESSID=11f4c88265b9ca8f178985eb67824f1d"&gt;Cenevre&lt;/a&gt;’ye bir “friend ticket” ayarlamıştım. Ferit de &lt;a href="http://www.qatarairways.com/index.php?turkish"&gt;Qatar Airways&lt;/a&gt;’de çalıştığında o da “pass ticket” almış ve biz iki gezgin farklı ve ucuz bir yoldan Les Arc’a gitmeyi çözmüştük. &lt;a href="http://www.swiss.com/"&gt;SWISS&lt;/a&gt;’in Istanbul’dan akşamüstü kalkan uçağı ile Zürih’e uçtuk ve hızlı bir bağlantı ile 21:00 civarı &lt;a href="http://www.gva.ch/en/Desktopdefault.aspx/tabid-11/"&gt;Cenevre Havalimanına &lt;/a&gt;inmişitk. Bu havalimanının özelliği &lt;span style="color: #cc0000;"&gt;İsviçre&lt;/span&gt; – &lt;span style="color: #000099;"&gt;Fransa&lt;/span&gt; sınırında olması ve her iki ülkeye de çıkış yapabilmenizdir. Biz tabi ki “Sector Français”den ve Fransız pasaport kontrolünden geçip, bagajlarımızı da aldıktan sonra Fransa’ya çıkış yaptık. Planımız havalimanından kalkan otobüslerden biri ile Les Arcs’a devam etmekti. Ancak geç kalmıştık ve tabiri caizse in cin top oynuyordu. Yapacak birşey yoktu ve o gece &lt;a href="http://www.ferney-voltaire.fr/index_en.asp"&gt;Ferney Voltaire&lt;/a&gt;’de (Cenevre’nin Fransa tarafındaki köy) kalmaya karar verdik… verdik de bizi her hangi bir otele götürecek taksi bile yoktu. Mecburen Cenevre Havalimanın içinden bu sefer “Sector Suisse”den geçip İsviçre’ye çıkış yaptık ve bir taksi bularak tekrar Fransa’ya geçip kendimizi bir otele attık. Yani 1 saat içerinide 3 defa ülke değiştirdik! Fakat bu bizi yıldıramazdı ve eğer gece kalıyorsak Ferney Voltaire’i keşfetmek lazımdı. Lakin burası bir köydü ve yapacak hiç birşey yoktu. Resepsiyon görevlisinin Fransızca “püb de padi” diye anlatmaya çalıştığı, gerçeği Paddy Pub olan mekana atıp buz gibi &lt;a href="http://landingpage.guinness.com/Gateway-en-row.htm?Lang=tr&amp;amp;BrandId=SO&amp;amp;RefUrl=http%3a%2f%2fwww.guinness.com%2fTemplates%2fRedirectToGateway.aspx%3fNRMODE%3dPublished%26NRNODEGUID%3d%257b7892FE09-EC41-4F5B-A336-9EAC47569C2F%257d%26NRORIGINALURL%3d%252f%26NRCACHEHINT%3dGuest"&gt;Guinness&lt;/a&gt;’leri devrip sızdık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #ff6600;"&gt;Cenevre – Les Arcs&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Sabah, "Gare Routière de Genève"den (&lt;a href="http://212.203.98.98/WW70AWP/WW70AWP.EXE/CTX_2564-5-CcHZDZkXBd/Main/SYNC_-1733315531?DRAPEAU_EN"&gt;Cenevre Otobüs Terminali&lt;/a&gt;) Fransız kayak merkezlerine kalkan otobüslerden Les Arcs’a uğrayana bindik. Her işte bir hayır vardır derler ya! Bizimki de böyle birşey işte. Cenevre’den Les Arcs’a bir aktarmalı ve yaklaşık 4 saat süren yolculuktan o bölgenin tüm güzelliklerini görme fırsatımız oldu. (Tekyön CHF105) &lt;a href="http://www.lesarcs.com/?lang=en"&gt;Les Arcs&lt;/a&gt;’a akşamüstü vardık ve ekibi beklemeye başladık. Normal şartlarda onların bizden çok önce gelmiş olmaları gerekiyordu ama bir yol macerası da onlar da vardı! Lyon’a inmesi gereken uçak hava şartları nedeniyle Basel/Mulhouse’a inmiş saatlerce beklemiş ve gecikmeli olarak Lyon’a varmış. Üstüne yollar karışıp kendilerini Güney Fransa’ya, Marsilya’ya giderken bulmuşlardı. Durumu anlayınca oteli bulup check-in yapmak üzere bir respsiyon aradık lakin yoktu! Elimizdeki tek bilgi Merida Resort – Les Arc 2000’de Burcu Benice adına rezerve edilmiş 3 oda olduğuydu ama Les Arcs’da belki 6 tane Merida vardı ve tamamı apartotel olduğu için resepsiyon yoktu. Check-in işlemleri için Merida’nın ofisinde gidilmesi gerektiğini bu ofisin kapanmasına 15dk kala öğrenip, burayı bulup tüm ekibin işlemlerini yapmasaydık o gece açıktaydık…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img alt="" border="0" height="184" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5018337287059638546" src="http://4.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/RaS3LJ5JiRI/AAAAAAAAABk/msAyqVTGuc0/s400/paradiski_plan_pistes_2000.jpg" style="cursor: hand; display: block; height: 219px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 476px;" width="427" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #ff6600;"&gt;Les Arcs&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.lesarcs.com/?lang=en"&gt;Les Arcs&lt;/a&gt;, Fransız Alplerinin belki de en ideal kayak merkezi zira bu bölgenin en uzun ve farklı pistleri burada yer almakla beraber fiyatlar da diğer merkezlere göre (&lt;a href="http://www.courchevel.com/index2.php?lang=en"&gt;Courchevel&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.olympic.org/uk/games/past/index_uk.asp?OLGT=2&amp;amp;OLGY=1992"&gt;Albertville&lt;/a&gt; vb) daha hesaplı. Odalarda 2, 4 veya 6 kişi kalınabiliyor. Apartotel olduğu ve genelde uzun konaklamalar yapıldığı için nevresimlerinizi ve havlularınızı ofisten alıp çıkışta teslim ediyorsunuz ve odanın temizliğinden siz sorumlusunuz. 1800 mt, 2000 mt, ve 2400 mt’de kalabiliyorsunuz ki biz &lt;strong&gt;merkez sayılan Arc 2000&lt;/strong&gt;’deydik. Burada her türlü ihtiyacınızı karşılayabileceğiniz dükkanlar, odada yemek yapacaksanız malzeme alabileceğiniz veya tuvalet kağıdı, su vs ihtiyaçlarınızı alabileceğiniz süpermarketler, kayak ve borad kiralalıyabileceğiniz yerler ve keyifli yemek yiyebileceğiniz resaturantlar var. SkiPass’ınızı turist ofisinden günlük, haftalık, aylık olarak ve bölgelere göre alabiliyorsunuz. Komşu vadi &lt;a href="http://www.la-plagne.com/en/index.php?id=5"&gt;La Plagne&lt;/a&gt;’da da geçen bir SkiPass’ı (6 günlük SkiPass 225€ + kart depozitosu) edinebiliyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ekipte sadece Seda kayakçı diğerleri “boardcu”ydu ama Ferit kayak öğrenmek de ısrarlı olup hoca tutunca biz Özlem’le eküri oluverdik. Yeri gelmişken belirtelim, ders almak isteyenler için birden fazla kayak okulu var ve ister grup olarak isterseniz bireysel olarak ders almanız mümkün. Ben ilk gün sadece kısa ve kolay pistte &lt;em&gt;(kısa ve kolay dediğim pist nerdeyse Uludağ’daki Cehennem’e denk)&lt;/em&gt; geliştirme/iyileştirme çalışmaları yaptım… çok düştüm ama yılmadım! Omzumun acısı ise gece çıktı, &lt;a href="http://www.novartis.com.tr/pharma/01_html/voltaren.asp"&gt;voltaren&lt;/a&gt; hap ve jel fayda etmedi, ertesi gün birkaç çıkıştan sonra pes ettim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/RaS3p55JiSI/AAAAAAAAABs/H1K_TI5UIuc/s1600-h/Pictures+055.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5018337815340615970" src="http://3.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/RaS3p55JiSI/AAAAAAAAABs/H1K_TI5UIuc/s200/Pictures+055.jpg" style="cursor: hand; float: right; margin: 0px 0px 10px 10px;" /&gt;&lt;/a&gt;Sonraki günler işi çözüp vızır vızır kaymaya başladık. Pistler o kadar uzun ki hızlı bir teleski veya kabinle çıkışınız 20dk sürüyor ve inişiniz hiç durmadak kaydığınızda minimum 30dk sürüyor. Pistler arası geçişleri de düşünürseniz yanınızda pist haritası olmadan çıkış yapmanız durumunda çıkış noktanızdan başka bir yere inmeniz mümkün. Arada cafelerde kahve ve/veya atıştırma molası verebiliyor, ekibin diğer üyeleriyle rastlaşabiliyorsunuz. Üçüncü günün akşamı yağan kardan sonra pistler daha da güzel hale geldi ve snowboard iyice keyifli hale geldi. Pistler sabah 08:00’de açılıp akşam 17:30’da kapanıyor. Bazı pistler inanılmaz uzun olduğu ve iniş 1 saate yakın sürebildiği için onların çıkışı daha erken bitiyor. Kısacası gerek başlangıç seviyesindikiler gerekse iyi kayanlar için keyif veren bir bölge.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #cc0000;"&gt;Ne Yenir? Ne İçilir?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Uzun sure kalmaya gelenler genelde süpermarketten malzeme alıp odalarında yemek+parti olayını tercih ediyorlar. Bizim gibi kısa süreli gelenler için ise alternatifler mevcut. Bazı restaurantlar sadece gece açık ama aşağı yukarı herşeyi bulmanız mümkün. Zaten küçük bir yer olduğu için keşfetmek zor değil. Bir hafta süresince gözümüze kestirdiğimiz her yerde yedik içtik. Fiyatlar ise bir Avrupa kayak merkezine göre normal ama standartın üzerinde. Öğlenleri ortalama 25-30€, akşamları da içki dahil kişi başı ortalama 40-45€ rahat veriyorsunuz ama Fransız şaraplarına değer doğrusu. Sabahları portakal suyu ve fırından alacağınız tap taze çikolatalı croissant veya waffle size yeterli enerjyi size sağlayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #009900;"&gt;Ne Alınır?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Açıkçası bir kayak merkezine gittiyseniz derdiniz gezmek tozmak ve alışveriş yapmak değildir. En azından bizim kafada insanlar için bu böyle ama yine de ufak hediyelikler bulmanız mümkün. Magnet, kupa veya t-shirt alınabilir. Bir de taşımayı göze alıyorsanız şarap enteresan olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #999900;"&gt;Ne zaman gidilir?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Aralık-Mart dönemi sezon olarak kabul edilse de hava ve kar durumunu dikkatle takip etmek şart. Bir de fiyatların uçukluğu açısında Avrupa’da sömestr tatili dönemlerinde kaçının. Biz Ocak ayında gitmiştik ve pistleri suni karla takviye etmekteydiler. Allahtan üçüncü gün kar yağdı da pistler topladı. Sanırım Ocak sonunda Mart ortasına kadar olan dönem daha garanti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #000066;"&gt;Nasıl gidilir?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Lyon bir alternatif ama yine en mantıklısı Cenevre üzerinde gitmek. Hem daha yakın hem daha kolay. Ama tavsiyem Istanbul’dan sabah kalkan bir uçak ile (aktarmalı da olabilir) Cenevre’ye öğlen gibi varmanız ve vakit kaybetmeden Les Arcs’a doğru yola devam etmeniz. Böylelikle akşamüstü varmayı garanti edersiniz. Aslında bu tavsiyem &lt;a href="http://www.webscapades.com/france/alpes/region-page.htm"&gt;Fransız Alpleri&lt;/a&gt;’ne gidecek herkes için geçerli. Veya çok ehl-i keyifseniz bir gün önceden &lt;a href="http://www.geneve-tourisme.ch/?rubrique=0000000000&amp;amp;lang=_eng&amp;amp;PHPSESSID=11f4c88265b9ca8f178985eb67824f1d"&gt;Cenevre&lt;/a&gt;’ye uçun, geceyi burada geçirin, yemeğinizi yiyin, sabah da paşa paşa yola çıkın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #ff6600;"&gt;Aklınızda Bulunsun!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&amp;gt; &lt;em&gt;Haritasız pistlere çıkış yapmayın, cep telefonunuz yanınızda olsun&lt;br /&gt;La Plagne dahil SkiPass almayın Les Arc’ın pistleri yetiyor, gerekirse günlük biletle diğer vadiye geçebiliyorsunuz&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&amp;gt; &lt;em&gt;Gece hayatı (Apres Ski) diye birşey beklemeyin zira haliniz olmayacak, geceleri ihtiyacınız olan şey kas gevşetici ve ağrı kesicidir. Ben yine de linkini vereyim ;) &lt;/em&gt;&lt;a href="http://www.lesarcs.com/Apres-ski#b"&gt;&lt;em&gt;Apres Ski&lt;/em&gt;&lt;/a&gt;&amp;gt; &lt;em&gt;Pistlerin zorluk derecelerini Türkiye’dekilerle karıştırmayın, cengaverlik yapıp siyah (zor) pistlere dalıp patlamayın&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&amp;gt; &lt;em&gt;Tatile değil kaymaya gidiyorsunuz, beklentilerinizi buna göre ayarlayın&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-2830276097459562929?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/2830276097459562929/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=2830276097459562929' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/2830276097459562929'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/2830276097459562929'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2007/01/les-arcs.html' title='Les Arcs'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_rGEbZKCEq2E/RaS2mJ5JiPI/AAAAAAAAABU/wy7QRbmBLs0/s72-c/montblanc-160x105.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-116653328182251879</id><published>2006-12-27T15:00:00.002+02:00</published><updated>2011-09-12T16:42:51.114+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Asya/Uzakdoğu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hindistan'/><title type='text'>GOA</title><content type='html'>&lt;span style="color: #ff6600;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Hindistan – Bölüm III : &lt;span style="color: #009900;"&gt;GOA&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;span style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Açıkçası benim için muhtemelen hayatımın bir kısmını mutlaka geçireceğim, belki de “son durak” olacak bu planeti yazı ile aktarabileceğim kadar aktaracağım. Aslında bu yazıyı bir “gezi notu” veya “şehir rehberi” olarak değil “hayat tarzı” olarak okuyun…&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Goa, kuzenimle çıktığım 3 haftalık "&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #f1c232;"&gt;1nci Hindistan Seferi&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;"nin son bölümü olarak planladığımız ve 2 hafta süren Yeni Delhi, Varanasi, Jaipur, Pushkar duraklamaları sonrasında ulaştığımız bam başka bir Hindistandı. Bu nedenle yazının başlığı “Hindistan – Bölüm 3” İlk iki bölümü (Bölüm I: Delhi-Varanasi ve Bölüm II: Jaipur-Pushkar-Bombay) daha sonra yazacağım.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color: #f1c232;"&gt;2011 Edit: Bölüm I / II için &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2011/09/hindistan-bolum-i-ii-delhi-varanasi.html"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color: #f1c232;"&gt;tıklayınız&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/font&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Aslında Tayland (&lt;/span&gt;&lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2006/01/koh-phangan-gezi-notlar.html"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Koh Phangan&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;) tecrübelerimizden sonra neyle karşılaşacağımızı bilmekle beraber herşeyin farklı olduğunu da tahmin ediyorduk… evet hem benzer hem de farklıydı!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/font&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #ff6600;"&gt;Öncelikle bir konuyu açıklığa kavuşturalım;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.goatourism.org/About_Goa/goa_intro.htm"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Goa&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;, eski bir Portekiz Sömürgesi olarak iki farklı tarzı barındırıyor. Avrupalı zenginlerin ve kolonist zenginlerin gözde tatil beldesi olup 5 yıldızlı otellere ve tatil köylerine ev sahipliği yapan bölge bizim konumuz dışında. Ayağımızı dahi basmadık ki bu “Goa’nın Özü”ne aykırı olurdu! Duyduk ki denize karşı viskilerini yudumlayan insanlar da varmış. Peki bu insanlar onca yolu ne için gelmiştir, orada ne halt etmektedir bilinmez. &lt;span style="color: #666666;"&gt;&lt;em&gt;(Lonely Planet'in yazdıkları için &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.lonelyplanet.com/worldguide/destinations/asia/india/goa/"&gt;&lt;span style="color: #666666; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;em&gt;tıklayınız&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color: #666666;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #009900; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Nasıl Gidilir?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Hindistan’ın her şehrinden saatlerce sürecek keyifli bir tren yolculuğunu seçebilir –ki biz bunu Delhi-Varanasi arasında 26 saat ile yaptık- veya zamandan tasarruf için &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.jetairways.com/"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Jet Airways &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;veya &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.airsahara.net/"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Air Sahara &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;ile ulaşabilirsiniz. Türkiye’den direkt Goa’ya gidecekseniz &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.thy.com.tr/"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;THY&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;’nın Istanbul-Bombay (Mumbai) direkt seferi gelip aktarma yapıp 1 saat sonra Goa’ya inebilirsiniz. Dabolim Havalimanı Goa’nın başkenti Panaji’ye 8km mesafede. Elbette sizin gideceğiniz Goa daha uzak! &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;span style="color: #f1c232;"&gt;2009 Edit:&lt;/span&gt; Bombay'e Istanbul'dan THY ile direkt ya da &lt;a href="http://www.etihadairways.com/"&gt;Etihad&lt;/a&gt;, &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;a href="http://www.qatarairways.com/"&gt;Qatar Airways&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.flyemirates.com/"&gt;Emirates&lt;/a&gt; ya da Gulfair gibi körfez havayolları ile ulaşabilirsiniz. Hatta bunlara bir de low cost airline olan &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;a href="http://www.airarabia.com/"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Air Arabia&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/a&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt; katıldı. Şayet Bombay'e 04:00-:05:30 arası iniryorsanız sabah 05:30'da &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;a href="http://www.spicejet.com/"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Spicejet&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/a&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt; ya da 06:20'de &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;a href="http://http//www.jetairways.com/"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Jet Airways&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/a&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt; ile hiç beklemeden Goa'ya inebilirsiniz. (Çok hızlı olmanız lazım) Daha geç geliyorsanız tavsiye edeceğim havayolu &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;a href="http://www.flykingfisher.com/"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Kingfisher&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/a&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt; olacaktır. Low cost olarak da &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;a href="http://www.goair.in/"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;GoAir&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/a&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt; iyi.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #ff6600; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Ne Nerede?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/6270/1264/1600/109245/goa.gif"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;img alt="" border="0" height="400" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/6270/1264/320/497167/goa.png" style="float: right; margin: 0px 0px 10px 10px;" width="285" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Panaji aşağı yukarı Goa sahil şeridinin yukarılarına denk gelmektedir. Siz ya Panaji’nin güneyine, Palolem ve/veya &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.keralatourism.org/"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Kerala&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;’ya doğru yola koyulacaksınızdır ya da bizim gibi yönünüzü kuzeye çevireceksinizdir. Öyle hemen gözünüz korkmasın! Havalimanından Goa’nın en kuzeyinde bulunan Arambol taksi-minibüs ile 1 saat mesafede. Bu hesaba göre Panaji'den en güneye ulaşmanız da 2,5 - 3 saati geçmez.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/font&gt;&lt;span style="color: #ff6600; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Arambol&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Uzun bir kumsala hafif tepeden bakan bir odada, dalgaların sesi ile uyanmak mı? Hem Goa’da olup hem de “tranquil” bir ortamda 2-3 günlük adaptasyon için ideal bir yer mi? Adresiniz Arambol olmalı. Yan odamızda kalan Amerikalı çift –ki tanıdığım en zeki ve dünya görüşü olan iki Amerikalıydı- Goa’dan ayrılmadan önceki son 2 günü için buray seçmişti. İkisi de olabilir tabi… neden olmasın?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/font&gt;&lt;span style="color: #3333ff;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #ff6600;"&gt;Anjuna&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/font&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Artık Goa’yı yaşamanın vaktiydi ve kendimizi Anjuna’ya attık. Kendimize keyifli bir pansiyonda oda bulduktan ve bir motor kiraladıktan sonra havaya girdik ve bu dünyadan ışınlandık. Odadan sahile yürüdük ve ilk gözümüze kestirdiğimiz “shack”e çöktük. Burası gündüz vakti hayatımızın geçtiği Agnelo’nun yeriydi (&lt;strong&gt;Agnelo’s Shack&lt;/strong&gt;). Shack denilen zıkkım sazlardan kurulmuş, içerisinde tek ocağı bulunan mutfağı ile bir nevi büfedir diyebiliriz. Bira var, yemek var, şezlog var, muhabbet var… zaten başka bir ihtiyacınız da olmuyor. Masajınızı sahilde yürüyen Hintiler yapıyor, taze meyvenizi kafasının üzerinde taşıdığı sepetten alıp gözünüzün önünde “chop” eden teyzeden alıyorsunuz. Yemek olayı biraz ağır zira tüm yemekler sırasıyla tek ocakta pişirildiği için beklemek kaçınılmaz. Sinir-Stres size yabancı kavramlar olacağı ve zaman sadece güneşin doğup-batması olarak algılandığı için beklemek hiç sorun olmuyor. Bir süre sonra Agnelo ile kanka olununca “shack”in diğer imkanlarından da yararlanma şansınız doğuyor ;) Anjuna sık sık partilere ev sahipliği yapan bir beach olduğu için ve &lt;strong&gt;Vagator&lt;/strong&gt;, &lt;strong&gt;Baga&lt;/strong&gt; gibi beachlere de yakınlığından dolayı iyi bir lokasyon. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;2009 Edit: Curlie's ve Shiva Valley'de partiler olmakta. Bunun dışında Shore Bar yemek ve gündüz takılmak için güzel. Fusion akşam yemeği için favorilerim arasında.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/font&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #9fc5e8; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Goa Gece Hayatı&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;İşte bu bölüm pek enteresan! Anlamak için kendinizi bir an olsun sahilde güneşlenirken hayal edin. Güneşin batması ile (saat 19:00 civarı) toparlanıp odanıza gidiyorsunuz. Öyle duş almayı, yemek için çıkmayı filan düşünmeyin. Biraz dinlenip, giyinip, motorunuza atladığınız gibi kendinizi &lt;strong&gt;&lt;span style="color: #cc0000;"&gt;Vagator&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;’da mukim “&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #cc0000;"&gt;NineBar&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;”a atıyor, kendinizi &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.google.com/search?sourceid=ie7&amp;amp;rls=com.microsoft:en-US&amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;amp;ie=utf8&amp;amp;oe=utf8&amp;amp;q=goa+trance"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Goa Trance &lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;ve &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.google.com/search?hl=tr&amp;amp;rls=com.microsoft%3Aen-US&amp;amp;q=Pyschedelic+trance&amp;amp;btnG=Ara&amp;amp;lr="&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Pyschedelic Trance&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;’in ruhunuzu ve beyninizi besleyen tınılarına bırakıyorsunuz. Hızlı havaya girip keyfini çıkartın zira kanun gereği saat 22:00’de müzik bitiyor :)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/font&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Paşa paşa mekandan çıkıp kendinize yemek yiyecek bir yer buluyorsunuz. Genelde, burada da İsrailli gençler yoğun olduğu için tavuklu sandviç ve schnitzel bulabilirsiniz. Ya da &lt;/span&gt;&lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Goa"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Goan&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt; mutfağını tatmak üzere lokal bir restauranta gidebilir, tüm bunlardan sıkıldıysanız bir pizzacıda zıkkımlanabilirsiniz. Hayat kurtaran bir başka yemek de “seafood pasta”... hepsi yapabiliyor!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/font&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Ardından gece yarısına kadar sürecek bir temizlenme, bekleyiş ve dinlenme başlıyor. Bu arada gözünüz kulağınız olası bir parti için açık olsun. Kanunen müzik 22:00’de bittiği ve Goa yetkilileri tarafından “&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #cc0000;"&gt;rave party&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;”lere fazla sıcak bakılmadığı için öyle önceden bağıra çağıra “parti vaaaar!” diye duyurulmuyor. Genelde ufak çaplı (400-500 kişilik) partiler düzenleniyor ve bu herhangi bir koyda veya sahilden içeride dağlara doğru (&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #009900;"&gt;jungle party&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;) olabilir. Bir tüyo daha, İsraillilerin çoğunluğu nedeniyle bu tip organizasyonlar da genelde onların elinden çıkıyor ;) Bizim kaldığımız 8 gün içerisinde ne yazık ki büyük bir “rave party” olmadı. Dönüşümüzden 10 gün sonra yapılacak olana hazırlanıyordu herkesler! Kısmet diilmiş :( Noel ve yılbaşı döneminde şansınız çok daha yüksek tabi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/font&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Sakın karalar bağlamayın! Biz bağlamadık zira Goa herşeye rağmen size eğlence sunuyor. Gece 01:00 gibi başlayıp sabaha kadar devam eden uçuk mekanlar mevcut. Vagator’da bulunan “&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #ff6666;"&gt;Prim Rose&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;” buna bir örnek. Sadece müzik bile sizi mutlu edecektir zira “birşeyler”in doğduğu yerdesiniz! &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;span style="color: #f1c232;"&gt;Edit 2009:&lt;/span&gt; Bombay'deki son terör olayları sonrası yılbaşı dönemi zor geçti. Pek çok parti iptal oldu vs. Şu anda normale dönüş var ama zaman alacağı kesin. Ninebar, Hilltop, West End hizmette ;) Curlie's ve Shiva Valley'de partiler olmakta. Tabi nerede ne zaman ne olacak bilmek için networkünüzün iyi olması gerek ;)&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #cc0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Goa nedir?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Goa gizemlidir, kendini çabuk teslim etmez! Nazlıdır… Mesela çok daraldınız ve kafaya koydunuz, illa bir parti bulacaksınız…motorunuza atlayıp kulağınızı rüzgarla gelen müziğe kabartın. Bir yerlerde kendinize göre bir şey bulursunuz. Fakat emin olun ki o size gelmeyecektir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Tüm bunları görüp, yaşayıp, sorguladıktan sonra anlıyorsunuz ki Goa, Koh Phangan gibi tatil+eğlence mekanı değildir. Bir hafta – on günlük bir yer de değildir! Goa; hayatınızda bir zaman dilimini geçirmek üzere geleceğiniz, bu sürede burada misafir olarak değil “yarı yerleşik gezgin” olarak bulunursanız tadını alabileceğiniz, keyfine varabileceğiniz bir yerdir. Benim tabirimle “kontak kapatma”, kimilerine göre “re-generation” kimilerine göre de “beyni yakma” yeridir. 70'li yıllardan bugüne tarzlar değişse de misyonunu devam ettiren bir yerdir. (&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.goagil.com/bio.html"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Goa Gil&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;'in hikayesine bakınız) &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/font&gt;&lt;a href="http://imageshack.us/"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;img alt="Image Hosted by ImageShack.us" border="0" height="351" src="http://img224.imageshack.us/img224/7163/fpanjuna77uc4.jpg" style="height: 351px; width: 581px;" width="524" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: white;"&gt;Goa ayrı bir planettir ve alıştığınız dünyanın kuralları, değer yargıları ve tarzı geçerli değildir.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Kısacası tatile değil, bir zaman dilimi yaşamaya gidilmesi gereken bir yerdir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/font&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #ff6600; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Ne zaman gidilir?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/font&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Musonlar, tüm Güney Asya destinasyonlarında oluğu gibi Goa’da da belirleyicidir, geliş ve gidiş tarihleri farklıdır. Haziran gibi başlayıp Eylül sonuna doğru dinen Musonlar nedeniyle Ekim-Mayıs döneminde gidin. Goa’nın Şubatı bizim Ağustosumuzdur!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/font&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #ff6600; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Ne alınır?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Chillum, ilgilenenler için ideal hediyedir. Bunun dışında Goa’ya yerleşmiş yabancıların geçimlerini sağlamak için üretip-sattıkları harika t-shirtler, yerel tekstil ürünleri, hamaklar vs alınabilir. Eğer Hindistan turuna çıkmışsanız birçok ürün tanıdık gelecektir. Hinditan genelinde alışveriş için en uygun yer ise Pushkardır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/font&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #cc0000; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Goa’ya Yerleşme Planları&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/font&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Goa Sendromuna yakalanan herkesin yaptığı bir plandır bu! Aslında hayal değildir ve doğruluk payı vardır. Mesele bunu gerçekleştirecek cesaretin ve imkanların olmasıdır. Şahsen bu konuda ciddiyim ve orada hali hazırda bulunan İsrail, Alman, Fransız ve İtalyan komünleri gibi bir Türk komünü neden olmasın diyorum… “Biz”lerden oluşan, kendine has, az ve öz bir komün. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;em&gt;Edit 2009: Ofisimizi açtık, Goa'ya yerleştik! Yaklaşık iki yıldır (2007-2009) Istanbul-Goa arasında dönüyoruz ama senenin yarısı burada geçiyor diyebilirim.&lt;/em&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;em&gt;Edit 2009 / Kasım:&lt;/em&gt; &lt;em&gt;Timeout'dan bir &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.timeout.com/travel/features/377/goa"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;em&gt;Goa&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;em&gt; yazısı... değişim ne kadar hızlı ve enteresan. Benim yazım gerçek Goa'yı arayanlara, Timeout'un yazısı turistik gezginlere :)&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #ff6600;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Aklınızda bulunsun!&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/font&gt;&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;em&gt;Uzun süreli gidin, ev tutun&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;em&gt;Mutlaka bir motor edinin kendinize… mesafeler uzun, mekanlar çeşitli&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;em&gt;Gece hayatı ile anlattıklarımı es geçmeyin&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;em&gt;Alkole dayanıklı değilseniz lokal viski (Signature hariç) ve vodka gibi içkilere bulaşmayın&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;em&gt;İnsanları ve gruplaşmaları yadırgamayın&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;em&gt;Herşey özgür ama yine de dikkatli olun, bokunu çıkartmayın&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;em&gt;Triplere girmeyin, kendiniz olun&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;em&gt;Hayatı akışına bırakın!&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-116653328182251879?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/116653328182251879/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=116653328182251879' title='22 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/116653328182251879'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/116653328182251879'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2006/12/goa.html' title='GOA'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><thr:total>22</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-8469698991294221697</id><published>2006-12-20T15:36:00.000+02:00</published><updated>2007-01-10T12:03:02.372+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Avrupa'/><title type='text'>İskoçya - Highlands</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc0000;"&gt;7 yıl sonra hatırlamak ve yazmak zor da olsa işte İskoçya Gezi Notları…&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;span style="font-size:0;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Tanıştığım bir İngiliz bana şu soruyu sormuştu; &lt;span style="color:#666600;"&gt;&lt;strong&gt;“&lt;em&gt;Do yon know the fucking difference between United Kingdom and Great Britain?&lt;/em&gt;”&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; Bu soruyu şak diye cevaplamak için bir şekilde İngiliz Kültürü ve değer yargıları ile haşır neşir olmak gerekiyor. Biz Türkler için Avrupa’nın kuzeybatısında bulunan adanın ve devletin adı İngilteredir. Oysa ki orası Great Britain (Büyük Britanya), İngiltere ise Great Britain’i oluşturan 3 devletten biridir. (İngiltere, Galler ve İskoçya). Sorunun cevabı ise şimdi geliyor; United Kingdom, yani Türkçe olarak Birleşik Krallık bu 3 devlete Kuzey İrlanda eklendiğinde oluşuyor. İngilizce olarak düşündüğünüzde ve yarattığı sorunları da hesaba katarsanız gerçekten &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#666600;"&gt;“&lt;em&gt;it is a fucking difference!&lt;/em&gt;”&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;1999 yılında Swissair’de görev yaptığımız dönemde &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Qualiflyer"&gt;The Qualiflyer Group &lt;/a&gt;adıyla bir havayolları ittifakı (alliance) kurulmuş, ben ve Ferit 8 ay süreyle &lt;a href="http://www.thy.com.tr"&gt;THY&lt;/a&gt;’da bugün birçoğunuzun cebinde bulunan Miles&amp;Smiles Mil Programının organizasyonunun kuruluşunda çalışmıştık. Bunu takiben The Qualiflyer Group, bizi Londra Merkez Ofiste kurulmakta olan Türkçe Servisine destek olmamız için geçici görevle Londra’ya atadı. Düşünsenize… &lt;a href="http://eu.visitlondon.com/"&gt;Londra&lt;/a&gt;’da (&lt;a href="http://wikitravel.org/en/London/Chiswick"&gt;Chiswick&lt;/a&gt;) kiralık süper bir evde kalıyorsunuz, cebinizde tüm zoneları kapsayan bir metro kartı ve Istanbul’da yatan maaşınıza ek olarak kişi başı aylık 900£ (2.500YTL) harcırahınız var. Siz olsanız ne yaprdınız? :) Kendimizi gezmeye, yemeğe ve elbette içmeğe verdik. Londra’yı tam olarak bu dönemde çözdüm. Ama bir güzel iş daha yaptık ve Büyük Britanya’da geçireceğimiz son haftasonunda &lt;a href="http://www.visitscotland.com/"&gt;İskoçya&lt;/a&gt;’ya gitmeye kara verdik. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Londra – Inverness&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_rGEbZKCEq2E/RZPSUf3JFmI/AAAAAAAAAAM/LL75jWKBzz8/s1600-h/iskocyaharita.gif"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5013582059785492066" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 188px; CURSOR: hand; HEIGHT: 254px" height="193" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_rGEbZKCEq2E/RZPSUf3JFmI/AAAAAAAAAAM/LL75jWKBzz8/s200/iskocyaharita.gif" width="144" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Cuma akşamı iş çıkışı kendimizi Gatwick’e attık ve “acaba pass biletle binebilecek miyiz?” huzursuzluğu içinde kalkacak &lt;a href="http://www.ba.com"&gt;British Airways &lt;/a&gt;uçağını beklemeye başladık. Uçak THY’nın da uzun yıllar kullandığı ve filodan çıkrattığında deve kestiği RJ serisi uçaklardandı. Pass yolcuların bu tip küçük uçaklarda şansı her zaman daha azdır ama şanslıydık! Yaklaşık 1,5 saat süren yolculukta hiç de beklemediğimiz bir servis vardı. Viskileri birbiri ardına devirip, bir iç hat uçuşunda bulabileceğiniz en güzel yemeği mideye indirdikten sonra &lt;a href="http://www.inverness-scotland.com/"&gt;Inverness&lt;/a&gt; havaalanına indik. &lt;a href="http://www.visitscotland.com/"&gt;İskoçya&lt;/a&gt;’daydık, &lt;span style="color:#009900;"&gt;Highlands’e hoş gelmiştik&lt;/span&gt; ve evet… burası farklıydı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#666666;"&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_rGEbZKCEq2E/RZPSuf3JFnI/AAAAAAAAAAU/ZrmBvOCbhJA/s1600-h/invernessgenel.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5013582506462090866" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_rGEbZKCEq2E/RZPSuf3JFnI/AAAAAAAAAAU/ZrmBvOCbhJA/s200/invernessgenel.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;“Yol Gidenindir! Felsefesi”&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; her zaman geçerli olduğu için önceden bir otel filan ayarlamamıştık. Havaalanın danışmasından birkaç pansiyon (bed&amp;breakfast) ismi alıp taksiye atladık ve ikinci denememizde yaşlı bir İskoç teyzenin işlettiği yere çöktük. Pansiyon diyerek küçümsemeyin, yoldan geldiğimizi bildiği için ne ara hazırlayıp koyduğunu çözemediğim ama odaya girdiğimizde bizi bekleyen cucumber sandwichler bizi bekliyordu. Hatta ertesi sabah kahvaltıda ne yemek istediğimiz bile not alındı! Ben yumurta yemeyen biri, Ferit de domuz eti yemeyen biri olarak kendimizce siparişlerimizi verdik. Bu arada öğrendik ki şehirde bir de Türk pansiyonu varmış. Her yerdeyiz! :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Kyle of Lochalsh&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Ertesi sabah, İskoç teyzenin hazırladığı kahvaltıyı lüpledikten sonra, &lt;a href="http://www.visitkyle.co.uk/kyle_of_lochalsh.html"&gt;Kyle of Lochalsh&lt;/a&gt;’a gitmek üzere kargalar bokunu yemeden Inverness Garına gittik. 40-45 dakika süren keyifli bir tren yolculuğundan sonra İskoçya’nın Atlantik Okyanusu kıyılarındaydık. Diyeceksiniz ki ne önemi var buranın! Bu topraklar ve Kyle of Lochalsh’da bulunan &lt;span style="color:#009900;"&gt;Elian Donan Castle&lt;/span&gt; (Kalesi) İskoç Bağımsızlık Hareketi için önem taşıyan yerler. Hatta birçoğunuzun izlediğini tahmin ettiğim, başrolünü İskoç actor Mel Gibson’ın oynadığı &lt;a href="http://movies.yahoo.com/movie/1800244920/details"&gt;Bravehearth&lt;/a&gt; (Cesur Yürek) filmi bu bölgede çekilmiş. Epey bir gezindikten, limandaki otelde 5 çayımızı içdikten sonra yine trenle Inverness’a geri döndük. &lt;a href="http://bp3.blogger.com/_rGEbZKCEq2E/RZPS_f3JFoI/AAAAAAAAAAc/GXx9UokGeF8/s1600-h/eliandonankalesi.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5013582798519867010" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_rGEbZKCEq2E/RZPS_f3JFoI/AAAAAAAAAAc/GXx9UokGeF8/s320/eliandonankalesi.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;O akşam Inverness’de ne yediğimizi, ne yaptığımızı ne ben ne de Ferit net olarak hatırlıyor ama zihnimizin bri köşelerinde dışarıda yemek yediğimiz ve içtiğimiz yönünde bilgi kırıntıları mevcut. Vaktiniz varsa, Burasıyla ilgili son not; İskoçların İngilizlere karşı son ayaklanmasında (1746) yenildikleri Inverness yakınlarındaki Culloden’e gidiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Edingurgh&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazar sabahı İskoçya’nın başkenti &lt;a href="http://www.edinburgh.org/"&gt;Edinburgh&lt;/a&gt;’a (İskoçca Edinbra gibi okunuyor) doğru yola çıktık. İskoçya’yı biraz daha görmek için Perth üzerinden ve yaklaşık 3 saat sürecek bir otobüs yolculuğunu göze aldık. Yol güzel zira İskoçya ile özdeşleşmiş gölleri, şatoları, ormanları göre göre gidiyorsunuz…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_rGEbZKCEq2E/RZPTSP3JFpI/AAAAAAAAAAk/vqwy8Y7ScyU/s1600-h/edinburghgenel.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5013583120642414226" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" height="169" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_rGEbZKCEq2E/RZPTSP3JFpI/AAAAAAAAAAk/vqwy8Y7ScyU/s200/edinburghgenel.jpg" width="229" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Öğlen gibi Edinburgh’a varmıştık ve her zaman olduğu gibi açtık. Ben o anda gözüme en leziz ve pratik gözüken &lt;span style="color:#000099;"&gt;Fish &amp; Chips&lt;/span&gt; olayına dalarken balık alerjisi olan ve yediğinde kaşınıp kabarmaya başlayan (benim yumurta olayı gibi) Ferit sadece “chips” yemeği uygun gördü. Şimdi bu “chips” olayını “lan patates işte!..” diye geciştirmeyin zira bunlar farklı! Burada patatesler sirkeli :) ancak o anda bunun pek de önemi olmuyor açıkçası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada şanslıydık zira şehirde kutlamalar ve “&lt;span style="color:#000099;"&gt;Royal Mile&lt;/span&gt;”da geçit töreni vardı. Ne bayramı veya günü olduğunu bilmesek de geçit törenini izlemek zevkliydi. &lt;a href="http://bp3.blogger.com/_rGEbZKCEq2E/RZPTdf3JFqI/AAAAAAAAAAs/rZZ4_KaV6pw/s1600-h/princes_bahceleri.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5013583313915942562" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" height="160" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_rGEbZKCEq2E/RZPTdf3JFqI/AAAAAAAAAAs/rZZ4_KaV6pw/s200/princes_bahceleri.jpg" width="212" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Geleneksel kıyafetleri ile İskoçlar, bando, dans eden kızlar vs vs hepsi oradaydı. Bizim 29 Ekim kutlamalarında Taksim’de olan bir yabancı ne yaşarsa biz de onu yaşadık işte. Ardından kendimizi Edinburgh’un parklarına attık ve muhteşem Edinburgh kalesinin hakimiyeti altındaki yemyeşil çimlerin üzerinde (&lt;span style="color:#000099;"&gt;Princes Gardens&lt;/span&gt;) bir süre yanladık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşamüstü yavaş yavaş dönüş moduna girdik ve yürüyerek, birkez daha Edinburgh caddelerini tavaf ederek bizi havalimanına götürecek otobüsün kalkacağı Waverly Garına ulaştık. Bu arada bir bilgi daha; biz genelde gittiğimiz şehirleri yürüyerek gezeriz, keşfederiz. Fakat siz turistik davranmkta ısrarlıysanız Waverly Garının oradan kalkan ve yaklaşık 1 saat şehir turu yaptıran üstü açık otobüsler mevcut. Neyse… Edinburgh – Londra uçuşu yaklaşık 1 saat sürdü ve tekrar &lt;a href="http://eu.visitlondon.com/"&gt;Londra&lt;/a&gt;’daydık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Heathrow&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uçak &lt;a href="http://www.heathrowairport.com/"&gt;Heathrow&lt;/a&gt;’a inmişti ve normalde normal insanların yaptığı gibi metro ile eve dönmemiz gerekirken biz havayolu çalışanı olmanın getirdiği garip psikoloji ile (ki biz buna aramızda saplantı diyoruz) havalimanında vakit geçirmeye karar verdik. Niye mi? Basit… Istanbul’a uçuşu bulunmayan birçok havayolunun ofislerini gezmek , broşür, city guide ve timetable toplamak. Bu size garip gelebilir ama &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#666666;"&gt;“Yol Gidenindir! Felsefesi”&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;ni uygulamak için bu tarz bilgiler ve dokümanlar önemlidir. Yoksa nereden bileceğiz nereden nereye nasıl gidilir, hangi havayolu ile uçmalı, hangi saatte kalkan uçak daha iyi bağlantı verir, en iyi program nasıl yapılır, nerede kalınır… di mi ama???&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Ne zaman gidilir?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Valla biz Ağustos ayında gitmiştik, üzerimdeki ince mont az gelmişti ve keşke daha kalın birşeyler alsaydım demiştim. Ülke kuzeyde olduğundan (Malmö, Kopenhag ekseni) yaz aylarında geceler uzun, sıcaklık ortalama 16 derece. Varın siz düşünün kış aylarında ne kadar soğuk olacağını. Haziran – Temmuz dönemi nispeten daha az yağış alan aylar. Yani istediğiniz zaman gidin ama sıkı gidin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Ne alınır?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Tabi ki viski! Burası viskinin ana vatanı :) Yeri gelmişken bu konuya da değinelim. İskoç Viskisi ki İngilizce’ye “&lt;a href="http://www.scotchwhisky.com/"&gt;Scotch&lt;/a&gt;” (&lt;a href="http://www2.johnniewalker.com/en-row/home.htm"&gt;Johnnie Walker&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.chivas.com/Default.aspx?languageid=1"&gt;Chivas Regal&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.jbscotch.com/home.htm?allowaccess=4r7a6h"&gt;J&amp;B&lt;/a&gt; vb) olarak girmiştir, “Whisky” olarak adlandırılır, yazılır. Tahıl alkolünden elde edilir, damıtılır, bekletilir, malt viski olarak değerlendirilmiyecekse harmanlanır vs. Amerikalıların “&lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Bourbon_whiskey"&gt;Bourbon&lt;/a&gt;”u ise (&lt;a href="http://www.jackdaniels.com/"&gt;Jack Daniel’s&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.jimbeam.com/"&gt;Jim Beam &lt;/a&gt;vb) patates alkolünden yapılır ve İngilizce’de “Whiskey” olarak geçer. (Benim favorilerim Scotch olarak JW Black Label, Bourbon olarak JD Silver Select. Blue Label ve Chivas Regal Royal Salute gibi özel visikileri bu değerlendirme dışında tutuyorum)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Viski dışında alabileceğiniz bir çok hediyelik var İskoçya’da. Ferit’in aldığı “Scotch Blanket”leri (İskoç Battaniyesi) iyi bir seçim olabilir. İskoç Kurabiyesi, Magnet ve mug almamak olmaz, onalrdan üçer beşer atın çantanıza. Gayda ve modası geçmiş olmakla beraber İskoç etekler de ilginç olabilir… minilerini zaman zaman etrafta görmekteyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Ne yenir? Ne İçilir? Gece Hayatı&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_rGEbZKCEq2E/RZPTxf3JFrI/AAAAAAAAAA0/POt5tu9lrYs/s1600-h/fish%26chips.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5013583657513326258" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 111px; CURSOR: hand; HEIGHT: 122px" height="149" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_rGEbZKCEq2E/RZPTxf3JFrI/AAAAAAAAAA0/POt5tu9lrYs/s200/fish%26chips.jpg" width="143" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Viski içilir, bira içilebilir…zaten İskoçlar da bunu yapıyor. Ada mutfağını pek sevmediğim için ben genelde standart yiyecekleri tercih etmiştim; “fish&amp;chips”, çorbalar ve klasik pub yemekleri size yetecektir. Zaten publar aynı zamanda İskoç gece hayatının da adresleri. 18:30’dan itibaren insanlar publara akıyor. Cumartesi geceleri canlı müzik eşliğinde süregiden eğlencelerin özü pub muhabbeti ve içki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Aklınızda Bulunsun!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&gt; İskoçya’da İngiliz Poundunun yanında İskoç Poundu da geçmekte ama İngiltere’ye dönerken hepsini harcamış veya İngiliz Poundu ile değiştirmiş olun. (1SP=1İP)&lt;br /&gt;&gt; İskoçya’da konuşulan İngilizce farklı, ağır bir lehçe ama iki tek atınca hepsi aynı&lt;br /&gt;&gt; Bed&amp;amp;Breakfast veya Guest House olarak bilinen pansiyonlar konaklama için ideal&lt;br /&gt;&gt; Terkking ile ilgileniyorsanız adalara gidin! Skye, Colonsay, Harris gibi yüzlerce adası olan İskoçya bu konuda doğa zengini&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#666666;"&gt;Yol Gidenindir!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-8469698991294221697?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/8469698991294221697/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=8469698991294221697' title='9 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/8469698991294221697'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/8469698991294221697'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2006/12/iskoya-highlands.html' title='İskoçya - Highlands'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_rGEbZKCEq2E/RZPSUf3JFmI/AAAAAAAAAAM/LL75jWKBzz8/s72-c/iskocyaharita.gif' height='72' width='72'/><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-116539797165489001</id><published>2006-12-06T11:30:00.000+02:00</published><updated>2006-12-19T18:03:01.843+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Avrupa'/><title type='text'>Prag Gezi Notları</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:180%;color:#663366;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Prag&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#666666;"&gt;Bundan çok değil 20 yıl önce dünya iki kutupluydu ve Doğu Avrupa, Sovyetler Birliği’nin yaratmış olduğu “&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Do%C4%9Fu_Blo%C4%9Fu"&gt;Doğu Bloku&lt;/a&gt;”nun içinde, "Demir Perde"nin arkasındaydı. &lt;a href="http://www.budapestinfo.hu/en/"&gt;Budapeşte&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.lonelyplanet.com/worldguide/destinations/europe/russia/moscow/images"&gt;Moskova&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.timeout.com/travel/prague/"&gt;Prag&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.lonelyplanet.com/worldguide/destinations/europe/poland/warsaw/images"&gt;Varşova&lt;/a&gt; gibi şehirleri sadece tarih kitaplarından ve casus filmlerinden tanıyorduk. &lt;span style="color:#990000;"&gt;Kızıl Meydan&lt;/span&gt;'da fotoğraf çektirebileceğine kim inanırdı?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#666666;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Ardından birileri fitili ateşledi, blok çöktü ve o içlerine kapalı Doğu Avrupa ülkeleri birer birer açıldılar. Yeni yerler gezmek ve keşfetmek isteyen gezginler ve turistler için gün doğdu… &lt;/span&gt;Yukarıda saydığım 4 Doğu Avrupa şehrinden üçüne gittim. Bu yazımda içlerinde beni en çok etkileyen ve fırsatınız olduğunda mutlaka gitmenizi önereceğimi yazıyorum; &lt;/span&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Prag &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img alt="Image Hosted by ImageShack.us" src="http://img329.imageshack.us/img329/702/brgprague01km6.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çek Cumhuriyetinin başkenti &lt;a href="http://www.timeout.com/travel/prague/"&gt;Prag&lt;/a&gt;, Avusturya’nın doğusunda yer alan Bohemia (&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87ekoslovakya"&gt;Bohemya&lt;/a&gt;) diye anılan bölgede yer alan tipik bir Orta Avrupa şehri. Daha önce Almanya, Avusturya veya İsviçre’ye gitmişseniz mimarisini çok da yadırgamayacaksınız demektir. Kısaca anlatmak gerekirse Vltava Nehri tarafından ikiye bölünen şehrin merkezi &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#333333;"&gt;“Stara Mesto”&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; (Eski Şehir)’dir. Burada bulunan saat kulesi ve "Astronomik Saat" pek ilginç olsa da kulenin tepesine çıkıp muhteşem Prag manzarasını görmenizi tavsiye ederim. Bu meydanı baz alırsak, güney tarafında &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#333333;"&gt;“Nove Mesto”&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; yani yeni şehir, güzel sokaklar ve Opera Binası yer alır. Kuzey tarafında ise en önemli ve ünlü alışveriş caddesi &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#333333;"&gt;“Parizka”&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; (Paris Caddesi) ve &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#333333;"&gt;Jewish Quarter&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; (Musevi Mahallesi) yer alır. Batısında ise Vlatava Nehri ve üzerinde bulunan büyüleyici &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#333333;"&gt;Charles Bridge &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;(Charles Köprüsü) sizi şehrin diğer tarafına götürür. Eski şehrin &lt;a href="http://www.unesco.org.tr/"&gt;UNESCO&lt;/a&gt; tarafından dünya mirası kabul edildiğini hatırlatmak isterim ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nehrin karşı tarafı ki bizim otelimiz de bu taraftaydı, &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#333333;"&gt;Prag Kalesine&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;, Petrin Kulesine ve Sparta Prag’ın maçlarını oynadığı stada ev sahipliği yapar. Havalimanı da bu yakadan olduğundan aslında şehrin ilk bu tarafını görürsünüz. Küçük bir not; Türk Büyükelçiliği de bu yakadadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img alt="Image Hosted by ImageShack.us" src="http://img147.imageshack.us/img147/6958/prag11do8.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;İlk Gün&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Sabahın kör bir vakti Atatürk Havalimanından kalkan uçağımız yaklaşık 3 saatlik bir uçuş sonrasında bizi öğleden önce Prag’a getirmişti. Bayram nedeniyle inanılmaz bir Türk yoğunluğu yaşanan pasaport kontrolünde 1-1,5 saat sıra bekledikten ve bagajlarımızı aldıktan sonra şehre doğru yola çıktık. &lt;em&gt;(Bireysel gidecekler için Cedaz Shuttle 90Kr / 05:30-21:30 arası saat başı hareket) &lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat her turda olduğu gibi öğleden önce otele girişimiz mümkün değildi. Bu nedenle yol üzerinde bir cafede mola verdik. Ben her zaman olduğu gibi kahve-kruvasan ikilisi ile mutlu olmuş, yaktığın sigara ile de keyiflenmiştim. Sonra tekrar yollara düştük ve kısa sure içinde şehri tepeden gören bir noktada kendimizi yarım günlük şehir turuna başlamış bulduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#666600;"&gt;Evet!&lt;/span&gt; &lt;/strong&gt;bizim turumuz Prag Kalesi ve civarı ile başlamıştı. Ardından kendimizi merdivenlerden aşağı salarak nehrin kıyısına gelmiş, Charles Köprüsünden eski şehire geçmiş, ara sokaklardan geçip Stara Mesto’da noktalamıştık. Herkes mümkün olduğunca çabuk kendini otele atmak, duş alıp kendine gelmek istiyordu. Bu tantananın tamamlanması ve refresh olmuş bir şekilde akşam yemeği için şehre inmek üzere buluşmamız epey vakit almıştı. Ama kim tutar bizi? Orta Avrupa’nın en güzel şehrindeydik ve Prag bizi bekliyordu! Tramvayla şehre indikten ve biraz yürüdükten sonra Stara Mesto’ya ulaşmış oradan da kendimizi Parizka’ya atmıştık. Kafamıza uygun bir yer ararken aradan Musevi Mahallesini de aradan çıkartmış olduk. Ardından mahallenin Parizka ile birleştiği köşede bulunan "&lt;a href="http://www.pravdarestaurant.cz/en/index.php"&gt;&lt;strong&gt;Pravda Restaurant&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;"da yemek yedik. İlk gece için kötü bir seçim değildi ama daha keyifli yerler de mevcut.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;İkinci Gün&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Kafamıza göre geçireceğimiz ilk günü hem Prag’ı daha iyi gezmek hem de diğer günler neler yapılabileceğini planlamaya ayırmıştık. Kendimizi önce Stara Mesto’da ardından da kah yürüyerek, kah tramvayla, kah metro ile şehri harmanlarken bulduk. Nove Mesto (Yeni Şehir) meydanı ve aşağısındaki alışveriş caddesine geldiğimizde yorulmuştuk. Hiç adetimiz olmamakla birlikte o anda başka alternative olmadığı için Mc Donald’sın koltuklarına çöktük. Burada oturuken aynı binanda bulunan “&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#333333;"&gt;casino&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;”ya gözümüz takıldı, kanımız bitlendi ve tabi ki 10dk sonra kendimizi (Ufuk, Ferit ven ben) rulet masasında bulduk! Yarım saatte birkaç yüz Avro bırakaraktan kızların yanına döndük. Beslenmiş, dinlenmiş kızları bir alışveriş caddesinde tutabilmek mümkün olmadığı için bu civarda epey vakit geçirdikten sonra otele döndük. Akşam Prag’da geçireceğimiz en keyifli geceye doğru yürüyorduk. “&lt;a href="http://www.ambi.cz/ambi_pastafresca_kontakt_eng.php"&gt;&lt;strong&gt;Ambiente Ristorante Pasta Fresca&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;”ya önceden yer ayıtmıştık. Gayet sakin başlayan yemek, güzek risottolar, makarnalarla birlikte ardı ardına devrilen “house wine”larla ısınmış, hatta cıvımıştı. Ekip o kadar keyifliydi ve eğleniyorduki etraftaki masalara bile pozitif enerjimiz yayılmaktaydı. Ertesi sabah Karlovy Vary’ye yola çıkacağımız için geceyi uzatmadık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img alt="Image Hosted by ImageShack.us" src="http://img99.imageshack.us/img99/4244/prag10zj3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;strong&gt;Üçüncü Gün – Karlovy Vary&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tahminlerinizin aksine ekstra tur satın almadık! Her ne kadar turla gitmiş olsak da “&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#9999ff;"&gt;gezgin ruh&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;” ağır basmış ve orada organize olmuştuk. Prag şehirlerarası otobüs terminali olan &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#339999;"&gt;Florenc&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;’e tramvay ile gitmiş, tur fiyatının 5’de birine aldığımız biletlerle yola çıkmıştık. 2-2,5 saatlik bir otobüs yolculuğunun ardından Çek Cumhuriyetinin, hatta eski Doğu Bloğunun en ünlü kaplıcalarının bulunduğu &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;a href="http://www.karlovyvary.cz/page.asp?ProfileId=2&amp;LangId=2&amp;amp;PageId=8"&gt;Karlovy Vary&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;’ye vardık. Tabi hafta içi olması nedeniyle sokaklar turistlere kalmıştı. &lt;strong&gt;Ulu Önderimiz Atatürk&lt;/strong&gt; de burada bir sure kalmış olması bu şehrin bize göre bir başka özelliği . Bizim kaplıcalara grime durumumuz olmadığı için nehir boyunda gezinirken etrafar serpiştirilmiş çeşmelerde bol kükürtlü ve mineralli sularından içmekle yetindik. Buraya havalar daha güzelken gelirseniz eminim çok daha keyifli olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prag’a döndükten ve otelde geçirilen kısa bir molanın ardından tekrar şehre indik ve bu sefer bir Küba lokantasına, &lt;a href="http://www.expats.cz/prague/czech/cuban-restuarants/labodeguitadelmedio/"&gt;La Bodeguita del Medio&lt;/a&gt;'ya gittik. Canlı müziğin de olduğu mekanda margraitaları yuvarlayıp Küba yemeklerine yumulduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;Dördüncü Gün – Terezin&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Terezin, 2nci Dünya Savaşı süresince Nazilerin en yoğun soykırım uyguladığı 3 toplama kampından birine ev sahipliği yapan küçük bir kasaba. Toplama kampı olarak kullanılan eski kale ve kasabanın içindeki müze haricinde birşey yok. Hatta ölü bir kasaba bile diyebilirim. Giderken “burası olamaz canım!” diye durağı bile kaçırmış ve ters yöne yürümek zorunda kalmıştık. Aklımda kalan en ilginç görüntü ise toplama kampının girişinde yazan slogan oldu; &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;“Arbeit Macht Frei”&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;. (Çalışmak Özgür Kılar)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Planlanandan daha önce şehre döndük ve kendimizi Stara Mesto civarındaki cafelere atmıştık. Birşeyler atıştırdıktan sonra gece Prag’ın en ünlü “Jazz Club”larından biri olan &lt;a href="http://www.redutajazzclub.cz/program_en.html"&gt;Reduta&lt;/a&gt;’ya gittik (Giriş 200Kr). O gece bizim şansımıza Rock Jazz tarzı bir grup vardı ama yine de güzledi. Eski ABD Başkanının bile çaldığı bir kulüp zaten kötü olamazdı değil mi? (!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#333333;"&gt;Prag’a ne zaman gitmeli?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz Kasım ayında gittiğimiz için oldukça soğuktu ama Aralık ve Ocak daha da soğuk oluyormuş. Bizim belki de 20 defa bir o yana bir bu yana yürüdüüğümüz Charles Bridge üzerinde yürünmüyormuş bile! Yazın da deniz-güneş tatili zamanında gelinmeyeceği için en iyi zamanlar bahar aylarıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ffcc00;"&gt;&lt;span style="color:#ff9900;"&gt;Nasıl Gidilir? Nerede Kalınır?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Özellikle bayram ve tatil dönemlerinde (yılbaşı, 19 Mayıs, 29 Ekim vb) çok fazla tur bulabilirsiniz. Bireysel olarak gidecekseniz &lt;a href="http://www.thy.com.tr"&gt;THY&lt;/a&gt; ve &lt;a href="http://www.czechairlines.com.tr/"&gt;CSA&lt;/a&gt; (Çek Havayolları) seferleri mevcut. Fakat uçağınızın saatlerini iyi seçin. Schengen Vizesi geçmediği için Çek Vizesine ihtiyacınız var. Şehir çok büyük olmadığı için lokasyonunuz çok da önemli olmayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;Prag’dan Ne Alınır?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Bohemya Kristali&lt;/span&gt; size birşey ifade ediyorsa işte tam yerindesiniz. Fiyatlar makul ama siz yine de pazarlık yapın. Ufak sanat eserleri, sokak ressamlarının resimleri ve bildik hediyelik eşyalar hem sizin hem de sevdikleriniz için uygun olacaktır. Ben sadece bir mıknatıs ile yetindim zira bana göre farklı ve enteresan bir şey yoktu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#666600;"&gt;Nerede-Ne Yenir?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çek Mutfağı diye özel bir mutfak olmadığı için yukarıdaki metinde bahsettiğim Ambiente, Pravda denenebilir. Parizka caddesi üzerindeki “Coffee Heaven” ve Stara Mesto’daki otelin &lt;em&gt;(adını unuttum, saat kulesine çıktığınızda görürsünüz :) ! ) &lt;/em&gt;terasındaki café, kahve keyfini sevelere tavsiye edilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Aklınızda Bulunsun ;)&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Toplu taşıma araçlarında billet kontrolü yok ama yakalandığınızda 500Kr kitliyorlar adama. O nedenle 20Kr verin biletinizi alın. (Biz 4 kişi 2000Kr bayıldık haberiniz olsun!)&lt;br /&gt;- O anlamda eğlence arıyorsanız adres &lt;a href="http://www.k5relax.com/"&gt;K5&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;- Havalimanında para bozdurmayın, Stara Mesto’nun kuzeydoğu köşesinde, kilisenin solundan giren meydancık gibi yerde yüksek bozan büfeler var.&lt;br /&gt;- Stara Mesto’da bulunan tarihi kilisede verilen klasik müzik konserlerine asla gitmeyin. Orgun sesi bir sure sonra gerçekten dayanılmaz bir hal alıyor… Üstelik giriş 300Kr, değmez!&lt;br /&gt;- Keyfiniz ve bütçeniz uygunsa Stara Mesto’dan kalkan bir fayton turu alın, bir de öyle gezinmiş olun&lt;br /&gt;- Vaktiniz varsa tekne turu alabilirsiniz ki bunların yemeklileri de mevcut ama pek sevimsiz gözükmekteler, benden söylemesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;İyi tatiller,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#990000;"&gt;YOL GİDENİNDİR!..&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-116539797165489001?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/116539797165489001/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=116539797165489001' title='10 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/116539797165489001'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/116539797165489001'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2006/12/prag-gezi-notlar.html' title='Prag Gezi Notları'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-116523548609243233</id><published>2006-12-04T14:17:00.000+02:00</published><updated>2006-12-04T14:31:26.170+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Vize Info'/><title type='text'>Schengen Vizesi</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000099;"&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Yaklaşan bayram ve yılbaşı nedeniyle sıkça araştırılan bir konuda daha post açma gereği duydum;&lt;/span&gt; &lt;span style="color:#333333;"&gt;Schengen Vizesi...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;Schengen Vizesi Nedir?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;AB üyesi 15 ülke tarafından uygulanan ortak vizedir. Her AB üyesi ülkede değil Schengen Anlaşmasına imza atmış 15 ülkede geçerlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;Schengen Zone (Geçerli Ülkeler)&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Almanya, Avusturya, Belçika, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İspanya, İsveç, İtalya, Luksemburg, Portekiz, Yunanistan (13 AB üyesi) + AB üyesi olmayan İzlanda ve Norveç.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;Nereden ve Nasıl Alınır?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Schengen Zone'da ilk gideceğiniz ülkenin konsolosluğuna başvurmanız gerekiyor. Başvuru için normal vize başvurusu için gerekenleri sağlamanız yeterlidir, zaten üye ülkeler Schengen dışında bir vize vermiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;Uygulama&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Alacağınız Schengen vizesi ile daha sonra Schengen Zone'da bulunan diğer ülkelere vizesiz (iç hat gibi) seyahat edebilirsiniz. Bu esneklik vizenizi veren ülkenin belirleyeceği "geçerlilik süresi", "kalış süresi" ve "giriş hakkı" koşullarına bağlı olarak değişebilir. Üye ülkeler ortak veritabanı kullandığı ve bilgilerinizi paylaştığı için genellikle kısa süreli ve kısıtlamalı gelen ilk vizden sonra daha uzun süreli, çok girişli vize alma şansını yüksektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;Tüyolar&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Üye ülkeler aynı vizeyi farklı bürokratik işlemlerle vermektedir. Örneğin İspanyol ve İtalyan konsoloslukları daha fazla ve farklı belgeler talep edebilmekte ve ince eleyip sık dokumaktadır. Fransız ve Hollanda konsoloslukları evraklarınız tam ise daha hızlı işlem yapmaktadır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önce yurtdışı çıkışınız varsa ve/veya ABD, İngiltere, İsviçre gibi muteber ülkelerden vizeniz varsa Schengen Vizesi almanız daha kolaydır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;Detaylı Bilgi İçin;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.eurovisa.info/SchengenCountries.htm"&gt;http://www.eurovisa.info/SchengenCountries.htm&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#666666;"&gt;&lt;strong&gt;Türk Vatandaşlarından Vize İstemeyen Ülkeler Listesi İçin;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2006/07/vize-istemeyen-lkeler.html"&gt;http://yolgidenindir.blogspot.com/2006/07/vize-istemeyen-lkeler.html&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-116523548609243233?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/116523548609243233/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=116523548609243233' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/116523548609243233'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/116523548609243233'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2006/12/schengen-vizesi.html' title='Schengen Vizesi'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-116280946781930196</id><published>2006-11-06T12:30:00.000+02:00</published><updated>2006-11-28T10:13:48.756+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bayram/Yılbaşı Önerileri'/><title type='text'>2007 Yılbaşı ve Bayram</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Henüz 1,5 ay olmasına rağmen insanlar 2007 Yılbaşını da içine alan Kurban Bayramı tatili için gezi alternatiflerini, turları, paket programları araştırmaya başladılar...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Karar vermenize yardımcı olacak veya gideceğiniz yerde ne yapılır, ne yenir, ne içilir, öneriler vs için aşağıda yazıları incelemenizi tavsiye ederim. &lt;/em&gt;&lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2005/12/kurban-bayram-gezi-alternatifleri.html"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Uzaklar&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;em&gt; ve &lt;/em&gt;&lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2005/11/ylba-ve-bayram.html"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Yılbaşı / Bayram&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt; .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Alternatif olarak &lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2005/07/amsterdam-gezisi.html"&gt;Amsterdam&lt;/a&gt; düşünülebilir, hiç de fena olmaz!&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#666666;"&gt;Eğer bir kayak veya snowboard tutkunuysanız...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Evet, ben de bu kategoriye giriyorum (&lt;a href="http://www.burton.com/learntoride/LearnToRide.aspx"&gt;snowbaorad&lt;/a&gt;) ve her bayramda olduğu gibi "Kar Tatili mi Uzakdoğu mu?" ikilemini yaşıyorum. Bu konuda biraz yazmanın vakti geldi :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alpler, Fransa, İsviçre, Avusturya ve İtalya'nın kesiştiği bölge belkide dünyanın en önemli kayak merkezlerini barındırıyor. 4 ülkede de farklı bütçelere uygun yerler var. Mesela en pahalı ülke olan İsviçre'de &lt;a href="http://www.stmoritz.ch/home-002-00-en.htm"&gt;St.Moritz&lt;/a&gt;'e giderseniz tabi ki İsviçre Frankları havada uçuşacaktır. Ama bunu yanında hesaplı kayak merkezleri de var. &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Swiss_Alps"&gt;İsviçre Alpleri &lt;/a&gt;hakkında bilgiyi Swiss Tourism ofisinin &lt;a href="http://www.myswitzerland.com/handler.cfm/home"&gt;My Switzerland&lt;/a&gt; sitesinden alabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İtalya tarafında ise Milano'nun kuzeyi uygundur. Zaten sınır filan olmadığı için İsviçre'den yanlışlıkla &lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2006/08/italya-gezi-notlar-roma-ve-milano.html"&gt;İtalya&lt;/a&gt;'ya geçmiş bulabilirsiniz kendinizi ;) Bence Avusturya ve Fransa bu konuda bize en uygun ülkeler. Avusturya'da daha hesaplı kayak tatilleri mümkün. Avusturya Alpleri hakkında bilgi için &lt;a href="http://www.aboutaustria.org/Wintersports/wintersports.htm"&gt;tıklayınız&lt;/a&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fransız Alpleri ise adını çokça duyduğunuz bir çok merkezin olduğu bir bölgedir. Sosyetemizin pek rağbet ettiği &lt;a href="http://www.courchevel.com/index2.php?lang=en"&gt;Courchevel&lt;/a&gt;, Kış Olimpiyatlarına ev sahipliği yapmış &lt;a href="http://www.olympic.org/uk/games/past/index_uk.asp?OLGT=2&amp;amp;OLGY=1992"&gt;Albertville&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.la-plagne.com/en/index.php?id=5"&gt;La Plagne&lt;/a&gt; ve bizim bir bayram geçirdiğimiz &lt;a href="http://www.lesarcs.com/?lang=en"&gt;Les Arcs&lt;/a&gt;. Şahsen Les Arcs tatilinden çok memnun kalmıştım. İnanılmaz uzun pistleri tecrübeliler için büyük keyif, yeni başlayanlar için de bulunmaz fırsat! Uludağ'da aşağı inerken iki defa düşsen zaten pist bittiği için ne olduğunu anlamadan aşağıda bulursun kendini. Burada kay, düş, tekrar kay, arada kahve molası ver, tekrar kay... pist bitmiyorrr!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aklınızda bulunsun böyle bir tatil düşünüyorsanız varış noktanıza yani kayak merkezine en geç akşamüstü varmış olun, işiniz geceye kalırsa çok zorluk çekersiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdiden iyi bayramlar, iyi tatiller...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-116280946781930196?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/116280946781930196/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=116280946781930196' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/116280946781930196'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/116280946781930196'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2006/11/2007-ylba-ve-bayram.html' title='2007 Yılbaşı ve Bayram'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-115702681584386710</id><published>2006-08-31T14:54:00.001+03:00</published><updated>2012-01-15T19:02:11.493+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Avrupa'/><title type='text'>İtalya Gezi Notları – Roma ve Milano</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Dünya tarihinde bazı şehirler diğerlerinden ayrılır... onlar, İngilizce “&lt;i&gt;Imperial Cities&lt;/i&gt;” diye tanımlanan “&lt;i&gt;İmparatorluk Şehirleri&lt;/i&gt;”dir. Tarihte öne çıkış sırasına göre yazarsak; Roma, Istanbul ve Londra dünya tarihine damgasını vurmuş imparatorluklara ev sahipliği yapmıştır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #93c47d; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: large;"&gt;ROMA&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Nasıl ki Istanbul’un farklı bir enerjisi ve kendine has bir yaşam tarzı varsa Roma da böyle bir şehir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;İlk kez 1998 yılında, &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Swissair"&gt;Swissair&lt;/a&gt;’de çalışırken, “good old days” diye tanımladığımız dönemde gittim. Ardından Mart 2000’de, “friends” grubu olarak &lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2005/09/buenos-aires-gezisi.html"&gt;Arjantin&lt;/a&gt;’e giderken ve son olarak da Ekim 2001’de &lt;a href="http://www.galatasaray.org/"&gt;Galatasaray&lt;/a&gt; – &lt;a href="http://www.sslazio.it/it/default.aspx"&gt;Lazio&lt;/a&gt; arasında oynanan &lt;a href="http://www.uefa.com/Competitions/UCL/index.html"&gt;Şampiyonlar Ligi &lt;/a&gt;maçını izlemek üzere gittiğim bu büyüleyici şehir &lt;a href="http://www.istanbul.com/"&gt;Istanbul&lt;/a&gt; dışında yaşayabileceğim birkaç şehirden biri. Söz konusu 3 geziden aklımda kalan gezi notlarının harmanlayıp gideceklere sunuyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Aslında sıkı bir tempoda yürüyerek bir tam günde şehrin görülmesi gereken tarihi yerlerini görmeniz mümkün. Neticede şehir, aynı &lt;a href="http://www.istanbul.com/"&gt;Istanbul &lt;/a&gt;gibi her tarafından tarih fışkıran bir yer olarak sizi yormadan herşeyi önünüze çıkarıyor. Benzetme yapmak gerekirse Taksim’den başlayıp &lt;a href="http://www.istiklalcaddesi.net/v6/index.asp?galaxy=1"&gt;Beyoğlu&lt;/a&gt; üzerinden tarihi yarımadaya inip geri döndüğünüzü düşünün. Mümkün mü? Elbette... ama çok yorulacağınız kesin!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Biz &lt;a href="http://www.timeout.com/travel/rome/"&gt;Roma&lt;/a&gt;’ya olan seyahatlerimizde hep aynı yerde kaldık. Roma Havalimanı, Fiomicino’dan bineceğiniz tren sizi Roma Termini’ye getiriyor. Hotel Sicilia buraya yürüyerek 15dk mesafede, Amerikan Büyükelçiliği’nin de bulunduğu Via Veneto’yu dik kesen sokaklardan birinde bulunan Hotel Sicila o dönemde konumu ve fiyatlarıyla “best value” tabir edilebilecek 3 yıldızlı bir oteldi. Şimdi renove edildi ve fiyatları arttığı için kimselere gidin kalın diyemiyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #93c47d; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;İlk gün önerileri&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Via Veneto’yu dik kesen sokaklardan batıya doğru kendinizi saldığınızda ünlü “İspanyol Merdivenleri”nin üst tarafına gelirsiniz. Burası gerçekten Roma’nın enteresan nokatalarından biridir. Oturup bir sigara içmekte, birkaç fotoğraf çektirmekte fayda var. “İspanyol Merdivenleri”nin alt tarafı da “İspanyol Meydanı”. Buradan Tiber Nehri’ne doğru yürüseniz hem alışveriş için güzel bir rota olur hem de kendinizi St.Angelo Kalesi ve Vatikan’a ulaşmış bulursunuz. Eğer saat yönünün tersine ara sokaklardan yürüseniz kendinizi ünlü “Aşk Çeşmesi - Trevi”de bulursunuz. Burası belki de Roma denince akla gelen en turistik yerlerden biri. Çeşmeyi arkanıza alıp omzunuzun üstünden havuza para atarsanız tekrar Roma’ya geleceğiniz söylenir. Burayı hem gündüz hem de gece görmenizi tavsiye ederim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Bu bölge bizim Sultanahmet gibi olduğu için yürümeye ve keşfetmeye devam edin. Roma Tanrılarının Kutsal Tapınağı Pantheon’u da gördükten sonra “Navona Meydanı”nda soluklanabilir, burada bulunan cafe ve restaurantlarda ister birşeyler atıştırabilir isterseninz espresso içebilirsiniz. Vaktiniz varsa Pantheon’un içine mutlaka girin ve yekpare kubbesinde bulunan “Tanrını Gözü”nü görün. (bizim vaktimiz yoktu! ;) )&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Buradan yürümeye devam ederseniz sırasıyla “Venedik Meydanı”na ardından Roma İmparatorluğunun siyasi ve dini merkezi olan “Roman Forum”u üzerinden Roma’nın simgesi “Colosseum”a ulaşırsınız. Yılın belli aylarında bakım için kapalı olan bu muhteşem yapı aslında hayal ettiğiniz gibi değildir. Altın günlerinde tahta ve kumla kaplı olan zemin bugün yoktur ve bodrumunda bulunan holleri görürsünüz. Etrafta fotoğraf çektirebileceğiniz eski kıyafetli Roma komutanları sizi bekliyor olacaktır. “Colosseum”un etrafında doğru dürüst cafe filan olmadığı için hızlıca merkeze dönmeniz ve bir mola daha almanız mantıklı olacaktır. Via Nazionale üzerinden Via Milano’ya çıkıp “Quirinal Tepesi”ne ulaşabilirsiniz. Aaaa... o da ne? Burası “İspanyol Merdivenleri”nin üst tarafı değil mi? Evet! Aynen öyle :) Zaten buraya ulaştığınızda veya bu rotayı her hangi bir noktadan başlayıp aynı yere döndüğünüzde inanılmaz yorgun olacaksınız. Keyifli bir yorgunluk olacağını da eklemek isterim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Otelinizde kendinizi biraz şarj ettikten sonra akşam yemeği için kendinizi tekrar sokağa atın. Biz gezdiğimiz yerleri bir de gece gözüyle görmek için “İspanyol Merdivenleri” üzerinden merkeze indik mesela.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #93c47d; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;İkinci gün...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Mutlaka gezilmesi gereken Vatikan’a gidin. Burası aslında fiziki sınırları olamayan ayrı bir devlet, &lt;a href="http://www.vatican.va/"&gt;Vatikan Devleti&lt;/a&gt;. Hıristiyanların ruhani lideri Papa’nın evi olan bu dünyanın en küçük devleti (110 hektar) aslında çok büyük bir katedral ve bunun etrafındaki binalardan (St.Sistine Şapeli, Papalık Sarayı vb) oluşuyor. Vatikan’ın belki de en renkli kareleri, &lt;strong&gt;“&lt;a href="http://www.google.com/search?sourceid=ie7&amp;amp;rls=com.microsoft:en-US&amp;amp;ie=utf8&amp;amp;oe=utf8&amp;amp;q=swiss+guards"&gt;Swiss Guards&lt;/a&gt;”&lt;/strong&gt; isimli ve gerçekten İsviçreli olan korumaların bulunduğu kareler. Bu arada yanlış anlaşılmasın Vatikan enteresan bir yer. Bir kere ruhani açıdan farklı hissdeiyorsunuz. Üstelik hava şartları uygunsa kubbesine çıkıp Roma’ya havadan bakabilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Zaten bir turla gidiyorsanız size bundan daha azını göstereceklerdir. Eğer kendiniz program yapıp gitmişseniz artı bir gününüz daha olabilir o günde de “Villa Borghese”bahçelerini ve içinde bulunan Ulusal Modern Sanat Müzesini gezebilirsiniz. Colosseum’dan daha aşağıda buluna Caracalla Hamamlarını ve Cestia Piramidini görebilirsiniz. Ama eminim bayanlar alışveriş-cafe ikilisini tercih edeceklerdir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Tüm bu gezmeleri yaparken yürümeyi tersih edin. Eğer çok üşengeçseniz otobüsler size yardımcı olacaktır. Metro sadece belli noktalarda olduğu için iyi bir çözüm değil. Taksi ise en son düşünülmesi gereken seçenek. Otobüse binerken bir bilet alın. Normalde otobüs içinde bulunan cihaza okutmanız gerekiyor ama okutmayıp bütün gün cebinizde taşıyabilirsiniz. Kontrolde yakalanırsanız biletiniz olur ve turist olduğunuz için sorun çıkmaz. &lt;em&gt;(Bu yöntem uygulayacak kişinin riskinde ve sormluluğundadır)&lt;/em&gt; Eğer motosiklet kullanabiliyorsanız Roma tam bir scooter cenneti. Ama kiralayacağınız motora iyi bakın zira her yıl binlercesi çalınıyor. Yeri gelmişken yazalım, yankesiciliğe dikkat ettiğinizde Roma güvenli bir şehir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #6fa8dc;"&gt;Roma Gece Hayatı&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white;"&gt;Son gidişimin üzerinden 4,5 yıl geçtiği için mekan ismi vermem doğru olamayacaktır ama genel ipuçlarını yazmak gerek. Bu yönden de Istanbul’a benziyor Roma. Zaten akşam yemekleri geç yenildiğinden gece hayatı da geç başlıyor. Barların bulunduğu ve gitmeniz gereken yer piramidin civarıdır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Mekanların tarzına ve popülaritesine belirli zaman arakılarında zirve yapıyor. Her zaman olduğu gibi en iyi ve güncel tüyolar orada yaşayan bir tanıdıktan alınmalı. Mümkünse o şahıs yemeğe davet edilmeli ve bir-iki kapı onunla gezilmeli. Gittiğiniz mekanı sevdiyseniz çıkarken kapı ile konuşup ertesi akşamı garantileyin. Neticede siz turistsiniz ayıp olmaz ve normalde diğer mekanlara girişiniz zor olabileceğinden Roma Gece Hayatında eğlenceyi sağlama almış olursunuz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #93c47d; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Roma’dan ne alınır?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Eşe-dosta bolca hediyelik eşya alınabilir... Kendinize daha bonkör davranın. Her ne kadar alışveriş için doğru adres Milano olsa da Roma da bu konuda geniş bir yelpaze sunar. İtalyan modasının lider isimlerinden Gucci ve Bulgari Romalıdır! Via Condotti ve civarı bu iş için doğru adres. Meraklılarına bit pazarları tavsiye edilir. Kuruldukları yer ve günleri turist büroları size verecektir. Alışveriş için hiç bütçe ayırmamışsanız yine Aşk Çeşmesinin olduğu meydanda bulunan Sore’den bir çift ayakkabı satın alın. Yıllarca giymeniz pek mümkün olmasa da modayı yakalamış olursunuz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #cc0000; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: large;"&gt;&lt;b&gt;MILANO&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Zengin Kuzey İtalya’nın, Lombardia Bölgesinin merkezi olan &lt;a href="http://welmilano.itcons.com/index2.htm"&gt;Milano&lt;/a&gt;’ya ilk kez 1999 yılında gtimiştim. Ardından 2000 yılında Arjantin seyahatine gitmeye çalışırken 2 gün 1 gece mecburi kalışımıştık. Aynı yıl Kasım ayında &lt;a href="http://www.galatasaray.org/"&gt;Galatasaray&lt;/a&gt; – &lt;a href="http://acmilan.com/"&gt;Milan&lt;/a&gt; arasında oynanan &lt;a href="http://www.uefa.com/Competitions/UCL/index.html"&gt;Şampiyonlar Ligi &lt;/a&gt;maçı için ve son olarak da 2001 yılında iş için gittim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Genelde akla gelen; Roma mı Milano mu sorusuna cevabım her zaman Roma olur ama Milano’nun da hakkını vermek gerek. Gerçek bir alışveriş şehri olan Milano daha tarzdır, daha “cool”dur. Buranın insanına göre esas başkent burasıdır ve Roma’yı küçümserler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Havalimanından dışarı çıktığınızda Alpler’den gelen dağ havası ciğerlerinize dolduğunda farklı bir İtalyan şehrine geldiğinizi anlarsınız. Malpensa Havalimanı, Linate’ye göre şehre daha uzak ve yaklaşık 1 saatlik mesafede. Bizim Havaş otobüsleri benzeri otobüsleri alabilir veya treni tercih edebilirsiniz. Neticede her ikisi de Satzione Centrale’ye geliyor. Tüm gidişlerimde bu bölgede kaldığım için benim için çok rahat olmuştu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Bu bölgeden şehrin ana meydanı olan Duomo’ya gitmek için tramvay metroya göre daha keyifli ve mantıklı bir çözüm... geze geze gidiyorsunuz. Samimi olmak gerekirse Milano’da gezecek çok fazla yer yok. Duomo Katedrali dışında La Scala Operası ve Piccolo Teatro (Tiyatrosu) gördükten sonra vaktinizin çoğunu alışverişle, cafelerde espresso yudumlamakla ve güzel yemekler yemekle geçiriyorsunuz. Bir başka tarihi mekan olan “Galleria Vittorio Emanuelle” zaten dünyanın en eski “shopping mall”larından biridir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #cc0000; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Milano ve Alışveriş&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Öncelikle indirim dönemlerinden bahsedelim... Ocak ve Temmuz aylarının ikinci haftası indirim başlıyor. Brera, Vercelli, Garibaldi, Buenos Aires ve Paolo Sarpi caddelerinde gezinebilir ve daha makul fiyatlarla İtalyan Modasına sahip olabilirsiniz. Bu işe kafayı koymuşlar biraz lokal araştırma sonrasında Milano’nun dışında yer alan outlet ve fabrika mağazalarına gidebilirler. Diğer uçta ise &lt;em&gt;Armani, Trusardi, Ferre, Vercase, Valentino, Kenzo&lt;/em&gt; gibi markaların peşinde koşacaklar için adres Monte Napoleone, del Spiga, Borgospesso ve St. Andrea caddelerine gitmeliler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #cc0000; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Milano Gece Hayatı&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Roma’ya göre çok daha nezih, keyifli ve eğlenceli olduğunu duyduğum Milano gece hayatını bizzat yaşayamadım. Her gidişimde ertesi günle bağlantılı bir takım takıntılarım olduğundan olmadı, olamadı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #e69138; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;İtalya’da Ne Yenir?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;İtalyan mutfağı ağız tadımızın zaten alışmış olduğu bir mutfak. Pizzalar farklıdır hayal kırıklığına uğramayın. Makbulü incecik bol malzemeli olanları ama mekandan mekana değişiyor. Makarnalar, yani “pasta”lar keyfinize göre bolca mevcut. Deniz mahsullerinden yapılan her türlü yemek güzel gider. Tavsiye edeceğim tek yer adını hiç öğrenemediğimiz Roma’daki salaş makarnacımızdır. Aşk Çeşmesini karşınıza aldığınızda saat 2 yönünde iki basamak aşağı inerek girdiğiniz bu restaurantda istediğiniz makarnayı istediğiniz sosla pişirtip yanınada “house wine” aldınızmı hem lezzetli, hem keyifli hem de hesaplı bir yemek yemiş olursunuz. Belki bir de Milano’da Duomo Meydanı yakınlarında bulunan Galleria’nın içinde bulunan Milano Cafe.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #e69138; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Ne Zaman / Nasıl Gidilir / Nerede Kalınır?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Kışın çok sevimli olmayan Roma’ya yağışlı aylarda gitmeyin. İklimi daha çok İzmir’e benzediğinden yılın 8-9 ayı ziyaret için uygun. Milano daha kuzeyde ve Alplerin dibinde olduğundan Ağustos hariç yaz aylarını ve baharı tercih edin.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Istanbul’dan Roma ve Milano’ya hergün &lt;a href="http://www.thy.com.tr/"&gt;THY &lt;/a&gt;ve &lt;a href="http://www.alitalia.com/"&gt;Alitalia&lt;/a&gt;’nın birden fazla direkt uçuşu var. Buna ek olarak &lt;a href="http://www.swiss.com/"&gt;SWISS&lt;/a&gt; ve &lt;a href="http://www.lufthansa.com/"&gt;Lufthansa&lt;/a&gt;’nın dönemsel promosyonları ile uçabilirsiniz. Uçuşunuzu kendiniz yaralıyorsanız otel işi de size kalmış oluyor. Bunun için de &lt;a href="http://www.hrs.de/"&gt;HRS&lt;/a&gt; sitesini tavsiye ederim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Eğer bir turla gidiyorsanız dikkat etmeniz gereken bazı noktalar var; otelinizin nerede olduğunu ısrarla sorun çünkü şehir merkezine uzak bir otelde kalıyorsanız geliş-gidiş çok vaktinizi ve enerjinizi alacaktır. Özellikle Roma’da otelin lokasyonu çok önemli. Istanbul’a gelip Sarıyer’de veya Silivri’de kalıyorsanız ne olursa o başınıza gelir. Ayrıca uçağınızın hangi havalimanına ineceği de önemli zira Roma diye İtalya’nın başka şehirlerine inip 3 saatinizi yolda kaybetmeniz mümkün. Roma’nın havalimanı Fiomicino’dur ve kodu FCO’dur. Milano daha düz ve ulaşımı kolay olduğundan şehir merkezindeveya yakınında olduktan sonra risk yok. (Hoş bizi bir defa Como gölüne yolluyorlardı ama olsun!) Havalimanı kodları MXP ve LIN.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #e69138; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Son olarak birkaç not...&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;İtalya’da da siesta yapıldığından 12:00-16:00 arası alışveriş için doğru zaman değil. Bu saatler çalışkan Milano’da daha kısa... onlar uzun öğle tatilleri ile idare ediyorlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Yukarıda yazmış olmakla beraber Roma’da, İspanyol Merdivenleri, Navano Meydanı vb yerlerde fiyatlar yüksek... Tavsiyem ara sokaklarda bulunan cafeleri ve dükkanları keşfetmeniz yönünde olacaktır. Roma-Milano arasını trenle geçmek ve arada &lt;a href="http://www.timeout.com/travel/florence"&gt;Floransa&lt;/a&gt;’da bir gün geçirmeyi ciddi olarak düşünün. Ha bir de sokak satıcılarından birşey alacaksanız iyi pazarlık edin ve alacağınız maldan emin olun.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;İtalya macerasına çıkacaklara iyi yolculuklar...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #93c47d;"&gt;Update 2011:&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white;"&gt; Biraz önce İtalyan Havayolları Alitalia'nın kampanya maili geldi. İtalya uçak biletleri promosyonda... Bu ara gidecekler göz atabilir. &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.thy.com.tr/" style="color: white;"&gt;THY&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white;"&gt; ve &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.flypgs.com/" style="color: white;"&gt;Pegasus&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white;"&gt; gibi diğer alternatiflerinizi de unutmayınız ;)&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: white; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;a href="http://www.alitalia.com/TR_TR/special_offers/index.aspx"&gt;Alitalia Türkiye sitesi için tıklayınız...&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada önümüzdeki Mayıs-Haziran gibi Venedik, Floransa (Toskana) ve Sardunya Adası şeklinde bir seyahat planlamaktayız. Önceden gitmiş olan gezginlerin önerilerini bekleriz. Elbette bu gezinin notları "İtalya Gezi Notları - Venedik / Floransa / Sardunya" olarak Yol Gidenindir de yerini alacak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Update 2011:&lt;br /&gt;Conde Nast Traveler dergisinin Ocak 2012 sayısında Roma'nın yeme-içme kültürü ile ilgili bir yazı çıktı, gideceklere bir göz atmalarını öneririm. Özellikle Bafetto'nun pizzaları dikkatimi çekti...&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.cntraveler.com/food/2012/01/rome-food-tour-local-favorites-restaurants-lee-aitken" target="_blank"&gt;RELISHING ROME &amp;gt;&amp;gt;&amp;gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-115702681584386710?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/115702681584386710/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=115702681584386710' title='14 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/115702681584386710'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/115702681584386710'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2006/08/italya-gezi-notlar-roma-ve-milano.html' title='İtalya Gezi Notları – Roma ve Milano'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><thr:total>14</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-115616291254585718</id><published>2006-08-21T15:16:00.000+03:00</published><updated>2006-08-21T15:30:15.650+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bayram/Yılbaşı Önerileri'/><title type='text'>Ramazan Bayramı Programı ve Gelecek Yazılar...</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;color:#006600;"&gt;Ramazan Bayramı Programım belli oldu diyebilirim... Bir terslik çıkmazsa Kuzey Afrika'nın bence en enteresan ülkesine, Fas'a gidiyoruz...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muhtemelen Casablanca, Agadir veya Tangier ve son olarak da Marrakech (Marakeş) programda yer alacak. Fas yazısını dönüşümde burada paylaşıcam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat &lt;a href="http://www.morocco.com/"&gt;Fas&lt;/a&gt; yazısından önce olası Ramazan Bayramı programlarını da göze alarak İtalya (Roma-Milano) hakkında bir yazıyı hazırlıyorum. 3 Milano ve 2 Roma gezisinin bir sentezi olarak keyifli bir yazı olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ramazan Bayramı tatilini köprü yapacaklar için "Uzaklar" yazımı öneririm, vakti olanlar için değişik alternatifler yazmıştım. &lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2005/12/kurban-bayram-gezi-alternatifleri.html"&gt;Tıklayın&gt;&gt;&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-115616291254585718?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/115616291254585718/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=115616291254585718' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/115616291254585718'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/115616291254585718'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2006/08/ramazan-bayram-program-ve-gelecek.html' title='Ramazan Bayramı Programı ve Gelecek Yazılar...'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-115381564891095481</id><published>2006-07-25T11:07:00.003+03:00</published><updated>2012-02-16T08:40:16.221+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Vize Info'/><title type='text'>Vize İstemeyen Ülkeler</title><content type='html'>&lt;span style="color: #cc0000; font-size: 130%;"&gt;Bu kadar yazıp-çizip, insanları dünyayı keşfetmeye teşvik ederken biraz da bilgilendirici olmak istedim. İşte hep sorulan sorunun cevabı;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Türk Vatandaşlarından Vize İstemeyen Ülkeler&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Andorra, , Antigua, &lt;strong&gt;Arjantin&lt;/strong&gt;, Arnavutluk, Bahama, Barbados, Batı Samoa, Belize, Bolivya, Bosna-Hersek, &lt;strong&gt;Brezilya&lt;/strong&gt;, Dominik Cumhuriyeti, Ekvator, El Salvador, &lt;strong&gt;Endonezya&lt;/strong&gt;, &lt;strong&gt;Fas&lt;/strong&gt;, Fiji, &lt;strong&gt;Filipinler&lt;/strong&gt;, Gambia, Grenada, Gürcistan, &lt;strong&gt;Güney Afrika&lt;/strong&gt;, Güney Kore, &lt;strong&gt;Hırvatistan&lt;/strong&gt;, Honduras, &lt;strong&gt;Hong Kong&lt;/strong&gt;, İran, &lt;strong&gt;Jamaika&lt;/strong&gt;, &lt;strong&gt;Japonya&lt;/strong&gt;, Kazakistan, Karadağ, &lt;strong&gt;Kenya&lt;/strong&gt;, Kırgızistan, Kolombiya, K.K.T.C., Kosta Rika, Makedonya, &lt;strong&gt;Maldivler&lt;/strong&gt;, &lt;strong&gt;Malezya&lt;/strong&gt;, Mauritius, Monako, Nikaragua, Romanya, Santa Lucia, San Marino, Seyşeller, &lt;strong&gt;Singapur&lt;/strong&gt;, Solomon Adaları, Sri Lanka, Suriye, &lt;strong&gt;Şili&lt;/strong&gt;, Swaziland, &lt;strong&gt;Tayland&lt;/strong&gt;, Trinidad-Tobago, Tunus, Tuvalu, Uruguay, Vatikan ve Venezuella. &lt;em&gt;&lt;span style="color: #ff6600;"&gt;(Liste Eylül 2009'da &lt;a href="http://www.doganburda.com/button/middle/2/02582/"&gt;Tempo Travel&lt;/a&gt;'ın listesi ile güncellenmiştir. Bazı ülkelere kapıda alınan vize ile girilmektedir)&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlginç ve ilk etapta gezilebilecekleri bold yaptım. Elbette devletler arası ilişkiler dinamiktir ve vize uygulamaları değişiklik gösterebilir. Bu nednele en sağlıklı ve güncel bilgiye T.C. Dışişleri Bakanlığı sitesinden (&lt;a href="http://www.mfa.gov.tr/"&gt;http://www.mfa.gov.tr/&lt;/a&gt;) ulaşabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color: #cc0000;"&gt;Update/Kasım'06:&lt;/span&gt; Sıkça gelen bir soru; Mısır vize istiyor mu? Eskiden Türk Vatandaşlarından vize istemeyen Mısır şu anda vize uygulamakta.&lt;/em&gt; &lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color: #009900;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color: #009900;"&gt;Update / Kasım 2008:&lt;/span&gt; Bu yazı pek çok arama motorunda "Vize İstemeyen Ülkeler" diye arama yapıldığında çıkmakta ve aşağıdaki yorumlarla güncel kalmakta. Genel vize politikalarında değişikilik olmamış durumda. Yine de aşağıdaki yorumları okumakta fayda var. Bir de akılda olması gereken bir konu; AB üyesi Doğu Avrupa ülkeleri yavaş yavaş Schengen'e katılmakta, bu nedenle bu ülkelere de Schengen vizesi gerekemekte. &lt;span style="color: #666666;"&gt;(Not: Yorumları ile bu yazıyı güncel tutan arkadaşlara teşekkürler)&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color: #6633ff;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color: #6633ff;"&gt;Update / Kasım 2009:&lt;/span&gt;&lt;/em&gt; Listemizi Eylül 2009'da güncelledikten sonra Suriye'ye vize kalktı. Bir de aldığım son bilgiye göre Mısır vizesini önceden alma durumu ortadan kalkmak üzere. Zaten yavaş yavaş Türklerden vize istemeyen ülkeler artacak hatta buna Schengen ülkeleri de eklenecek. Geziginlere özgürlük için az kaldı! :)&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: orange;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: orange;"&gt;Update / Eylül 2011:&lt;/span&gt; T.C. Dışişleri Bakanlığı pek çok ülke ile vizeleri kaldırmaya başladı. Aklımda kalan ve seyahat açısından cazip olan ülkeler şunlar; Lübnan, Rusya, Ukrayna&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #cc0000;"&gt;Şubat 2012 itibarıyla Türklerden vize istemeyen 71 ülke şunlardır;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Antigua-Barbuda, Arjantin, Arnavutluk, Bahamalar, Barbados, Belize, Bolivya, Bosna-Hersek, Brezilya, Ekvador, El Salvador, Fas, Fiji, Filipinler, Guatemala, Gürcistan, Haiti, Hırvatistan, Honduras, Hong Kong, İran, Jamaika, Japonya, Karadağ, Kazakistan, Kırgızistan, KKTC, Kolombiya, Kore Cumhuriyeti (Güney Kore), Kosova, Kosta Rika, Libya, Lübnan, Makau, Makedonya, Maldivler, Malezya, Mauritius, Nikaragua, Pakistan &lt;span style="color: #999999;"&gt;(sadece iş adamları)&lt;/span&gt;, Palau Cumhuriyeti, Paraguay, Rusya, Seyşeller, St. Lucia, St. Vincent-Grenadines, Sırbistan, Singapur, Solomon Adaları, Sri Lanka, Suriye, Svaziland, Şili, Tayland, Trinidad-Tobago, Tunus, Tuvalu, Uruguay, Ürdün, Venezuela&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sınır kapılarında vize alınabilen ülkeler ise; Bahreyn, Doğu Timor, Dominik Cumhuriyeti, Endonezya, Güney Afrika Cumhuriyeti, Katar, Kenya, Sudan, Ukrayna, Umman ve Zambiya olarak sıralanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-115381564891095481?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/115381564891095481/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=115381564891095481' title='23 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/115381564891095481'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/115381564891095481'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2006/07/vize-istemeyen-lkeler.html' title='Vize İstemeyen Ülkeler'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><thr:total>23</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-115314922558479370</id><published>2006-07-17T17:24:00.000+03:00</published><updated>2007-08-07T13:20:30.550+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Avrupa'/><title type='text'>Ege Adaları</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Ege, iki ülkenin birbirinin içinde olduğu bir başka coğrafya!&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Karşı kıyıdan bakıldığında ülkemiz başka şeyler ifade ediyor... Günlük ihtiyaçlar, alışveriş, sağlık problemleri vb için koştukları yer Türkiye toprakları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Peki biz buradan baktığımızda ne görüyoruz?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Açıkçası biraz üzülmekle beraber durumu kanıksamış, Ege'yi yaşamaya devam etmişiz. Zeytin, zeytinyağı, şarap, üzüm, rakı/uzo, deniz-kum-güneş. Orada da burada da aynı! İnsanlar da keza öyle ;) Adalarda yaşayan halkın birçoğu Türkçe konuşabilir, sizinle anlaşabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6270/1264/1600/ege2.gif"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6270/1264/400/ege2.png" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;&lt;strong&gt;Hangi adalara gidebilirsiniz? Nasıl gidebilirsiniz?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuzey Ege'den başlayarak yazarsak, Ayvalık ve Dikili'den Midilli'ye (Mitilini veya Lesbos denir), Çeşme'den Sakız'a (Khios) geçebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güney Ege'ye indiğimizde, Kuşadası'ndan Samos'a, Bodrum'dan İstanköy'e (Kos), Marmaris'den Rodos'a geçebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu adaların tamamı Türkiye kıyılarına yakın olduğu için ortalama 1-2 saatlik deniz yolculuğu ile ulaşılabilmekte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçlerinde diğerlerine göre popüler olanlar Kos (İstanköy) ve Rodos adalarıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vaktiniz ve bütçeniz uygunsa, bu adalardan diğerlerine geçebilir, iki-üç adayı kapsayan mini bir Ege turu yapabilirsiniz. Özellikle 12 adalar denilen bölgede irili ufaklı birçok ada var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Bizden uzak olanlar...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Ege'de, Türkiye kıyılarına yakın olmayan adalar ise daha farklı. En ünlüleri de Mykonos ve Santorini adalarıdır. &lt;a href="http://www.atlasjet.com/"&gt;AtlasJet&lt;/a&gt;'in de uçuş yaptığı bu adalardan Mykonos; ağırlıklı olarak cinsel tercihini 3ncü türden yana kullananların tercih ettiği özgür bir adadır. Gece hayatı ve eğlencesi de buna paralel olarak güzeldir. Ama bu iki ada da deniz beklediğiniz gibi değildir. Aslında iyi pazarlanmış, hak ettiğinden daha üst noktaya konumlandırılmış adalardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Aklınızda bulunsun!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Eskiden adalara vizesiz günübirlik ziyaretler mümkündü ancak şu anda uygulanmıyor ve Schengen vizesi gerekmekte. Adalar, bizim Bodrum-Marmaris tarzının hallicesi. Zaten fazlasını beklemek sizi hayal kırıklığına uğratır. Eğer birden fazla ada gezecekseniz biletleriniz önceden ayarlamayı ihmal etmeyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Ne alınır?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Bizim Ege'de ne varsa, o Ege'de de o var! Hatta gidip oradan zeytinyağı alanlara şaşırıyorum, kızıyorum. Hadi bizim aile Hotel Nova'nın kendi özel yapımı zeytinyağını kullanır (Meraklısına satılmakta: &lt;a href="http://www.hotelnova.com/"&gt;Hotel Nova&lt;/a&gt;), tüm Ege zeytinyağının hasını sunar. Yani özel birşey bulmanız çok zor. Ivır-zıvır hediyelik eşyalara Euro'larınızı saçmak istiyorsanız ayrı, buyrun ben sizi tutmam! Belki meraklısına bir şişe &lt;a href="http://www.google.com/search?hl=tr&amp;q=ouzo&amp;amp;amp;amp;btnG=Google%27da+Ara&amp;lr="&gt;Uzo&lt;/a&gt; veya &lt;a href="http://www.metaxa.com/"&gt;Metaxa&lt;/a&gt; (4 ve üstü yıldızlı olanından) alabilirsiniz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;UPDATE&lt;/span&gt; - Ağustos 2007&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_rGEbZKCEq2E/RrhG_d7188I/AAAAAAAAAG4/aXahPYyJ61A/s1600-h/promo_cruise_pronto_x.gif"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5095901034551047106" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_rGEbZKCEq2E/RrhG_d7188I/AAAAAAAAAG4/aXahPYyJ61A/s320/promo_cruise_pronto_x.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Çeşme Limanı’ndan hareket eden Samsun gemisinin yolcuları, bir hafta sürecek turda, program kapsamındaki yerlerde gezme ve alışveriş yapma fırsatı bulacak. Çeşme’den Yunan adalarına ilk seferi gerçekleştiren Samsun’un kaptanı Semih Salgıncı, tur programı kapsamına&lt;strong&gt; &lt;span style="color:#3333ff;"&gt;Mikanos, Santorini, Girit, Rodos, Samos&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; gibi adalar ile &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;Pire&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; şehrinin olduğunu belirterek, ilk seferde gemide 181 yolcunun bulunduğunu söyledi. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Turlarda vize uygulamasının olmadığına dikkati çeken Salgıncı, Yunanistan hükümeti ile yapılan ve “Bir Türk limanından kalkıp, aynı Türk limanına dönmek suretiyle toplu vize uygulamasıyla tur düzenlenebilmesi”ni içeren bir anlaşma yapıldığını ifade etti. &lt;em&gt;(Yol Gidenindir Vize Bölümü'nü &lt;/em&gt;&lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/search/label/Vize%20Info"&gt;&lt;em&gt;buradan&lt;/em&gt;&lt;/a&gt;&lt;em&gt; inceleyebilirsiniz)&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Salgıncı, tur programı kapsamındaki adalarda ortalama 12 saat dolaşma ve alışveriş fırsatı olduğunu, turların Eylül ayına kadar süreceğini kaydetti.Yolcuların konforu için bir çok şeyin düşünüldüğünü belirten Salgıncı, gemide restoran, 2 bar, yüzme havuzu, fitness center, masaj ve sauna salonuyla alışveriş için dükkanların bulunduğunu bildirdi.Salgıncı, tur fiyatlarının kamaraların özelliklerine göre 300€ ile 1.000€ arasında değiştiğini, bu fiyata konaklama giderleri, yemek ve liman vergileri gibi ücretlerin de dahil olduğunu söyledi. &lt;span style="color:#999999;"&gt;(Kaynak: ntvmsnbc.com)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#999999;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Samsun gemisinin işletmesini yapan &lt;a href="http://www.denizline.com/index.html"&gt;Deniz Cruise &amp;amp; Ferry Lines&lt;/a&gt;'ın websitesini inceleyebilir, turlarla ilgili bilgi ve rezervasyon için &lt;a href="http://www.prontotour.com/ptour/scripts/anasayfa.aspx"&gt;Prontotour&lt;/a&gt; ile temasa geçebilirsiniz...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-115314922558479370?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/115314922558479370/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=115314922558479370' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/115314922558479370'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/115314922558479370'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2006/07/ege-adalar.html' title='Ege Adaları'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_rGEbZKCEq2E/RrhG_d7188I/AAAAAAAAAG4/aXahPYyJ61A/s72-c/promo_cruise_pronto_x.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-115130701653178244</id><published>2006-06-26T10:20:00.000+03:00</published><updated>2006-07-25T10:36:40.226+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Avrupa'/><title type='text'>Avrupa’nın en ucuz tatil kentleri</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:180%;color:#cc0000;"&gt;Bir Haber Birkaç Yorum!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Yaz tatili planlayan ABD’lilere Avrupa’nın en ucuz 10 kentini öneren web sitesinin listesi New York ve Chicago gazetelerinde de yer aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD’lilerin ‘günde beş dolara Avrupa turu’ yaptıkları günlerin çok geride kaldığını, şimdi en ucuz günlük tatilin 85 dolar olacağını vurgulayan site, yine de Avrupa’da önemli kentlerde ucuz tatil fırsatları olduğunu kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Listede Avrupa’nın en ucuz tatil kentleri şöyle sıralandı:&lt;br /&gt;1. Tallinn, Estonya&lt;br /&gt;2. Krakow, Polonya&lt;br /&gt;3. Dubrovnik, Hırvatistan&lt;br /&gt;4. İstanbul&lt;br /&gt;5. Ljubljana, Slovenya&lt;br /&gt;6. Kiev, Ukrayna&lt;br /&gt;7. Brugge, Belçika&lt;br /&gt;8. Kosice, Slovakya&lt;br /&gt;9. Sarajevo, Bosna&lt;br /&gt;10. Gdansk, Polonya&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tam metin için:&lt;/em&gt; &lt;a href="http://www.ntvmsnbc.com/news/371528.asp"&gt;&lt;em&gt;http://www.ntvmsnbc.com/news/371528.asp&lt;/em&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Liste tamamen hesaplı kentleri kapsamakta... peki bu şehirlerin görülmeye değer ne özellikleri var? (Elbette &lt;a href="http://www.istanbul.com"&gt;Istanbul&lt;/a&gt; hariç konuşuyorum)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben yazayım; Dubrovnik ve Ljubljana gidilebilecek, görülebilecek yerler. Adriyatik kıyılarında alacağınız mini cruise ise keyfinize keyif katabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Etti size 3 şehir! Gerisi gerçekten tatil için gidilecek yerler değil. Şanlıysanız, iş nedeniyle bir veya iki günlüğüne kalıp görme fırsatınız olursa ne ala... Yoksa "hadi bu yaz Gdansk'a gidelim" diyen olmaz sanırım :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#339999;"&gt;Siz boşverin &lt;a href="http://www.nytimes.com/"&gt;New York &lt;/a&gt;ve &lt;a href="http://www.chicagotribune.com/"&gt;Chicago&lt;/a&gt; gazetelerini, ben bu blogdan en iyilerini öneririm size...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-115130701653178244?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/115130701653178244/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=115130701653178244' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/115130701653178244'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/115130701653178244'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2006/06/avrupann-en-ucuz-tatil-kentleri.html' title='Avrupa’nın en ucuz tatil kentleri'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-114718374315492648</id><published>2006-05-09T16:07:00.000+03:00</published><updated>2006-06-23T16:05:07.043+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bayram/Yılbaşı Önerileri'/><title type='text'>19 Mayıs 2006 - Kaçamak Alternatifleri</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;&lt;strong&gt;Gezginlere gün doğdu :)&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;&lt;strong&gt;19 Mayıs bu sene Cuma gününe denk geldi!&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Hemen hemen bütün gezgin ruhlu arkadaşlarım program yapma derdine düştüler. 3 gün tatili doya doya yaşamak için Perşembe akşamından (iş çıkışı) bir yerlere kaçıp Pazar gece, hatta sabaha karşı dönülebilecek tatil alternatifleri konuşulur, planlanır oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açıkçası bu tatil &lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2005/12/kurban-bayram-gezi-alternatifleri.html"&gt;Uzaklar&lt;/a&gt; için uygun değil ama daha önce paylaştığım &lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2005/11/2006-ylba-gezi-alternatifleri.html"&gt;Yılbaşı Alternatifleri &lt;/a&gt;değerlendirilebilir. Kasmayalım, zamanımızı yollarda kaybetmeyelim diyorsanız aşağıdaki önerilerimi düşünün derim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yurtdışı olarak Atina, Beyrut veya Ege Adaları düşünülebilir. 1 saatlik uçuşlarla ulaşıp fazla vakit kaybettirmeyecek alternatifler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında bu haftasonunu en iyi yurtiçinde değerlendirirsiniz. Ben muhtemelen Bodrum'da veya Ören'de olacağım. Perşembe akşam uçup Pazartesi sabah dönüp dolu dolu 3 günü Akdeniz güneşi altında geçireceğim. Benzer programlar Ören'den başlayıp Ayvalık, Çeşme, Kuşadası, Marmaris vs devam edip Alanya'ya kadar uzanan Ege ve Akdeniz sahillerimiz için uygulanabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aradığınız illa doğa ve kültür ise Türkiye bu konuda yüzlerce alternatif sunuyor! &lt;a href="http://www.google.com.tr"&gt;Google&lt;/a&gt;'dan biraz araştırıp ilginç programlar yakalayabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Unutmadan!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;19 Mayıs 1919 - 19 Mayıs 2006&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramınızı kutluyorum&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bitirmeden...&lt;br /&gt;Tatil nedeniyle &lt;a href="http://www.thy.com.tr"&gt;THY&lt;/a&gt; ve özel havayollarının (&lt;a href="http://www.atlasjet.com.tr"&gt;AtlasJet&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.onurair.com.tr"&gt;OnurAir&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.flypgs.com"&gt;Pegasus&lt;/a&gt;) uçuşlarına yoğun talep söz konusu, bilet almak için acele ediniz. Uçuş günü de havalimanına vakitlice gidip kendinizi strese sokmayın boşuboşuna.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#339999;"&gt;Yazıyı yazarken değişmekte hayat :) Neticede tilkinin dönüp dolaşıp gideceği yer kürkçü dükkanıdır!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanırım ben de bu 19 Mayıs tatilinde tüm alternatifleri elimin tersiyle bir kenara itip, Ören'deki aile otelimize, Hotel Nova'ya gidiyorum.Ören mi? Hotel Nova mı? diyenler için otel sitesinin linki sol tarafta yer almakta. Ören hakkında bilgi vermek uzun süreceğinden işin kolayına kaçıyorum ve sizi linkliyorum: &lt;a href="http://www.google.com/search?hl=tr&amp;rls=com.microsoft%3Aen-US&amp;amp;amp;q=%22%C3%96ren%22&amp;btnG=Ara&amp;amp;lr="&gt;ÖREN&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yenikapı'dan Bandırma'ya &lt;a href="http://www.ido.com.tr/"&gt;İDO&lt;/a&gt; ile geçip Balıkesir-Edremit üzerinden toplam 4,5-5 saatte kendinizi Ege'nin sularına bırakabiliyorsunuz. &lt;a href="http://www.atlasjet.com/"&gt;AtlasJet&lt;/a&gt; bu yaz uçuşlara da başlıyor :) 35dk'da denize girebileceğizzz...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;(Not: AtlasJet 09 Haziran 2006 tarihinde uçuşlara başladı :) Cuma gece gidip Pazar gece dönüyor ve full haftasonu sizin oluyor!)&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;color:#009900;"&gt;Şimdiden herkese iyi tatiller...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-114718374315492648?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/114718374315492648/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=114718374315492648' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/114718374315492648'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/114718374315492648'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2006/05/19-mays-2006-kaamak-alternatifleri.html' title='19 Mayıs 2006 - Kaçamak Alternatifleri'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-114622533865946146</id><published>2006-04-28T14:35:00.000+03:00</published><updated>2006-04-28T15:21:19.326+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Avrupa'/><title type='text'>Long Live Queen Beatrix! Party in Amsterdam</title><content type='html'>&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;strong&gt;Yarın, 29 Nisan 2006, Hollanda Kraliçesi Beatrix'in doğum günü!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bu bizi neden ilgilendirsin diye soranlara cevabı hemen vereyim. Normalde her yıl 30 Nisan'da kutlanan, bu sene Amsterdam Şehir Yetkililerinin kararıyla bir gün önceye alınan doğumgünü kutlamaları festivale dönüşür.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2005/07/amsterdam-gezisi.html"&gt;Amsterdam&lt;/a&gt; kanallarında onlarca insanın bulunduğu yüzlerce tekne, üzerlerinde kurulu binlerce Watt'lık ses düzenleri, prima DJler, bol alkol ve maddeler bütünlüğü ile geçen yaklaşık 12 saatlik açık hava şehir eğlencesi. Gecenin Amsterdam'ın keyifli clublarında devam edeceğini de düşündüğümüzde muhteşem bir haftasonu gidenleri bekliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6270/1264/1600/IMG_1112.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6270/1264/400/IMG_1112.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Ufak bir not; kutlamalara 300.000 kişinin katılması bekleniyor ve şehir bu haftasonu €47.000.000 gelir elde edecek. Varın siz düşünün :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben mi? Selim'in davetine işlerim nedeniyle icabet edemedim ama seneye mutlaka diyorum! Çok eğlenecekler onu da biliyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Long Live Queen Beatrix!&lt;/span&gt; Have fun friends...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#ffcc00;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#ffcc00;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#ffcc00;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#ffcc00;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#ffcc00;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#ffcc00;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#ffcc00;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#ffcc00;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#ffcc00;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#ffcc00;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#ffcc00;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#ffcc00;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#ffcc00;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#ffcc00;"&gt;Amsterdam Gezi Notlarım; &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2005/07/amsterdam-gezisi.html"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#ffcc00;"&gt;http://yolgidenindir.blogspot.com/2005/07/amsterdam-gezisi.html&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/a&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#ffcc00;"&gt; adresinde.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-114622533865946146?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/114622533865946146/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=114622533865946146' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/114622533865946146'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/114622533865946146'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2006/04/long-live-queen-beatrix-party-in.html' title='Long Live Queen Beatrix! Party in Amsterdam'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-114224680676110273</id><published>2006-03-13T12:41:00.000+02:00</published><updated>2006-11-23T20:13:25.443+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Avrupa'/><title type='text'>Barcelona</title><content type='html'>&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;“En Beğendiğin Şehir?” yazımda Istanbul dışında yaşayabileceğim iki şehirden biri olarak tanımladığım, İspanya’nın en güzel ve Akdeniz’in gözde şehirlerinden olan Barcelona hakkında ne zamandır yazmak istiyordum…&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;a href="http://www.timeout.com/barcelona/"&gt;Barcelona&lt;/a&gt;’ya ilk kez Mart 1999’da, Burcu’yla çıktığımız mini Avrupa turunda gitmiştim. Belki de o yüzden hep güzel anıların olduğu bir şehir olarak yeri ayrı oldu? Daha sonra 2001 yılında iş için gidip 2 gece kaldığım bu güzel Akdeniz şehrini aklımda kaldığı kadarıyla anlatmaya çalışacağım. Bu tarz yazılarda kronolojiyi ve detayları oturturken en büyük yardımcım çekmiş olduğum fotoğraflar oluyor…&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kısa bir ön bilgilendirme&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Tarihi 2000 yıl öncesine uzanan şehir Katalonya’nın başkenti. İspanya’ya gidenler veya futbolla ilgili olanlar bilir ki İspanya ayrıdır Katalonya ayrıdır. Barcelona, Katalonların şehridir ve Kralın şehri olan Madrid’le rakiptir, farklıdır ve bence daha güzeldir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaten &lt;a href="http://www.fcbarcelona.com/eng/home-page/home/home.shtml"&gt;Barcelona FC &lt;/a&gt;ve &lt;a href="http://www.realmadrid.com"&gt;Real Madrid&lt;/a&gt; arasındaki rekabetin de çıkışı politik nednelere dayanır. Şehirde ve bölgede Katalon dili konuşulur, sokak tabelalarında, metroda, restaurantlarda vs İspanyolca’nın üstünde yer bulur kendine. &lt;a href="http://www.olympic.org"&gt;1992 Olimpiyat Oyunlarına &lt;/a&gt;ev sahibi olan Barcelona bu dönemde 1929 yılında düzenlenen Uluslararası Fuardan sonra en büyük değişimi yaşamıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Istanbul-Zurich-Barcelona&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Sabah 07:00’de &lt;a href="http://www.istanbul.com"&gt;Istanbul&lt;/a&gt;’da başlayan yolculuğumuz &lt;a href="http://www.zuerich.com/index.html?__setlocale=en"&gt;Zurich&lt;/a&gt;’de geçirilen 4 saat ve öğlen yemeğinin ardından akşamüstü sona erdi. Fazla vakit kaybetmeden kendimizi bir taksiye attık ve önceden ayarladığımız otele doğru yola çıktık. Normalde Avrupa şehirlerine giderken otel ayarlamaz, vardığımızda güzel bir “deal” yakalayıp kalırdık ama bu sefer risk almamıştım, &lt;a href="http://www.hoteles-catalonia.com/"&gt;Hoteles Catalonia&lt;/a&gt;’nın şehir merkezindeki bir otelini önceden ayarlamıştım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;Plaça de Catalunya&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burası Barcelona’nın merkezi kabul edilebilecek, bizim Taksim Meydanı işlevine sahip bir meydan. Her zaman bir şehrin yürüyerek keşfedilmesini önersem de bazen metroya yakın olmanız fayda sağlar. Meydan bu açıdan da avantajlıydı! Otelimiz buraya yürüyerek 2 dakikalık bir mesafedeydi. Barcelona da her Akdeniz şehri gibi geceleri uyumayan bir şehirdi. Akşam otelden çok uzaklaşmadan aptal bir yemek yedik, etrafa şöyle bir bakındık ve otele geri döndük.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;&lt;strong&gt;Barcelona’yı Keşfediyoruz&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;En yakından, meşhur “Rambles” (Rambla) caddesini baz alarak zigzaglarla aşağı doğru inmeye başladık. Önce Gotik Katedrali sonra "Palau de la Generalitat" ve "Plaça Reial" üzerinden limana indik. &lt;em&gt;(Plaça Meydan demek bu arada)&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;Colombus Anıtının da bulunduğu bu bölgede epey vakit geçirdik. Yemeği nerede yediğimizi şu anda hatırlamıyorum ama sanırım "&lt;a href="http://www.maremagnum.es"&gt;Maremagnum&lt;/a&gt;" isimli merkezde olabilir çünkü aynı yapı grubunda bulunan Aquarium’u gezdik. Ardından tekrar “Rambles” üzerinden otele doğru yürüdük. Yol üzerinde, bizim Balık Pazarı havasındaki “&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;La Boqueria&lt;/span&gt;”dan patronumun sipariş ettiği ve buraya özel bir çeşit domuz pastırması aldım. Keşfe ve kültüre ayrıdığımız ilk günü “Rambles” üzerindeki bir restaurantda yenilen yemekle noktaladık. Yorgunluktan mıdır yoksa isteksizlikten midir bilinmez gece dışarı çıkmadık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#999900;"&gt;&lt;strong&gt;Gaudi’nin Şehri&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ertesi gün rotamız şehrin yukarı tarafıydı. Barcelona’ya gelen herkesin mutlaka görmesi gereken, yıllardır inşaatı süren ve bence hiç tamamlanamayacak olan Sagrada Famila Katedraline gittik. Gerçekten muhteşem bir yapı. Büyük düşünmenin, zorluklara karşı gelmenin ve inandığının peşinde koşmanın bir örneği. Önünde, kulelerinde ve içinde bol bol fotoğraf çektik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avinguda Diagonal, yani bir diğer değişle Çapraz Bulvar Barcelona’nın ihtişamlı gezi ve alışveriş bölgesi. Bulvarı Plaça de Catalunya’ya bağlayan Passeig de Gracia’da ve bölgede dolaşırken her tarafta Gaudi’nin eselerini görmeniz mümkün. Casa Mila veya bilinen adıyla &lt;span style="color:#6633ff;"&gt;La Pedrera&lt;/span&gt; benim en beğendiklerimden. Şehirle ve insanlarla bu kadar iç içe olan eserler gerçekten etkileyici.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Plaça de Catalunya’ya döndükten sonra alışveriş için İspanya’nın meşhur zincir mağazası olan Cortes des Ingeles’e gittik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;&lt;strong&gt;Olimpik Liman ve Marina&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son gecemizde güzel bir yerde yemek yeme niyetiyle Olimpik Limana gittik. Marinada birbiri ardına sıralanmış mekanlardan Ristorante Lungomare’de karar kılıp deniz mahsulleri ağırlıklı bir yemek yedik. Tabi he rikimizin de ilk İspanya seyahati olduğu için atladığımız bir şey vardı J Burada yemek geç yenir (22:00’den sonra) ve geç eğlenilirdi! Burası İspanya’ydı… Yemek sonrasında bölgede eğlenilebilecek biryer aram çabası da elbette boşa harcanan bir zamandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;Gece Hayatı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;İşte size İspanya hakkında en önemli tavsiyelerden biri; temponuzu bu ülkeye göre ayarlayın, öğlenleri sieseta yapın, erkenden çökmeyin, akşam yemeğini 22:00’den sonra yiyip kendinizi geceye hazır tutun! İkinci gidişimde İspanyol iş arkadaşlarım sayesinde az da olsa gece hayatını görme fırsatım oldu. İbiza etkisinin görüldüğü enteresan mekanlar mevcut ama turistler için bilmesi, bulması zor! Gitmeden orada yaşayan birilerini bulun ve size bir geceliğine de olsa eşlik etmesini sağlayın. Ama itiraf etmeliyim ki Madrid’in gece hayatı Barcelona’ya göre çok daha güzel ve eğlenceli. (İki defa gittiğim Madrid’i başka bir yazıda anlatacağım)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#666666;"&gt;Ne Yapmadık?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gittiğimiz mevsim müsait olmadığından beachlerinden ve burada bulunan clublardan yararlanamadık. Montjuic Kalesine gitmedik ve burada bizim Sultanahmet’te yaptıklarını benzeri ışık gösterisini izlemedik. (O kadar da turist olmadık yani) Barcelona FC’nin maçına gitmedik. Aslında olabilirdi ama olmadı! Sonraki yıllarda &lt;a href="http://www.galatasaray.org"&gt;Galatasaray&lt;/a&gt;’ın &lt;a href="http://www.uefa.com"&gt;Şampiyonlar Ligi &lt;/a&gt;maçı (2-2’lik maç) için niyetlendiysem de ayarlanıp gelemedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;Nerede Kalınır?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz Plaça de Catalunya’da kalarak iyi bir iş yaptık. Merkezi olmakta fayda var. İkinci gidişimde ofise yakın Holiday Inn’de kalmıştım, biraz uzaktı. Bütçeniz uygunda favorim Rambles üsütndeki oteller. Benim aklım kalmıştı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#339999;"&gt;Ne Zaman Gidilir? Nasıl Gidilir?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlki Mart, ikincisi Ocak ayında gerçekleşen Barcelona Seyahatlerimin ikisinde de hava çok güzeldi. Yağmurdan hiç haz etmeyen biri olarak Barcelona zaten bu yüzden yaşayabileceğim şehirler listesinde. Siz yine de Mayıs-Ekim arasını tercih edin ve şehri doya doya yaşayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.thy.com.tr"&gt;THY&lt;/a&gt; ve &lt;a href="http://www.iberia.com"&gt;Iberia&lt;/a&gt;’nın &lt;a href="http://www.istanbul.com"&gt;Istanbul&lt;/a&gt;’dan direkt seferleri mevcut. Ucuz olsun diyorsanız diğer Avrupa havayollarının aktarmalı seferlerini araştırabilirsiniz. Ayrıca İspanya ülkemizde popüler bir destinasyon olduğundan her tatilde/bayramda tur şirketlerinin Barcelona gidiş Madrid dönüş turları bolca ve uygun fiyata mevcut. Normalde Schengen vizesinin geçtiği İspanya’ya turla giderseniz vizenizi de acente halleder. Ama ben her zaman olduğu gibi içinizdeki gezgini dinleyin ve bağımsız bir gezi yapın derim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;borga&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Yol Gidenindir&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-114224680676110273?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/114224680676110273/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=114224680676110273' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/114224680676110273'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/114224680676110273'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2006/03/barcelona.html' title='Barcelona'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-113890640848965397</id><published>2006-02-02T20:19:00.000+02:00</published><updated>2006-02-22T14:06:46.833+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Asya/Uzakdoğu'/><title type='text'>Japonya - Tokyo Gezisi</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;color:#666600;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#666600;"&gt;“Japon” denildiğinde birçoğumuzun aklına çekik gözlü ufak tefek insanlar ve çocukluğumuzdan bugüne elimizden onlzrcası geçen teknoloji ürünleri gelir. Aslında &lt;a href="http://www.jnto.go.jp"&gt;Japonya&lt;/a&gt; ve Japon Milleti ile daha derin bağlarımız ve benzerliklerimiz var. Şimdi tutup tarihsel ve kültürel konuları irdeleyeceğim bir yazı yazmıyıcam. Bizim işimiz gezi, seyahat, tatil vb olduğundan elbette Japonya gezimden akılda kalanları paylaşıyor olacağım...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Japonya’ya 2002 yılında &lt;a href="http://2002.fifaworldcup.yahoo.com/02/en//index.html"&gt;FIFA Dünya Kupası&lt;/a&gt; Finalini izlemek üzere &lt;a href="http://www.gilette.com"&gt;Gilette&lt;/a&gt; firmasının davetlisi daha doğrusu talihlisi olarak gittim. (Bu konu tamamen farklı ve ayrı yazılması gerken bir hikaye, çok yakında bunu da yazıcam) Uçak + 5 Yıldızlı Otelde 4 gece konaklama + Yemekler + Final Bileti ve statda geçerli yiyecek fişlerinden oluşan 2 kişilik inanılmaz bir paket programdı ve en güzeli cebimden 5 kuruş çıkmamasıydı.&lt;/span&gt; Benimle gelmesi için eski kız arkadaşıma sordum, yan çizince gezgin dostum Ferit'le birlikte düştük yollara...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;Final - 4 gün&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Istanbul’dan &lt;a href="http://www.klm.com.tr"&gt;KLM&lt;/a&gt; havayolları ile Amsterdam aktarmalı uzun bir uçuşa hazırlanıyorduk. Planlarımızda Amsterdam’da yapılacak 5,5 saatlik aktarma sırasında şehre inip bir coffe shop’a girmek, keyiflenmek vardı. Fakat Hollanda sınır polisi 6 saat ve üzeri bağlantısı olanlara günlük vize verdiğinden bu hayalimizi gerçekleştiremedik. Sciphol havalimanının cafelerinde, casinosunda ve duty free mağazalarında vakit geçirip uçak saatini ettik. Uçağa binerken Brezilya-Türkiye yarı final maçı yeni başlıyordu. Uçakta yarıfinal maçının galibinin Brezilya olduğunu öğrenince içimiz buruldu. Oysa ne güzel olurdu Türkiye’nin oynayacağı bir final maçı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;Final – 3 gün&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;10 küsur saatlik bir uçuşun sonunda Tokyo’nun Narita havalimanına vardık. Japonya, Türk vatandaşlarından vize istemeyen ender ülkelerden biri olduğundan pasaport kontrolünden pek de alışık olmadığımız bir şekilde geçtik ve bizi bekleyen otobüsümüze bindik. Kalacağımız &lt;a href="http://www.newotani.co.jp/en/tokyo/"&gt;Hotel New Otani&lt;/a&gt;’ye giderken yolda edindiğim ilk izlenimler oldukça ilginçti. Burası ne Avrupa’ya ne Amerika’ya ne de diğer Uzakdoğu ülkelerine benziyordu... Trafiğin soldan aktığı, alfabesinin tamamen anlaşılmaz olduğu, yeşili bol bir metropoldü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otele varır varmaz Gilette tarafından hazırlanmış “Welcome Hall”e girdik. Burada bizim gibi Türkiye’den gelen diğer talihlilerle ilgilenecek Didem’le tanıştık, birşeyler atıştırıp kendimizi odalara attık. Gezgin ruh dizginlenemediği için 1 saat sonra kendimi Tokyo sokaklarında bulduk ama otelin çevresinden pek ayrılmadık. Lokal bir “sushi”ciye gittik ve doya doya sushi yedik. Türkiye’de gerçekten kazıklanıyoruz! Az pirinç-bol balık-az hesap formülü geçerli Tokyo’da. Tabi Californian Roll gibi birşey bulmanız mümkün değil haberiniz ola! Akşamına otelde “Welcome Dinner” vardı. Yedik yemeklerimizi, yaktık sigaraları... Hoş gelmiştik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Final – 2 gün&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün tam gün şehir turuna ayrılmıştı. Açıkçası ben pek sevmem bu turları ve genelde birlikte seyahat ettiğim insanlar da (bkz: Gezginler) tecrübeli olduğu için gittiğim yerleri kendim keşfetmeyi severim. Ancak Tokyo’da ilk günden bunu yapmak yemedi... bindik otobüse!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şaşırtıcı bir olayı otobüste yaşadık zira Japon rehberimiz çatır çatır Türkçe konuşuyordu. Meğer kendisi Ankara Üniversitesi’nde okumuş. İmparatorluk Sarayı’nın bahçesinden başladı turumuz. Öğlen yemeğinde meşhur Japon birasının da üreticisi olan Asahi şirketinin binasının Tokyo’yu tepeden gören restaurantındaydık. Türk arkadaşlarla burada kaynaştık... Meğer 12 kişilik Türk grubunun 8’i zaten Istanbul’dan arkadaş ve/veya akrabaymış. Bu grup içi grubu “profesyonel talihli” diye adlandırmak yanlış olmaz zira ülkemizde düzenlenen bütün çekilişleri takip edip, büyük bir sabır ve sistemli çalışmayla birçoğunu kazanma başarısı gösteriyorlarmış. Daha sonra gruptan birinin &lt;a href="http://www.tarkan.com"&gt;Tarkan&lt;/a&gt;’la New York Özgürlük Anıtı’nın önünde çekilmiş fotoğrafını görünce hiç şaşırmadım mesela :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğleden sonra bu sistemli geziye dayanamayıp gruptan koptuk ve kendimizi Tokyo’nun ünlü alışveriş caddesi Ginza’ya attık. Çoğu elektronik üzerine olan yüzlerce mağazada son teknoloji ürünleri hayranlıkla inceleyip sistem farklılığı nedeniyle satın almaktan vaz geçip otele döndük. Günün sonunda aldığım tek şey canım annemin sırt ağrıları için garip bir masaj aletiydi... o da pilli!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6270/1264/1600/ginza-5.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6270/1264/320/ginza-5.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Akşam yemeği için Gilette firması bizi Japonya’da çok meşhur olan “Karoke”li bir restauranta götürdü. Oldum olası ısınamadığım bu atraksiyonun meğer ne çok seveni varmış! Bizim Ferit bile iki şarkı patlattı ve ülkemizi başarıyla temsil etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çıkışta rotamızı Tokyo gece hayatının kalbine çevirdik. Buralara kadar gelmişken bir Türk olarak bu önemli konuda araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde bulunmamak olmazdı. Sorduk soruşturduk, yerinde incelemeler sonucnda anladık ki Japon milleti geçmişte bu işte o kadar sapıtmış ki devlet heeeeyt demiş ve olayı regüle etmiş... yani yasaklamış! Tam bizim kafa işte :) Ya bir servet ödemeniz yada diğer Uzakdoğulu hanımlarla ilgilenmeniz gerekmekte. Japonya’ya kadar gitmişken Japon bir kız arkadaşım olsun fikri git gide Tokyo’nun sokaklarına gömülmekteydi. Baktık olacak gibi değil kendimizi kaliteli bir nightclub’a atıp lap-dance olayına girdik... keyifliydi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Final -1 gün&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6270/1264/1600/tokyo%20towe.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 233px; CURSOR: hand; HEIGHT: 325px" height="310" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6270/1264/320/tokyo%20towe.jpg" width="230" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Tokyo bitmiş sayılırdı... Aslında enteresan tarafları bitmiş gözüme komiklikler çarpmaya başlamıştı bile. Mesela normalde çok derin bir kültüre ve geleneğe sahip, saygı ve sevgi dolu olan Japonların diğer yandan özenti olduğunu bilmezdim ben.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tokyo Kulesi denilen yapı Paris’teki Eifell Kulesinin bilmem kaçta biri oranında kopyası. Şehirdeki köprülerden biri San Fransisco’da bulunan Golden Gate’in bir kopyası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden? Ne gereği var? sorularını peş peşe soruyor insan kendine. Yani teknolojide bu kadar ileri gitmiş, binlerce yıllık kültüre sahip, kendine has bir ülkenin ve toplumun bile bunu yapması gerçekten düşündürüyor adamı. Biz bile bu kadarını yapmadık, Istanbul'a Özgürlük Anıtı dikmedik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD dışında resmi beyzbol ligi olan bir ülke daha var şu gezegende! Tahmin edin hangi ülke? Bingo!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse... biz Tokyo dışına doğru yol alan tur otobüsündeydik. Bugün Kamakura şehrinde iki önemli dini mekanı gezilecekti. İlki Japonya’nın en önemli Budist tapınağıydı. Gerçekten hoş ve huzur dolu bir mekan. Burada bulunan Buda heykeli dünyanın en büyüklerinden biri. Üstelik içindeki merdivenlerle kafasına çıkılabiliyor. Ben çıktım da ne oldu? Hiç!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6270/1264/1600/kamakura.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6270/1264/320/kamakura.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Ardından Japonya’nın en önemli ve büyük “Shinto” tapınaklarından birine gittik. “Shintoizm” Japonya’da oldukça yaygın bir inanç. Derinlemesine açıklamak çok zor ama özünde doğaya ve güneşe saygı yatmakta... Burayı gezerken bir düğüne denk geldik ve Türk genlerimizin sesini dinleyerek gelin-damat ve sağdıçlık yapan kızlarla fotoğraflar çekindik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu "shintoizm" beni epey etkiledi. Basit fakat derin bir inanç sistemi. Her ne kadar detaylı inceleme fırsatı bulamasamda rehberimizin anlattıkları ve okuduklarım bende pozitif bir algı yarattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşam Güney Kore-Türkiye 3ncülük maçı vardı. Koreli dostlarla birlikte maçı izledik ve 90 dk.’nın sonunda otelin barını Tokyo Atatürk stadına çevirdik. Takvimler 29 Haziran 2002’yi gösteriyordu ve Milli Takımımız Dünya 3ncüsüydü. Sevindik, gururlandık, tebrikleri kabul ettik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Final Günü&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Grubun diğer Türk üyeleri Türkiye’de katıldıkları ve onları Japonya’ya getiren yarışmanın finalinde penaltı atmak için bir stada gittiler. Biz Ferit’le Tokya sokaklarını arşınladık, o yaz nişanlanacak arkadaşlarımıza birer “kimono” hediye aldık. Tokyo metrosunda yönümüzü bulup birkaç tren değiştirip otele geri döndük ve bagajlarımızı yapmaya koyulduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6270/1264/1600/2002_emblem.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 135px; CURSOR: hand; HEIGHT: 231px" height="254" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6270/1264/320/2002_emblem.jpg" width="156" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Akşamüstü finalin oynanacağı, Tokyo’nu komşu şehri Yokohoma’ya gittik. (Istanbul-İzmit gibi) Stada uzak bir yerde park eden otobüsten yürüyerek tribünümüzün önüne geldik. Istanbul’da Alpaslan’dan teslim aldığım ultrAslan pankartı ile bir kare fotoğraf aldıktan sonra içeri girdik. Yerimiz açık tribünün numaralıya yakın bir tarafındaydı. Tüm grup farklı tribünlere dağılmıştık. Ama benim bir görevim vardı! Getirmiş olduğum &lt;a href="http://www.ultraslan.com"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;ultrAslan&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt; pankartını kapalı tribünün önüne asmak. Tribün ve güvenlik görevlilerini kafalamak ve kapalıya geçmek zaten büyük bir dertti. Ön tarafa ulaştığımda Alman seyircilerin en görünen yerlere kendi pankart ve bayraklarını astıkları gerçeği ile karşı karşıya kaldım. Kimseleri kızdırmadan, biraz gerilla taktiği uygulayarak uA pankartını astım ve yerime döndüm. Bizim tribünden gayet güzel gözüküyordu ama daha sonradan öğrendiğim kadarıyla TV’de pek net gözükmemiş :(&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Final maçı gerçekten farklı ve güzeldi... Birkez daha keşke Türkiye bu sahada olasaydı diye içimden geçirdim. Ben maçta birçok Türk gibi Almanya’yı destekledim. Çıkışta yaşanan karmaşa, trafik ve geciken insanlar sayesinde otelimize epey geç döndük.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Final +1&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güzel bir gezi daha sona ermekteydi... Kahvaltıdan sonra havalimanına doğru yola çıkıldı. Yol inanılmaz gözümde büyüyordu ve tahmin ettiğim gibi yorucu geçti. Zaten genelde tatil dönüşleri pek bi sevimsiz olur, bu da öyle oldu. Neticede normal şartlar altında bütçe ayırıp gideceğim ülkeler sıralamasında çok aşağılarda olan bir ülkeyi çok ucuza görmüş, belki bir daha hiç gitmeyeceğim dünya kupası finalini izlemiştim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Ne Yenir? Ne İçilir?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Japonya’da hayvan yetiştirecek yer olmadığından et çok pahalı. Şimdilerde duyuyorum birkaç dönerci açılmış ama ben gittiğimde yoktu. Zaten yemezdim zira inanılmaz güzel deniz ürünleri ve sushiler mevcut. Japon biralarından &lt;a href="http://www.asahibeer.co.jp/english/"&gt;Asahi&lt;/a&gt;’yi tavsiye ederim. Ben rakıcıyım diyenler için “sake” enteresan bir alternatif. (ben sevmedim o ayrı) Japon mutfağı size zorlayıcı geliyorsa Tokyo sokaklarında sandviçciler, hatta McDonald’s bile bulabilirsiniz. McTeriyaki Menü ve böğürtlenli Fanta severseniz tutmiyim ben sizi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;Ne alınır?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Bu konuda rahat olun zira Japonya’dan t-shirt bile alsanız burada yeterli ilgi ve itibarı görüyor. Elektronik eşya alırken dikkatli olun, dünyanın bu ucu ile bizim oraların sistemleri filan tamamen farklı. Cinlik yapıp ben alayım Türkiye’de çevirttirim diyenlere uyarım en azından aldığınız cihazın menülerinin sadece Japonca olmamasına özen gösterin yoksa burada Japonca bilen bir elektronikçi bulmanız gerekir!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;Ne zaman gidilir? Nerde Kalınır?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Japonya’ya yapacağınız gezi muhtemelen ya iş için ya da kültür turu olacağı için ne zaman gittiğinizin bence pek önemi yok. Oldukça pahalı bir ülke olduğu için öyle ucuz otel filan önermem mümkün değil. Elbette internetten araştırıp şehir merkezinde nispeten hesaplı bir otel bulmanızı öneriririm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#339999;"&gt;Nasıl Gidilir?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.thy.com.tr"&gt;THY&lt;/a&gt;’nın haftada 4 gün Tokyo’ya direkt uçuşu mevcut. Avrupa veya Ortadoğu (Doha veya Dubai) aktarmalı da gidilebilir. Hesaplı biletler için internet üzerinden ciddi araştırma yapmanızı ve gözünüze kestirdiğiniz havayollarını tek tek aramanızı tavsiye ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;borga&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Yol Gidenindir!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-113890640848965397?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/113890640848965397/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=113890640848965397' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/113890640848965397'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/113890640848965397'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2006/02/japonya-tokyo-gezisi.html' title='Japonya - Tokyo Gezisi'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-113873126016291225</id><published>2006-01-31T19:39:00.000+02:00</published><updated>2006-02-22T14:07:29.923+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Asya/Uzakdoğu'/><title type='text'>Koh Phangan Gezi Notları</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;color:#993399;"&gt;Çok güzel bir tatildi... dönmek istemedim, döndüğüme pişman oldum zira Istanbul bizi karla karşılamıştı!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her dakikasını dolu dolu yaşadım, yaşadık ama şimdi oturup yazmak çok anlamsız geliyor. Aklımda kalanları ve kaldığımız &lt;a href="http://www.cocohut.com"&gt;Cocohut&lt;/a&gt;'dan ve adadan üç fotoğraf paylaşıp bu konuyu kapatıyorum. Gecelerden ve Fullmoon Party'den fotoğraf yok çünkü kimse makina taşımak gibi bir zahmete girmedi, giremezdi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aklımda Kalanlar:&lt;br /&gt;- Koh Samui'den son bot saat 18:30'da (Big Buddha Pier)&lt;br /&gt;- Thai Pant'lerin cepli modelleri çıkmış, hayat kurtarıcı işlevi var&lt;br /&gt;- Drop In Bar, Drop In Travel ve Nargile House Türklere ait&lt;br /&gt;- Ayhan içerideymiş&lt;br /&gt;- Drop In iğrenç müzik çalıyor ama piyasa da orada&lt;br /&gt;- Zebaha kadar takılıp günü sahilde veya hamakta uyuyarak geçirmek çok zevkli&lt;br /&gt;- Birimizi köpek ısırdı (beni değil)&lt;br /&gt;- Ot yok, bok pahalı ;)&lt;br /&gt;- Full Moon'da ortam süper, mekanlar havasını buluyor&lt;br /&gt;- Full Moon günü 04:00 gibi Jungle Party'e akmakta büyük fayda var&lt;br /&gt;- Kuzenimle frekansı fullmoon günü tutturduk, gidiş tarihlerinde arayı fazla açmamak gerek sonra toparlaması uzun sürüyor... iyisi beraber gidip-dönmek.&lt;br /&gt;- After Hour Party için değişilmez mekan Backyard'dır!&lt;br /&gt;- 6 çek-at makina kullanıldı&lt;br /&gt;- 84 litre su içildi&lt;br /&gt;- Dönüş günü denizden bir türlü çıkılamadı&lt;br /&gt;- Samui'ye dönerken ufukta küçülen adaya bakılarak iç geçirildi&lt;br /&gt;- HH Koh Phangan Prensinden "Şu Çılgın Phanganlılar" dinlenilmeli&lt;br /&gt;- Uzakdoğu'ya asla Avrupa üzerinden aktarmalı gidilmemeli!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cocohut'ın bulunduğu "Had Leela"&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6270/1264/1600/cocohut02.jpg"&gt;&lt;img style="CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6270/1264/320/cocohut02.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim Bungalow ve Hamak&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6270/1264/1600/cocohut2.jpg"&gt;&lt;img style="CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6270/1264/320/cocohut2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve dönüş...&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6270/1264/1600/Photo20_17.jpg"&gt;&lt;img style="CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6270/1264/320/Photo20_17.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bir vakit gidip, bir süre yaşamak istediğim bir yer Koh Phangan ;)&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-113873126016291225?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/113873126016291225/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=113873126016291225' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/113873126016291225'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/113873126016291225'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2006/01/koh-phangan-gezi-notlar.html' title='Koh Phangan Gezi Notları'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-113715758813270013</id><published>2006-01-13T14:58:00.000+02:00</published><updated>2006-01-13T15:11:58.620+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Asya/Uzakdoğu'/><title type='text'>Retox @ Koh Phangan</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;Herkes "detox" olmaya yer arar ve gider, biz tam tersi yogun bir "retox" uyguluyoruz!&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koh Phangan'a saat farkindan dolayi Pazartesi aksami 18:30'da Koh Samui'den kalkan son botla geldim... geleceklerin aklinda bulunsun Bangkok'dan 17:50 ucagina bindinizmi gece adaya ulasabiliyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Coco Hut Village'in kafa bungalowlarindan biri olan 4 numaraya yerlesmislerdi zaten. Oraya bir cakildik bi daha baska bir yere gidemedik. Hergun yogun "retox" ile gecmekte. Sabahtan "wake&amp;amp;bake" ile baslayip gece daha uc noktalarda gezen bir yelpazede takilip duruyoruz. Ada icerisinde yaptigim tek yol, otelden Haad Rin'e (eglencenin mekani olan plaj) gitmek. Baska da birsey yaptigim yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Detayli yazi dondukten sonra gelecek... bu ara gecirmeydi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;borga&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Yol Gidenindir!&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-113715758813270013?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/113715758813270013/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=113715758813270013' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/113715758813270013'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/113715758813270013'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2006/01/retox-koh-phangan.html' title='Retox @ Koh Phangan'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-113672771837719687</id><published>2006-01-08T15:33:00.000+02:00</published><updated>2006-11-17T11:10:55.930+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bunlar da var...'/><title type='text'>Zurich Airport - The Terminal</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:180%;color:#666600;"&gt;&lt;strong&gt;Cumartesi günü saat 17:00'de kalkan &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.swiss.com"&gt;&lt;span style="font-size:180%;color:#666600;"&gt;&lt;strong&gt;Swiss International Air Lines &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="font-size:180%;color:#666600;"&gt;&lt;strong&gt;ucağı ile Istanbul'dan Zurich'e geldim... &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;color:#666600;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;strong&gt;Ancak burada kaldim! :( &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc0000;"&gt;Binebilecegim ucak bu gece buranin saati ile gece 22:25'de... &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc0000;"&gt;Kendimi &lt;a href="http://www.theterminal-themovie.com/"&gt;&lt;strong&gt;The Terminal&lt;/strong&gt; &lt;/a&gt;filminin 2006 versiyonu gibi hissediyorum!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bangkok ucagina pass biletlere yer kalmadigi icin binemedim ve geceyi havalimanindaki otelin yandan yemisi olarak tanimlanabilecek "dayroom"larin birinde gecirdim. Sabah 07:30'dan beri buralarda dolaniyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama keyfim o kadar da kotu degil. Turgut Özakman'in "Su Cilgin Türkler"ini okuyamamistim, simdi gozlerim dola dola onu okuyorum 207. sayfaya geldim. Arada &lt;a href="http://www.thaiair.com"&gt;Thai&lt;/a&gt; (Tayland Havayolları) uçağına binmeye calistim ama yemediler! Biraz daha buralardayim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaten hangi yolculuk bir macera degildir ki? Kuzenler Cocohut 4 numarali odaya yerlesmisler bile :) Bekle Koh Phangan geliyorum!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her zaman dedigim gibi...&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;YOL GIDENINDIR!&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-113672771837719687?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/113672771837719687/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=113672771837719687' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/113672771837719687'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/113672771837719687'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2006/01/zurich-airport-terminal.html' title='Zurich Airport - The Terminal'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-113645104240611157</id><published>2006-01-05T10:30:00.000+02:00</published><updated>2006-11-16T11:39:58.516+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Asya/Uzakdoğu'/><title type='text'>Full Moon Party @ Koh-Phangan</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6270/1264/1600/cindy_full_moon_big.0.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:180%;color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;Tayland / &lt;/strong&gt;&lt;span style="font-size:100%;color:#000000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;Koh-Phangan&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6270/1264/1600/cindy_full_moon_big.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6270/1264/1600/80566271nJuvSl_ph.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6270/1264/1600/0184_Koh_Phangan_Boat_at_Hat_Yao.sized.0.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6270/1264/200/0184_Koh_Phangan_Boat_at_Hat_Yao.sized.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="font-size:130%;color:#6666cc;"&gt;&lt;strong&gt;Koh-Phangan'a en son bundan 3 yıl önce kuzenimle gitmiş, "full moon party" sonrası Istanbul'a dönmüş ve 15 gün kendime gelememiştim :) Yine gidiyorum!&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun bir yolculuk olacağı kesin... Önce Istanbul'dan Zürih'e uçup 3-4 saat bekledikten sonra 10,5 saat sürecek &lt;a href="http://www.timeout.com/travel/bangkok/"&gt;Bangkok&lt;/a&gt; uçağına binicem. Ertesi öğlen Bangkok'a varıp 1 saat sonra kalkacak &lt;a href="http://www.bangkokair.com"&gt;Bangkok Air'&lt;/a&gt;in Koh-Samui uçuşunu yakalıyıcam. Son olarak &lt;a href="http://www.kohsamui.org/"&gt;Koh-Samui&lt;/a&gt;'den kalkan bir tekne ile yaklaşık 45dk. daha gittikten sonra akşam saatlerinde Koh-Phangan'a varmış olucam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Aklınızdan geçen sorulara hemen cevap vereyim; hayır ben manyak değilim ve evet kesinlikle değer!&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Önce 6 gün kadar şu yanda gördüğünüz kumsal benzeri bir noktada öyle bir yatıcam ki dalgalar göbeğime kadar gelip geri çeklicek! Her gün masaj alıcam... bir gün thai, bir gün relaxation. Saat kullanmayı orada bırakmıştım çünkü belirleyici olan tek şey güneşin doğuşu ve batışı. Fakat en çok merak ettiğim mekan bizden sonra &lt;a href="http://www.kohphangan.com"&gt;Koh-Phangan&lt;/a&gt;'a açılan baklavacı! (munchies olayını çözmüş baba)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geceleri "&lt;a href="http://www.google.com.tr/search?hl=tr&amp;q=psychedelic+trance&amp;amp;btnG=Google%27da+Ara&amp;meta="&gt;psychedelic trance&lt;/a&gt;" ve "&lt;a href="http://www.google.com.tr/search?hl=tr&amp;amp;q=goa+trance&amp;meta="&gt;goa trance&lt;/a&gt;"in en nezih tınıları eşliğinde kafam bi dünya salınıcam, güzel kızların peşinde maymun olucam! Bolca eğlenip, kafayı resetliyicem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6270/1264/1600/cindy_full_moon_big.3.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6270/1264/200/cindy_full_moon_big.2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Ayın 14'ünde "&lt;a href="http://www.google.com.tr/search?hl=tr&amp;q=fullmoon+party&amp;amp;meta="&gt;full moon party&lt;/a&gt;" var! Daha ne olsun? Sabahtan hazırlanmaya başlayıp, erken bir yemekten sonra dinlenmeye çekilicez. Cez diyorum çünkü parti zamanı ekip nüfusu 5 kişiye ulaşmış olacak. Saat 21:00 gibi kendimizi Had-Rinn'e atıp ertesi öğlene kadar coşucaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Parti sonrası 1 gün rehabilitasyon şart! Ertesi gün zaten rotamızı &lt;a href="http://www.istanbul.com"&gt;Istanbul&lt;/a&gt;'a çeviriyor olacağız... Umarım conta yakmadan döneriz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görüşmek üzere :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;borga&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Yol Gidenindir !&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;Update:&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;Bu yıl ilkbaharda güneş tutulması zamanı Antalya'da organize edilen "fullmoon party" tutulmadan sonra kaldırılmadı. Hala orada mı bilemiyorum ama meraklısı için mekan Manavgat'ın ilerisinde ;)&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-113645104240611157?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/113645104240611157/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=113645104240611157' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/113645104240611157'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/113645104240611157'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2006/01/full-moon-party-koh-phangan.html' title='Full Moon Party @ Koh-Phangan'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-113536959399117166</id><published>2005-12-23T22:13:00.000+02:00</published><updated>2006-12-04T10:42:52.370+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bayram/Yılbaşı Önerileri'/><title type='text'>Kurban Bayramı Gezi Alternatifleri</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:180%;color:#ff6600;"&gt;&lt;strong&gt;UZAKLAR &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#ff6600;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffcc33;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Bayramlarımız haftaiçine denk gelip 9 günlük tatil şansı yarattımı gezginlerin kanı bitlenir! Kafasında dönmeye başlar gezi programları... Arkadaşlara sorurulur “Napcaz?”, “Nereye gitsek?”, internetten ve gazetelerin seyahat sayfalarından “Kurban Bayramı Turları” aramaları yaptırır ve bu tatlı telaş sürer gider.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Kurban bayramı 2006 yılının ilk tatili olarak gezginlere yeni yıl hediyesi gibi geliyor. 06 Ocak, Cuma akşamından 15 Ocak, Pazar gecesine kadar başta &lt;a href="http://www.istanbul.com/"&gt;Istanbul&lt;/a&gt; olmak üzere büyük şehirlerimiz boşalacak, herkes biryerlere gidecek. Belki yurtiçinde bir tatile, belki de akraba ziyaretine gidilecek?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2006 yılbaşı gezi alternatifleri için zaman kısıtlaması nedeniyle uçuş süresi 4 saati geçmeyen ve genelde Avrupa şehirlerini kapsayan programlar önermiştim... bir başka değişle “Yakınlar”ı yazmıştım. Bu sefer uçuş süresini düşünmeden, ilginç ve keyifli maceralar yaşanabilecek “&lt;span style="color:#990000;"&gt;Uzaklar&lt;/span&gt;”ı yazıyorum! İşte 4 kıtadan önerdiğim Kurban bayramı tatili için gezi alternatifleri:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Kuzey &lt;/span&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Amerika&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karayipler &lt;a href="http://www.gmcvb.com/Index.asp"&gt;Miami&lt;/a&gt;’den kalan kruvazörlerle Karayip Denizi’nde gezinmek ilginizimi çekiyor? Bu aralar tekrar moda olan ve ülkemizde de oldukça talep gören “&lt;a href="http://www.airep.com/promo.asp?cruise=crystal"&gt;cruise&lt;/a&gt;”lardan birine katılabilirsiniz. Farklı bir deneyim olacağı kesin! Hem artık sadece emekliler ve ortalamanın altında zekaya sahip Amerikalılar katılmıyor bu turlara! Çeşitli rotalara sahip ve 5 yıldızlı otel konforu sunan kruvazörlerde eğlenceli vakit geçirebileceğiniz gibi limanlara uğradığında Karayip Adalarını da gezebilirsiniz. New York Bu şehri ya çok seversiniz ya da nefret edersiniz! Aslında birçok noktadan bakıldığında &lt;a href="http://www.istanbul.com/"&gt;Istanbul&lt;/a&gt;’a çok benzer. İki yakada (Manhattan ve Brooklyn) kurulmuştur, telefon kodu 212’dir ve ülkenin ekonomik başkentidir. Kozmopolit bir yapının, kargaşanın ve trafiğin bulunduğu &lt;a href="http://www.newyork.com/"&gt;New York&lt;/a&gt; diğer taraftan inanılmaz güzellikler sunar. Soho, İtalyan Mahallesi, Central Park, Midtown’da bulunan alışveriş caddeleri, dünyaca ünlü müzeleri, Times Square ve bu bölgede bulunan tiyatrolar mutlaka görülmesi, yaşanması gerekir. New York’la ilgili de bir yazıyı ilerliyen zamanda paylaşıyor olucam... Los Angeles ve civarı Hollywood? &lt;a href="http://www.disneyland.com/"&gt;Disneyland&lt;/a&gt;? California şarapları? Dünyanın en büyük “casino”ları? &lt;a href="http://www.sandiego.org/nav/Visitors"&gt;San Diego &lt;/a&gt;plajları?... Hangisi ilginizi çekerse çeksin bu bölge bayram tatilinizi keyifli geçirmenize yetecek atraksiyonu size sunacaktır. Bu birazda sizin ve birlikte seyahat ettiğiniz kişilerin keyfine ve zevkine kalıyor. Ama çocuklarınızla gidiyorsanız en az 2 günü &lt;a href="http://disneyland.disney.go.com/disneyland/en_US/parks/landing?name=DisneysCaliforniaAdventureLandingPage"&gt;Disneyland&lt;/a&gt;’a ayırmanızı şiddetle tavsiye ederim. Florida’daki kadar olmasa da oldukça eğlenceli ve keyifli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#993300;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Afrika&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#993300;"&gt;Safari (Kenya-Tanzanya)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Birçoğumuzun filmlerde veya belgesellerde görüp ilgi duyduğu, merak ettiği bir olaydır Safari. Afrika’nın doğal park adı altında korumaya alınmış savanlarında ve ovalarında kendi doğal ortamlarında özgürce yaşayan hayvanları yakından görmek elbette enteresandır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Safari için en ideali &lt;a href="http://www.essafari.co.ke/index.htm"&gt;Doğu Afrika&lt;/a&gt;’da Kenya ve Tanzanya sınırında gerçekleşendir. Doğal hayat ülke ve sınır tanımıyor tabi! Çeşitli türler içgüdülerine ve mevsime göre birbirine yakın ama farklı zamanlarda bu iki ülke arasında sürekli göç etmekte. Safari, genel olarak yapılabildiği gibi tek bir tür üzerine de odaklananları var. (Örn: Aslan Safarisi) Seçim sizin elbette!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Safari Nisan-Mayıs-Haziran ayları hariç tüm yıl yapılabiliyor...daha doğrusu öneriliyor. Bu bayram tatilinde kendisini Afrika doğal hayatına atmak isteyenler için güzel ama ne yazık ki masraflı bir alternatif.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#993300;"&gt;Güney Afrika&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Eğer safari programı size çok zorlayıcı ve “fazla” geliyorsa &lt;a href="http://www.southafrica.net/"&gt;Güney Afrika&lt;/a&gt; güzel bir alternatif olabilir. Hatırlatırım şu anda o bölge yaz mevsiminin tadını çıkarıyor. Johannesburg ve Cape Town şehirleri programın olmazsa olmazlarıdır zaten. Ama bu ülke sizi şaşırtacak özelliklere de sahiptir. Dar kapsamlı ve organize bir “light safari” yapabileceğiniz gibi Afrika kıtasının en uç noktasına (Umut Burnu) gidebilir hatta penguenleri bile görebilirsiniz. Kumar meraklıları için önerim Sun City. Ülkenin ve bölgenin Las Vegas’ı olarak bilinen şehir çeşitli eğlence alternatiflerini ziyaretçilerine sunuyor... ama paranız cebinizde kalsın siz eğlenmenize bakın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Uzakdoğu-Asya&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tayland&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Bangkok – Phuket ikilisi ülkemizde belki de en çok bilinen Uzakdoğu turudur. Boşverin oraları, bu ikisi oldukça turistik artık. Size tavsiye edeceğim noktalar ise çok farklı. “Beach” filmini izlemiş olanlar için görüntüleri oldukça tanıdık olan &lt;a href="http://www.kohphangan.com/"&gt;Koh-Phangan&lt;/a&gt; ve &lt;a href="http://www.kohtao.com/"&gt;Koh-Tao&lt;/a&gt; adaları deniz-güneş-eğlence arayanlar için ideal.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu adaları diğerlerinden ayıran iki önemli özelliği de belirtmeden geçemem:&lt;br /&gt;Koh-Phangan’da her dolunay zamanı “fullmoon party” yapılıyor elektronik müzikten hoşlananlar için süper bir ortam sunuyor. “Rave” size birşey ifade ediyorsa kaçırmayın. Koh-Tao ise dalış meraklılarına inanılmaz su altı güzellikleri sunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;Hindistan&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;İşte oldukça iddalı bir alternatif! Eğer daha önce bir Uzakdoğu ülkesine gitmediyseniz ve hijyen sizin için çok önemliyse hiç heveslenmeyin. Hindistan gerçekten çok farklı bir ülke. 3 haftalık turumda benim dünyam değişti diyebilirim ancak çok zorlayıcı olabiliyor. Ayrıca Hindistan’ı keşfetmek istiyorsanız 5 yıldızlı oteller ve lüks turlar kesinlikle kullanılmamalı. Mütevazi ama temiz pansiyonlarda kalarak, uzun tren yolculukları ile seyahat etmeli ve esnaf lokantalarında (Biz Türkler alışığız, bol kola içtinizmi hiçbir şey olmuyor J ) tadılacak Hint mutfağının eşsiz tatlarına varılmalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hindistan’ı ayrıca yazıcam ama öyle tek yazıda bitecek gibi değil... pek yakında uzun uzun burada!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;Burma-Kamboçya&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;İşte insanın gözünü korkutan ama gidilirse mutlaka keyif alınacak bir kombinasyon. Özellikle tarihi şehirleri ve bakir plajları ile sizi şaşırtacak. Bu alternatifi daha önce birçok yer gezmiş ve bu sefer ne yapsak diyenler için listeme aldım... yeni gezginlere önermiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;Malezya&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Uzakdoğu’da lüks ve keyif arayanlar için &lt;a href="http://www.langkawi.com.my/"&gt;Langkawi&lt;/a&gt;’yi öneriyorum. Ancak otelinizi seçerken özen göstermenizi tavsiye ederim zira tesisler dışında çok fazla hayat olmadığı yönünde duyumlar alıyorum. Henüz gitmediğim için elçiye zeval olmaz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#009900;"&gt;Güney Amerika&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Brezilya-Arjantin-Şili-Peru&lt;/strong&gt; farklı kombinasyonlarla gidilebilecek ülkeler ve her biri farklı maceralar sunuyor. Arjantin’le ilgili yazımda burası hakkında detaylı bilgi vermiştim. Diğerleri ile ilgili tavsiye vermek gerekirse;&lt;br /&gt;- Rio Karnavalını kaçırıyorsunuz ama olsun... Copacabana’da salınabilirsiniz&lt;br /&gt;- Şili’nin deniz ürünleri ve şaraplarını mutlaka denemelisiniz&lt;br /&gt;- Peru, bilinen dünya medeniyetlerinin en önemlilerinden biri olan İnka Medeniyeti’ne ev sahipliği yapmıştır... &lt;a href="http://www.peru.info/perueng.asp"&gt;Cuzco ve Machu Picchu&lt;/a&gt;’yu mutlaka görmelisiniz. Bütün bunları bu bayram seyahatinde yapabilmek pek mümkün olmadığından içlerinden ikisi seçilip gidilebilir ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yakınlar Farklı alternatifler ve daha &lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2005/11/2006-ylba-gezi-alternatifleri.html"&gt;YAKINLAR&lt;/a&gt; için "Yılbaşı Gezi Alternatifleri" yazısı da ilginizi çekebilir... &lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2005/11/2006-ylba-gezi-alternatifleri.html"&gt;&gt;&gt;&gt; &lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#336666;"&gt;&lt;strong&gt;Uçuş / Sağlık / Vize Önerileri&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yazımda önerdiğim pek çok tatil alternatifi birden çok ve uzun uçuşlarla ulaşılabilecek noktalar. Milli havayolumuz &lt;a href="http://www.thy.com.tr/"&gt;THY&lt;/a&gt; pek çoğuna zaten uçuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Size önerim aktarmalı uçuşlardan korkmayın! Aksine doğru planlarsanız yol üzerinde farklı şehirleri de görme imkanınız olabilir. Örneğin Uzakdoğu ve Afrika uçuşlarını Doha (&lt;a href="http://www.qatarairways.com.qa/"&gt;Qatar Airways&lt;/a&gt;) veya Dubai (&lt;a href="http://www.emirates.com/"&gt;Emirates&lt;/a&gt;) üzerinden yapabilir, gidişte veya dönüşte bir gece kalabilirsiniz. Bu sayede saat farkının etkilerinide azaltmış olursunuz. Aynı şekilde ABD’ye yapacağınız uçuşlarda Londra (&lt;a href="http://www.britishairways.com/"&gt;British Airways&lt;/a&gt;), Güney Amerika’ya olan uçuşlarda Madrid (&lt;a href="http://www.iberia.com/"&gt;Iberia&lt;/a&gt;) ara noktaları enteresan olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gideceğiniz bölge alengirli ise (mesela Afrika) gitmeden gerekli aşıları olmanızı öneririm. Sakın gidip özel hastanelere para vermeyin. Karaköy Limanı’nda Sağlık Bakanlığı’nın gemiciler için merkezi var. Sadece aşının ücretini ödeyip aşılanıyorsunuz. Benim “Sarı Humma” aşım var mesela... ya sizin? :) Ayrıca bu tip uzun seyahatlere çıkarken “seyahat sigortası” yaptırmanızı tavsiye ederim. Dünyanın binbir türlü hali var, yabancı ellerde bayılmayın paracıkları!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son olarak vize konusunda hatırlatmalar yapmak istiyorum. Gideceğiniz ülkenin Türk Vatandaşlarından vize isteyip istemediğini kontrol edin. Eğer gerekliyse vakitlice ilgili ülkenin vizesini alın. Vize gerekmeyen bir ülkeye gidiyorsanız pasaportunuzun en 3 ay (genelde 6 ay) geçerli olduğundan emin olun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#ff6600;"&gt;&lt;strong&gt;İyi bayramlar, iyi tatiller...&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;borga&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a href="http://www.yolgidenindir.blogspot.com/"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Yol Gidenindir! &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-113536959399117166?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/113536959399117166/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=113536959399117166' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/113536959399117166'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/113536959399117166'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2005/12/kurban-bayram-gezi-alternatifleri.html' title='Kurban Bayramı Gezi Alternatifleri'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-113287783589091992</id><published>2005-11-25T02:06:00.000+02:00</published><updated>2006-11-16T16:46:01.546+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bayram/Yılbaşı Önerileri'/><title type='text'>2006 Yılbaşı Gezi Alternatifleri</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Y&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;l&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;b&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;a&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;ı&lt;/span&gt; &lt;span style="color:#009900;"&gt;G&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;e&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;z&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;i&lt;/span&gt; &lt;span style="color:#009900;"&gt;A&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;l&lt;/span&gt;t&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;e&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;r&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;n&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;a&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;t&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;i&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;f&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;l&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;e&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;r&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;i&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#999900;"&gt;Gezginler için her tatil bir fırsattır! Cuma veya Pazartesi gününe denk gelen resmi bayramlar yabancıların &lt;em&gt;“long weekend”&lt;/em&gt; diye tabir edilen haftasonu kaçamakları için, hafta ortasına denk gelen dini bayramlar ise uzun tatiller için idealdir. Yeni yıla dünyanın farklı bir noktasında girmek ise bunlardan biraz farklıdır. Amaç tatilden öte farklı bir deneyimi yaşamaktır...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bu sene 31 Aralık Cumartesi, yılbaşı tatili de Pazar günü :( Açıkçası gezginler için bir &lt;em&gt;“long weekend”&lt;/em&gt; şansı tanımıyor ama yeni yıla yurtdışında girmek isteyenler veya önümüzdeki yılbaşı için fikir için bu sayımızda çeşitli alternatiflere göz atıyor olacağız.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;UPDATE&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;2007 Yılbaşı Kurban Bayramı ile birleşmekte ve köprü yapabilenlere 9 günlük uzun bir tatil fırsatı sunmakta. Bu yazıdaki önerilere ek olarak &lt;/em&gt;&lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2005/12/kurban-bayram-gezi-alternatifleri.html"&gt;&lt;em&gt;UZAKLAR&lt;/em&gt;&lt;/a&gt;&lt;em&gt; yazısındaki tavsiyeler de ilginizi çekebilir. &lt;/em&gt;&lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2005/12/kurban-bayram-gezi-alternatifleri.html"&gt;&lt;em&gt;&gt;&gt;&gt;&lt;/em&gt;&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun uçuşların mümkün olmayacağını düşünerek önerilerimizi 4 saati aşmayan uçuşlarla ulaşılabilecek şehirlerden oluştuduk. Genelde tüm Avrupa ülkelerinde esas olan 24 Aralık, Noel gecesi olduğundan Kasım sonundan itibaren her taraf süslenmiş ve yeni yıl havasına yavaş yavaş giriyor olur. Bu nedenle kriterimiz şehirlerin güzelliği veya görülmesi, gezilmesi gereken yerler değil program alternatifleri olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;Romantik Alternatifler&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Prag&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Bugüne kadar gördüğüm en romantik şehirlerden bir olan Prag’da eşiniz veya sevgilinizle unutulmaz bir program yapabilirsiniz. Cumartesi gündüz kaleyi, eski şehri turlayıp Paris Caddesinde veya meydan yakınlarında güzel bir yemek yedikten sonra Charles köprüsüne yürüyüp, muhteşem Prag manzarasına karşı yeni yılı karşılayabilirsiniz. Romantizm garantimzdedir!&lt;br /&gt;&lt;em&gt;(Uçuş süresi 2 saat 15dk)&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Paris&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Avrupa’nın belkide en romantik şehri kabul edilen Paris’te yapacak bir çok şey var... Sadece yılbaşına girmek için gittiğinizi düşünürsek –ki bu ğrogramı oldukça kısıtlıyor- gündüz Şanzelize’de dolanıp yeni yılı Eyfel kulesinin etrafında veya romantik bir mekanda karşılayabilirsiniz. Eminim birkez daha ziyaret etmek için plan yapmaya daha oradayken başlarsınız :)&lt;br /&gt;&lt;em&gt;(Uçuş süresi 3 saat)&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Eğlenceli Alternatifler&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Londra&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Aslında eğlenceden ne beklediğinize göre de değişebilir Londra programınız... Dünyanın birkaç metropolünden biri olan &lt;a href="http://eu.visitlondon.com/"&gt;Londra&lt;/a&gt; size onlarca alternatif sunar. İsterseniz bir müzikal veya tiyatro izleyip sonrasında Trafalgar meydanında elinizde şampanyanızla yeni yılı karşılayabilir, isterseniz Soho barlarında, isterseniz bir “club”da. Alışveriş de işin ekstra tarafı, sevenler için bulunmaz fırsat. &lt;a href="http://www.ministryofsound.com/home/"&gt;Ministry of Sound &lt;/a&gt;ve &lt;a href="http://www.fabriclondon.com/club/listings.php"&gt;Fabric&lt;/a&gt; belki nightclub olarak en trendy yerler olmayabilir ama mutsuz da ayrılmazsınız.&lt;br /&gt;&lt;em&gt;(Uçuş süresi 4 saat)&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Amsterdam&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Gerçekten eğlenmek, coşmak ve kopmak isteyenler için tek adres...&lt;br /&gt;İster sokakta, ister kanallarda gezen teknelerde isterseniz bir “club”da girin yeni yıla. Her şekilde eğleneceğinizi garanti ediyorum. Detaylı bilgiyi Amsterdam yazimda bulabilirsiniz ;)&lt;br /&gt;&lt;em&gt;(Uçuş süresi 3,5 saat)&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İbiza&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Clubbing, techno, parti, dans size çok şey ifade ediyorsa ve eğer halen İbiza’ya gitmediyseniz işte size fırsat. Uçaktan inip kutlamalara başlayabilir, hiç uyumadan tekrar uçağa binip dönebilirsiniz. Belkide en yorucu program alternatifi İbiza!&lt;br /&gt;&lt;em&gt;(Uçuş süresi, bağlantınıza göre değişir, minimum 4 saat diyelim)&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;&lt;strong&gt;Enteresan Alternatifler&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Beyrut&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Bugünlerde tekrar yıldızı parlayan, Ortadoğu’nun Paris’i diye adlandırılan Beyrut’un gece hayatı &lt;a href="http://www.istanbul.com"&gt;Istanbul&lt;/a&gt;’la yarışır halde. Geyik bir yılbaşı geçirmek istemiyorsanız mutlaka bir Beyrutlu tanıdığınız olması gerekir zira bizdeki gibi mekanları bilmek ve daha da önemlisi giriş sorunu yaşamamak gerekiyor. &lt;em&gt;&lt;span style="color:#666600;"&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;!!!&lt;/span&gt; Update: Savaştan sonra bu alternatif geçersiz kalmıştır diyenler yanılıyor, halen enteresan bir alternatif ve fiyatlar ucuzladı ;) &lt;/span&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;!!!&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;(Uçuş süresi 1,5 saat)&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Alp Dağları&lt;/strong&gt; (Avusturya veya İsviçre)&lt;br /&gt;Kuşkusuz bu alternatif diğerlerine göre en sakin olanı kabul edilebilir. Avrupa’nın zirvesinde, karlarla kaplı küçük dağ köylerinde, muhteşem manzaralara karşı, elinizde bir kadeh şarapla yeni yılı karşılayabilirsiniz. Elbette gideceğiniz dağ köyünün de farkı olacaktır. Örneğin &lt;a href="http://www.stmoritz.ch/"&gt;St.Moritz &lt;/a&gt;Avrupa’nın en pahalı ve etkinliği en bol olan yeridir ;)&lt;br /&gt;&lt;em&gt;(Uçuş saati 2 saat 45dk)&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#33cc00;"&gt;Değişik Olmak İsteyenlere&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Dubai&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Yeniyılı bronz bir tenle ve sıcak (!) bir ortamda karşılamak istiyorsanız körfez bölgesinin en modern şehri sizi bekliyor. Alışveriş meraklıları için özellikle elektronik eşyada cazip fırsatlar sunuyor. Yeni yılı muhtemelen kalacağınız otelin düzenleyeceği gecede karşılarsınız. Bir Arap ülkesinde yılbaşı kutlamak biraz zorlama bir hareket ama olsun varsın. O yüzden değişik olmak isteyenlere öneriyoruz zaten.&lt;br /&gt;&lt;em&gt;(Uçuş saati 4 saat)&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İsveç&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Buranın nesi enteresan demeyin. Kuzey Kutbu yakınlarında her sene yeniden kalıp kalıp buzlarla inşa edilen ve baharın gelmesiyle eriyip giden “&lt;a href="http://www.icehotel.com/"&gt;Ice Hotel&lt;/a&gt;” gerçekten çok enteresan! Zaten 2 geceden fazla kalamıyorsunuz... (Hem sağlık hem de maddi nedenlerle) Herşeyden uzakta ve en değişik yılbaşı programını yaşayıp millete “vay be!” dedirtmek istiyorsanız elinizi çabuk tutun, internetten araştırmaya başlayın. Bir benzeri otel de Finlandiya’da var.&lt;br /&gt;&lt;em&gt;(Uçuş saati 3+1 toplam 4 saat)&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Uçak&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;31 Aralık gecesi saat 22:30 – 23:00 gibi kalkacak bir uçağa yer ayırttın ve yeni yıla “havada” girin. Hatta şanlıysanız, uçağın rotasına bağlı olarak (saat farkından dolayı) iki kez yılbaşı kutlayın. Uçağın rötar yapma riskini unutmayın ve buna göre bir havayolu ve uçuş seçin. Bazı havayolları bu uçuşlarda sertifika bile veriyorlar.&lt;br /&gt;&lt;em&gt;(Uçuş saati doğal olarak seçtiğiniz uçuşa bağlı... :) )&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#666600;"&gt;Ben neredeyim?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Bir son dakika çılgınlığı yapmazsam, muhtemelen &lt;a href="http://www.istanbul.com"&gt;Istanbul&lt;/a&gt;, Nişantaşı’nda elimde bir kadeh içki ile 2006’ya merhaba diyicem. Seneye yılbaşı bayram tatiline denk gelecek, o zaman alternatiflere bakarız artık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;borga&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Yol Gidenindir!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-113287783589091992?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/113287783589091992/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=113287783589091992' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/113287783589091992'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/113287783589091992'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2005/11/2006-ylba-gezi-alternatifleri.html' title='2006 Yılbaşı Gezi Alternatifleri'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-113437521295028112</id><published>2005-11-20T21:00:00.000+02:00</published><updated>2006-11-06T12:15:46.206+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bayram/Yılbaşı Önerileri'/><title type='text'>Yılbaşı ve Bayram</title><content type='html'>Bu sene yılbaşı haftasonuna denk geliyor ama kurban bayramı öyle bi oturuyorki haftanın ortasına... tatili düşünmeyenlerin bile beyni bi karıncalanıyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2006 yılbaşını muhtemelen pas geçip bayrma bi program düşünüyorum ammmma burada paylaşmıyorum... uzaklarda olucam ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatta önce ilgilenenler için yılbaşı program alternatiflerini (kısa uçuşlu) sonra da 9 günlük bayram tatili için (uzun uçuşlu) program alternatiflerini yazıyor olucam...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;UPDATE&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;em&gt;2007 yılbaşı ile bayram iç içe ve Kurban Bayramı haftanın 3 günün yediği için gezginlere gün doğdu. Köprü yapabilmeyi başaracaklar için yeni yıla yurtdışında girmek de dahil 9 günlük bir tatil imkanı sunuyor ;)&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;em&gt;Tavsiyelerim için &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://yolgidenindir.blogspot.com/2005/12/kurban-bayram-gezi-alternatifleri.html"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;em&gt;UZAKLAR&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;em&gt; yazısı okunabilir...&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;borga&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-113437521295028112?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/113437521295028112/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=113437521295028112' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/113437521295028112'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/113437521295028112'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2005/11/ylba-ve-bayram.html' title='Yılbaşı ve Bayram'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-113018896630346490</id><published>2005-10-25T00:00:00.000+03:00</published><updated>2006-11-09T18:28:48.440+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Asya/Uzakdoğu'/><title type='text'>Kudüs / Tel-Aviv Gezisi</title><content type='html'>&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;em&gt;İçinde bulunduğumuz Ramazan ayı nedeniyle Kurtadam Dergi'den kutsal yerlerle ilgili bir yazı istendi. E hacca gitmediğime göre yazabileceğim en mantıklı yer Kudüs'dü... Bu nedenle "En Beğendigin Sehir?" yazımda belirttiğim Roma ve Barselona yazılarından önce buyrun İsrail'e...&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Kutsal Şehir Kudüs&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bu yazımda, dünya üzerinde hüküm süren 3 semavi dinin kutsal kabul ettiği dünya üzerindeki tek şehir olan ve bu özelliği nedeniyle yüz yıllardır çeşitli ihtilaflara sebeb olan, zamanın durduğu Kudüs (Jerusalem) şehrine uzanıyoruz...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.fodors.com/miniguides/mgresults.cfm?destination=jerusalem@80&amp;cur_section=ove"&gt;Kudüs&lt;/a&gt;’e 1998 yılında gerçekleştirdiğim İsrail gezisi dahilinde gittim ve iki gece kaldım. Bir aile dostumuz &lt;a href="http://www.hilton.com/en/hi/hotels/index.jhtml?ctyhocn=TLVHITW"&gt;Tel-Aviv Hilton&lt;/a&gt;’a genel müdür olarak atanmıştı ve bizi bayram tatilini geçirmek üzere davet etmişti. Annem &lt;a href="http://www.istanbul.com"&gt;Istanbul&lt;/a&gt;’dan ben ise eğitim için bulunduğum Zurih’ten farklı uçaklarla aynı gün &lt;a href="http://www.fodors.com/miniguides/mgresults.cfm?destination=tel_aviv@155"&gt;Tel-Aviv&lt;/a&gt;’e varmıştık. O gece Kudüs gezisinde bize eşlik edecek rehberle tanışıp önümüzdeki iki günün planını yaptık. İçimde garip bir heyecan vardı... Garsonun kahveme süt koymayı red etmesine bile fazla takılmamıştım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#33ccff;"&gt;Kudüs Yolunda&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Ertesi sabah erkenden yola çıktık. Memleket enine, yani Tel-Aviv’den Kudüs’e yaklaşık 100km filan. Yol boyunca önce radikal musevilerin yaşadığı, Cuma günleri trafiğe bile kapatılan mahalleden geçtik. Biraz yol aldıktan sonra, hani haber bültenlerinde sıkça duyduğumuz &lt;strong&gt;Ramallah&lt;/strong&gt; sağ tarafımızdaydı. Tüm bu olaylar şuncacık yerde mi oluyordu???&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kudüs’e varır varmaz eşyaları otele atıp kendimizi şehri keşfetmeye başladık. İlk durağımız otelin çok yakınında bulunan son olarak Osmanlı’lar tarafından inşa edilmiş şehir surlarıydı. Sırtımızı surlara verip karşıya baktığımızda gördüğümüz tepe Hz. İsa’nın son yemeğini yediği Zeytin Dağı (Olive Mountain) duruyordu. Zeytin Dağı’na giderken İsrail Meclisi önünde duruduk. İsrail, Kudüs’ü başkenti ilan etmiş ve meclisini buraya taşımış fakat tüm ülkeler başkent olarak halen Tel-Aviv’i kabul ediyor ve elçiliklerini burada bulunduruyor. Tezatlar ülkesi olan İsrail için yadırganacak bir durum olmasa gerek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#999900;"&gt;Zeytin Dağı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Burası gerçekten insanı etklliyor! Düşünün ki Hz.İsa’nın yürüdüğü yerdesiniz... Rehberimiz durmadan anlatıyor ve bize hayal etmek kalıyor. Son yemek, buradan götürülüş, çarmıha geriliş gibi bir çok öykü ardı ardına zihnimde canlanıyor. Şehre dönerken durduğumuz bir noktada rehberimiz 7-8 evden oluşan bir mahallecik gösteriyor. Burası için Filistinliler ile İsrailliler birbirlerini yiyormuş ama öyle kavga gürültüyle değil. Evleri kim kimden satın alacak diye!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#009900;"&gt;Mescid-i Aksa (El Aksa)&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Öğle namazının bitmesini takiben, Kudüs dendiğinde aklımıza düşen, o muhteşem yere gidiyorduk... Şehrin dar sokaklarında yürürken rehberimiz bizi bilgilendirmeye devam ediyordu. Şu anda Kudüs’ün Ermeni mahallesindeyiz... Köşeyi dönüyoruz, hooop Kudüs’ün Musevi mahallesindeyiz... biraz ilerliyoruz, tanıdık kokular bildik yüzler etrafımızda... Kudüs’ün Müslüman mahallesindeyiz! Herşey içi içe!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve yolun sonunda demir bir kapı ve bekleyen bir bekçi. Evet, Müslümanların ilk kıblesi olan, kutsal Mescid-i Aksa’nın dış avlusunun kapısındaydık.&lt;br /&gt;&lt;em&gt;- Selamünaleyküm&lt;br /&gt;- Aleykümselam&lt;br /&gt;- (Bekçi bana ve anneme bakarak) Sadece Müslümanlar girebilir&lt;br /&gt;- Elhamdülillah Müslim&lt;br /&gt;- (Bekçi inanmıyarak) Pasaportlarınızı göreyim&lt;br /&gt;- (hazırlıklıyız tabi)&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnanılmaz bir yer... Altın kubbenin son hali yine Osmanlı’dan tabi! İçeriye doğru yürüyoruz ve ana kapıya geliyoruz ve bir bekçi daha.&lt;br /&gt;&lt;em&gt;- Müslümanmısınız&lt;br /&gt;- Elhamdülillah&lt;br /&gt;- Türk müsünüz?&lt;br /&gt;- ???!! Eveeet&lt;br /&gt;- (eliyle işaret ederek) buyrun&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçerideyiz :) Garip bir huzur ve dinginlik var bende... Annem desen çoktan dua etmeye başlamış. Ben de tüm sevdiklerim ve kendim için dua ettim tabi. Ardından, bence daha da enteresan olan, Hz. Muhammed’in miraç sırasında üstünde olduğu kayayı gördük, dokunduk. Yazarken bile tüylerim diken diken oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kudüs’ün alışveriş caddesinde verdiğimiz keyifli bir akşam üstü molasının ardından otelimize dönüp kendimizi önce yemeğe ardından odaya attık. Gece uykuya dalarken aklımdan geçenler ise oldukça karmaşık, biraz da mistik düşüncelerdi. Binlerce yıllık bir tarihin ötesinde 3 semavi dinin kutsal şehri olan bu yerde akıl-mantık-şuur üçgeniniz farklı çalışmaya başlıyor. Kendini fazla kaptıranlarda “Kudüs Sendromu” denilen, kendini peygamber veya kutsal bir kişi olarak zannetme olayı ortaya çıkabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#ffcc33;"&gt;İkinci gün&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Gün yine erken başlamıştı... İlk durağımız Hrıstiyan dinin kutsal yerlerinden biri olan “Holy Sepulcher” kilisesiydi. Efsaneye göre Hz.İsa’nın çarmıha gerildiği, naaşının yıkandığı taş ve arşa çıktığı nokta bu kilisede bulunuyor. Daha doğrusu bu kilise bu bahsedilen olayların yaşandığı yere yapılmış. Hz.İsa’nın yıkandığı taş her daim ıslak, asla kurumuyor! Hristiyan dini içerisinde bulunan tüm mezhepler bu kiliseye hakim olmak için bir çeşit çekişme içerisindeymiş. Çözümü Osmanlı bulmuş! Kilise içerisinde her mezhebin başkanı için birer taht yerleştirilmiş ve her taht kutsal noktaya eşit mesafede konumlandırılmış. Kilisenin anahtarı da bir Müslümana emanet edilmiş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gezimizin son noktası Musevi dinindeki en kutsal mekan olan Ağlama Duvarı. Geniş bir alanın sonunda yer alan bu duvar, Musevi inancına göre Hz.Süleyman’ın mağbedinin günümüze kadar ulaşan bir bölümüdür. Haremlik-Selamlık olarak ikiye ayrılmış duvarın önünde yüzlerce kişi aynı anda kendileri ve sevdikleri için dua ediyor, Allah’a yakarıyor. Dualarını, dileklerini küçük kağıtlara yazıp duvarın üzerinde oluşmuş küçük oyuklara saklıyorlar. Duvarın sol tarafında sadece erkeklerin girebildiği bölümler mevcut. Rehberimiz beni bu bölümlere de soktu. Trans haline girmiş şekilde dua eden insanları rahatsız etmeden etrafı gezip çıktık. Genel olarak hissettiğim ise acıydı! Sanki ümit yoktu etrafta...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc0000;"&gt;Filistin&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Ben gittiğimde henüz “Filistin Özerk Yönetimi” ilan edilmemişti ve durum bugünkünden daha farklıydı. Teoride sorun olmasa da pratikte &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Filistin"&gt;Filistin&lt;/a&gt;’e geçmek neredeyse imkansızdı. Eğer tüm riskleri göze alıp geçerseniz de bu sefer dönüşünüzde ve/veya İsrail’den ayrılırken başınızın epey ağrıması söz konusuydu. Takdir edersiniz ki annemle birlikte böyle bir maceraya atılmamayı uygun gördük.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#999999;"&gt;Soykırım Müzesi - Yad Vashem &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Burayı tüm Kudüs gezisinin dışında yazmak istiyorum zira uzak geçmiş ve efsanelerden farklı olarak bundan 65 yıl önce yaşanan bir dramı tüm çıplaklığı ile gözler önüne seriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci dünya savaşı sırasında Avrupa’da yaşanılanlar oldukça etkileyici ve insanın içini buran bir kurguda, karanlığa yakın bir ortamda ziyaretçilere görsel ve yazılı belgelerle anlatılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana göre bu &lt;a href="http://yad-vashem.org.il/new_museum/overview.html"&gt;müzenin &lt;/a&gt;Kudüs’de bulunması da oldukça ironik. Her zaman için insanlara iyiliği, güzelliği, ahlakı ve erdemi doğru yol olarak gösteren 3 semavi din için de kutsal olan bu şehirde bir soykırım müzesi olması insanı düşünmeye sevk ediyor. Bir yerde yanlış mı yapıyorduk?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#00cccc;"&gt;&lt;strong&gt;Tel-Aviv&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Aynı gün &lt;a href="http://www.fodors.com/miniguides/mgresults.cfm?destination=tel_aviv@155"&gt;Tel-Aviv&lt;/a&gt;’e doğru yola çıktık arkamızda birbirinden farklı düşünceleri geride bırakarak... İsrail’in modern yüzü olan Tel-Aviv’e geldiğimizde sanki yaşadığımız yüzyıla geri dönmüş gibiydik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşam Yafa’ya (Jaffa veya &lt;a href="http://www.tel-aviv.gov.il/English/Yafo/Tourism&amp;Business/JaffaPort.htm"&gt;Yafo&lt;/a&gt; da kullanılıyor) gittik. Burası eski Tel-Aviv olarak da adlandırılabilir. Kalesinde halen Osmanlı topları durmakta ve ana caddesinin ortasında dönemin Osmanlı padişahı tarafından yaptırılmış saat kulesi halen gururla bizleri selamlamakta. Yemek için liman tarafında bir restaurantı seçtik. Bu bölge bizim Antalya Kaleiçi’ne benziyor desem yeridir. Dar sokaklar arasından sahile inebiliyor ve yamaçtaki rengarenk evleri izleyebiliyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ertesi günü tamamen dinlenerek geçirdik. Oteller bölgesinin önü birçok su sporlarının yapılabileceği, sahil oyunlarına müsait uzun bir plaj. Fakat buraları geceleri biraz riskli olabiliyor, dikkat etmek gerek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşamüstü Tel-Aviv’in Akmerkezi olan &lt;a href="http://www.dizengof-center.co.il/"&gt;Dizengoff Center&lt;/a&gt;’a gittik. Çok enteresan bir yer değil açıkçası. Akşam yemeği için eski limanda bulunan &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;Mul-Yam&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; (okunduğu gibi yazıyorum zira ibraniceyi çözmek imkansız!) adında bir balıkçıda yer ayırttık. Bu gezinin belkide benim için en akılda kalan yanlarından biri de burada yediğim deniz mahsulleri oldu. Gidecek herkese şiddetle tavsiye ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#ff9900;"&gt;&lt;strong&gt;Maceralı Dönüş&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Son günümüzü annemin kaybettiği uçak biletini aramakla geçirdik! Tüm çabalarımıza rağmen bilet bulunamadı ve cezası karşılığı yeni bir bilet kestirip havalimanına doğru yola çıktık. tasviyelere uyarak uçuşumuzdan 4 saat önce havalimanında sıraya girdik. Sıra bize geldiğinde hayatımın en uzun ve baygnlık veren güvenlik soruşturması ile karşılaştık. Ardı ardına sorulan ve birbirinin aynısı soruları takiben annem ve ben ayrı ayrı özel odalara alındık, iç çamaşırlarımıza kadar arandık. Üzerimde sadece iç çamaşırı ile metal dedektöründen geçme olayını her halde dünyanın başka hiçbir ülkesinde yaşamam, yaşayamam!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm bu güvenliğin sebebi ise terörden ağzı yanmış bir ülkenin paranoyası olarak tanımlayabilirim. Çok sonra öğrendiğim kadarıyşa bizi bu kadar aramalarının sebebi farklı şehirlerden gelip farklı şehirlere dönmemizmiş. Tüm bu sürecin en kokim yanı ne miydi? Bizim saatlerce arayıp bulamadığımız annemin uçak biletini bavulun bir köşesinde bulmuşlardı :) !!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uçağım &lt;a href="http://www.zuerich.com/index.html?__setlocale=en"&gt;Zurih&lt;/a&gt;’e doğru havalandıktan sonra kendi kendime bu gezinin yorumunu yaptım. Evet muhteşemdi, keyifliydi, herkesin bir defa yapması gereken bir geziydi...ama sadece bir defa! O günlerde İsrail ve Filistin’de etraf sakindi. Sonraki yıllarda TV’den olayları izlerken gördüklerimi farklı bir yerde olduğunu düşünüp o gezinin anılarını hiç bulandırmadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000099;"&gt;Gece Hayatı&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Tel-Aviv inanılmaz bir gece hayatına sahip. Dünya üzerinde parti dendiğinde İsrailli geçler akla gelir. Özellikle “clubbing” ve “rave” severlere tavsiye olunur. Daha sakin programları tercih edenlere uygun yerlerde elbette mevcut.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#ff0000;"&gt;Ne Yapmadık?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Kızıl Deniz kenarında kurulu Elat şehrine gitmedik. Burası scuba yapanların cenneti denilebilecek bir yer. Bağımsız bir program yapıp gelmek daha doğru olur. Gidebilme şansımız varken zamansızlık nedeniyle bizim programımız dışında kalan “Dead Sea” (Lut Gölü) mutlaka görülmeli. Gölün tuzluluk oranı o kadar yüksek ki hareketsiz olarak suda durabiliyor, oturabiliyorsunuz :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#336666;"&gt;Ne Yenir? Ne İçilir?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;İşte bu konu biraz enteresan... İsrail’de dinen et ve süt ürünleri birlikte tüketilmiyor. Mesela cheeseburger yok, Pizza Hut veya benzeri bir pizzacıda sosisli/salamlı pizza yok. Bu kural nedeniyle deniz ürünlerinden balık önemli bir alternatif. Genel olarak bakıldığında ülkede Akdeniz ve Ortadoğu mutfağı hakim ki bizler buna gayet alışığız...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc6600;"&gt;&lt;strong&gt;Ne Alınır?&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Kudüs’den çeşitli kutsal hediyelikler alınabilir. Ayrıca o bölge insanının el emeğini yansıtan objeler ilginç olabilir. Bayanlar için Lut Gölü (Dead Sea) çamurundan yapılan güzellik ürünleri ideal. (Annemden biliyorum, bir sürü almıştı)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc0000;"&gt;Ne zaman gidilir? Nasıl Gidilir?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Açıkçası sıcak sizi etkilemiyorsa her zaman gidilebilir. Antalya’nın biraz daha sıcak halini düşünün. Eğer sıcaktan hoşlanmıyorsanız bahar ayları daha uygun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’den &lt;a href="http://www.thy.com.tr"&gt;THY&lt;/a&gt;’nın ve İsrail Hava Yolları &lt;a href="http://www.elal.co.il/default.asp?v_doc_id=100&amp;amp;v_lang_id=0"&gt;El-Al&lt;/a&gt;’ın direkt Tel-Aviv seferleri mevcut. Ayrıca özel havayolları bayram veya özel günlerde uçuş yapmakta. Uçuş 2 – 2,5 saat sürmekte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;borga&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Yol Gidenindir&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-113018896630346490?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/113018896630346490/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=113018896630346490' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/113018896630346490'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/113018896630346490'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2005/10/kuds-tel-aviv-gezisi.html' title='Kudüs / Tel-Aviv Gezisi'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-113018701283748151</id><published>2005-10-23T11:30:00.000+03:00</published><updated>2005-10-24T23:54:05.126+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bunlar da var...'/><title type='text'>Dakika 1 Gol 1</title><content type='html'>&lt;span &gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="color:#33ccff;"&gt;Tel-Aviv'de&lt;/span&gt; &lt;span style="color:#666666;"&gt;Dakika 1 Gol 1...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="color:#666666;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Kendimi süratle havalimanından otele attım ve çok aç olduğum için oda servisini arayıp birşeyler söylemek istedim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span &gt;&lt;em&gt;- Dıııııt....Dııııt&lt;br /&gt;- İyi günler, oda numaram xxx, bir sipariş vericem&lt;br /&gt;- Tabi ama güneşin batmasını beklemek durumundasınız&lt;br /&gt;- ??? Anlıyamadım !&lt;br /&gt;- Güneş efendim...batmalı (bu esnada Akdeniz üzerinde aşağı sallanmış güneşe bakıyorum ve manasızca hesap yapıyorum) Bugün şabat (kutsal gün) ve güneş batmadan yemek pişiremiyoruz&lt;br /&gt;- Ben anlamam, yemek istiyoruuum, anlatabildim mi?&lt;br /&gt;- Güneş efendim&lt;br /&gt;- Patlaa!! Ben pizza ve diet cola istiyorum... hemeeeen, 4 saatlik uçuştan indim, açım ve güneş beni ilgilendirmiyor. Ayrıca güneşi beklersen zaten akşam oluyor ve akşam yemeği yiyebilicem fakat ben açım!&lt;br /&gt;- Şabat günü bitmeli efendim, mutfak çalışmıyor, fırınlar kapalı...üzgünüm&lt;br /&gt;- Adın neydi?&lt;br /&gt;- xxx efendim&lt;br /&gt;- Bak xxx, ben genel müdürün misafiriyim, şabata saygım var ama ben bir insanım ve çok açım! Şayet 30 dakika içinde birşeyler yemezsem aşağı inip yiyceğimi ben alırım fakat bu kimse için hayırlı olmaz... anlatabildim mi????&lt;br /&gt;- Anlıyoruuum....O zaman ben size hazır birşeyler göndereyim&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc0000;"&gt;İsrail’e hoş gelmiştim... :) &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span &gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc0000;"&gt;Geziye ait yazı sonraki postta...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;www.yolgidenindir.com&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/14092079-113018701283748151?l=yolgidenindir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/feeds/113018701283748151/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=14092079&amp;postID=113018701283748151' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/113018701283748151'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/14092079/posts/default/113018701283748151'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yolgidenindir.blogspot.com/2005/10/dakika-1-gol-1.html' title='Dakika 1 Gol 1'/><author><name>Borga Dinçler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03487772380407868962</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='30' src='http://img313.imageshack.us/img313/3715/ohm6hj.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-14092079.post-112918981015857332</id><published>2005-10-14T00:00:00.000+03:00</published><updated>2005-10-13T18:13:25.520+03:00</updated><title type='text'>İyi 
